TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MÜSTEDREK ::.

cilt: 32; sayfa: 134
[MÜSTEDREK - İbrahim Hatiboğlu]


yaptığı işte isabet etme veya yanılma ihtimali her zaman mevcuttur. Sahih hadis ihtiva eden eserlere müstedrekleri de dahil edilse sahih hadislerin tamamına ulaşmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir. Nitekim ricâlinin tamamı sika olduğu halde Śaĥîĥayn’de ve bunun müstedrekinde yer almayan hadisler mevcuttur (İbn Hacer el-Askalânî, s. 130).

Müstedrek Türü Çalışmalar. 1. el-Müstedrek* Ǿale’ś-Śaĥîĥayn. Bu türün en meşhur çalışması olan eserde Hâkim en-Nîsâbûrî, Śaĥîĥayn’de yer almamakla birlikte ikisinin ya da ikisinden birinin şartlarına uyan sahih hadisleri toplamaya çalışmıştır (I-IV, Haydarâbâd 1334-1342; nşr. Mustafa Abdülkādir Atâ, I-IV, Beyrut 1411/1990). 2. el-İlzâmât Ǿale’ś-Śaĥîĥayn (Ǿalâ Śaĥîĥayi’l-Buħârî ve Müslim). Dârekutnî, Buhârî ve Müslim’in şartlarına uyduğu halde Śaĥîĥayn’de yer almayan yetmiş hadisi bu çalışmasında bir araya getirmiştir. Eser Śaĥîĥayn’in telif yönteminden farklı olarak müsned tertibindedir. Dârekutnî, şartlarına uyduğu halde eserlerinde bu hadislere yer vermemeleri sebebiyle Şeyhayn’i tenkit etmişse de onların bütün sahihleri toplama gibi bir gayelerinin olmaması göz önünde bulundurularak Dârekutnî’nin bu ithamı yersiz görülmüştür (nşr. Ebû Abdurrahman Mukbil b. Hâdî el-Vâdiî, Beyrut 1405/1985). 3. Kitâbü’t-TetebbuǾ. Dârekutnî, bu cüzünde Śaĥîĥayn’de illetli olduğunu iddia ettiği 218 hadisi ele almıştır. Irâkī de el-Müstedrek Ǿalâ Müstedreki’d-Dâreķuŧnî adlı bir çalışma yapmış (Kettânî, s. 16) ve bu risâle el-İlzâmât ile birlikte yayımlanmıştır. 4. el-Müstedrek Ǿalâ Śaĥîĥi’l-Buħârî ve Müslim (el-Müstedrekü’l-müstaħrec Ǿale’l-İlzâmât). Ebû Zer el-Herevî, Dârekutnî’nin İlzâmât’ındaki yetmiş hadisi kendi senedleriyle tahrîc etmiştir. Dört cüzden meydana gelen ve Zehebî ile İbn Hacer el-Askalânî tarafından görülen eserin günümüze gelip gelmediği bilinmemektedir. 5. el-Eĥâdîŝü’l-muħtâra mimmâ lem yuħrichü’l-Buħârî ve Müslim fî Śaĥîĥayhimâ (el-Eĥâdîŝü’l-ciyâd). Ziyâeddin el-Makdisî tarafından kaleme alınmıştır (nşr. Abdülmelik b. Abdullah b. Dehîş, I-II, Mekke 1412). 6. el-Müstedrek mine’n-nuśûśi’s-sâķıŧa. Muhammed b. Hârûn er-Rûyânî’nin el-Müsned’i için Emîn Ali Ebû Yemânî’nin hazırladığı zeyildir (I-III, Kahire-Riyad 1416/1995).

BİBLİYOGRAFYA:

Fîrûzâbâdî, el-Ķāmûsü’l-muĥîŧ, “drk” md.; İbnü’s-Salâh, Ulûmü’l-ĥadîŝ (nşr. Nûreddin Itr), Beyrut 1401/1981, s. 18, 22; Zehebî, Teźkiretü’l-ĥuffâž, III, 1041-1045; Bedreddin ez-Zerkeşî, en-Nüket Ǿalâ Muķaddimeti İbni’ś-Śalâĥ (nşr. Zeynelâbidîn b. Muhammed Bellâ Füreyc), Riyad 1419/1998, I, 222-226; İbn Hacer el-Askalânî, el-Emâli’l-muŧlaķa (nşr. Hamdî Abdülmecîd es-Selefî), Beyrut 1416/1995, s. 130; Süyûtî, Tedrîbü’r-râvî (nşr. Abdülvehhâb Abdüllatîf), Kahire 1385/1966, I, 105-108; Keşfü’ž-žunûn, II, 1672; Leknevî, el-Ecvibetü’l-fâżıla (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde), Halep 1384/1964, s. 80-86; Tâhir el-Cezâirî, Tevcîhü’n-nažar (nşr. Abdülfettâh Ebû Gudde), Beyrut 1416/1995, I, 339-344; Tecrid Tercemesi, Mukaddime, I, 252-253; Ebû Ubeyde Meşhûr b. Hasan b. Selmân - Ebû Huzeyfe Râid b. Sabrî, MuǾcemü’l-muśannefâti’l-vâride fî Fetĥi’l-bârî, Riyad 1412/1991, s. 367-368; Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 14-22; İzmirli İsmâil Hakkı, Hadis Tarihi (nşr. İbrahim Hatiboğlu), İstanbul 2002, s. 239-240; Cl. Gilliot, “Śıla”, EI² (İng.), IX, 603-606; Mervân Muhammed Mustafa, “el-Müstedrekât”, el-MevsûǾatü’l-İslâmiyyetü’l-Ǿâmme, Kahire 1422/2001, s. 1289-1290.

İbrahim Hatiboğlu  


el-MÜSTEDREK

(المستدرك)

Hâkim en-Nîsâbûrî’nin (ö. 405/1014), Buhârî ile Müslim’in el-CâmiǾu’ś-śaĥîĥ’lerine almadıkları sahih hadisleri bir araya getiren eseri.

Tam adı el-Müstedrek Ǿale’ś-Śaĥîĥayn’dir (el-Müstedrek Ǿale’ş-Şeyħayn). Hâkim, bazı çağdaşlarının sahih hadislerin Śaĥîĥayn’deki rivayetlerle sınırlı olduğunu, bunların on bini geçmediğini, geri kalanların zayıf ve asılsız olduğunu ileri sürmeleri karşısında kendisinden bu yanlışı düzeltmek için Buhârî ve Müslim’in de delil kabul edebileceği isnadlarla rivayet edilmiş hadisleri bir araya getirmesinin istenmesi üzerine el-Müstedrek’i yazmaya karar verdiğini söylemektedir (I, 2-3). Kitapta hem Buhârî hem Müslim’in veya sadece Buhârî’nin yahut sadece Müslim’in rivayet şartlarına uyan hadislerle her iki âlimin şartlarına uymamakla birlikte müellifin sahih kabul ettiği, ayrıca kendisinin de sahih kabul etmediği halde isnadları sahih olduğu için sahih olabileceğine dikkat çektiği rivayetler toplanmıştır. Bu beş grup hadisin her birinin sonunda, “Şeyhâyn’in şartına göre sahihtir”; “Buhârî’nin şartına göre sahihtir”; “Müslim’in şartına göre sahihtir” veya “sahîhu’l-isnaddır” ifadeleri kullanılmış, sahih olabilecek hadisler Hakkında ise hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. el-Müstedrek’te yer alan hadislerin büyük çoğunluğu Buhârî ve Müslim’in sıhhat şartlarına uygun rivayetler olup bu yönüyle eser Śaĥîĥayn’in zeyli durumundadır. Bazı rivayetleri eleştirilen ve câmi‘ türünde bir çalışma olan eser Śaĥîĥayn’in müşterek planına göre tertip edilmiş, “Kitâbü’l-Îmân” ile başlayıp “Kitâbü’l-Ehvâl” ile sona eren elli iki kitaptan oluşmuştur. Eserde sahâbe ve tâbiîn kavilleriyle birlikte 8803 rivayet mevcuttur.

Hâkim’in bu eserdeki hadisleri derlemede bir ölçü olarak kullandığı, “Buhârî ile Müslim’in veya ikisinden birinin delil kabul edebileceği” ifadesiyle neyi kastettiği konusunda ihtilâf edilmiş, Zehebî bunun, Śaĥîĥ-i Buħârî ile Śaĥîĥ-i Müslim’de rivayetleri bulunan râvilerin hadislerini Hâkim’in el-Müstedrek’e alması anlamına geldiğini söylemiştir. Müellifin el-Müstedrek’i tasnif ederken öne sürdüğü şartlara ne derece uyduğu konusu da eserin yazıldığı dönemden itibaren tartışılmış, Mâlînî, el-Müstedrek’te Śaĥîĥayn’de aranan şartları taşıyan hiçbir rivayet bulamadığını iddia etmiştir. Bu iddiayı aşırı bulan Zehebî, Mâlînî’nin bu değerlendirmeyi yapabilecek seviyede olmadığını söylemiş, daha sonra el-Müstedrek’teki hadisleri ciddi bir tetkike tâbi tutarak orada Śaĥîĥayn’in şartlarını veya birinin şartını taşıyan çok sayıda hadis bulunduğunu, bunların kitabın yarısını teşkil ettiğini, eserdeki hadislerin dörtte birinin senedinin sahih, diğerlerinin vâhî, münker, hatta mevzû olduğunu belirtmiştir (AǾlâmü’n-nübelâǿ, XVII, 175; Teźkiretü’l-ĥuffâž, III, 1041-1045).

Hâkim eserine sehven Śaĥîĥayn’deki bazı hadisleri de almış, Zehebî Muħtaśarü’l-Müstedrek’inde bunlara işaret etmiştir. Bu arada bir râvinin rivayetini eserine almak için Buhârî ile Müslim’in eś-Śaĥîĥ’lerinde ondan hadis rivayet edilmesini şart koşmayıp râvinin adının orada herhangi bir şekilde geçmesini yeterli görmüş, bu yüzden Śaĥîĥayn’de rivayeti bulunmayan pek çok râviden eserinde hadis rivayet etmiştir. Ayrıca Şeyhayn’in şartlarına uygun olduğunu söylediği hadislerin Şeyhayn’den sadece birinin şartlarına uygun olduğu görülmüştür. el-Müstedrek’teki bazı rivayetlerin senedinde zayıf olan veya yalancılıkla itham edilen bir kimse de bulunabilmektedir. İbn Kesîr de el-Müstedrek’te değişik türlerde hadis bulunmakla beraber sahih ve müstedrek rivayetlerin az olduğunu, hatta eserde hasen, zayıf ve mevzû rivayetlerin de bulunduğunu ifade etmiştir.

Bir hadis hâfızı olan Hâkim’in kitabında mevzû rivayetlere yer vermesi bazı âlimler tarafından garip karşılanmış ve onun bu kusuru, eserini ömrünün sonlarına doğru dikkatsizliğinin arttığı bir zamanda tamamlaması ve yazdığı hadisleri yeniden gözden geçirmeye fırsat bulamadan vefat



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir