TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ZİRİKLÎ ::.

cilt: 44; sayfa: 459
[ZİRİKLÎ - Kasım Kırbıyık]


 


ZİRİKLÎ

(الزركلي)

Ebû Gays Muhammed Hayrüddîn b. Mahmûd b. Muhammed b. Alî b. Fâris ez-Ziriklî ed-Dımaşkī

(1893-1976)

el-AǾlâm adlı eseriyle tanınan Suriyeli şair, gazeteci ve biyografi âlimi.

el-AǾlâm’daki otobiyografisine göre 9 Zilhicce 1310 (25 Haziran 1893) tarihinde Beyrut’ta doğdu. Kürt asıllı bir baba ile Arap asıllı bir annenin oğlu olup bölgeye sürülen Hâricîler’in büyük fırkası Ezârika kabilelerinden birine mensuptur. Yine kendi ifadesine göre Ziriklî nisbesinin aslı Ezârika’ya (Zerkıyye ^ Zerkaliyye ^ Zirikliyye) dayanır, bu sebeple bazı makalelerinde Ezrakī nisbesini kullanmıştır (Ahmed el-Alâvine, Ħayruddîn ez-Ziriklî, s. 9-10). Ancak Zirikliyye’nin Şam’da bir Kürt kabilesi veya ailesinin adı olduğu fikri daha yaygındır (M. Hayr Ramazan Yûsuf, I, 166). Aslen Suriyeli olan ve ticaret amacıyla Beyrut’ta bulunan ailesiyle birlikte yedi yaşında geldiği Şam’da medrese eğitimi aldı. Edebiyata ilgi duydu ve genç yaşta şiir yazmaya başladı. Dımaşk Osmanlı Medresesi’nin el-Kısmü’l-ilmî bölümüne girdi. Cemâleddin el-Kāsımî, Tâhir el-Cezâirî, Abdülkādir Bedrân, Muhammed Kürd Ali ve Ebü’l-Hayr Muhammed b. Muhammed b. Hüseyin el-Meydânî gibi hocalardan ders gördü. Bu okulu dereceyle bitirdi (1912; Osmanlı Padişahı Sultan Reşad tuğralı diplomasını Dımaşk Osmanlı Medresesi’nden almasına rağmen bunu Hâşimiyye Medresesi şeklinde ifade etmesi [el-AǾlâm, VIII, 267] genç yaşlarından itibaren hararetli bir Arap milliyetçisi olarak tanınan Ziriklî’nin Osmanlılar’a bakışını göstermektedir). Çıkardığı haftalık el-AśmaǾî dergisinde “Arap Abbâsî halifesi” alt yazısıyla Me’mûn’un temsilî resmini yayımlaması yüzünden dergi Osmanlı hükümeti tarafından toplatıldı. Beyrut’a giderek Fransızlar’ın kurduğu el-Külliyyetü’l-almâniyye’de (laik eğitim yapılan fakülte) Fransızca derslerine devam etti, ardından aynı fakültede tarih ve Arap edebiyatı dersleri okuttu. I. Dünya Savaşı’nın başlarında Şam’a döndü. 1918’den sonra bir arkadaşıyla birlikte Lisânü’l-ǾArab gazetesini çıkardı, ayrıca el-Müfîd gazetesinin yayımlanmasına katkıda bulundu. Şiirlerini bir araya getirdiği ǾAbeŝü’ş-şebâb adlı kitabı baskı hazırlıkları sırasında yandı.

Fransızlar’ın 1920’de Şam’a girdikleri günün sabahında buradan ayrılarak Filistin ve Mısır üzerinden Hicaz’a geçti. Fransızlar’la alay eden bir şiir yazdığı için gıyabında idam kararı çıkarıldı ve mallarına el konuldu. Kendisini Arap ülkelerinin kralı ilân eden ve I. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle İngiliz destekli bir Arap krallığı kurma girişiminde bulunan Mekke Emîri Şerîf Hüseyin’den iyi kabul gördü, 1921’de krallığın vatandaşlığına geçti. Emîr tarafından oğlu Abdullah’la birlikte Ürdün’e gönderildi ve Amman’da ilk hükümetin oluşumuna katkıda bulundu. Fransa’nın hakkındaki idam kararını kaldırmasıyla Şam’daki ailesini Amman’a getirdi. Emîr Abdullah’ın siyasetini beğenmediğini ve onu ilk uyaranın kendisi olduğunu ifade eden Ziriklî, Mısır’a giderek Kahire’de 1923 yılının sonlarında el-Matbaatü’l-Arabiyye’-yi kurdu ve bazı kitaplarını neşretti. Millî duygulara hitap eden şiirleri Arap dünyasında büyük yankı uyandırdı ve özellikle Suriye’de gençlerin sloganı haline geldi. 1925’te Fransız işgaline karşı Suriye halkının isyan etmesi sebebiyle Fransızlar ikinci defa gıyabında idam kararı çıkardı. Sağlık problemleri yüzünden matbaasını satmak zorunda kaldı (1927) ve çalışmalarına üç yıl ara verdi, bu sırada Suudi ailesinin davetlisi olarak Hicaz’a gitti. 1930’da Filistin’e geçti ve Kudüs’te iki arkadaşıyla birlikte el-Ĥayât gazetesini çıkardı, ancak İngiltere hükümeti tarafından gazetenin yayımı durduruldu. Yafa’da Yafa adında bir gazete çıkarmayı denediyse de bundan sadece tek sayı yayımlanabildi. 1934’te Suudi hükümeti tarafından Kahire’ye elçilik müsteşarı olarak tayin edildi, burada Arap Birliği kuruluş müzakerelerine katıldı ve 1951’de bu toplantılarda tam yetkili Suudi temsilcisi oldu. 1946’da Cidde’de Dışişleri Bakanlığı’nda görev aldı. Ardından Mısır’a gitti ve resmî işleri yanında el-AǾlâm’ın basımıyla da ilgilendi. 1957’den itibaren üç yıl Suudi Arabistan’ın Fas büyükelçiliğini yaptı. Hastalığı dolayısıyla Riyad’a davet edildiyse de kendisi dinlenme ve tedavi için Beyrut’u tercih etti.

Şam, Kahire ve Bağdat Arap dil akademileri üyesi olan Ziriklî 1946’da İngiltere’ye, buradan Fransa’ya ve ertesi yıl Amerika Birleşik Devletleri’ne, 1954’te de Atina’ya gitti. Dönüşünde İstanbul, Halep, Beyrut üzerinden Kahire’ye geldi. Ardından Tunus ve İtalya’ya geçti. 1960’tan itibaren Beyrut’ta oturmakla birlikte “ikinci vatanım” dediği Suudi Arabistan’dan başka Suriye, Mısır, Türkiye ve İtalya’ya, her yıl tedavi için İsviçre’ye seyahat etti. Bu gezileri sırasında pek çok yazma eser gördü, doküman topladı. 25 Kasım 1976 tarihinde Kahire’de öldü ve burada defnedildi. Gays adında bir oğlu ve üç kızı (Lemîs, Tarîfe, Hayât) vardı. Hoşsohbet, nüktedan, çok zeki, asabî mizaçlı, kin tutmayan müsamahakâr bir kişiliğe sahipti. Ocak 1977’de Şam’da onu anmak için düzenlenen toplantıda yapılan konuşmalar Mecelletü’ŝ-ŝeķāfe’nin Şubat 1977 özel sayısında yayımlanmıştır. Büyük bir kısmını Riyad Üniversitesi’ne bağışladığı kitaplarının tamamı, ölümünden sonra Riyad’a götürülerek şimdiki Melik Suud Üniversitesi Kütüphanesi’nin özel bölümüne konmuş, ardından katalogu neşredilmiştir (1401/1981).

Ahmed Şevkī, Hâfız İbrâhim, Zehâvî, Ma‘rûf er-Rusâfî ve İsmâil Sabri Paşa gibi çağdaş Arap şiirinin neoklasik şairleri arasında sayılan Ziriklî’nin üslûbu akıcı, ifadesi açık ve tasvirleri parlaktır. Suriye’de “şiir ve cihad sancağını” elinde taşıyan mücahid bir vatan şairi diye nitelendirilir. Şiirlerinde otantiklik, zevkiselim, lafız yalınlığı ve tatlılığı gibi güzelliklerin toplandığı, vatan şiirlerinde işgalcilere karşı büyük bir isyanla birlikte derin bir vatan sevgisinin yankılandığı görülür. Ziriklî afîf aşkın öncülerinden Urve b. Hizâm’ın “Nûniyye”sine taştîr (Dîvân, s. 42), Ali b. Abdülganî el-Husrî’nin “Yâ leyle’ş-şab metâ ġadühû” mısraı ile başlayan meşhur “Dâliyye” kasidesine nazîre (muâraza) yazdığı gibi (a.g.e., s. 67-68) kendisinin bazı şiirlerine de Emîr Âdil Arslan, Muhammed Abdülganî Hasan, Ebû Selmâ Abdülkerîm el-Keremî, Fuâd Şâkir, Muhammed el-Bezm tarafından nazîreler yazılmıştır (a.g.e., s. 369-377). Muhammed Ahmed Ahmed Muhammed Ebü’l-Vefâ, Ezher Üniversitesi Arap Dili Fakültesi’nde Ziriklî’nin hayatına ve şiirine dair bir çalışma yapmış (1982), Ahmed el-Alâvine de hakkında yazılan kitap ve makalelerin bibliyografyasını hazırlamıştır (bk. bibl.).



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir