TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - SİLİFKE ::.

cilt: 37; sayfa: 202
[SİLİFKE - Şenol Çelik]


başlarında nüfusu kaza merkezi ve seksen dört köyle birlikte 28.183’tü.

Tarihî eserler yönünden zengin olan Silifke’nin önemli bir yeri Silifke Kalesi olup ilçe merkezinde şehre hâkim bir tepede kaya üzerine inşa edilmiştir. Kalenin kuruluşu İlkçağ’lara kadar uzanır. Yirmi üç kule ve burcu bulunan kalenin çevresi 4827 m. olup savunma hendeği yoktur. Silifke Kalesi dışında şehre yakın Taşucu körfezinde Akçakale ile (Akliman, Akkale, Yenicekale) Mara (Eskihisar) önemli iki kaleydi. XVI. yüzyılda Silifke şehrinde kale içinde ve dışında birer cami bulunmakta olup bunlar günümüze kadar gelmiştir. Camilerin kuruluşu hakkında bilgi yoktur. Sadece 924 (1518) tarihli Evkaf Defteri’nde kaledeki caminin Dizdar Ali binası olduğu kayıtlıdır. Evliya Çelebi, kaledeki caminin Sultan Bayezid tarafından yaptırıldığını belirtirken kale varoşundaki cami için, “Çarşı içinde kâr-ı kadîm Sultan Alâeddin Camii tarzı kadîm bir alçak minareli camidir” diye tarif ederek Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad dönemi eseri olduğuna işaret etmektedir. Birçok onarım gören ve yöre halkınca Çarşı Camii diye anılan cami bugün çarşı içinde ve dükkânlarla sarılmış durumdadır. Vakıfları arasında şehir hamamı, Arnavut Hamza Hanı kira geliri de vardır. Diğer bir camisi Göksu nehrinin güney yakasında bulunan Reşâdiye Camii’dir. Sultan Mehmed Reşad zamanında Nüzhet Paşa tarafından 1912 yılında yaptırılmıştır. Tarihî camilerin yanında Silifke’de ayrıca Tevekküllü Zâviyesi bulunmaktadır. Kıbrıs adasının fethinden (1571) altmış yıl önceye kadar Silifke’ye gelip giden olmadığından Tevekküllü Zâviyesi fonksiyonunu kaybedip medrese olarak kullanılırken Kıbrıs fethini müteakip şehirden gelip geçenlerin çoğalması üzerine tekrar zâviye şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. Bugün zâviye bulunmayıp aynı adı taşıyan türbe Saray mahallesi sınırları içinde Göksu nehri kenarında ve köprü başındadır. Silifke’deki antik dönem eserleri arasında şehir ortasından geçen Göksu nehrinin üzerindeki taşköprü, şehrin doğusunda ve bugün sadece temel duvarları görülebilen “Stadium”, şehir merkezinde bulunan Jupiter Tapınağı, Meryemlik adı verilen yerdeki Aya Thekla Bazilikası, 14,40 m. uzunluğunda ve 11,40 m. genişliğindeki Tekir Ambarı Sarnıcı, Say mahallesinde bulunan nekropol, Silifke Kalesi’nin doğusundaki tiyatro ve Câmi-i Kebîr mahallesindeki mozaikler önemli bir yere sahiptir.

Silifke, Cumhuriyet’in başlarında İçel ilinin merkeziydi (1927’de 4081 nüfus). 20 Mayıs 1933 tarihinde çıkan 2197 sayılı kanunla İçel iliyle komşusu Mersin ili birleştirilip merkezi Mersin olan yeni İçel ili kurulunca Silifke bu yeni ile ilçe merkezi şeklinde bağlandı (1933’te kurulan yeni İçel ilinin adı 20 Haziran 2002 tarihinde Mersin olarak değiştirildi). Silifke’nin nüfusu ilk defa 1965’te 10.000’i aştı (11.684 nüfus), 2007 sayımında 52.961’e ulaştı.

BİBLİYOGRAFYA:

BA, TD, nr. 1, s. 14, 64-65; nr. 83, s. 179; nr. 272, s. 238, 288-289, 320; nr. 387, s. 287-288; TK, TD, nr. 128, s. 492; nr. 265, vr. 226a-b; Adana Vilâyeti Salnâmesi (1305), s. 182; a.e. (1318), s. 197-201; Strabon, Coğrafya, Kitap XII (trc. Adnan Pekman), İstanbul 1969, s. 2, 25, 26; İbn Bîbî, Anadolu Selçukî Devleti Tarihi (trc. M. N. Gencosman), Ankara 1941, s. 94-98, 131; Şikârî, Karamanoğulları Tarihi, s. 10-11, 19, 21, 44-45; İbn Kemal, Tevârîh-i Âl-i Osman, VII. Defter (nşr. Şerafettin Turan), Ankara 1991, s. 237-242, 272-277, 281, 312-314, 328-329, 383, 520, 526; Kâtib Çelebi, Cihânnümâ, Wien Nationalbibliothek, Mxt. 389, vr. 131a; Evliya Çelebi, Seyahatnâme (Dağlı), IX, 161-163; Fr. Beaufort, Karamania, London 1818, s. 222, 226; Ch. Texier, Küçük Asya (trc. Ali Suad), İstanbul 1340, III, 274; Arif Müfid Mansel, Silifke Kılavuzu, İstanbul 1943, s. 4-6; Nazmi Sevgen, Anadolu Kaleleri, Ankara 1959, I, 292-293; W. M. Ramsay, Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası (trc. Mihri Pektaş), İstanbul 1960, s. 387-388, 400-426; Mustafa Necati Çıplak, İçel Tarihi, Ankara 1968, s. 245; E. Honigmann, Bizans Devletinin Doğu Sınırı (trc. Fikret Işıltan), İstanbul 1970, s. 40-41, 79; Runciman, Haçlı Seferleri Tarihi, II, 38; Bilge Umar, Türkiye’deki Tarihsel Adlar, İstanbul 1993, s. 719; Şenol Çelik, Osmanlı Taşra Teşkilatında İçel Sancağı: 1500-1584 (doktora tezi, 1994), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 15-41, 91-94, 152-191, 197-249; Ayhan Yalçın, Temettuat Defterlerine Göre Silifke (yüksek lisans tezi, 2001), Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 5-65; Hatice Demirkaya, Silifke Temettuat Defteri Tahlili ve Değerlendirmesi (yüksek lisans tezi, 2002), Niğde Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 8-21; Sümer Atasoy, “Silifke”, TTOK Belleteni, sy. 21 (1969), s. 3; Şehabeddin Tekindağ, “Silifke”, TED, sy. 2 (1971), s. 141-152; a.mlf., “Silifke”, İA, X, 643-648; Muzaffer Bener, “Göksu Deltası”, İÜ Coğrafya Enstitüsü Dergisi, VIII/16, İstanbul 1967, s. 3; Semavi Eyice, “Silifke Çevresinde İncelemeler”, Anadolu Araştırmaları, IV-V, İstanbul 1977, s. 417-441; a.mlf., “Silifke ve Dolaylarında Yapılan Topraküstü Arkeolojik Araştırmalar Raporu (1978)”, TTK Belleten, XLIV/173 (1980), s. 111-124.

Şenol Çelik  


SİLİSTRE

Bulgaristan’da tarihî bir şehir.

Günümüzde Silistra şeklinde anılmakta olup Bulgaristan-Romanya sınırında Tuna’nın Bulgaristan’ı terkettiği mevkide adı geçen nehrin sağ kıyısı üzerinde yer alır. Şehrin Türkçe’deki ismi olan Silistre eski Bulgarca Drastar kelimesinden türemiştir. Bu kelime de Latince Durostorum sözcüğünün değişmiş halidir. Durostorum muhtemelen eski Dak-Trak dilinde “muhkem yer” anlamına gelen bir isme dayanır. Tarih boyunca kuzeyden gelen kavimlere karşı önemli bir koruma hattı oluşturan ve pek



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir