TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - ŞAMANİZM ::.

cilt: 38; sayfa: 328
[ŞAMANİZM - Harun Güngör]


Özbek ve Tacikler’in şamanları ise davul ve def kullanır. Özbek davulunun üzerine kurban kanı ile şekiller çizilir. Deri üzerine çizilen ağaç dalları dünya ağacını sembolize eder. Türkmenler dütar üzerine bez bağlar. Beyaz bez erkek, kırmızı bez dişi ruhlar içindir.

Altaylılar’da şaman (kam) sadece Ülgen’e kurban sunmak için göğe çıkar. Bu yolculuk üç gün sürer. Şaman göğe çıkmadan önce hazırlıklar yapar, bu hazırlığa akşam başlanır. Tören alanı ıssız bir ormanda kurulan çadırdır. Şaman önce sürüden kurbanlık bir at seçer, seçilen atı Ülgen’in onayına sunar, kurban beğenilirse hemen o akşam kesilir. Ertesi gün âyine devam edilir. Şaman def içine topladığı ruhlarla yolculuğa çıkar. Kurban göğün en üst katında bulunan Ülgen’e sunulur. Bu olayın ardından şaman bayılarak yere yığılır. Törenin üçüncü gününde saçı yapılır, eğlence düzenlenir. Şaman bu seyahatte karşılaştığı ilginç olayları çadırda bulunan kişilere anlatır. Şamanın seyahati göğe doğru olduğu gibi yer altına doğru da olabilir. Kötü ruhlar yakaladıkları ruhları yer altına götürdükleri için şaman bu ruhları kurtarmak amacıyla yer altı dünyasının hâkimi Erlik’le de muhatap olmak zorundadır. Şaman için bu karşılaşma anı oldukça güçtür. Bu sırada şaman büyük bir cezbe halinde kendini kaybeder. Yeryüzüne dönerken Erlik tarafından hapsedilen ruhu yeryüzüne çıkarır. Bu âyinden sonra ayılan şaman orada bulunanları selâmlar (ayrıca bk. ÂYİN).

Kazak, Kırgız, Türkmen ve Karakalpaklar’ın baksıları (şamanları) çoğunlukla erkeklerden oluşur. Bunlar âyinlerine kopuz, dombra, dütar, gıcak çalarak başlar. İslâmî etkiyle ruhların yerini alan cinlere sunulan kurbanın eti âyinde hazır bulunanlara dağıtılır ve kokusu cinlere gider. Baksı yardımcı ruhları gelince âyine başlar. Tacik ve Özbek baksılarının çoğunluğunu ise kadınlar oluşturur. Bu kadınlar genellikle koruyucu ruhları izin vermediği için evlenemez. Âyinlerini gündüz yaparlar. Besmele ve evliyalara dualarla tambur ve def eşliğinde başlanan âyinler sırasında ayna ve içinde pamuk parçacıkları bulunan su kâsesi kullanılır. Ruhlara un ve undan yapılmış yiyeceklerle boynuzlu küçükbaş hayvan veya piliç kurban edilir. Âyin sırasında baksı hastanın kafasını veya vücudunun büyük bir bölümünü beyaz bir bezle örter ve hastanın üzerine kurban kanı ile karıştırılmış bir yağ serper. Ardından kötü ruhların kötülük yapma yeteneklerine göre onların zararlarını önlemek amacıyla ip üzerine düğümler atıp cinleri etkisiz duruma getirir.

Yeni Şamanizm (Neochamanisme). Günümüzde Avrupa ve Amerika’da ortaya çıkan bu hareketin temelini Avrasya Şamanizmi oluşturur. Hamayon, üç asır önce Avrasya’ya gelen hıristiyan misyonerler tarafından tüccar ve seyyahlar yoluyla Kuzey Asya steplerinden Batı’ya aktarılan Şamanlığın önceleri şeytanla özdeşleştirildiğine, ardından hekimlikle ilişkilendirildiğine ve son gelinen noktada ise idealleştirildiğine dikkat çekmektedir. Bilhassa Aydınlanma dönemi bilginlerinin çoğuna göre şamanlar yok edilmesi gereken şarlatanlar, Şamanlık da akıl dışı davranışın bir modelidir. Buna karşı J. Herder, W. von Goethe ve V. Hugo gibi bazı yazarlar şamanı “dinî duyguları terennüm eden bir virtüoz” diye tanımlamıştır. Eliade’ın Le chamanisme et les techniques archaïques de l’extase adlı eserinin yayımlanmasının ardından (Paris 1951) Şamanizm Batı’da yeniden değerlendirilmiş, 1960’tan sonra özellikle Kuzey Amerika’da Şamanizm’le ilgili yeni bir dönem başlamıştır. Buna paralel olarak Yeni Şamanizm ya da Şehir Şamanizmi (chamanisme urbain) diye adlandırılan yeni bir anlayış ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda Carlos Castaneda’nın çalışmaları önemlidir. Castaneda, Şamanizm’e Eliade’in akademik bakış açısından farklı bir anlayış getirmiştir. Buna göre Şamanizm, taraftarlarına özgürlük kazandırma, kötü ruhların yokluğunu kabul etme gibi esaslara dayanmaktadır. Herkes kendinin şamanı olmalıdır düşüncesi üzerine kurulan Yeni Şamanizm, tutarlı bir hareket olmayıp farklı semantiği ve sayısız fraksiyonları ile karmaşık bir fenomendir. Yeni Şamanizm hareketinde Eliade ile Castaneda’nın fikirlerinin bir sentezini yapmaya çalışan, Foundation for the Shamanic Studies’in (FSS) kurucusu olan ve Michel J. Harner ile Dream Change Coalition (DCC) organizasyonunu oluşturan John Perkins ve Bernardo Peixoto’yu da zikretmek gerekir. Yeni şamanistler arasında ayrıca Yeniçağ (New Age) akımına bağlı gruplar, çevreciler, feministler ve yeniden tabiata dönmeyi hedefleyen gruplar yer alır. Bu anlamda Yeni Şamanizm, postmodern felsefe doğrultusunda içinden çıktığı gelişmiş endüstri toplumlarına dogmaları, kurumları, ibadetleri olmayan, herkesin kendi mitini yaratabileceği bir din sunmayı amaçlamaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Radloff, Versuch, II, 476-477; M. Eliade, Le chamanisme et les techniques archaïques de l’extase, Paris 1951; a.mlf., Traité d’histoire des religions, Paris 1974, s. 62-66; Ziya Gökalp, Türk Medeniyeti Tarihi (haz. İsmail Aka - Kâzım Yaşar Kopraman), İstanbul 1976, s. 116-124; A. Molnar, “Qam, Yatcı and Bügü: Notes on Old Turkic Shamanism”, V. Milletlerarası Türkoloji Kongresi, Tebliğler: I. Türk Dili, İstanbul 1985, I, 197-204; Hikmet Tanyu, İslâmlıktan Önce Türklerde Tek Tanrı İnancı, İstanbul 1986, s. 45, 177; Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm: Materyaller ve Araştırmalar, Ankara 1986; S. A. Tokarev, Religiya v istorii narodov mira, Moskva 1986, s. 195-202; N. Drury, Şamanizm (trc. Erkan Şimşek), İstanbul 1989; R. N. Hamayon, La chasse à l’âme: Esquisse d’une théorie du chamanisme sibérien, Nanterre 1990; L. P. Potapov, Altaiskii Şamanizm, Leningrad 1991; A. M. Sagalaev, Uralo-Altaiskaya Mifologiya, Novosibirsk 1991, s. 90-97; E. Tryjarski, Zwyczaje pogrzebowe ludów tureckich na tle wierzen, Warszawa 1991, s. 223-227; Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, Ankara 1991, VIII, 107-117, 204-208; G. V. Ksenofontov, Şamanizm ızbrannie Trudı, Yakutsk 1992; a.mlf., Les chamanes de Sibérie et leur tradition orale suivie de chamanisme et christianisme (trc. A. Michel), Paris 1998; M. Hoppal, Schamanen und Schamanismus, Augsburg 1994; Jean-Paul Roux, Türklerin ve Moğolların Eski Dini (trc. Aykut Kazancıgil), İstanbul 1994,s. 49-65; Şükrü Uslu, Dini Pratikler Açısından Kam ve Kamlık (doktora tezi, 1997), İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü; P. Garrone, Chamanisme et Islam en Asie centrale: La baksylyk hier et aujourd’hui, Paris 2000; M. Perrin, Şamanizm (trc. Bülent Arıbaş), İstanbul 2001; Ünver Günay - Harun Güngör, Başlangıçtan Günümüze Türklerin Dinî Tarihi, İstanbul 2003, s. 137-143; Esat Korkmaz, Ansiklopedik Eski Türk İnançları ve Şamanizm Terimleri Sözlüğü, İstanbul 2003; Yusuf Ziya Yörükân, Müslümanlıktan Evvel Türk Dinleri: Şamanizm (haz. Turhan Yörükân), Ankara 2005; Harun Güngör, Türk Bodun Bilimi Araştırmaları, İstanbul 2006; V. N. Basilov, “Le chamanisme islamisé des peuples d’Asie centrale”, Diogène, sy. 158, Paris 1992, s. 7-19; M. Fuad Köprülü, “Türk-Moğol Şamanizminin Tasavvufî İslâm Tarikatları Üzerindeki Etkisi” (trc. Ferhat Tamir), Bilig: Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, sy. 1, Ankara 1996, s. 1-8; C. Laflamme, “Les stratégies sociales des groupes néo-chamanistes occidentaux”, Religiologiques, sy. 22, Montréal 2000, s. 73-83; Sâdettin Buluç, “Şaman”, İA, XI, 310-335; J. Lambert, “Le chamanisme sibérien”, Encyclopedie des religions, Paris 2000, s. 1226-1231.

Harun Güngör  


ŞAMDAN

Arapça şem‘ (mum) kelimesinden Farsça -dân ekiyle yapılan şem‘dân > şamdan “mum taşıyıcı aydınlatma aracı” demektir. Kollarının ucundaki tablalara lamba veya kandil konulan birkaç kollu seyyar lambalıklar da halk arasında şamdan yahut çırakma / çırakman (Far. çerağ- pâ “ışık ayağı”) diye anılır. Çeşitli boyda ve biçimlerde bakır, bronz, pirinç, gümüş ve altın gibi malzemelerden yapılan şamdan



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir