TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - TOLUNOĞULLARI ::.

cilt: 41; sayfa: 236
[TOLUNOĞULLARI - Nadir Özkuyumcu]


Ahmed b. Tolun’un Katâi semtinde yaptırdığı cami Tolunoğulları’nın mimari alanda ulaştığı üstün seviyeyi göstermektedir. Cebelyeşkür adlı tepe üzerinde inşa edilen yapı günümüzde Mısır’da esas biçimini koruyan en eski camidir. Sâmerrâ Camii’nin minaresine benzeyen, alt tarafı dört köşe, üstü yuvarlak, dıştan rampalı helezonik minaresiyle meşhurdur (bk. İBN TOLUN CAMİİ). Ahmed b. Tolun camide görev yapmak üzere bir doktor görevlendirmiş, cemaatten hastalananların tedavisinde kullanılacak ilâçların bulunduğu bir eczahane kurmuştur. Sultan sarayının yanında dârü’l-imâre, kumandanların evleri, kışlalar ve asker tâlimi için bir meydan yer alıyordu. Hükümdar ayrıca bütün hastaların ücretsiz tedavisi için bir hastahane (bîmâristan) inşa ettirmiştir. Humâreveyh insan kabartmalarıyla süslü, duvarları altın yapraklarla bezeli, Dârüzzeheb adını taşıyan bir saray yaptırmıştır. Avlusunda cıva dolu bir havuzun bulunduğu sarayın bahçesi hoş kokulu çiçekleri, nâdide ağaçları ve hayvanat bahçesiyle tanınıyordu. Bu dönemde hat sanatı da yüksek seviyeye ulaşmıştır. Abdullah b. Muhammed el-Belevî Sîretü Aĥmed b. Ŧolûn adıyla bir eser yazmış, eserinde Ahmed b. Tolun’un yanı sıra oğlu Abbas, gulâmlar, III. (IX.) yüzyılda Mısır ve civarında cereyan eden olaylar ve Abbâsî halifeliği hakkında bilgi vermiştir.

TOLUNOĞULLARI HÜKÜMDARLARI

Ahmed b. Tolun 254/868

Humâreveyh 270/884

Ceyş b. Humâreveyh 282/896

Hârûn b. Humâreveyh 283/896

Şeybân b. Ahmed b. Tolun 292/905

BİBLİYOGRAFYA:

Kindî, el-Vülât ve’l-ķuđât (Guest), s. 149-250; İbn Abdülhakem, Fütûĥu Mıśr (Torrey), s. 247; Ya‘kūbî, Târîħ, II, 508-509; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), IX, 456-666; Arîb b. Sa‘d, Śılatü Târîħi’ŧ-Ŧaberî (Taberî, Târîħ [Ebü’l-Fazl], XI içinde), tür.yer.; Belevî, Sîretü Aĥmed b. Ŧolûn (nşr. M. Kürd Ali), Dımaşk 1358, s. 33-351; Muhammed b. Abdülmelik el-Hemedânî, Tekmiletü Târîħi’ŧ-Ŧaberî (Taberî, Târîħ [Ebü’l-Fazl], XI içinde), tür.yer.; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, VII, 133-537; Safedî, el-Vâfî, VI, 430-432; İbn Haldûn, el-Ǿİber, IV, 297-646; Kalkaşendî, Śubĥu’l-aǾşâ (Şemseddin), IX, 20-27; Makrîzî, el-Ħıŧaŧ, I, 304-320; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, III, 1-142; Süyûtî, Ĥüsnü’l-muĥâđara, I, 594-595; Zaky Mohamed Hassan, Les Tulunides, Paris 1923; Hasan Ahmed Mahmûd, Ĥađâretü Mıśr el-İslâmiyye: el-ǾAśrü’ŧ-Ŧûlûnî, Kahire, ts. (Dârü’l-fikri’l-Arabî); Tolunoğulları ve Paraları, İstanbul 1972; Bosworth, İslâm Devletleri Tarihi, s. 55-57; Hakkı Dursun Yıldız, İslâmiyet ve Türkler, İstanbul 1980, tür.yer.; a.mlf., “Ahmed b. Tolun”, DİA, II, 141-143; Ahmed Muhtâr el-Abbâdî-Seyyid Abdülazîz Sâlim, Târîħu’l-baĥriyyeti’l-İslâmiyye fî Mıśr ve’ş-Şâm, Beyrut 1981, s. 46-60; Ahmed Muhtâr el-Abbâdî, Fi’t-Târîħi’l-ǾAbbâsî ve’l-Fâŧımî, İskenderiye 1987, s. 128-140; Hasan İbrâhim, İslâm Tarihi, IV, 26-36, 155-158, 188, 219-223, 369-371; Reşîd Abdullah el-Cümeylî, Dirâsât fî târîħi’l-ħilâfeti’l-ǾAbbâsiyye, Bağdad 1987, s. 337-355; Ahmed Abdürrâzık Ahmed, Târîħu Mıśr ve âŝâruha’l-İslâmiyye, Kahire 1993, s. 87-157; Nadir Özkuyumcu, İbn Zülâk’ta İlk Müslüman Türk Devletleri Tolunoğulları ve Ihşidîler, İzmir 1996, tür.yer.; a.mlf., “Tolunoğulları”, Türkler (nşr. Hasan Celal Güzel v.dğr.), Ankara 2002; V, 15-38; Ebülfez Elçibey, Tolunoğulları Devleti: 868-905 (haz. Fazil Gazenferoğlu-Selçuk Akın), İstanbul 1997; Fethî Abdülmuhsin Muhammed, eş-ŞiǾr fî Mıśr fî žılli’d-devleteyn eŧ-Ŧûlûniyye ve’l-İħşîdiyye, Kahire 1421/2000; Nesimi Yazıcı, İlk Türk-İslâm Devletleri Tarihi, Ankara 2002, s. 75-91; Saim Yılmaz, Mu’tazıd ve Müktefî Döneminde Abbâsîler, İstanbul 2006, s. 176-211; a.mlf., “Halife Mu‘tezid Döneminde (279-289/892-902) Abbasî-Tolunoğulları İlişkileri”, Sakarya Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, II, Adapazarı 2005, s. 171-199; Sâlih Yûsuf Ma‘tûk, “el-Ĥayâtü’l-Ǿilmiyye fi’l-Ǿahdeyni’ŧ-Ŧûlûnî ve’l-İħşîdî”, Mecelletü Külliyyeti’d-dirâsâti’l-İslâmiyye ve’l-ǾArabiyye, sy. 1, Dübey 1990, s. 157-178; Şinasi Altundağ, “Tolunlular”, İA, XII/1, s. 430-439; M. S. Gordon, “Ŧūlūnids”, EI² (İng.), X, 616-618.

Nadir Özkuyumcu  


TOMANBAY

Ebü’n-Nasr el-Melikü’l-Eşref Tomanbay (ö. 923/1517)

Son Mısır Memlük sultanı (1516-1517).

879 (1474-75) yılında doğduğu kabul edilir. Kendisini amcası Kansu (Kansav) Gavri satın aldığı için nisbesinde “min Kansav el-Gavrî” ifadesi geçer. Çerkez asıllı olan Tomanbay (Tumanbay) satın alınmasının ardından dönemin sultanı Kayıtbay’a sunuldu ve onun memlükleri arasına girdi. Kayıtbay’ın 1496’da ölümüne kadar Kitâbiye memlükleri arasında yer buldu. Daha sonra Kayıtbay’ın yerine geçen oğlu el-Melikü’n-Nâsır Nâsırüddin Muhammed kendisini âzat etti; önce câmedâr, ardından sultanın muhafız kıtasında haseki sıfatıyla görevlendirildi. Amcası Kansu Gavri’nin sultan olduğu 906 (1501) yılına kadar bu görevde kaldı ve onun sultanlığıyla birlikte “onlar” emirliğine yükseltildi. 910’da (1504) Kansu Gavri’nin oğlu Muhammed ölünce sultan yeğenini tablhâne emirliğine getirdi ve oğlunun yerine şâd eş-şarabhâne görevini verdi. 913 (1507) yılına kadar bu görevde kalan Tomanbay aynı yıl ed-devâdâr el-kebîr olan Emîr Özdemir vefat ettiğinden onun yerine tayin edildi. Bunun yanı sıra kâşifü’l-küşşâf ve el-üstâdâriyyetü’l-âliye görevlerini de üstlendi. 922’de (1516) Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim’e karşı Suriye seferine çıkan Kansu Gavri onu nâibü’l-gaybe olarak bıraktı ve yokluğunda ülkeyi yönetmekle yükümlü kıldı. Tomanbay bu görevi esnasında güvenliğe çok önem verdi, disiplinli davrandı, bundan dolayı halk ve asker tarafından çok sevildi. Bir süre sonra Kansu Gavri’nin Mercidâbık Savaşı’nda yenilip savaş alanında ölmesi üzerine kimin sultan olacağı konusu gündeme geldi. Bu sırada ülke çok olumsuz şartlar içinde bulunuyordu. Osmanlı Devleti’ne karşı önemli bir savaş kaybedilmiş, Suriye toprakları elden çıkmıştı; Kansu Gavri’nin yanında bulunan halife ve pek çok emîr Osmanlı Devleti’ne esir düşmüştü. Mağlûp ordu ve emîrler bozgun yüzünden perişan bir halde yaklaşık iki ay sonra Mısır’a dönebildi. Memlük Devleti bu süreçte sultansız kalmış ve hutbe halife adına okunmuştu.

Kahire’ye gelen emîrlerin ilk işi, sultanın yokluğunda ülkeyi güzel bir şekilde idare eden Tomanbay’a sultanlık teklif etmek oldu. Ancak Tomanbay bu sırada sultanlığın ne anlama geldiğini iyi bildiğinden bu öneriyi kabul etmek istemedi. Fakat devrin şeyhlerinden Ebüssuûd Efendi’nin araya girmesi ve Memlük emîrlerine isyan ve ihanet etmeyeceklerine dair yemin ettirmesiyle sultanlığa razı oldu. Halifenin o sırada Kahire’de bulunan yaşlı babası vasıtasıyla 13 Ramazan 922’de (10 Ekim 1516) Cuma günü gerekli törenler yapılarak saltanat kendisine bırakıldı. Tomanbay bu şartlarda sultanlık görevini kabul etmekle



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir