TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - TASVİR ::.

cilt: 40; sayfa: 138
[TASVİR - Âlim Kahraman]


yürütüldüğü bir teknik Türk romancılığı ve hikâyeciliğine girmiş olmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Muallim Nâci, Istılâhât-ı Edebiyye, İstanbul 1307, s. 202-206; Mustafa Nihat Özön, Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü, İstanbul 1954, s. 261; Tâhirülmevlevî, Edebiyat Lügatı, İstanbul 1973, s. 149-150; İlhan Ayverdi - Ahmet Topaloğlu, Misalli Büyük Türkçe Sözlük, İstanbul 2005, III, 3043-3044; Ahmet Hamdi Tanpınar, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (İstanbul 1956), (haz. Abdullah Uçman), İstanbul 2006, s. 272-273; Harun Tolasa, Ahmet Paşa’nın Şiir Dünyası, Ankara 1973, tür.yer.; Fevziye Abdullah Tansel, İyi ve Doğru Yazma Usulleri III, İstanbul 1978, s. 218-245; Hasan Kavruk, Eski Türk Edebiyatında Mensur Hikâyeler, İstanbul 1988, tür.yer.; Mehmed Âkif Ersoy’un Makaleleri (haz. Abdulkerim Abdulkadiroğlu - Nuran Abdulkadiroğlu), Ankara 1990, s. 133-137; Ahmet Atillâ Şentürk, Klâsik Osmanlı Edebiyatı Tiplerinden Rakîb’e Dair, İstanbul 1995, tür.yer.; a.mlf., Klâsik Osmanlı Edebiyatı Tiplerinden Sûfî yahut Zâhid Hakkında, İstanbul 1996, tür.yer.; Cemâl Kurnaz, Hayâlî Bey Dîvânı’nın Tahlili, İstanbul 1996, tür.yer.; Cem Dilçin, Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, Ankara 1997, s. 123-152; Saadet Karaköse, “Divan Şiiri Gazellerinde Tasvir ve Tahkiye”, İlmî Araştırmalar, sy. 18, İstanbul 2004, s. 45-59; Safiye Akdeniz, “Tasvirî (Descriptif) Metin Tipleri ve Tanzimat Döneminde Tasvirî Metinlerin Gelişim Çizgisi”, TDEAD, XIII (2007), s. 1-20; “Tasvir”, TDEA, VIII, 279; Ömer Faruk Akün, “Divan Edebiyatı”, DİA, IX, 407-408, 415-416.

Âlim Kahraman  


TASVÎR-i EFKÂR

(تصوير أفكار)

Şinâsi (ö. 1871) tarafından yayımlanan ilk Türkçe gazetelerden.

Takvîm-i Vekāyi‘ (1 Kasım 1831), Cerîde-i Havâdis (31 Temmuz 1840) ve Tercümân-ı Ahvâl’den (22 Ekim 1860) sonra Osmanlı ülkesinde yayımlanan dördüncü Türkçe gazetedir. Tercümân-ı Ahvâl’in ilk döneminde Âgâh Efendi ile birlikte çalışan Şinâsi’nin gazete çıkarmak için yaptığı başvuru henüz bir matbuat nizamnâmesi bulunmadığından önce Meclis-i Maârif’te, ardından Meclis-i Vâlâ’da görüşülmüş, sadâretin arzı üzerine padişahın iradesiyle çıkış izni on yedi gün gibi kısa bir sürede verilmiştir (14 Mayıs 1861). Bununla birlikte ilk sayısının neşri için bir yıldan fazla bir sürenin geçmesi gerekmiştir.

Gazetenin 27 Haziran 1862 Cuma günü çıkan ilk sayısının Şinâsi tarafından kaleme alınan kısa mukaddimesinde devletlerin devamının yönettikleri toplulukların devamına, güçlü olmaları ise ülke ahalisinin iyiliği ve faydası yolunda gereken tedbirlerin alınmasına bağlı olduğu, toplum halinde yaşayan insanların neyi istedikleri ancak fikirlerinin tercümanı olan gazetelerden öğrenilebileceği, bu sebeple her medenî ülke için lüzumlu olan gazete çıkarılması hususunda daha önce de çaba gösterildiği gibi bu defa Tasvîr-i Efkâr isimli yeni bir gazete çıkarıldığı ifade edilmektedir. Tasvîr-i Efkâr’ın yayımı için Courrier d’orient’ın sahibi Giampietry’nin (Jean Pietri), Mısırlı Mustafa Fâzıl Paşa’nın ve şehzadeliği döneminde Abdülaziz’in, hatta Şehzade Murad’ın maddî desteklerinden bahsedilmektedir. Ebüzziya Mehmed Tevfik’e göre gazetenin ilk sayısı Sadrazam Keçecizâde Fuad Paşa tarafından Abdülaziz’e sunulunca padişah gazeteyi çok beğenmiş, mükâfat olarak Şinâsi’ye 500 altın göndermiştir.

Bahçekapı’da Tercümân-ı Ahvâl’in ilk yayımlandığı binada kurulan matbaada basılan Tasvîr-i Efkâr birçok bakımdan kendisinden önceki gazetelerden daha kalitelidir. Sülüs hattıyla gazetenin ismi ve altındaki, “Havadis ve maarife dair Osmanlı gazetesidir” ibaresiyle nesih hattıyla bölüm başlıkları ve ara başlıklar bir hattata yazdırılmış, harflerin dökümü Ohannes Mühendisyan adlı bir Ermeni ustası tarafından gerçekleştirilmiştir. Gazete küçük boy dört sayfaydı ve haftada iki defa yayımlanıyordu. Tasvîr-i Efkâr’ın çıkışı Tercümân-ı Ahvâl ile Cerîde-i İlmiyye’de takdirle karşılanmış, Takvîm-i Vekāyi‘ ve Cerîde-i Havâdis’te ise bundan hiç bahsedilmemiştir. Tasvîr-i Efkâr’da resmî makamların duyurularına, muhtelif şehirlerden gönderilen haberlere yer veriliyordu. 7 Haziran 1868 tarihli nüshasındaki bir ilânda vilâyetlerde ve diğer merkezlerde gazetenin muhabirliğini üstlenecek kimselere birer sayının ücretsiz gönderileceğinin duyurulması haber hizmetinin bir ölçüde gönüllü kişilerce üstlenildiğini düşündürmektedir. Muhtevanın zenginleştirilmesi için hem ülke içinde hem dışarıda yayımlanmakta olan gazetelerden alıntılar yapılıyordu. Başlangıçta yalnız abonelere dağıtılan bir gazete iken zamanla İstanbul’un çeşitli bölgelerinde ve muhtemelen bazı taşra merkezlerinde gazete satan yerler ortaya çıkmış ve bu işi özellikle kıraathaneler üstlenmiştir.

Kamuoyunun öneminin kavrandığı bir dönemde Tercümân-ı Ahvâl’in açtığı yolda ondan daha ileride olan Tasvîr-i Efkâr’ın haberlerin yanında fikir gazeteciliğini de üzerine aldığı ve Yeni Osmanlılar Cemiyeti’nin sözcüsü durumuna geldiği görülmektedir. Kullanılan dil olabildiğince sadedir. Şinâsi yayın izni almak için verdiği kısa arzuhalinde “... mümkün olduğu miktar Türkçe gazete çıkarmak emelinde olduğu



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir