TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - VARAD ::.

cilt: 42; sayfa: 515
[VARAD - Mihai Maxim]


30 Ağustos 1940 Viyana diktasıyla Varad dahil olmak üzere Kuzey Transilvanya’yı Horthy Macaristanı’na verdi. Şehirdeki kalabalık yahudi nüfusu toplama kamplarına sevkedildi. 12 Ekim 1944’te Varad, Sovyet ve Romanya orduları tarafından ele geçirildi ve Romanya’ya dahil edildi.

Günümüzde şehir Romanya’nın idarî birimlerinden biri olan Bihor idarî biriminin merkezidir. 2009 resmî sayımına göre nüfusu 204.477’dir. Bunun % 70,3’ünü Romenler, % 27,6’sını Macarlar, % 1,2’sini Romanlar (Çingeneler), % 0,5’ini Almanlar, % 0,2’sini Slovaklar ve % 0,1’ini yahudiler meydana getirir. Şehirde iki üniversite vardır: Oradea Devlet Üniversitesi ve Partium Hıristiyan Üniversitesi. II. Dünya Savaşı’nın ardından önemli bir sanayi merkezi durumuna gelen şehirde kimya, gıda, deri ve mobilya sanayii en önde gelen sanayi kollarıdır. Mevcut tarihî eserler arasında Romanya’nın en büyük barok Romano-Katolik Katedrali (1752-1780), Ortodoks Piskoposluğu Katedrali (1784-1790), beşgen şeklinde Ortaçağ kalesi kalıntıları (1114-1131 yıllarında kurulan kale 1241’de Moğollar tarafından yıkılmış, 1570-1589 ve 1717-1780 yıllarında tamir edilerek genişletilmiştir) ve sinagog (1877) sayılabilir.

BİBLİYOGRAFYA:

Evliya Çelebi, Seyahatnâme, VII, 389-402; Silâhdar, Târih, I, 203-207; P. Rycaut, The Turkish History, London 1687, II, tür.yer.; G. Kraus, Cronica Transilvaniei: 1608-1665 (ed. G. Duzinchevici - E. Reus-Mîrza), Bucureşti 1965, tür.yer.; P. Cernovodeanu, “The Issue of Pashalyk of Oradea as Mirrored in the Relations Between Transylvania and England During the Reign of Michael I. Apáfi (1662-1665)”, Revue roumaine d’histoire, XXXII/3-4, Bucharest 1993, s. 333-348; Feridun M. Emecen, “Onbeş Yıl Savaşları Tarihinden Bir Safha: Osmanlı Kaynaklarına Göre 1598 Varad Seferi”, TED, sy. 15 (1997), s. 265-303; M. Maxim - P. Stancu, “Nota preliminara asupra unui tezaur de aur din secolul al XVI-lea, secoperit la Oradea”, Cercetari Numismatice, VIII, Bucereşti 2002, s. 253-262; G. Dávid, “Nagyuárad”, EI² (İng.), VII, 899-900.

Mıhaı Maxım  


VARAKA ve GÜLŞAH

(ورقه وگلشاه)

Fars ve Türk edebiyatlarında kahramanlarının adıyla anılan bir aşk hikâyesi.

Bilinen ilk Varaķa ve Gülşâh, Gazneli Sultan Mahmud (998-1030) adına Ayyûkī tarafından Farsça yazılmıştır. Farsça ve Türkçe sözlüklerle bu mesneviye dair yayınlarda erkek kahramanın adı Varka şeklinde de geçmektedir. Müellif eserin methiye kısmında mahlasını “Ayyûkī” şeklinde, eseri takdim ettiği hükümdarı Sultan Gazi, Sultan Mahmud ve Ebü’l-Kāsım diye anmıştır. Farsça’nın ilk sözlüklerinden Esedî-i Tûsî’nin Luġat-i Fürs’ünde Ayyûkī’nin adı ve iki beyti zikredilmektedir. Bu sözlüğün V. (XI.) yüzyılın ortalarında yazılmasından ve Sultan Mahmud’dan hareketle Ayyûkī’nin aynı yüzyılın şairlerinden ve Esedî’nin çağdaşlarından olduğu kabul edilmektedir. Ayyûkī hakkında Gazneli Mahmud’un saray şairleri arasında yer alması ve Fars edebiyatının aşk konulu en eski mesnevisi Varaķa ve Gülşâh’ı nazmetmesi dışında bilgi yoktur.

Varaķa ve Gülşâh eserde “ahbâr-i tâzî” ve “kütüb-i Arab” terkipleriyle işaret edilen, tarihî-menkıbevî rivayetlerden ve yazılı kaynaklardan aktarılmış Arap menşeli bir aşk hikâyesidir ve Emevîler döneminde Benî Uzre kabilesinden Urve b. Hizâm ile amcasının kızı Afrâ arasında geçen aşk macerasından uyarlanmıştır. Ali b. Hüseyin el-Mes‘ûdî’nin Mürûcü’ź-źeheb’i, Ebü’l-Ferec el-İsfahânî’nin el-Eġānî’si ve İbnü’n-Nedîm’in el-Fihrist’inde bu hikâyeye atıflar mevcuttur. Hikâye kısaca şöyledir: Hizâm ölünce kardeşi, Urve’yi himayesine alır. Urve ile Afrâ birlikte büyürler ve birbirlerini severler. Amcasından Afrâ’yı isteyen Urve amcasının hanımının istediği mihri karşılayamaz ve Yemen’de bulunan diğer amcasının yanına gider. Bu arada Afrâ, Şam’ın Belkā halkından bir kişiyle evlendirilir. Memleketine dönen Urve durumu öğrenince Şam’a gider. Şam’da Afrâ’nın kocası tarafından çok iyi karşılanır. Urve memleketine kederli ve mahcup bir şekilde dönerken yolda ölür ve Medine yakınlarında Kurâ vadisinde defnedilir. Afrâ da 670 yılında ölür ve Urve’nin mezarı yanında toprağa verilir. Her iki mezarın başına dikilen ağaçlar birbirine sarılmış şekilde büyür. Ayyûkī bu aşk hikâyesinin aslını korumakla birlikte kahramanların adını değiştirmiş, mekân ve kabileler için farklı isimler kullanmıştır. Özellikle Varaka’nın katıldığı savaşlar, gösterdiği kahramanlıklar, ölen iki sevgilinin daha sonra Hz. Peygamber’in duası ile dirilerek kırk yıl mutlu bir hayat sürmesi gibi menkıbeler Ayyûkī tarafından eklenmiştir.

Mesnevi 2100, bazı tesbitlere göre ise 2250 beyitten meydana gelmektedir (Mehbîz İsmâîlpûr, III, 1086). Girişte tevhid, na‘t,



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir