TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - BELOT, Jean-Baptiste ::.

cilt: 05; sayfa: 427
[BELOT, Jean-Baptiste - Süleyman Tülücü]


4. Dictionnaire Français-Arabe (Beyrut 1890). 5. Cours Pratique de Langue Arabe (Beyrut 1896).

BİBLİYOGRAFYA:

Philip Dî Tarrâzî, Târîhu’s-sahâfeti’l-Arabiyye, Beyrut 1913, II, 81-87; L. Şeyho, Târîhu’l-âdâbi’l-Arabiyye fi’r-rubi’l-evvel mine’l-karni’l-işrîn, Beyrut 1926, s. 33; Serkîs, MuǾcem, I, 587-588; J. Fück, Die Arabischen Studien in Europa, Leipzig 1955, s. 294-295; F. Tutel, el-Müncid fi’l-edeb ve’l-ulûm, Beyrut 1960, s. 84; Mv.A, I, 402; Necîb el-Akıkı, el-Müsteşrikun, Kahire 1965, III, 1063; III (1980), s. 289-290; Ziriklî, el-Alâm (Fethullah), VIII, 210; P. Louis Cheikho, “Un Orientaliste Jésuite, le P. Jean Belot (1822-1904)”, el-Meşrık, VII, Beyrut 1904, s. 1144-1151; H. Fleisch, “Les Pères Cuche, Belot et Hava, Auteurs de Dictionnaires Arabes”, Arabica, X/1, Leiden 1963, s. 57-61; a.mlf., “Jean-Baptiste Belot (1822-1906)”, a.e., XXV, Leiden 1978, s. 1-9.

Süleyman Tülücü  


BELÛCİSTAN

بلوچستان

Pakistan’ın dört eyaletinden biri ve İran’da bir bölge.

347.190 kilometrekarelik bir alana sahip olan Belûcistan, ülkenin batısında yaklaşık 24º-32º kuzey enlemleri ve 60º-70º doğu boylamları arasında yer alır. Batıda İran, kuzey ve kuzeybatıda Afganistan, kuzeydoğuda Kuzeybatı Sınır Eyaleti, doğuda Pencap ve Sind eyaletleri, güneyde ise Umman denizinin 1062 km. uzunluğundaki sahil şeridiyle çevrilidir. Belûcistan ülkenin en büyük eyaleti olmasına rağmen nüfus bakımından (1981 sayımına göre 4.332.376) kilometrekareye düşen on iki kişi ile en az yoğunluğa sahip olan bölgedir. Ekonomik şartların zor ve gelir seviyesinin düşük olması yüzünden halkın sadece % 25’i şehirlerde oturur. Geriye kalan büyük bir kısım ise eyalet sathına ve aralarında ulaşımı zor, uzun mesafeler bulunan köylerle kasabalara dağılmış durumdadır. Bir kısmı da hâlâ göçebe hayatına devam etmektedir.

Belûcistan’da yüzey şekilleri bakımından yüksek dağlarla geniş, kıraç ve ıssız bölgeler yanında bereketli yeşil vadilere de rastlamak mümkündür. Eyaletin büyük bir kısmı deniz seviyesinden 600-2000 metreye kadar değişen yükseklikte kıraç bir platodur. Bu yükseklikler ortadaki Berâhûy ve Râskûh sıradağlarında ve özellikle Süleyman dağında 3000 metreye çıkar. Belûcistan 1892’de ve en şiddetlisi 1935 yılında olmak üzere birkaç kere büyük deprem felâketine mâruz kalmıştır. İklim olarak üç farklı bölgeye ayrılır. Sahil bölgelerinde ılıman, iç kesimlerdeki çöl ve bozkırlarda sıcak, dağlık bölgelerde ise soğuk iklim hâkimdir ve Sibi’de 50º C’ye ulaşan ısının Han Mehtarzi’de 10º C’ye kadar düştüğü görülür. Yağış düzensiz ve seyrek olup yıllık miktarı 76,2 mm. ile 345,6 mm. arasında değişir. Kuvvetli yağışlar sonrası dışında nehirlerin hiçbirinde önemli miktarda su bulunmaz.

Belûcistan zengin bir kültür mirasına ve mücadelelerle dolu bir tarihe sahiptir. Behistun ve Persepolis’teki çivi yazılı eski Persçe kitâbelerde bölgenin ilk ismi Maka, Herodot’ta ise Mekia (Mykia) olarak geçer. Bu kaynaklara göre bölgenin ilk sakinleri Hint-Ârî kökenli oldukları sanılan Makalar’dır. Klasik kaynaklarda Gedrosia adıyla anılan Belûcistan daha sonra sırasıyla Persler’in, İskender İmparatorlu’ğunun, Seleukos Krallığı’nın, Baktriana Krallığı’nın ve Sâsânî İmparatorluğu’nun bir parçası oldu. VII. yüzyılda Belûcistan dolayındaki Kirman Halife Ömer zamanında, Mekrân ise Muâviye zamanında müslümanların eline geçti. Bölge bundan sonra sırasıyla Gazneliler, Gurîler, İlhanlılar, Safevîler ve Afganlılar’ın hâkimiyetini yaşadı. Çoğunluğu Hint-Ârî ırklara mensup olan çeşitli Belûcî-Peştu kabileleri İslâmî fetihten hemen sonra Müslümanlığı kabul etmişlerse de XI. yüzyıla kadar bu yöreye tam olarak yerleşmemişlerdir. XIII. yüzyılda Sind ve Pencap bölgelerinde yerleşen Belûcîler’den Rindler ve Lâşârîler XV. yüzyılda Orta Belûcistan’a doğru yayıldılar. XVI. yüzyılda Mîr Çâkur Han Rind bölgenin tamamını Belûcî hâkimiyetine aldı. XVI-XVIII. yüzyıllar arasında Belûcîler biri Sind’de diğeri Kelât’ta olmak üzere iki bağımsız devlet kurmayı başardılar. Bunlardan Kelât Hanı Nâsır Han Belûc (1750-1795), Afgan şahları Dürrânîler’e bağlı olduğunu ilân ederek bütün Belûcistan topraklarını birleştirdi. 1843’te İngiliz idaresine giren Belûcistan Pakistan’ın doğuş tarihi olan 1947’ye kadar o statüde kaldı.

Pakistan’ın bağımsızlığı ilân edildiğinde Belûcistan ekonomik ve diğer yönlerden bütün Hint yarımadasının en geri kalmış bölgesi idi. Belûcîler, Belûcî, Berâhûy, Peştu ve Urdu dillerini konuşan Peştu, Hezâre, Pencabî ve Sindî topluluklarla birlikte yaklaşık 400 kabile, aşiret ve gruba ayrılmışlardı. Asırlardır bölgeyi ellerinde tutan kabile reisleri (serdar) sosyoekonomik reformları başlatmaktan ziyade yine kendi otoritelerini korumakla meşgul oldular. Ancak 1947 yılından sonra bölgede önemli değişiklikler meydana geldi. 1952’de Belûcistan Devletler Birliği kuruldu; daha sonra 1969’da bölge Pakistan’ın tam bir eyaleti haline getirildi. Bugün Kuetta Sibi, Kelât, Mukran, Huzdâr, Pişîn ve Nâsırâbâd idarî birimlerinden oluşan Belûcistan ülkenin önemli bir eyaletidir. Maden kaynakları zengin ve sanayi nisbeten gelişmiş olmakla birlikte bölgede en önemli iş kolu tarımdır. 347.190 kilometrekarelik arazinin sadece 13.887 kilometrekarelik kesimi işlenebilir olmasına rağmen nüfusun % 65’ten fazlası bu sektörde çalışmaktadır. Tarıma elverişli toprakların sulanması yer yer kuyular ve kapalı su kanalları ile yapılmakta, daha çok da yağmurlara bağlı kalmaktadır. Buna rağmen hektar başına elde edilen tahıl ülke genelinde en yüksek düzeydedir ve bölgede yetiştirilen patates, soğan, kavun, karpuz gibi tarla ürünleriyle çeşitli meyveler de çok kalitelidir. Belûcistan kırsal bir bölge olduğu için halkın % 80’i koyun ve çiftlik hayvanı besiciliğiyle meşgul olur. Ancak sanayi de hızla gelişmektedir. Gaddani gemi söküm tesisleri genişlik açısından dünyada üçüncü gelmektedir. Maden bakımından zengin olan Belûcistan’daki rezervler arasında doğal gaz, demir, bakır ve kömür başta gelmektedir.

Okuma yazma oranı devamlı şekilde artarak çok düşük bir düzeyden % 10,3 gibi bir rakama yükselmiştir. Bölgede ulaşım yetersizdir. Eyaletin merkezi olan Kuetta havayolu ve demiryoluyla ülkenin diğer önemli şehirlerine bağlıdır. 1970’te Belûcistan Üniversitesi’nin kurulduğu şehirde Belûcî Akademisi, Berâhûy Edebiyat Divanı ve Peştu Akademisi de bulunmaktadır. Bölgede telefon şebekesi ıslah edilmiş ve televizyon radyo istasyonları kurulmuştur. İlgi çeken yerler arasında Ziyârât, Hanna gölü, tarihî Bolan ve Hocak geçitleri dünyaca ünlüdür. Folkloru zengin olan bölgede halk türküleri ve oyunları çok çeşitlidir; ayrıca el sanatları gelişmiş olup birçok kültürel faaliyetin yürütüldüğü merkezler bulunmaktadır.

İran Belûcistanı. Bu coğrafî bölge 173.461 kilometrekarelik bir alana sahiptir (nüfusu 880.000). Bu alan bugün Sîstân ü Belûcistân (181.578 km², nüfusu 1. 205.980 [1986]) idarî biriminin (Ustân) büyük



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir