TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - SEMENDİRE ::.

cilt: 36; sayfa: 468
[SEMENDİRE - Aleksandar Fotı@ - Machiel Kiel]


Sırplar’ın Sofya’ya Fâtih Sultan Mehmed’e bir heyet göndererek Semendire’nin anahtarlarını verdiklerinden bahseder. Eski bir Osmanlı yeniçerisi olan Konstantin Mihajlović de eserinde aynı bilgiyi aktarır. 20 Haziran 1459’da Lazar Brankoviç’in dul eşi Helena kaleyi Osmanlılar’a teslim etti. Semendire’nin fethinden sonra Osmanlılar kaleye büyük bir birlik yerleştirdi ve en büyük kiliselerden birini camiye dönüştürdü. İlk sancak beyi Minnetoğlu Mehmed Bey (1459-1463) bir mescid, Sırbistan seferlerine katılmış olan Fîruz Bey ise bir hamam yaptırdı. Diğer rütbeli askerler de mescid ve çok sayıda zâviye inşa ettirdi. 871’de (1467) Braniçeva vilâyeti büyük ölçüde genişletilip adı Semendire sancağı olarak değiştirildi. Bu arada şehirde aynı adla bir kadılık makamı ihdas edildi. Osmanlılar Semendire’yi “Dârü’l-guzât ve’l-mücâhidîn” unvanıyla andılar.

881 (1476) ilkbaharında Semendire sancak beyi Mihaloğlu Ali Bey, Macaristan’ın güneyine büyük bir saldırı düzenledi, fakat kuvvetleri Vuk Grgurević (Ejder gözlü Vuk), Dimiter Jakšić ve Peter Dojčin tarafından bozguna uğratıldı. Vuk’un kuvvetleri Semendire Kalesi’ni kuşatıp varoşunu ateşe verdiyse de güçlü bir Türk ordusunun yaklaşması üzerine 1476 Aralık ayında Tuna’nın sol tarafından geri çekildi. Sonraki yıllarda Osmanlılar kaleyi çift sur ve iki nehirden getirilen su ile doldurulan bir hendekle çevirdi. Üçgenin köşelerine üç top burcu inşa edildi. 884 (1479) yılından kalan bir kitâbede bu inşaatlarla ilgili bilgiler kaydedilmiştir. II. Bayezid’in ilk yıllarında Semendire yakınlarında Tuna nehri boyundaki Kuliç, Haram (Ram) ve Golubac kaleleri burçlarla tahkim edildi veya yeniden yaptırılarak güçlendirildi.

898 Zilhiccesinde (Eylül 1493) Hadım Yâkub Paşa’nın Macar kumandanı Derencseny’yi yenilgiye uğratması, Steiermark’ı (Styria, Güney Avusturya) yağmalaması ve 7000 kişiyi esir alması, aynı anda Tımışvar’a karşı bir saldırı başlatılması üzerine İmparator Maximilian, Paul Kiniszi’ya intikam almak için Osmanlı topraklarına saldırma emri verince Kiniszi ilk olarak Semendire’yi hedef aldı, kenar mahalleleri ateşe verdi, halkın parasına, hayvan ve tahıllarına el koydu, esirler aldı ve kasım ayı başında Belgrad’a döndü. 1501’de Despot Jovan idaresindeki bir Macar-Sırp ordusu Semendire’yi tekrar kuşattıysa da başarı kazanamadı.

Semendire’nin Ortaçağ’daki nüfusunun ne kadar olduğu kesin biçimde bilinmemekle birlikte kalenin iç kısmında 1600-1800 kişi veya 340-360 hâne bulunduğu tahmin edilmektedir. Bir o kadar ev de kale duvarları dışındaki kenar mahallelerde inşa edilmişti. Böylece toplam nüfus 3000’e ulaşıyordu ki bu o zamana ve yere göre büyük bir rakamdı. Şehrin nüfusuyla ilgili bilgiler içeren ilk Osmanlı tahrir defteri 922 (1516) tarihlidir (BA, TD, nr. 1007). Buna göre şehirde 255 hânelik sivil bir müslüman toplumu bulunuyordu. Müstahfızlardan ise bahsedilmemektedir. Bunların yanında varoşta yaşayan, aralarında sekiz papazın da yer aldığı yetmiş dokuz sivil hıristiyan hânesı vardı. Ayrıca Dubrovnik’ten gelen yirmi üç tüccardan oluşan bir koloni mevcuttu. Hıristiyan nüfusu cizye veya ispence ödememekteydi. Sivillerin yanı sıra hıristiyanlardan oluşan ve kalede görev yapan büyük bir askerî kuvvetin var olduğu dikkati çeker. Bunlar 144 topçu, altmış iki zemberekçi, 433 martoloz, topçu ve zemberekçilerin 114 kişiden oluşan oğulları, erkek kardeşleri ve diğer bazı küçük gruplarla birlikte toplam 844 kişiden müteşekkildi. Defterde bahsedilmemesine rağmen 200 kadar da müslüman muhafızın olduğu kabul edilirse şehrin toplam nüfusunun 4500-5500’e ulaştığı tahmin edilebilir. Bu rakam Semendire’nin nüfusunun ulaştığı en üst noktadır. Topçuların çoğu, martolozların ise hiçbiri vergi ödemiyor ve iyi bir ücret (ulûfe) alıyordu. Hıristiyanlardan müteşekkil, Osmanlılar’ın hizmetindeki bu askerî gücün Geç Ortaçağ’da Sırbistan’da yaşamış olan Türk yanlısı bir grubun ahfadı olduğu sanılmaktadır. 872 (1467-68) yılına ait bir tahrirde yeni Semendire sancağının (eski Branićevo vilâyeti) doğu kısımlarındaki askerî yapının büyük bir çoğunluğunun hıristiyanlardan oluştuğu, hatta sipahilerin de önemli bölümünün hıristiyan (elli dört hıristiyana karşılık otuz iki müslüman) olduğu belirtilmektedir. 881 (1476-77) tarihli bir tahrirde ise yeni Semendire sancağında 149 sipahiden altmış dördünü müslümanların ve seksen beşini hıristiyan-Sırp veya Eflaklar’ın teşkil ettiğinden söz edilmektedir. 927’de (1521) fethedilen Belgrad, Semendire sancağının idarî merkezi haline geldi, bununla birlikte sancağın ismi “livâ-i Semendire” olarak kaldı. Bu tarihten sonra Semendire Kalesi askerî önemini kısmen yitirdi. 1572’ye gelindiğinde Belgrad büyüklük ve önem bakımından Semendire’yi gölgede bıraktı.

932 (1526) tarihli kayıtlara göre Semendire’deki Osmanlı askerî kuvveti büyük ölçüde (% 87) hıristiyanlardan oluşmakta, 837 martoloz, topçu ve zemberekçiye karşılık 125 müslüman askeri bulunmaktaydı (BA, TD, nr. 135, s. 1-4). Şehrin toplam nüfusunun üçte biri müslümanlardan müteşekkildi. 440 nefer müslümana karşılık 875 nefer hıristiyan mevcuttu. Kale içinde bir cami ve yedi mescid vardı. Şehrin dışındaki dört müslüman mahallesinde Hacı Veli Camii, Güvercinlikli Yûsuf ve Ohrili Sinan mescidleriyle Ahmed Çelebi İmareti yer alıyordu. Ayrıca Ali Paşa, Ömer Bey ve Ahmed Çelebi’nin yaptırdığı zâviyelere işaret edilmişti. Bu sonuncu kişi bir de mescid yaptırmıştı. Hıristiyanlar sekiz ayrı mahallede yaşıyordu ve her birinin başında bir papaz bulunuyordu. İlk bakışta Osmanlılar’ın Belgrad’dan farklı olarak Semendire’de çok önemli mimari eserler ortaya koymadıkları düşünülebilir. Ancak görkemli Yahyâpaşazâde Bâlî Bey Türbesi’nin günümüze kadar gelen gravürü ve kale içindeki büyük çifte kubbeli Kızlar Ağası Hamamı’nın temelleri bunun aksini gösterir.

943 (1537) tarihli Tahrir Defteri’ne göre kale içinde 162, Varoş’ta 114 müslüman aile mevcuttu (BA, TD, nr. 187). Bunların % 21’i yeni ihtida etmiş kimselerden oluşmaktaydı. Müslüman askerlerden ise bahsedilmemişti. Şehirdeki hıristiyanların büyük bir kısmının askerî görevleri vardı. Yetmiş iki sivile karşılık 356 kişi hizmetle yükümlüydü. 980 (1572-73) tarihli tahrir kayıtlarında Semendire’de 392 sivil hânesinden oluşan on sekiz müslüman mahallesinin olduğundan bahsedilir (BA, TD, nr. 517). Ayrıca 374 müslüman kale muhafızı (181 nefer müstahfız, kırk topçu, 107 azeb vb.), 197 nefer sivil ve seksen askerî görevi bulunan hıristiyan yanında her biri on altı neferden oluşan bir yahudi ve bir müslüman Çingene grubu da burada yaşıyordu. Bütün bu rakamlara göre şehirde % 73’ü müslüman olmak üzere 1075 yetişkin erkek bulunmaktaydı. Bu durum müslüman nüfusun büyük bir önem kazandığını gösterir. Askerî görevlilerde de aynı durum söz konusudur (1526’da % 14, 1572’de % 81). Hıristiyan martolozların birçoğu daha önemli bir yer haline gelen Belgrad’a gönderilmişti. Böylece şehrin toplam nüfusu 4000-4500 arasında bir rakama tekabül etmektedir ki bu da Belgrad’ın fethinden önce sahip olduğu nüfustan biraz daha azdır. 993 (1585) yılına ait Tahrir Defteri’ndeki bilgiler şehrin önemini kaybettiğini gösterir. O tarihte şehirde 677 nefer müslüman, 266 hıristiyan ve on dört nefer yahudi bulunmaktaydı ve toplam tahminî nüfusu 3800-4000 civarında idi; bunun % 71’i müslümanlardan oluşmaktaydı. 1516’da kale muhafızları ve askerî



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir