TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MISIR ::.

cilt: 29; sayfa: 563
[MISIR - Cengiz Tomar]


(Dârü’n-nehdati’l-Arabiyye); a.mlf. - Abdurrahman er-Râfiî, Mıśr fi’l-Ǿuśûri’l-vüsŧâ, Kahire 1992; J. R. A. Goldschmidt, Historical Dictionary of Egypt, London 1994; G. Frantz-Murphy, The Agrarian Administration of Egypt from the Arabs to the Ottomans, Cairo 1996; Âsım M. Rızk, Ħanķāvâtü’ś-śûfiyye fî Mıśr fi’l-Ǿaśreyni’l-Eyyûbî ve’l-Memlûkî, Kahire 1417/1997; S. Tsugitaka, State and Rural Society in Medieval Islam, Leiden 1997; The Cambridge History of Egypt (ed. C. F. Petry), Cambridge 1998, I, tür.yer.; Rose-Mario - R. Hagen, Egypt People, Gods, Pharaohs, Köln 1999; The Cambridge History of Africa (ed. J. D. Fage), Cambridge 1999, II; A. Sabra, Poverty and Charity in Medieval Islam: Mamluk Egypt (1250-1517), Cambridge 2000; E. W. Brooks, “On the Chronology of the Conquest of Egypt by the Saracens”, a.e., IV (1895), s. 435-444; H. I. Bell, “The Administration of Egypt under the Umayyad Khalifs”, BZ, XXVIII (1928), s. 278-286; Fehmî Abdülcelîl Mahmûd, “İntişârü’l-İslâm fî Mıśr fi’l-ķarneyni’l-evvel ve’ş-şânî li’l-hicre”, Ĥavliyyâtü Külliyyeti dâri’l-Ǿulûm, VIII, Kahire 1977-78, s. 115-134; Aydın Çelik, “Mısır’ın Müslümanlar Tarafından Fethini Kolaylaştıran Önemli Unsurlar”, TDA, sy. 141 (2002), s. 99-108; V. Christides, “Miśr”, EI² (İng.), VII, 153-160; H. Kennedy, “Miśr”, a.e., VII, 160-162; H. Halm, “Miśr”, a.e., VII, 162-165; U. Haarmann, “Miśr”, a.e., VII, 165-177.

Cengiz Tomar  


Osmanlı Dönemi.

Mısır’da Osmanlı hâkimiyeti Yavuz Sultan Selim’in buraya yönelik seferi sonucunda 923’te (1517) başladı. Memlük Sultanlığı’nın XVI. yüzyıl başlarından itibaren İslâm dünyasında iç huzursuzluklara çare bulamaması, dış tehlikeleri karşılamakta zorluk çekmesi, öte yandan Dulkadır Beyliği meselesi ve Safevî tehdidi iki devlet arasında savaşa zemin hazırladı. Mercidâbık’ta yapılan savaşı Osmanlılar kazandı ve Suriye Osmanlı hâkimiyetine girdi. Ardından Ridâniye’de Memlük direnişi kırıldı; Osmanlı kuvvetleri Kahire’yi ele geçirip zorlu sokak çatışmaları neticesinde duruma hâkim oldu.

Osmanlı idaresi altında Mısır beylerbeyilik haline getirildi. Yavuz Sultan Selim Kahire’de iken önce Memlük ileri gelenlerinden yararlanmak istedi. Eski idare sistemi hakkında bilgi toplattı; Memlük emîrlerini mevkilerinde bırakmaya özen gösterdi. Rumeli Kazaskeri Zeyrekzâde Rükneddin Efendi’yi Mısır kadısı, Dizdar Mehmed Çelebi’yi de Mısır defterdarı tayin etti. Fakat bazı huzursuzluklar üzerine burada Osmanlı düzeninin kısa zamanda kurulamayacağını anlayınca Mısır’ın eski teşkilâtının ıslah edilmesi yoluna gitti. Mısır’ın ilk beylerbeyiliğine Memlük asıllı Hayır Bey getirildi ve bunun yanına güvenilir Osmanlı beyleri verildi. Mısır muhafazası için 3000 kadar muhafız tayin edildi. Daha sonra padişah Hayır Bey’den halka adalet ve şefkatle davranmasını, fesadı menetmesini, Mısır’ın sınır ve limanlarını dış tehlikelerden korumasını ve Haremeyn erzakını düzenli biçimde göndermesini emrederek Mısır’dan ayrıldı.

Hayır Bey, Memlük ve Osmanlı dönemleri arasında çok hassas bir merhale sayılan beylerbeyiliği sırasında Osmanlı hâkimiyetini Memlükler’e tanıttı; birçok Memlük ileri gelenini yeni yönetime ısındırarak Mısır’ı başarılı bir şekilde yönetti. Onun 928’de (1522) vefatı üzerine Kanûnî Sultan Süleyman Mısır valiliğine Çoban Mustafa Paşa’yı gönderdi. Mısır’da doğrudan merkezden tayin edilen ilk Osmanlı beylerbeyi olan Mustafa Paşa selefinin idarî teşkilâtında değişiklikler yaptı; kâşifleri yerinde bırakıp vergi tahsilini yerli mübâşirlere havale etti. Bunları denetlemek için de yeni bir defterdar görevlendirdi. Fakat onun bu icraatı Memlük kökenli nüfuzlu emîrlerce benimsenmedi ve onların Memlük Sultanlığı’nı ihya etmek için baş kaldırmalarına yol açtı. Bunun üzerine eyalette nizamı sağlamak amacıyla İstanbul’dan Defterdar Derviş Çelebi ile bir miktar asker gönderildi; bu arada Mısır beylerbeyiliğine Güzelce Kasım Paşa getirildi. Çok geçmeden Hâin Ahmed Paşa’nın Mısır beylerbeyi olması, bunun da merkeze baş kaldırmasıyla Mısır tekrar karıştı. İkinci defa Mısır valisi olan Kasım Paşa eyalet işlerini ıslaha çalıştı. Ancak Mısır’da istikrarlı bir idarenin kurulması, geniş yetkilerle Mısır’a gönderilen Vezîriâzam Makbul İbrâhim Paşa tarafından sağlanabildi. İbrâhim Paşa, Mısır idaresinin geçirdiği safhaları göz önüne alarak ve eski kanunlara dayanarak yeni bir kanunnâme hazırlatıp uygulamaya koydu. Zamanla Mısır merkezin genel nizamı ve protokollerine, padişahın ferman ve hükümlerine uyan bir eyalet haline getirildi. Bulunduğu kıtada asker toplama merkezi, silâh, barut ve çeşitli harp malzemelerinin deposu, Haremeyn dahil devletin güney ve doğu sınırlarının koruyucusu oldu. Ayrıca ordu için gerekli hububatla sâlyâne sistemine göre yıllık gelirin fazlasını “irsâliye” adıyla İstanbul’a gönderdi. Merkez idaresi, eyaletin Ortadoğu ülkeleriyle ilişkilerini İstanbul ile irtibatlandırarak devamını sağlaması dolayısıyla vezir rütbesindeki Mısır beylerbeyine geniş yetkiler vermiştir.

XVII. yüzyılın ortalarına kadar eyaletin yönetiminde Mısır beylerbeyi ve eyalet divanı ön planda olmuştur. Mahallî idarecilerden nâzırü’l-emvâl ve kadılar ise bazı meseleleri yerinde halletmişlerdir. Mîrî gelirlerin tahsili ve muhasebesi de beylerbeyinin denetimindeydi. Aynı dönemde eyalette istikrarlı bir idare uygulanmış, Memlük zümreleri Osmanlı idaresine bağlı kalmıştır. Ancak bunlar eyaletin çeşitli kurumlarında zamanla birbirlerine rakip hale gelmişlerdir. XVI. yüzyılın sonlarında reisleri sancak beyliği pâyesine yükseltilip eyaletin önemli mukātaalarını işletmeye başlayınca kendi adamlarını çeşitli gruplar arasına sokarak eyaletin hem merkezinde hem nahiyelerinde idarî ve askerî nüfuzlarını arttırdılar. Buna rağmen ilk zamanlarda ciddi bir anlaşmazlık olmadı. Fakat zaptından beri şeyhülaraplara sancak olarak verilen Saîd bölgesi Kahire’den uzakta bulunduğundan eşkıya ve âsi grupların sığınağı haline geldi ve şeyhülarapların nüfuz mücadelelerine sahne oldu. Bu sebeple Saîd’e zaman zaman Osmanlı sancak beyleri tayin edildi. XVII. yüzyılın başlarından itibaren Saîd şeyhülaraplarının nüfuzları çok arttı. XVI. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı merkezî teşkilâtında görülen değişimin belirtileri Mısır’a da yansıdı, eski Memlük zümreleri idarî karışıklıklara yol açmaya başladı. Mısır beylerbeyi, defterdarı ve



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir