TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ÜSKÜP ::.

cilt: 42; sayfa: 380
[ÜSKÜP - Mehmet İnbaşı]


kimliklere sahip olduğu belirtilmektedir. Üsküp’teki Arnavut, Türk, Boşnak ve Romanlar’ın müslüman nüfusu teşkil ettiği düşünülürse resmî kaynaklara göre buradaki müslümanların toplam nüfusun % 28,32’sini teşkil ettiği anlaşılır. Ancak bu tür resmî istatistiklerin doğru olmadığını tesbit eden müslüman kesime göre Üsküp’ün % 40 ile % 45 arasındaki nüfusu müslümandır. Bugün Üsküp’teki müslüman varlığının çoğunluğunu Arnavutlar meydana getirmektedir.

Şehrin simgesi haline gelen ve Sultan Murat Camii avlusunda bulunan, 1566-1573 tarihli, 40 metreye yakın yükseklikteki saat kulesi birçok seyyah tarafından görülmüş ve hakkında bilgi verilmiştir. Evliya Çelebi bu kule için, “Hünkâr Camii yanında minare gibi bir saat kulesi vardır. Saat çanının sesi bir konak yerden duyulur. Kulesi de görülecek şeydir” der. Batı kaynaklarında kilise mimarisine benzetilen ve çan kulesi olarak kullanıldığı belirtilen kule 1689’daki yangından sonra tamir edilmiştir. 1904 ve 1963 yıllarında bazı yerleri yıkıldığından yeniden onarım görmüştür ve bugün hâlâ ayaktadır. Şehrin bir başka simgesi olan Vardar nehri üzerindeki Taşköprü’nün ne zaman inşa edildiği hususunda ihtilâflar vardır. Arşiv kayıtlarında ve tamirle ilgili yazılan hükümlerde köprüden Fâtih Sultan Mehmed Köprüsü diye bahsedilir. Sultan Mehmed Reşad’ın Kosova ziyareti sırasında 1909’da önemli bir onarım yapılarak buna ait bir kitâbe konmuştu. 1963’teki depremde hasar gören köprü yeniden tamir edilmiştir ve bugün şehrin en güzel tarihî eserlerinden biridir (bk. TAŞKÖPRÜ).

Osmanlı döneminde Üsküp ve civarındaki pek çok mimari eserin bir kısmı tahrip edilmiş olmakla birlikte halen bölgede çok sayıda Osmanlı eseri ayaktadır. Bunların büyük bir kısmı komünist rejimi esnasında (1945-1990) imar planları iddiasıyla yıktırılmıştır. Bunun en açık örneklerinden biri Üsküp’teki Yelenkapan Camii’dir. Caminin bânisi hakkında bilgi yoktur. 25 Şâban 1313 (10 Şubat 1896) tarihinde düzenlenmiş vakfiyede cami isminin Yelenkapan, evkaf defterinde ise Ceylan Çavuş şeklinde kaydı mevcuttur. Halk arasında ve arşiv kayıtlarında Yelenkapan, Yılan Kapan Çavuş, Cılan veya Ceylan Çavuş şeklinde adlandırılan cami 1963 depreminde kısmen hasar görmüş, daha sonra Mart 1975’te yıktırılmıştır. Ayrıca II. Bayezid’in kızlarından birinin oğlu olduğu tahmin edilen Mehmed Bey’in yaptırdığı, Üsküp Taşköprüsü’nün batı yanında yer alan Burmalı Cami (Karlıili Beyi Mehmed Bey Külliyesi) 1925’te yıktırılmış, yerine orduevi ve posta binası inşa edilmiştir. 1963 depreminin çok sayıda tarihî eserin yok olmasına sebebiyet verdiği Üsküp’te pek çok mimari eser arasında cami, medrese, han, hamam, tekke, köprü vb. görülmektedir. Bunların bir kısmı UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Camilerin meşhurları Gazi Îsâ Bey (XV. yüzyıl), Sultan Murad (1436), Mustafa Paşa (1492), (Malkoçoğlu) Yahyâ Paşa (1503-1504), Alaca İshak Bey (1438-1439), Murad Paşa (XV. yüzyılın ilk yarısı), Köse Kadı (XVII. yüzyıl), Dükkâncık (1548) ve Hüseyin Şah (1554) camileri gibi eserlerdir (Elezović, I/1 [1925], s. 135-176; V/2 [1929], s. 243-261; VII-VIII/ 3-4 [1930], s. 177-192; Kumbaradÿi-Bogoević, Osmanliski Spomenici, s. 16-120). Tekkeler içinde en meşhuru Üsküp’teki Rifâî Tekkesi’dir. Yine Üsküp’te galeriye dönüştürülen Dâvud Paşa Hamamı, Kurşunlu Han ve Sulu Han da sayılabilir. 2003’te Üsküp Büyükşehir Belediyesi tarafından Üsküp Taşköprüsü’ne yapılan restorasyonda kitâbesi ve mihrâbiyesi yıktırılmıştır.

Osmanlı döneminden sonra Üsküp’teki müslümanların dinî hayatıyla ilgilenen, doğrudan Saraybosna’ya bağlı Vakufska Direkcija ve ardından Makedonya İslâm Birliği Meşihatı adı altındaki dinî kuruluş Üsküp’te İslâm Dini Birliği (Makedonya Diyanet İşleri Başkanlığı) ismiyle faaliyetini sürdürmektedir. Günümüzde söz konusu birliğin idaresinde Üsküp’te faaliyet gösteren Îsâ Bey Medresesi İmam-Hatip Lisesi ve bir İlâhiyat Fakültesi mevcuttur. 1987’den itibaren Makedonca, Arnavutça ve Türkçe neşredilen aylık el-Hilâl adlı gazete Üsküp’teki İslâm Dini Birliği’ne bağlıdır. Ayrıca her üç dilde dinî neşriyat yapılmaktadır. Üsküp’te 1918-1945 yılları arasında Osmanlı usulünde çalışan Meddah, Kral Aleksandr ve Îsâ Bey medreseleri faaliyet gösteriyordu (Aruçi, s. 344-361). II. Dünya Savaşı esnasında ve sonrasında etkinlikte bulunan Yücel Teşkilâtı, Makedonya’daki Türkler’in millî sorunlarını dile getirmiş ve mensuplarının büyük bir kısmı komünist rejimi tarafından idam edilmiştir.

1945 yılından günümüze kadar Osmanlı dönemine ait Makedonca yazılmış büyük bir literatür meydana gelmiştir. Üsküp’te kurulan Millî Tarih Enstitüsü’nde yapılan Osmanlı dönemiyle ilgili çalışmalarla Makedon milletinin tarihi yazılmaya başlanmış ve çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Buna benzer çalışmalar Makedonya İlimler Akademisi ve Makedonya Arşivi tarafından da gerçekleştirilmektedir. Osmanlılar’ın son döneminde ve özellikle XX. yüzyılın başlarında Üsküp’te Türkçe neşriyat arasında Birlik, Üsküp-Shkupi, Yeni Vakit-Novo Vreme gibi gazete ve dergiler mevcuttu. II. Dünya Savaşı’nın ardından komünist rejimi esnasında ve zamanımıza kadar Birlik, Sevinç, Sesler, Tomurcuk, son yıllarda da Köprü ve Yeni Balkan gibi dergi ve gazetelerle Üsküp Üniversitesi’nde Türkoloji Kürsüsü de faaldir. Müslüman kitlelere yönelik ilkokul ders kitaplarını basan ve her üç dilde neşriyat yapan Logos-A adındaki kuruluşun Üsküp’teki faaliyetleri de burada yaşayan müslüman etnik gruplar için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Üsküp’te yerli halka yönelik kurulan, Türkçe eğitim veren, sekiz yıllık



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir