TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - TAŞKENT ::.

cilt: 40; sayfa: 148
[TAŞKENT - Abdullah Muhammedcanov]


2000. kuruluş yıldönümü kutlandı. Barış yılı etkinliklerine aktif biçimde katıldığı için 1989’da Birleşmiş Milletler kararıyla şehre barış elçisi fahrî unvanı verildi. Taşkent 31 Ağustos 1991’de kurulan bağımsız Özbekistan Cumhuriyeti’nin başşehri oldu.

Taşkent 2 milyonu aşan nüfusuyla (2010’da 2.194.272 nüfus) günümüzde Orta Asya’nın en büyük şehri, önemli ticaret, sanayi ve kültür merkezidir. Şehir birbirinden farklı iki kısımdan meydana gelir. Bunlardan birincisi dar sokaklı, kerpiç alçak evlerden oluşan eski şehir; diğeri modern cadde ve binaların, Çirçik suyundan ayrılan kanalların çevresindeki yeşil alanlarıyla dikkati çeken yeni Taşkent’tir. Hz. Osman’ın Kûfe’ye gönderdiği Kur’an nüshasından istinsah edilen mushaf-ı şerif Taşkent’te dinî idareye ait kütüphanede muhafaza edilmekte ve ziyaretçilere açık bulunmaktadır. Taşkent’te Zengi Ata, Cuma (Hâce Ahrâr Velî), Tilya Şeyh camileri; Yûnus Han, Kaffâl eş-Şâşî (Hz. İmam), Şeyh Hâvend-i Tahûr, Kaldirkâçbi, Zeynüddin Baba türbeleri; Kükeltaş, Ebü’l-Kāsım ve Barakhan medreseleri gibi mimari âbideler bulunmaktadır. Heysem b. Küleyb eş-Şâşî, Ebû Ali eş-Şâşî, Muhammed b. Ali el-Kaffâl (Kaffâl eş-Şâşî), Muhammed b. Ahmed eş-Şâşî, Ubeydullah Ahrâr, Muhammed Mîrek Taşkendî Nakşibendî, Edib Ahmed Yüknekî, Abdülgaffar Taşkendî, Muhammed Kādî Taşkendî, Taşkent ve civarında yetişmiş önemli şahsiyetler arasındadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Dîvânü lugāti’t-Türk Tercümesi, I, 443; III, 150; Hz. Osman’a Nisbet Edilen Mushaf-ı Şerîf (Kahire el-Meşhedü’l-Hüseynî Nüshası) (inceleme ve neşir Tayyar Altıkulaç), İstanbul 1430/2009, inceleme bölümü: I, 82-90; Belâzürî, Fütûh (Fayda), s. 613, 614, 615, 628, 629; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), VI, 484; VII, 323; IX, 121; ayrıca bk. tür.yer.; İbn Havkal, Śûretü’l-arż, s. 507-509; Ĥudûdü’l-Ǿâlem (Minorsky), s. 118, 357; Makdisî, Aĥsenü’t-teķāsîm, s. 264, 276; Bîrûnî, Taĥķīķu mâ li’l-Hind (nşr. C. E. Sachau), London 1887 → Frankfurt 1993, s. 149; a.mlf., el-Ķānûnü’l-MesǾûdî (nşr. Seyyid Hasan Bârânî), Haydarâbâd 1374/1955, II, 576; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, V, 449; Yâkūt, MuǾcemü’l-büldân (Cündî), I, 593; Mirza Haydar Duğlat, Tarih-i Reşidî (trc. Osman Karatay), İstanbul 2006, s. 276, 278, ayrıca bk. İndeks; G. le Strange, The Lands of the Eastern Caliphate, Cambridge 1905, s. 480-483; J. Beanjeu-Garnier - G. Chabot, Traité de géographie urbaine, Paris 1963, s. 68-69; E. A. Allworth, The Modern Uzbeks from the Fourteenth Century to the Present: A Cultural History, Stanford 1990, bk. İndeks; V. V. Barthold, Moğol İstilâsına Kadar Türkistan (haz. Hakkı Dursun Yıldız), Ankara 1990, s. 183, 185, 211, ayrıca bk. İndeks; a.mlf. - [Nazif Hoca], “Taşkent”, İA, XII/1, s. 38-41; a.mlf. - [C. E. Bosworth] - Catherine Poujol, “Taѕћkent”, EI² (İng.), X, 348-351; Mehmet Saray, Özbek Türkleri Tarihi, İstanbul 1993, s. 10, 14, 24; Süleyman Merdanoğlu - Nasriddin Muhammediev, Özbekistan Kılavuzu, Ankara 1997, s. 58-60, 134, 145, 151, 170-172; Nadir Devlet, Rusya Türklerinin Millî Mücadele Tarihi (1905-1917), Ankara 1999, bk. İndeks; H. A. R. Gibb, Orta Asya’da Arap Fetihleri (trc. Hasan Kurt), Ankara 2005, s. 61, 66, 68, 82, 107, 113, 114; Hülya Arslan, Avrasya Ülkeleri, İstanbul 2009, s. 72; D. S. M. Williams, “The City of Tashkent, Past and Present”, JRCAS, LIV/1 (1967), s. 33-43.

Abdullah Muhammedcanov  


TAŞKESENLİ

Erzurum ve çevresinde tanınmış bir Nakşî şeyh ailesi.

Aileye adını veren Şeyh Ahmed Efendi 1848’de Bingöl’ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünde doğdu. Babası yörenin tanınmış âlimlerinden Molla Mahmud, dedesi Molla Abdurrahman, büyük dedesi Molla Mûsâ’dır. Şeyh Ahmed, Molla Ahmed-i Kûkî’den fıkıh, kelâm, hadis, tefsir, mantık okuyup icâzet aldıktan sonra Bitlis’e gitti ve Şeyh Hâlid-i Evrekî’den astronomi, cebir, hendese okuyarak icâzet aldı. Bu sırada Hizan’a geçip Abdülkādir-i Geylânî’nin soyundan Sıbgatullah Arvâsî’ye intisap etti. Tarikat silsilesi Abdurrahman et-Tâgī - Sıbgatullah Arvâsî - Tâhâ-yi Hakkârî vasıtasıyla Nakşibendiyye’nin Hâlidiyye kolunun kurucusu Hâlid el-Bağdâdî’ye ulaşır. Şeyhinin vefatından sonra halifesi Abdurrahman Tâgī’nin yanında sülûkünü tamamlayarak ondan hilâfet aldı ve irşadda bulunmak üzere Erzurum’a gönderildi (1893). Erzurum’da Sultanmelik mahallesi Üçkümbetler semtine yerleşen Ahmed Efendi, yaz aylarında Erzurum’a bağlı Taşkesen köyünde ikamet ettiğinden Taşkesenli diye tanındı, aile fertleri de bu şekilde anılageldi. Şeyh Ahmed Efendi, Erzurum Câferiye Medresesi’nde müderrislik yaptı. Erzurum ve ilçelerinde büyük bir mürid ve talebe halkasına sahip oldu; yetmiş sekiz kişiye icâzet verdi ve dört halife yetiştirdi. Bunların arasında oğlu Şeyh Ziyâeddin, amcasının oğlu Şeyh İbrâhim, Erzurum Serçeme köyünden tabur imamı Mehmed Nûri, Liceli Molla Ömer, Kağızmanlı Molla Hasan, Kiğılı Molla Osman, Hınıs Köşk köylü İbrâhim efendiler anılabilir. Erzurum ve çevresinde medrese eğitimi ve mânevî irşad alanında büyük hizmetlerde bulunan Ahmed Efendi 24 Mart 1909’da Erzurum’da vefat etti. Türbesi Taşkesenli Camii bahçesindedir.

Ziyâeddin Efendi. 1878’de Bingöl’ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünde doğdu. Şeyh Ahmed Efendi’nin büyük oğludur. Erzurum Câferiye Medresesi’nde tahsile başladı ve on yedi yaşında iken icâzet aldı. Babası onu aynı medresede müderrislikle görevlendirdi. Genç yaşta Erzurum ve çevresindeki ulemâ arasında büyük üne kavuştu. Yirmi beş yaşında babası tarafından kendisine irşad izni verildi. Mantık ve nahiv ilimlerinde medreselerde okutulan bazı kitapların zor anlaşılan yerleri üzerinde yazdığı şerh ve hâşiyeleri kısa zamanda yayıldı. Özellikle Molla Câmî, Ĥallü’l-meǾâķıd, Şerĥu’l-Muġnî, Kul (Kavil) Ahmed ve İstiâre hâşiyeleri çok meşhurdur. Bu eserlerini gören Said Nursi onu takdir etti ve bir mektup yazarak kendisiyle mânevî kardeş olmak istediğini bildirdi. Ziyâeddin Efendi de bundan şeref duyacağını söyledi; böylece uzun süre mektuplaştılar. 1914 Kasımında Sarıkamış cephesinde talebelerinin başında savaşırken hastalanıp Erzurum’a dönen Ziyâeddin Efendi 19 Aralık 1914’te genç yaşta vefat etti. Yetiştirdiği talebeler arasında Tortum müftüsü Mehmed Sıddık Efendi, Varto Köşk köylü Molla Mehmed, Taşkesenli Molla Alâeddin, Şam Sâlihiyye’den Molla Abdülkuddûs, Dağıstanlı Molla İlyas, Siirtli İsmail Hatip (Erzen), Erzurum’un meşhur imamlarından Hâfız Ali ve Tortumlu Molla Dursun efendiler sayılabilir. Aynı zamanda şair olan Ziyâeddin Efendi Arapça, Farsça ve Türkçe gazeller yazmıştır.

Mehmed Sırrı Efendi. 1895’te Erzurum’da doğdu. Şeyh Ahmed Efendi’nin küçük oğludur. Câferiye Medresesi’nde ağabeyi Ziyâeddin Efendi’den fıkıh, kelâm, hadis ve tefsir okudu; onun vefatından sonra “büyük müftü” diye tanınan Tortum



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir