TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ŞER‘İYYE SİCİLLERİ ::.

cilt: 39; sayfa: 10
[ŞER‘İYYE SİCİLLERİ - Yunus Uğur]


Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi’nde (İstanbul) 10.369 adet İstanbul sicilinin ve 8693 adet Türkiye’de yer alan defterlerin mikrofilm kopyaları yer almaktadır. Aynı merkezde Türkiye dışında bulunan (Dupniçe-Radomir, Girit, Gastuni, Halep, Humus, Karaferye, Kırım, Köstendil, Livno, Maglay, Mostar, Manastır, Priyedor, Saraybosna, Şam, Tımışvar, Tırhala, Trablus ve Visoko’ya ait defterler) 1350 defterin kopyası mevcuttur. Ayrıca Türkiye’de pek çok yerel kütüphanede o şehre ait defterlerin kopyaları vardır.

Ortadoğu ve Balkan ülkelerinde varlığı bilinen 8000 civarındaki Osmanlı şer‘iyye siciliyle ilgili henüz toplu bir katalog bulunmamakla birlikte çeşitli ülkelerdeki defterler üzerine çalışmalar yapılmıştır. Makedonya’da Üsküp Devlet Arşiv Merkezi’nde 1607-1912 yıllarına ait 195 adet sicil defteri kayıtlıdır. Bunlardan 185’i Manastır kazasına, ikisi Debre, biri Ohri, biri Pirlepe, dördü Kalkandelen ve ikisi İştip kazasına aittir. Sofya’daki Millî Kütüphane katalogunda 170 sicil defteri yer almaktadır. Bunların en eskisi 1542-1550 yılları arasını kapsamakta olup Sofya’ya aittir. Sofya dışında (elli dokuz adet) Vidin (yetmiş bir adet), Rusçuk (kırk iki adet), Hacıoğlu (Dobric, dokuz adet), Silistre (beş adet) ve Eskicuma (Targovishte, bir adet) şehirlerine ait siciller vardır (Bulgaristan’daki Osmanlı Evrakı, s. 26; İvanova, s. 54). Macaristan’da XVII. yüzyıla ait tek defter görülmektedir. Bosna’da Saraybosna Şarkiyat Enstitüsü’nde altmış altı, Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’nde seksen altı ve Şehir Tarihi Arşivi’nde altı olmak üzere 158 adet defter, Vatikan’da Avlonya’ya ait 975 (1567-68) tarihli bir sicil bulunmaktadır. Arnavutluk’ta XVI. yüzyıl sonundan XX. yüzyıl başlarına kadar 129 Elbasan sicili ve XIX. yüzyıl Tiran’ına ait altmış üç sicil, Yunanistan’da Selânik Devlet Arşivi’nde 1694 tarihinden başlayan 337 defter mevcuttur. Karaferye’de en erken 1602 tarihli olmak üzere 130 defter, Girit’teki Iraklion Belediye Kütüphanesi’nde ilki 1660 tarihli 166 adet defter yer almaktadır. Romanya’da Bükreş Devlet Arşivi’nde Tulçı’ya ait elli beş, Rusçuk’a ait elli üç, Tuna’ya ait 154, Varna’ya ait beş defter olmak üzere toplam 267 sicil vardır. Kırım’la ilgili 1601-1810 yılları arasındaki kayıtları ihtiva eden 121 adet sicil Saint Petersburg Kütüphanesi’ndedir. Macaristan’da Macar Bilimler Akademisi’nde beş ayrı numarada kayıtlı birkaç sicil görülmektedir. Lefkoşa Evkaf Dairesi’nde bulunan ve 1580’lere kadar inen altmış beş defterden otuz birinin kopyaları Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndedir.

Suriye Millî Arşivi’nde mevcut mehâkim-i şer‘iyye defterlerinden 1601’i Şam’a (1583-1925), 664’ü Halep’e (1536-1935), altmış dördü Hama’ya (1535-1925), yirmi biri Humus’a (1884-1919) ve on sekizi Sayda’ya (XIX. yüzyıl) aittir. Lübnan’da 1666-1883 yılları arasında Trablus’a ait yetmiş defter bulunmaktadır. Kudüs’te hâlâ düzenli biçimde tutulan ve toplam sayısı 1624 olan sicillerin 730 kadarı Osmanlı dönemine aittir. 1530’dan başlayan ve 1574-1576 yılları dışında tam bir seri halinde devam eden Kudüs Mahkemesi’nin 626 sicilinin 416’sı, 1656’dan başlayan ve 1798 sonrasında tam bir seri halinde devam eden 226 Nablus sicilinin elli tanesi, 1799’dan başlayan 363 Yafa sicilinin 189’u, 1867’de başlayan yirmi sekiz el-Halîl sicilinin yirmi sekizi, 1883’ten başlayan 105 Cenin sicilinin yirmisi, 1869 yılından başlayan doksan iki Hayfa sicilinin on dokuzu Osmanlı devrine aittir. Aharon Layish’in kütüphanesinde (Kudüs) Hayfa ve Nâsıra’ya ait 160 kadar ve Akkâ Mahkemesi’nde yirmi dört kadar defter vardır ve çok azı Osmanlı dönemine aittir. Kahire’de ise 1530-1876 yılları arasında birçok mahkemeye ait 1851 adet sicil mevcuttur. Kısmet-i Askeriyye (418 cilt) ve Kısmet-i Arabiyye (157 cilt) olarak ikiye ayrılan tereke kayıtları 575 cilttir. Medine’de 1560-1883 yılları arasında 117 sicil bulunmaktadır. Avusturya, Irak, Yemen, Cezayir, Tunus ve Libya’daki sicillerin durumuyla ilgili henüz yeterli çalışma yapılmamıştır.

Şer‘iyye sicillerinin Osmanlı toplum, iktisat ve hukuk tarihi araştırmalarında kaynak olarak kullanımı XIX. yüzyılın sonlarına kadar uzanmaktadır. Rusya’da Kırım sicilleri üzerine 1890’larda, Balkanlar’da Macaristan, Bulgaristan ve Bosna sicillerine dair 1900 başlarında çalışmalar yapılmıştır. Türkiye’de siciller hakkında ilk çalışmalar 1930’larda başlamıştır. 1935’te İ. Hakkı Uzunçarşılı’nın ve 1938’de T. Mümtaz Yaman’ın Ankara Halkevi dergisi Ülkü’de “Şer‘î Mahkeme Sicilleri” adıyla yayımlanan yazıları bu alanda yapılmış ilk çalışmalardandır. Sicillerin önemine dikkat çeken bu makalelerden sonra sicil çalışmalarında sayıca bir artış meydana gelmiş, Bursa Halkevi’ne ait Uludağ dergisi başta olmak üzere bazı dergilerde o bölgeye ait sicillerden kayıtlar neşredilmiştir.

İlk neşir faaliyetleri, kurguya dayalı birer tarih çalışmasından ziyade sicil örneklerini ortaya çıkararak önemlerini gündeme getirmeyi amaçlamıştır. Tarih disiplini içerisinde sicillerin sosyal ve ekonomik tarih alanında bir kaynak olarak kullanılmasının erken örneklerini Halil İnalcık vermiştir. İnalcık’ın 1960’ta yayımladığı “Bursa I: XV. Asır Sanayi ve Ticaret Tarihine Dair Vesikalar” adlı makale iktisat tarihi kurgusunda sicillerin ve devlet arşivlerinin birlikte kullanımına iyi bir örnektir. Fakat burada sicillerin iktisat tarihi yazılabilecek bir kaynak olarak değil, pratik hayatı yansıtması açısından merkez arşivlerinden ve diğer kaynaklardan ortaya çıkan bilgileri test edici bir unsur şeklinde kullanıldığını ifade etmek gerekir. Ayrıca Mustafa Akdağ da çok eleştirilen Türkiye’nin İktisadî ve İçtimaî Tarihi (I-II, İstanbul 1961, 1974) adlı çalışmasında sicil kayıtlarını kaynak olarak kullanmıştır. Sicillerden yerel tarih çalışmalarında ilk faydalananlar ise Mustafa Çağatay Uluçay ve İbrahim Gökçen’dir. Uluçay, özellikle devlet arşivlerinin boş bıraktığı alanları dolduran bir unsur olarak sicillerin kullanılmasının önemini vurgulamakta, sicillerin bürokratlar ve ulemâ dışında halkın günlük



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir