TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - PÎRÎ MEHMED PAŞA KÜLLİYESİ ::.

cilt: 34; sayfa: 283
[PÎRÎ MEHMED PAŞA KÜLLİYESİ - Tayfun Akkaya]


Her iki mekânın kuzeyde son cemaat yerine ve güneyde dışa açılan pencereleri vardır. Harimde ve son cemaat yerinde kubbe içlerinde, kemerlerde, duvarlarda ve özellikle pencere çevrelerinde son yıllarda yenilenmiş kalem işleri mevcuttur. Ana kubbenin merkezinde “Âyetü’l-kürsî” bulunmaktadır.

Kuzeybatı köşesindeki tek şerefeli ve cami içinden geçilen minarenin kaidesi ilk döneme aittir, üst tarafı ise XVIII. yüzyılda yeniden yapılmıştır. Bu işler, son cemaat yerinde kapının sağında ve solunda yer alan tamir kitâbelerinde belirtildiğine göre külliyenin mütevellisi Sâdeddin Bey tarafından 1179’da (1765-66) gerçekleştirilmiştir. Pîrî Mehmed Paşa Camii’nin mimarının kim olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Cümle kapısında yer alan 937 (1530-31) tarihli inşa kitâbesi Acem (Esir) Ali’nin başmimarlık görevinde olduğu zamana rastlanmaktadır.

Sıbyan mektebi caminin doğusunda alçak duvarlarla çevrili bir bahçe içinde yer alan kareye yakın planlı iki katlı binadır; tamamen kesme taştan inşa edilen yapının üstü kiremitli bir çatı ile örtülüdür. Sıbyan mektebinin bahçesinde kuzeybatı köşesinde, caminin kuzeydoğu köşesi yakınında bugün müezzinler odası olarak kullanılan muvakkithâne yer almaktadır. Kare planlı olan yapı kesme taştan inşa edilmiştir. Vakfiyede imaret hanı olarak zikredilen bina, avlunun doğu cephesi boyunca çarşı kapısından kuzey-doğu köşesine kadar uzanmaktadır ve 13 × 47 m. ebadında dikdörtgen bir plana sahiptir. Moloz taştan inşa edilmiş ve kiremit bir çatı ile örtülmüştür. Pîrî Mehmed Paşa, Silivri kasabasındaki on dükkânı vakfetmiş olup belgelere göre bunlardan ikisi imaret hanı adıyla bilinen bu ahırın önünde yer almaktaydı. 1313’te (1895-96) tamir edildiği bilinen dükkânların yerinde şimdi yeni dükkânlar vardır.

Günümüze ulaşmayan imaret yapıları avlunun içinde ve batı tarafında bulunmaktaydı. Vakfiyeye göre misafirhane, yemekhane, mutfak, kiler, fırın ve odunluk bölümleri yanında bir de ahır mevcuttu. Avlunun kuzeyinde medrese yer almaktaydı. İmaretin yakınında yapılan bu medresede talebenin oturması için hücreler vardı. Medresenin bulunduğu kesimde yetim çocuklar için mektep inşa ettirilmişti. Bu mektepte bir muallim ve bir kalfa görev yapıyordu. Medreseye ise bir müderris tayin edilmiş ve talebe sayısının ondan fazla olmaması şart koşulmuştu. Mektebin arkasında avluya bitişik olan dükkânlarla imaret hanına bitişik dükkânlar bugün mevcut değildir.

Avlunun ortasındaki set üstünde caminin tam mihrap eksenindeki şadırvanın üzerini örten çinkodan piramidal külâh ve bunu taşıyan sekiz kare sütun orijinal olmayıp 1966-1971 yıllarındaki onarımlar sırasında yapılmış, böylece merkezdeki onaltıgen fıskıyeli havuz ve çeşmelerin dışarıya sekiz eşit aralıkla açılması sağlanmıştır. Şadırvanın orijinal halinin de bu şekilde olduğu tahmin edilebilir. Cami avlusunu çeviren müştemilât yapısının bazı gözleri yıktırılarak yerlerine yüksek binalar yapılmış, bu da külliyenin bütünlüğünü bozmuştur.

Vaktiyle avlunun içinde geniş bir alana yayılan hazîre, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün onarımları sırasında küçük bir alan içerisine alınarak derli toplu bir hale getirilmiştir. Etrafı bir duvarla sınırlandırılan 12 × 23 m. ebadındaki mezarlığın üstü açıktır. Caminin kıble tarafındaki bu mezarlıkta mezar taşları ve lahitler dikkat çekmektedir. Mezarlığın kuzeybatı köşesinde Pîrî Mehmed Paşa’nın ve onun yanında oğlu Muhyiddin Mehmed Râşid Efendi’nin sandukaları yer almaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Defter, VGMA, nr. 1991/9; Rıfkı Melûl Meriç, Mimar Sinan, Hayatı, Eserleri I: Mimar Sinan’ın Hayatına, Eserlerine Dair Metinler, Ankara 1965, s. 25; Cumhuriyet’in 50. Yılında Vakıflar, Ankara 1973, s. 27; Tayfun Akkaya, Selymbria (=Silivri)’nin Tarih İçindeki Gelişimi ve Eski Eserleri (doktora tezi, 1984), İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 223-265, 313; a.mlf., “Silivri’de Bir Osmanlı Abidesi Pirî Mehmed Paşa Camii ve Külliyesi”, STAD, sy. 5 (1989), s. 43-48; Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, İstanbul 1986, s. 175-178; Ahmet Sacit Açıkgözoğlu, Osmanlı Camisinde Mihrab Önü Mekanı (doktora tezi, 2002), MÜ Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, s. 32-35; Abdülkadir Erdoğan, “Silivri ve Konya”, Konya, sy. 12, Konya 1937, s. 740; İsmail Eren, “Rucer Yosip Boşkovic’in 1762 Tarihli İstanbul-Lehistan Seyahatine Ait Hatıra Defteri”, TD, XII/16 (1961), s. 92; Semavi Eyice, “İlk Osmanlı Devrinin Dinî-İçtimaî Bir Müessesi: Zâviyeler ve Zâviyeli Camiler”, İFM, XXIII/1-2 (1962-63), s. 47-48, plan, s. 78, nr. 55; Emine Naza, “Pirî Mehmed Paşa Külliyesi”, DBİst.A, VI, 251.

Tayfun Akkaya  


PÎRÎ REİS

(ö. 960/1553)

Kitâb-ı Bahriyye müellifi, ünlü Osmanlı haritacı ve denizcisi.

Pîrî Muhyiddin b. Hacı Mehmed, Gelibolu’da dünyaya geldi. Amcası Kemal Reis’le beraber bulunduğu yıllar dikkate alınarak 1470 civarında doğduğu ileri sürülebilir. Hayatına dair bilgiler daha çok Kitâb-ı Bahriyye’de kendisiyle ilgili beyanlara dayanır. Burada anlattığına göre Kemal Reis’le birlikte Venedik’e ait kale ve sahiller başta olmak üzere bütün Akdeniz’de korsanlık yaptı ve daha sonra devlet hizmetine girdi.