TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - SALNÂME ::.

cilt: 36; sayfa: 54
[SALNÂME - Bilgin Aydın]


tarihi ve sağlık kurumları için önemli bir kaynaktır. Nevsaller arasında muhtevası ve yayın kalitesi bakımından anılmaya değer olan diğer nevsaller de şöylece sıralanabilir: Mehmed Ârif, el-Münakkah (1292); Hüseyin Vassâf, Nevsâl-i Asr (1313-1315, üç adet); Nevsâl-i Ma‘lûmât (1315-1317, iki adet); Selânikli Tevfik, Nevsâl-i Askerî (1316); Osman Ferid ve Ekrem Reşad, Nevsâl-i Osmânî (1325-1327, üç adet); Nevsâl-i Millî: 1330 (1332); Akçuraoğlu Yûsuf, Türk Yılı (1928); Musavver Nevsâl-i Meşâhîr (1314); Nevsâl-i Atâî (1321); Nevsâl-i Râgıb (1324); Nevsâl-i Bahrî (1325); Musavver Eczacı Salnâmesi (1328); Şirket-i Hayriyye Salnâmesi (1330); Nevsâl-i Edebî (1340); Büyük Salnâme (1923-1926).

BİBLİYOGRAFYA:

Midhat Sertoğlu, Resimli Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi, İstanbul 1958, s. 280-282; Hasan Duman, Osmanlı Yıllıkları (Salnameler ve Nevsaller), İstanbul 1982; a.mlf., Osmanlı Salnâmeleri ve Nevsâlleri Bibliyografyası ve Toplu Kataloğu, Ankara 2000, I-II; Gülden Sarıyıldız, Sicill-i Ahvâl Komisyonu’nun Kuruluşu ve İşlevi (1879-1909), İstanbul 2004, s. 21, 54, 80-83; Selim Nüzhet Gerçek, “Vilâyet ve Nezaret Salnâmeleri”, Kitap Belleten, I/25, İstanbul 1963, s. 7-9; H. Refik Ertuğ, “Osmanlı Devrinde Salnâmeler”, Hayat Tarih Mecmuası, II/7, İstanbul 1973, s. 15-22; a.mlf., “Salnâme-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye-1321”, a.e., II/8 (1973), s. 20-25; a.mlf., “Nezaret ve Eyalet Salnâmeleri”, a.e., I/2 (1974), s. 10-16; a.mlf., “Eski Harflerle Özel Yıllıklar”, a.e., I/4 (1974), s. 19-24; J. McCarthy - J. D. Hyde, “Ottoman Imperial and Provincial Salnâmes”, MESA Bulletin, XIII/2 (1979), s. 10-13; Pakalın, II, 104-106; “Salnâme”, TA, XXVIII, 85-86; “Sâlnâme”, İA, X, 134-136; K. Kreiser, “Sālnāme”, EI² (İng.), VIII, 898; Ömer Faruk Akün, “Ahmed Vefik Paşa”, DİA, II, 151.

Bilgin Aydın  


SALTANAT

(bk. ANAYASA; DEVLET; HİLÂFET; İMÂMET; PADİŞAH; SULTAN).  


SALTİYYE

(الصلتيّة)

Hâricî fırkalarından Acâride’ye mensup Osman b. Ebü’s-Salt’ın görüşlerini benimseyen tâli bir fırka

(bk. ACÂRİDE).  


SALTUK BEY

(bk. SALTUKLULAR).  


SALTUKLULAR

Merkezi Erzurum olmak üzere Doğu Anadolu’da hüküm süren Türk-İslâm hânedanı (1071-1202).

Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliklerinden biri olup hânedanın kurucusu Ebü’l-Kāsım İzzeddin Saltuk Bey’in Malazgirt zaferinden önceki hayatı hakkında bilgi yoktur. Anadolu’nun fethinde büyük hizmetlerde bulunduğu için Kars, Pasinler, Oltu, Erzurum, Tortum, Tercan, İspir, Bayburt, Şebinkarahisar ve yöreleri veraset yoluyla çocuklarına intikal etmek üzere kendisine iktâ edilmiştir (464/1071). Beyliğin 472’de (1080) kurulduğu da ileri sürülür (İA, IV, 349). Erzurum ve çevresinin Emîr Saltuk Bey’e iktâ edilmesi onun diğer beylerden daha önemli konumda olduğunu göstermektedir.

Emîr Saltuk Bey’in ölümüyle yerine oğlu Ali geçti. İbnü’l-Esîr, 496 (1102-1103) yılı olaylarını anlatırken Ali’nin söz konusu tarihte beyliğin başında bulunduğunu söylediğine göre Saltuk Bey bu tarihten önce vefat etmiş olmalıdır. Büyük Selçuklu Sultanı Berkyaruk ile kardeşi Gence Meliki Muhammed Tapar arasında 8 Cemâziyelâhir 496 (19 Mart 1103) tarihinde Hoy kapısında cereyan eden ve Muhammed Tapar’ın yenilgisiyle sonuçlanan savaşın ardından Muhammed Tapar Erciş’e, oradan da Sökmen el-Kutbî’nin hâkimiyetindeki Ahlat’a çekildiğinde yanında Sökmen el-Kutbî, Muhammed b. Yağısıyan ve Kızılarslan gibi emîrler vardı. Erzenürrûm Emîri Ali b. Saltuk da bu sırada Ahlat’ta Muhammed Tapar’a katıldı. Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasında 497’de (1104) yapılan anlaşmanın ardından Muhammed Tapar Meyyâfârikīn’e giderken ona refakat eden emîrler içinde Ali b. Saltuk da bulunuyordu.

Gürcü Kralı II. David’in 1115’te Rostof’u aldıktan sonra ertesi yıl Emîr Ali’nin hâkimiyetindeki topraklara girip Pasinler’e kadar gelmesi ve 1118’de Azerbaycan taraflarına hücuma geçmesi üzerine Artukoğlu Necmeddin İlgazi, Gürcüler’le cihada memur edildi. 515 (1121) yılında Erzen Beyi Togan Arslan ile Erzurum’a geldi, Emîr Ali de burada onlara katıldı; bunlar birlikte Tiflis’e hareket ettiler. Ancak Kral David onları mağlûp ederek Tiflis’i ele geçirdi. Bu arada Şeddâdîler’den Menûçihr’in oğlu Ebü’l-Esvâr II. Şâvur, Ani’yi Gürcüler’e karşı müdafaa edemeyeceğini anlayınca şehri 60.000 dinar karşılığında Emîr Ali’ye sattı. Fakat şehirdeki hıristiyan halk daha önce davranıp Kral David’e haber gönderdi ve şehri ona teslim etti. Böylece Sultan Alparslan’ın 1064’te aldığı Ani hıristiyanların eline geçmiş oldu (517/1123). Ani’deki cami kiliseye çevrildi, daha önce Ahlat’tan getirilerek kubbeye konulmuş olan hilâlin yerine haç dikildi.

Saltuklu hânedanı 516 (1122) yılından itibaren Saltukoğulları (Benî Saltuk) adıyla tanınmıştır. Abbâsî Halifesi Müsterşid-Billâh’ın Hille Arap Emîri Dübeys b. Sadaka’ya karşı yardım istemesi üzerine Zengî b. Aksungur ve Togan Arslan ile beraber Emîr Ali’nin kardeşi Ziyâeddin Gazi’nin (Ebü’l-Muzaffer Gazi), emrindeki Saltukoğlu askerleriyle Bağdat’a gittiği kaydedilmektedir.

Emîr Ali’nin muhtemelen 517’de (1123) ölümünden sonra yerine Ebü’l-Muzaffer Ziyâeddin Gazi geçti. 1126’da İspir ve Pasinler’i geçerek Oltu’ya kadar gelen Gürcüler’e karşı düzenlenen sefere katılan Ziyâeddin Gazi 1131’de Kral İvani’yi bozguna uğrattı. Artuklu Hüsâmeddin Timurtaş, Ziyâeddin Gazi’nin kızıyla evlendi, böylece iki hânedan arasında akrabalık kuruldu. 526 (1132) yılında vefat eden Ziyâeddin Gazi’nin ardından beyliğin başına yeğeni II. İzzeddin Saltuk geçti. Ahlatşahlar ve Erzen beyleriyle ittifak yapan İzzeddin Saltuk kızlarından Şahbânû’yu Ahlat Şahı II. Sökmen ile, diğer kızını da Erzen Beyi Togan Arslan’ın oğlu Kurt veya Yâkub Arslan ile evlendirip bu ittifakları güçlendirmeye çalıştı. İbnü’l-Esîr, Şahbânû’nun Saltuk’un kız kardeşi olduğunu, Ermeni tarihçisi Vardan ise II. Sökmen’in kızını Saltuk’a verdiğini söyler.

II. İzzeddin Saltuk’un kızlarından birine talip olan, ancak reddedilen Ani Emîri Fahreddin Şeddâd ondan intikam almaya karar verdi. 548 (1153-54) yılında Saltuk’a elçi gönderip Gürcüler’e karşı Ani’yi savunacak gücü olmadığını, şehri kendisine teslim ederek hizmetine girmek istediğini bildirdi. Öte yandan ona karşı Kral Dimitri ile anlaştı. Ani’de baskına uğrayan Saltuklular mağlûp oldu. İzzeddin Saltuk ve çok sayıda asker esir düştü. Ahlat Şahı Sökmen ile Artuklu Hükümdarı Necmeddin Alpı krala 100.000 dinar fidye gönderip Saltuk’u kurtardılar. Bu paranın toplanmasında Saltuk’un kızı Şahbânû önemli rol oynadı. Ülkesine dönen İzzeddin Saltuk diğer esirleri kurtarmak için büyük meblağlar ödemek zorunda kaldı. Gürcüler bu başarıya rağmen Ani’yi işgal edemediler. 550’de (1155) Fahreddin’i yakalayıp şehri



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir