TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ŞÎRAZ ::.

cilt: 39; sayfa: 184
[ŞÎRAZ - Osman Gazi Özgüdenli]


Kerîmî, Râhnümâ-yi Âŝâr-ı Târîħî-yi Şîrâz, Tahran 1328 hş., tür.yer.; Nejat Göyünç, Das sogenannte Ğāme‘o’l-Hesāb des ‘Emād as-Sarāvī. Ein Leitfaden des Staatlichen Rechnungswesens von ca. 1340 (doktora tezi, 1962), Göttingen Philosophische Fakultät, s. 149-150, 155-167; a.mlf., “İmâd es-Serâvî ve Eseri”, TD, XV/20 (1965), s. 73-86; M. Takī Mustafavî, İķlîm-i Pârs, Âŝâr-ı Târîħî ve Emâkîn-i Bâstânî-yi Fârs, Tahran 1343 hş., tür.yer.; A. J. Arberry, Şîrâz: Medînetü’l-evliyâǿ ve’ş-şuǾarâǿ (trc. Sâmî Mekârim), Beyrut 1967, s. 63; Erdoğan Merçil, Fars Atabegleri, Salgurlular, Ankara 1975, s. 3-26, 88, 122, 131-142; V. V. Barthold, Teźkire-yi Coġrafyâ-yi Târîħî-yi Îrân (trc. Hamza Serdâdver), Tahran 1372 hş., s. 170-175; J. Limbert, Shiraz in the Age of Hafez, The Glory of a Medieval Persian City, Seattle-London 2004, tür.yer.; J. Barbaro, Anadolu’ya ve İran’a Seyahat (trc. Tufan Gündüz), İstanbul 2005, s. 92; D. Aigle, Le Fārs sous la domination mongole, politique et fiscalité (XIIIe-XIVe S.), Paris 2005, tür.yer.; A. K. S. Lambton, “Mongol Fiscal Administration in Persia”, St.I, LIV (1986), s. 79-96; LV (1987), s. 97-123; a.mlf., “Ѕћīrāz”, EI² (İng.), IX, 472-479; R. Watabe, “The Local Administration of the Ilkhanid Dynasty: A Case of Fars”, Annals of Japan Association for Middle East Studies, sy. 12, Tokyo 1997, s. 185-216; Cl. Huart, “Şîrâz”, İA, XI, 562-563.

Osman Gazi Özgüdenli  


ŞÎRÂZÎ, Abdülmelik b. Muhammed

(bk. ABDÜLMELİK eş-ŞÎRÂZÎ).  


ŞÎRÂZÎ, Atâullah b. Mahmûd

(bk. CEMÂL el-HÜSEYNÎ).  


ŞÎRÂZÎ, Bismil

(بسمل شيرازي)

Hâci Alî Ekber Bismil-i Şîrâzî (ö. 1263/1847)

İranlı şair ve tezkire yazarı.

1187’de (1773) Şîraz’da doğdu. Mahlası “Bismil”, lakabı Nevvâb’dır. Safevîler döneminde Irâk-ı Acem’den gelerek İsfahan’a yerleşen ataları 1135 (1722-23) yılındaki Afgan istilâsından sonra Şîraz’a göç etmiş, babası Ağa Ali Nakīb burada doğmuştur. Bismil eğitimini babasının da hocalık yaptığı Şîraz’daki Medrese-i Hakîm’de aldı. Tezkiresinde verdiği bilgiye göre burada edebiyat, felsefe, matematik, mantık ve dinî ilimleri öğrendi; tasavvuf konusunda derinleşti. Hocaları arasında Muhammed Hüseyin b. Muhammed Ma‘sûm-i Kazvînî de vardı. Tahsilini tamamladıktan sonra aynı medresede hocalığa başladı ve birçok öğrenci yetiştirdi. Bunlar arasında en tanınmışı Nasrullah b. Abdülgaffâr-ı Şîrâzî’dir. Bismil, Kaçar Hükümdarı Feth Ali Şah’ın Fars valisi olan oğlu Hüseyin Mirza Fermânfermân’ın kızıyla evlenerek “nevvâb” unvanı aldı. İran’ın çeşitli bölgeleri yanında Mekke, Medine ve atebâta seyahat etti. 1263 (1847) yılında Şîraz’da vefat etti ve oradaki İmamzâde Mîr Seyyid Muhammed b. Mûsâ el-Kâzım’ın türbesi civarında defnedildi.

Eserleri. 1. Dîvân. Arapça ve Farsça şiirler içeren divanla aşağıda anılan diğer eserlerin yer aldığı bir yazma Tahran Üniversitesi Kütüphanesi’nde kayıtlıdır (nr. 2999). 2. Teźkire-i Dilgüşâ. Feth Ali Şah ve on iki Kaçar prensiyle Şîrâzî’nin dönemindeki şairlere dair 185 biyografiyi içeren eserde Şîraz cami ve medreselerinin anlatıldığı bir giriş bölümü bulunmakta, son bölümde müellifin biyografisi yer almaktadır (nşr. Mansûr Restgâr Fesâyî, Şîraz 1371 hş.). 3. Tuĥfetü’s-sefer li-nûri’l-baśar. Belâgatla ilgilidir. 4. Źaħîretü’n-necât fî mîrâŝi’l-emvât. Hüseyin Ali Mirza Kaçar adına telif etmiştir. 5. Nûrü’l-hidâye fî iŝbâti’r-risâle. 6. Enderznâme. 7. Şerĥ-i Sî Faśl-i Ħâce Naśîreddîn-i Ŧûsî. 8. Baĥrü’l-leǿâlî. Hz. Peygamber’in ve Şîa imamlarının hayatlarının anlatıldığı bir eserdir (diğer eserleri için bk. DMBİ, XII, 151).

BİBLİYOGRAFYA:

Rızâ Kulı Han Hidâyet, MecmaǾu’l-fuśaĥâǿ (nşr. Müzâhir Musaffâ), Tahran 1382 hş., I/2, s. 268-269; Ahmed Dîvân Bîgî Şîrâzî, Ĥadîķatü’ş-şuǾarâǿ (nşr. Abdülhüseyin Nevâî), Tahran 1364 hş., I, 242-245; Ma‘sûm Ali Şah, Ŧarâǿiķ, III, 346; Ahmed Gülçîn-i Meânî, Târîħ-i Teźkirehâ-yi Fârsî, Tahran 1348 hş., I, 225-238, 750; M. Ali Müderris, Reyĥânetü’l-edeb, Tebriz, ts. (Çâphâne-i Şafak), I, 267-268; Ali Mîr Ensârî, “Bismil-i Şîrâzî”, DMBİ, XII, 150-151; Zabihollah Safa, “Besmel Šīrāzī”, EIr., IV, 171; Safûrâ Hoşyâr, “Bismil-i Şîrâzî”, Dânişnâme-i Cihân-ı İslâm, Tahran 1376 hş., III, 425-426.

Rıza Kurtuluş  


ŞÎRÂZÎ, Bündâr b. Hüseyin

(bk. BÜNDÂR b. HÜSEYİN).  


ŞÎRÂZÎ, Ebû İshak

(أبو إسحاق الشيرازي)

Ebû İshâk Cemâlüddîn İbrâhîm b. Alî b. Yûsuf eş-Şîrâzî (ö. 476/1083)

Şâfiî fakihi.

393’te (1003) Şîraz’ın güneyindeki Fîrûzâbâd beldesinde doğdu. İlk eğitimini burada Ebû Hâmid el-İsferâyînî’nin öğrencilerinden olan Ebû Abdullah Muhammed b. Ömer eş-Şîrâzî’den aldı. Ardından tahsil için gittiği Şîraz’da (410/1019) Ebû Abdullah el-Cellâb’dan fıkıh okudu. Amelde Zâhirî olup Şîraz’da Mu‘tezile mezhebinin temsilcisi konumunda bulunan Kadı Ebü’l-Ferec el-Fâmî eş-Şîrâzî ile tartışmalara girdi (Şîrâzî, Ŧabaķātü’l-fuķahâǿ, s. 179). Burada ders aldığı Ebû Ahmed Abdurrahman b. Hüseyin el-Gandecânî memleketine dönünce o da Gandecân’a gidip bir müddet daha onun derslerine devam etti. Ardından geçtiği Basra’da Ebû Ahmed Abdülvehhâb b. Muhammed el-Bağdâdî ve diğer bazı âlimlerden ders okudu. 415 yılı Şevval ayında (Aralık 1024) Bağdat’a gitti ve hayatının sonuna kadar orada kaldı. Bağdat’ta Ebü’t-Tayyib et-Taberî, Ebû Hâtim Mahmûd b. Hasan et-Taberî el-Kazvînî, Ebû Abdullah Muhammed b. Abdullah el-Beyzâvî, İbn Râmîn ve Ebü’l-Kāsım Mansûr b. Ömer el-Kerhî’den fıkıh, usul, hilâf ve cedel; Ebû Bekir el-Berkānî, İbn Şâzân el-Bağdâdî ve Ebü’l-Ferec el-Hercûşî’den hadis dersleri aldı. İlmî kişiliğinin oluşmasında kendisini en çok etkileyen Ebü’t-Tayyib et-Taberî başta olmak üzere hocalarının çoğunluğu mezhebin Irak kolunun reisi Ebû Hâmid el-İsferâyînî’nin talebesidir. Ebü’t-Tayyib et-Taberî’ye on yılı aşkın bir süre öğrencilik yaptıktan sonra hocasının isteğiyle önce onun mescidinde, 430 (1039) yılından itibaren Bâbülmerâtib mevkiindeki bir mescidde fıkıh okuttu. Ebü’t-Tayyib’in Bâbüttâk ve Kerh kadılıklarına getirilmesinin ardından müderris olarak şöhreti arttı; çeşitli vesilelerle katıldığı münazaralardaki başarısıyla ününü pekiştirdi. Sellâr el-Ukaylî gibi dönemin meşhur şairleri şiirlerinde Şîrâzî’ye yaptıkları telmihlerle onun münazaradaki maharetine dikkat çekmişlerdir. Hanefî kādılkudatı Ebû Abdullah ed-Dâmegānî ile giriştiği münazaraya şahit olan Endülüslü Mâlikî fakihi Ebü’l-Velîd el-Bâcî onun gösterdiği başarıyı över (Sübkî, IV, 245-252). Hanbelî âlimi Ebü’l-Vefâ İbn Akīl de Şîrâ-zî’yi döneminin en yetkin münazara ustası diye nitelemiş ve özellikle eserlerinden faydalandığını belirtmiştir. Ayrıca anlatıldığına göre Şîrâzî hilâf meselelerini “bir müslümanın Fâtiha’yı bildiği gibi” bilirdi. Bizzat kendisi her kıyası, her dersi bin defa tekrarladığını, bir meselede istişhâda elverişli bir beyit bulduğunda kasidenin tamamını ezberlediğini belirtir (Nevevî, Tehźîb, I/2, s. 173; Sübkî, IV, 218). Fürû hükümlerini delillerle irtibatlandırmada (te’sîl ve tefrî‘) İbn Süreyc’in tarzını benimsediği ve onun gibi çok öğrenci yetiştirdiği



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir