TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ŞEYH VASFÎ ::.

cilt: 39; sayfa: 72
[ŞEYH VASFÎ - Mustafa Özsarı]


(nr. 7, 19 Cemâziyelevvel 1313, s. 98-105) Ahmed Midhat Efendi ile Mustafa Hâzım ve Müstecâbîzâde İsmet arasında cereyan eden bir tartışmanın doğmasına sebep olmuştur. Manzumeleriyle bir kısım makaleleri Tercümân-ı Ahvâl ve Saâdet gazeteleriyle Maârif, Mekteb, Hazîne-i Fünûn, İmdâdü’l-midâd, Güneş ve Mürüvvet dergilerinde yayımlanmıştır. Şiirlerinde daha çok aşk, tabiat ve bazı tasavvufî konular işlenmiştir. Muallim Nâci’ye büyük hayranlık duyan Şeyh Vasfî onun “Mes‘ûd-i Harâbâtî” mahlasıyla kaleme aldığı manzumelere nazîreler yazmış, bazı manzumelerinde “Berkî” mahlasını kullanmıştır. Bir kısım edebiyat tarihçileri şiirlerini devrine göre sade, üslûbunu selis ve açık, nesrini temiz ve düzgün bulmuşlardır. Şeyh Vasfî, Muallim Nâci ile birlikte neşrettikleri Şöyle Böyle adlı eserin önsözünde Osmanlı şiiri hakkındaki görüşlerine genişçe yer vermiştir. Arap edebiyatını ve İran şiirini bilmeyenlerin iyi bir şair olamayacağını söyleyen Şeyh Vasfî’nin bazı manzumeleri Müstecâbîzâde İsmet Bey, Cenab Şahabeddin ve Hüseyin Sîret tarafından beğenilmiş ve taklit edilmiştir. Tanzimat’tan sonraki yıllarda daha çok Batılı şair ve yazarlardan yapılan tercümelere karşılık Şeyh Vasfî, Evhadüddîn-i Enverî, Ferîdüddin Attâr ve Molla Câmî gibi Fars edebiyatının önde gelen şairlerinden çeviriler yapmıştır. Yazdığı sarf ve nahiv kitapları uzun süre mekteplerde okutulmuştur.

Eserleri. Cezebât (İstanbul 1302, bütün manzumeleri bu kitapta bir araya getirilmiştir); Şöyle Böyle (İstanbul 1302, Muallim Nâci’nin Mes‘ûd-i Harâbâtî takma adıyla karşılıklı mektupları); Hikemât-ı İslâmiyye (İstanbul 1304, Sa‘dî-i Şîrâzî’den tercüme edilmiş manzum ve mensur hikâyeler); Reyâhîn (İstanbul 1305, Meŝnevî ile Bostân’dan tercüme edilmiş hikâyeler); Feyz-âbâd (İstanbul 1308, büyük İslâm ediplerinin hayat hikâyeleriyle bazı manzum eserlerinden tercümeler); Bârika (İstanbul 1308, Yavuz Sultan Selim’in Farsça şiirlerinin bir kısmının tercümesi); Münşeât-ı Şeyh Vasfî (İstanbul 1316); Muhâdarât (İstanbul 1318, Ahmed Midhat Efendi ve diğerleriyle yaptığı tartışmalara ait yazı dizisinin genişletilmiş şekli). Şeyh Vasfî’nin Neşâtî’nin Hilye-i Enbiyâ adlı eserinin ilk neşrine (İstanbul 1312) yazdığı bir önsöz bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli okullarda verdiği kitâbet, inşâ ve lisân-ı Osmânî dersleriyle ilgili notlarını Levâmi‘ (İstanbul 1307), Bedâyi‘ (İstanbul 1310), Sevâti‘ (İstanbul 1311), Metâli‘ (İstanbul 1314), Nahv-i Osmânî (İstanbul 1314; 4. bs. 1316) ve Küçük Sarf-ı Osmânî (İstanbul 1326) adlarıyla yayımlamıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

Osmanlı Müellifleri, II, 273-274; Ali Kemal, Ömrüm (haz. M. Kayahan Özgül), Ankara 2004, s. 30-33, 48, 100; İsmail Hikmet [Ertaylan], Türk Edebiyatı Tarihi, Bakü 1925, II, 587-591; İbrahim Alâeddin Gövsa, Meşhur Adamlar: Hayatları-Eserleri, İstanbul 1933-36, s. 1495; İbnülemin, Son Asır Türk Şairleri, s. 1906-1910; Kenan Akyüz, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, Ankara 1979, s. 84; Erdoğan Erbay, Eskiler ve Yeniler: Tanzimat ve Servet-i Fünun Neslinin Divan Edebiyatına Bakışı, Erzurum 1997, s. 60-82; Şerife Çağın, Bir Hiciv Ustası Şair Eşref, İstanbul 2007, s. 260; “Vasfî Ali Efendi”, TDEA, VIII, 513-514.

Mustafa Özsarı  


ŞEYH VEFÂ EFENDİ

(bk. MUSLİHUDDİN MUSTAFA).  


ŞEYH VEFÂ KÜLLİYESİ

İstanbul’da XV. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen külliye.

İstanbul’un bir semtine adını vermiş olan Şeyh Muslihuddin Mustafa İbnülvefâ’ya (ö. 896/1491) ait külliye cami/tevhidhâne, medrese, hankah, çifte hamam, imaret, tabhâne, kütüphane, çeşme ve türbeden meydana gelmiştir. Cami ve çifte hamam Fâtih Sultan Mehmed tarafından Muslihuddin Mustafa Efendi adına yaptırılmıştır. Fâtih vakfiyesinde ismi geçmeyen medresenin II. Bayezid zamanında inşa edildiği düşünülmektedir. Cami ve hamam tamamen yıkılmış olup cami betonarme olarak 1990’lı yıllarda yeniden inşa edilmiştir. Cami önündeki hücre, türbe ve medresenin bir kısım duvarları ile çeşme günümüze ulaşmıştır. Şeyh Vefâ Camii’nin Bizans dönemine ait bir kiliseden çevrilme olduğu yolunda asılsız iddialar bulunmakla birlikte ilk caminin Fâtih Sultan Mehmed tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Fâtih vakfiyesinde cami Vefâzâde Camii diye belirtilmiştir.

Külliyenin merkezindeki caminin yanına 1481-1490 yılları arasında medrese, mutfak ve kütüphane gibi bazı mekânlar eklenerek burası geniş bir külliye haline getirilmiştir. 1491’de Şeyh Vefâ’nın ölümü üzerine türbe yaptırılmış ve daha sonra etrafında bir hazîre oluşmuştur. Güneyde mihraba bitişik bir hücre, güneybatıda Şeyh Vefâ Türbesi, kuzeyde muhtemelen “U” şeklinde cami ile ortak avlulu medrese ve hankah yer almakta, müstakil bir kütüphane binasının bulunup bulunmadığı konusunda bir bilgiye ulaşılamamaktadır. Vakfiyelerde değişik bilim dallarıyla ilgili 381 kitabın kayıtlı olduğu, daha sonra yapılan bağışlarla zenginleşen bir kütüphaneden söz edilmektedir (bk. ŞEYH VEFÂ KÜTÜPHANESİ). Burada ayrıca bir şeyh konağının bulunması beklenir ki kaynaklarda böyle bir yapıya rastlanmamıştır. Külliyenin çifte hamamının caminin batısında yer aldığı bilinmektedir.

İlk yapılışına “Câmi-i Hâkāniyye” terkibinin tarih düşürüldüğü (881/1476) caminin 1171 (1757) yılında tamir gördüğü mevcut kitâbeden anlaşılmaktadır. Yapı 27 × 17 m. ölçülerinde enlemesine gelişen bir plana sahiptir. Girişte beş gözlü bir revak, kıble yönünde mihrap sofası ve buradan girilen bir hücre yer almaktadır. Bir sıra taş ve iki sıra tuğla ile almaşık olarak inşa edilen yapının üstü, sekizgen kasnak üzerine 11 m. çapında bir kubbe ve iki yanda yarım kubbelerle örtülüdür. Girişi harimden olan minare caminin kuzeybatı köşesinde bulunmaktadır. İçeride cümle kapısının önünde bir fevkanî mahfil vardır. Plan itibariyle eski Eyüp Sultan Camii’nden etkilendiği anlaşılan yapı, yıkılmaya yüz tuttuğu gerekçesiyle XX. yüzyılın başlarında yeniden inşa edilmek üzere yıktırılmış, I. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle de bu



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir