TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - SOKULLU MEHMED PAŞA ::.

cilt: 37; sayfa: 357
[SOKULLU MEHMED PAŞA - Erhan Afyoncu]


Devlet idaresinde sıkıntılar içerisinde iken bir gün konağında ikindi divanına gelen bir derviş Sokullu Mehmed Paşa’ya arzuhal verecekmiş gibi yapıp koynundan bir hançer çıkararak kalbine sapladı. Ağır yaralanan yaşlı sadrazam kısa bir süre sonra öldü (20 Şâban 987 / 12 Ekim 1579). Sokullu’yu öldüren kişi görünüşte timarının azaltılmasından şikâyetçi olan bir Boşnak’tı. Ancak bazı araştırmacılar suikastta Hamzavîler’in rolü olduğu üzerinde dururlar. Tarikatın şeyhi Hamza Bâlî suikasttan yıllar önce İstanbul’da idam edilmişti. Dervişin şeyhin intikamını almak için Sokullu’yu öldürdüğü söylenir. Ayrıca çok kuvvetli olmasa da sadrazamdan kurtulmak isteyen III. Murad’ın da suikastın arkasında olduğu iddiaları vardır (Schweigger, s. 99-100). Türbesi Eyüp’tedir. Venedik’teki Fransız elçisi Ferrier’in III. Henri’ye 28 Kasım 1579 tarihinde gönderdiği bir raporda bu cinayetin asıl sebebinin cinayet öncesi onun sergilediği dinî patavatsızlık olduğu, adı geçen katil ve diğer birçok suç ortaklarının onu Hıristiyanlık’la itham ettikleri bilgisi bulunur. Ayrıca hıristiyan din adamı olan ve ondan birçok hediye alan bir kardeşi (yeğeni) olduğuna, hıristiyanları genelde çok koruduğuna ve hıristiyan devletlere karşı savaşı her hâlükârda engellediğine de dikkat çekilir.

Sokullu Mehmed Paşa kaynaklara göre büyük bir zekâ ve maharete, olağan üstü bir hâfızaya, dur durak bilmeyen bir hareketliliğe sahip, ölçülü ve düzenli bir hayat tarzı süren, en zorlu işlerin bile kolayca üstesinden gelen bir devlet adamıydı. Zekâsı ve devlet işlerinde uzun yılların tecrübesiyle hızlı ve kesin kararlar alabilmişti. Yabancı elçilerle konuşmalarında onları sükûnetle dinleyip taleplerine kulak verir, aceleci veya hakarete varan ifadeler kullanmaktan kaçınır, gerektiğinde bu tür sözleri yumuşak bir üslûpla söylerdi. Venedik elçisi Tiepolo sadrazamla konuşurken insanın bir Türk’ten ziyade bir hıristiyan hükümdarla konuşuyormuş hissine kapıldığını söyler. İlim sahiplerini kollayan Sokullu’ya birçok kitap ithaf edilmiştir. Oğulları Kurd Bey, Hasan Paşa ve İbrâhim Han’dır. Bunlardan ilki kendisinden önce vefat etmiştir. Sokullu’nun soyu iki koldan devam eder. Biri ilk eşinden olan Hasan Paşa’dan, diğeri II. Selim’in kızı İsmihan Sultan’dan olan oğlu İbrâhim Han’dan gelir. Bu ikinci kol İbrâhim Hanzâdeler olarak anılmış ve Osmanlı hânedanına alternatif arandığı zamanlarda sık sık gündeme gelmiştir.

Sokullu Mehmed Paşa’nın üç padişaha vezîriâzamlık yapması ve yaygın şöhreti, hakkında birçok menâkıbın ortaya çıkmasına yol açmıştır. Osmanlı kaynaklarının bazılarında onun tarihe meraklı olduğu ve tıpkı Murad Hudâvendigâr gibi şehid olmayı arzuladığı ifade edilir. Sırp ve Boşnak kaynaklarında kendisi hakkında halk söylence ve türkülerine kadar yansıyan hikâyelere yer verilir (Zirojevic, sy. 4 [1984], s. 56-67). Alman kaynaklarında ise onun büyük gücü, sonsuz serveti, birçok hayratı söz konusu edilir.

Uzun süren sadrazamlığında büyük bir servet sahibi olan Sokullu Mehmed Paşa birçok hayır eseri inşa ettirmiştir. Azapkapı’da yaptırdığı ve Azapkapı Camii diye de anılan cami, Kadırga’da inşa ettirdiği cami; medrese, çeşme ve zâviyeden oluşan külliye; Eyüp’te medrese, dârülkurrâ, çeşme ve türbeden meydana gelen külliye; Büyükçekmece’de yaptırdığı ve Köprübaşı Camii diye de bilinen mescid; Lüleburgaz’da inşa ettirdiği cami, medrese, sıbyan mektebi, arasta, kervansaray, çifte hamam, imaret ve köprüden oluşan külliye; Hatay iline bağlı Dörtyol Payas’ta inşa ettirdiği cami, hamam, medrese, kervansaray ve arastadan oluşan külliye; Edirne yolu üzerinde Havsa’da yaptırdığı cami, medrese, tekke, imaret, çifte hamam, arasta, çeşme, sıbyan mektebi ve köprüden oluşan külliye; Antakya’da bir han ve Erdel Beçkerek’te imaret, cami, han, çeşme, köprü ve dârülkurrâdan oluşan külliye zikredilebilir. Sokullu ayrıca Edirne, Mekke ve Medine’de bir kısmı günümüze ulaşmayan birer hamam, Saraybosna’da imaret, saray ve kervansaray, Kırklareli, Trebinye (Arslanağa), Vişegrad ve Tekirdağ’da köprü inşa ettirmiştir. Ayasofya yakınlarındaki sarayı ile Kadırga, Halkalı ve İstanbul dışındaki sarayları da bugüne kadar gelmemiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Şefik Efendi, Cevâhirü’l-menâkıb, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 2583, tür.yer.; Feridun Ahmed Bey, Nüzhetü’l-esrâri’l-ahbâr der Sefer-i Sigetvar, TSMK, Hazine, nr. 1339, tür.yer.; Bostan Çelebi, Süleymannâme, Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3317, vr. 69b-73a; Âlî Mustafa Efendi, Künhü’l-ahbâr, İÜ Ktp., TY, nr. 5959, tür.yer.; Selânikî, Târih (İpşirli), I, 91-94; Lokmân b. Hüseyin, Zübdetü’t-tevârîh, TİEM Ktp., nr. 1973, vr. 71b-95a; Peçuylu İbrâhim, Târih, I, tür.yer.; Târîh-i Âl-i Osmân (haz. Mustafa Karazeybek, yüksek lisans tezi, 1994), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 445-446, 458; Hocazade Mehmed Efendi’nin İbtihâcü’t-tevârîh’i (haz. Ahmet Akgün, doktora tezi, 1995), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 225-275; Hadîkatü’l-vüzerâ, s. 32-34; S. Schweigger, Sultanlar Kentine Yolculuk: 1578-1581 (nşr. H. Stein, trc. S. Türkis Noyan), İstanbul 2004, tür.yer.; O. G. de Busbecg, Türkiye’yi Böyle Gördüm (trc. Aysel Kurutluoğlu), İstanbul, ts. (Tercüman 1001 Temel Eser), s. 80-86; S. Gerlach, Türkiye Günlüğü 1573-1576, 1577-1578 (ed. Kemal Beydilli, trc. T. Noyan), İstanbul 2007, I-II, bk. İndeks; Zinkeisen, Geschichte, II, 914-936; III, 92-570; N. Jorga, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (trc. Nilüfer Epçeli), İstanbul 2005, II, 39-50, 60-64, 219-223; Ahmet Refik Altınay, Sokollu (haz. İbrahim Delioğlu), İstanbul 2001; Danişmend, Kronoloji, II, 202-203, 206-209, 217-218, 263-264, 267-277; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, II, 393-397, 409-420, 549; III/1, s. 42-44, 51-52; A. Nimet Kurat, Türkiye ve İdil Boyu, Ankara 1966, tür.yer.; Kemal Beydilli, Die Polnischen Königswahlen und Interregnen von 1572 und 1576 im lichte Osmanischer Archivalien, München 1976, tür.yer.; Radovan Samarćić, Dünyayı Avuçlarında Tutan Adam: Sokollu Mehmed Paşa (trc. Meral Gaspıralı), İstanbul 1995; Yavuz Çelenk, Antakya Sokullu Mehmed Paşa Hanı Restorasyonu, İstanbul 1996; Şerafettin Turan, Kanuni Süleyman Dönemi Taht Kavgaları, İstanbul 1998, tür.yer.; Halil İnalcık, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi: 1300-1600 (trc. Halil Berktay), İstanbul 2000, I, 388-391; a.mlf., “Osmanlı-Rus Rekabetinin Menşei ve Don-Volga Kanalı Teşebbüsü”, TTK Belleten, XII/46 (1948), s. 349-402; İsmail Hakkı Göksoy, “Güneydoğu Asya İslâm Ülkelerinde Türk İzleri”, Türkler (nşr. Hasan Celal Güzel v.dğr.), Ankara 2002, IX, 619-632; Abdurrahman Şeref, “Sokollu Mehmed Paşanın Evâil-i Ahvâli ve Ailesi Hakkında Bazı Mâlûmat-Cevâhirü’l-menâkıb”, TOEM, V/29 (1330), s. 257-265; M. Tayyib Gökbilgin, “Kanuni Sultan Süleyman’ın 1566 Szigetvar Seferi Sebepleri ve Hazırlıkları”, TD, sy. 21 (1966), s. 1-14; a.mlf., “Mehmed Paşa”, İA, VII, 595-605; Razaulhak Şah, “Açi Padişahı Sultan Alâeddin’in Kanunî Sultan Süleyman’a Mektubu”, TAD, V/8-9 (1967), s. 373-409; O. Ziroyevic, “Mehmed Pascha Sokolli im Lichte Jugoslawvischer Quellen und Überlieferungen”, Osm.Ar., sy. 4 (1984), s. 56-67; Tülay Artan, “The Kadirga Palace Shrouded by the Mists of Time”, Turcica, XXVI, Paris 1994, s. 124; Feridun Emecen - İlhan Şahin, “Osmanlı Taşra Teşkilâtının Kaynaklarından 957-958 (1550-1551) Tarihli Sancak Tevcîh Defteri”, TTK Belgeler, sy. 23 (1998), s. 96; G. Veinstein, “Soķollu Meĥmed Paѕћa”, EI² (İng.), IX, 706-711.

Erhan Afyoncu  


SOKULLU MEHMED PAŞA CAMİİ

(bk. AZAPKAPI CAMİİ).



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir