TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MEDRESE ::.

cilt: 28; sayfa: 327
[MEDRESE - Nebi Bozkurt]


büyük etki yapmış, hıristiyan din adamları ile diğer bazı kimseler buralardan aldıkları bilgileri memleketlerine taşımışlardır. Bu sayede İbn Rüşd’ün düşünceleri müslüman Doğu’dan çok hıristiyan Batı’yı etkilemiş ve burada doğan Averroisme (İbn Rüşdcülük) cereyanı kilise tahakkümünün ve skolastik anlayışın sarsılmasında önemli rol oynamıştır. İspanyollar Mürsiye’yi (Murcia) zaptettikleri zaman kral dönemin âlimlerinden Muhammed b. Ahmed el-Mürsî’yi hizmetine alarak adına bir medrese inşa ettirmiş, Mürsî burada müslüman, hıristiyan ve yahudilere mantık, hendese, tıp, felsefe ve mûsiki dersleri vermiştir (İbn Hacer, III, 375).

Medrese gibi görev yapan zâviye, hankah, ribât vb. müesseseler de vardır. Kahire’deki Şeyhû Hankahı’nda dört mezhep fıkhı, hadis, kıraat ve tasavvuf okutuluyordu. Bazı hankahlarda ise bir mezhebin öğretildiği belirtilmektedir (Makrîzî, II, 292, 421). Dımaşk’ta Emeviyye Camii’nde sekiz zâviye bulunmaktaydı; bunlardan ikisi Şâfiî, biri Hanbelî, üçü Hanefî, biri Mâlikîler’e aitti, diğeri ise Gazzâlî’ye nisbetle Gazzâliyye (Şeyhiyye) olarak anılıyordu. Yine Mısır’da Amr b. Âs Camii’nin sekiz zâviyesi vardı.

İçinde Allah’ın kitabının okunduğu yerler olduğundan medreseler mescid telâkki edilmiş, Hz. Peygamber’in bir hadisinde geçen ifadeyle (Müslim, “Źikr ve’d-duǾâǿ”, 38) “Allah’ın evlerinden bir ev” sayılmıştır (Nevevî, XVII, 22; Azîmâbâdî, IV, 230). Zekât, sadaka gibi insan için tasarruf edilmesi gereken malların medrese, hankah vb. kurumlara harcanması câiz görülmemiş (İbn Receb, s. 103), ancak buradaki öğrencilere verilebileceği söylenmiştir. Medreselerin yapılacağı arazilerin sahiplerinin rızası ile alınıp istimlâk bedellerinin ödenmesi şart koşulmuştur. Ebû İshak eş-Şîrâzî’nin kendisi için inşa edilen Bağdat Nizâmiyesi’nin açıldığı gün ilk dersi vermek üzere giderken bir gencin kendisine medresenin gasbedilmiş arazi üzerine kurulduğunu söylediği, bunun üzerine Ebû İshak’ın o gün orada ders vermediği, ancak uzun çabalardan sonra ikna edilebildiği bildirilmektedir (İbn Kesîr, XII, 101-102).

BİBLİYOGRAFYA:

İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, II, 113; Müsned, II, 451; VI, 11; Buhârî, “Cizye”, 6, “İǾtiśâm”, 18; Müslim, “Źikr ve’d-duǾâǿ”, 38; İbnü’l-Cevzî, el-Muntažam, VIII, 256; IX, 66; İbn Nukta, et-Taķyîd li-maǾrifeti ruvâti’s-sünen ve’l-mesânîd (nşr. Kemâl Yûsuf el-Hût), Beyrut 1408/1988, I, 230; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, bk. İndeks; Nevevî, Şerĥu Müslim, XVII, 22; Zekeriyyâ el-Kazvînî, Âŝârü’l-bilâd (nşr. F. Wüstenfeld), Beyrut 1960, s. 412; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XVI, 540; XVII, 170, 257; XIX, 96; Sübkî, Ŧabaķāt, III, 149; IV, 313-314; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-nihâye (nşr. Ali M. Muavvaz v.dğr.), Beyrut 1407/1987, XI, 333; XII, 101-102, 123, 125; XIII, 150; XVII, 215, 219; Ali b. Muhammed el-Huzâî, Taħrîcü’d-delâlâti’s-semǾiyye (nşr. Ahmed M. Ebû Selâme), Kahire 1401/1980, s. 80; İbn Receb, CâmiǾu’l-Ǿulûm, Beyrut 1408, s. 103; Makrîzî, el-Ħıŧaŧ, II, 292, 362 vd., 421; İbn Hacer, ed-Dürerü’l-kâmine, III, 375; Nuaymî, ed-Dâris fî târîħi’l-medâris (nşr. Ca‘fer el-Hasenî), Kahire 1988, I, 99 vd., 331 vd., 407, 447, 607, 648, ayrıca bk. tür.yer.; II, tür.yer.; İbn Tolun, Naķdü’ŧ-ŧâlib li-zeġali’l-menâśıb (nşr. M. Ahmed Dehmân - Hâlid M. Dehmân), Beyrut 1992, s. 35-45; Îrânşehr, Tahran 1343 hş./1963, I, 718-744; Aptullah Kuran, Anadolu Medreseleri, Ankara 1969, I, 1 vd., 11 vd., 41 vd.; Metin Sözen, Anadolu Medreseleri, İstanbul 1970-72, I-II; Nâcî Ma‘rûf, Medâris ķable’n-Nižâmiyye, Bağdad 1973, s. 67-68, tür.yer.; a.mlf., ǾUlemâǿü’n-Nižâmiyyât ve’l - medârisü’l - meşriķi’l - İslâmî, Bağdad 1393/1973; Ahmed Çelebi, İslâm’da Eğitim-Öğretim Tarihi (trc. Ali Yardım), İstanbul, ts. (Damla Yayınevi), s. 108 vd.; C. Zeydân, İslâm Medeniyeti Tarihi (trc. Zeki Megâmiz), İstanbul 1978, III, 408 vd.; Osman Turan, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti, İstanbul 1980, s. 331-332, 334, 335, 357, 433, 471, 472; a.mlf., “Selçuklu Devri Vakfiyeleri I: Şemseddin Altun-Aba Vakfiyesi ve Hayatı”, TTK Belleten, XI/42 (1947), s. 202-203; G. Makdisi, The Rise of Colleges, Edinburgh 1981, s. 20, 21, 24, 27, 30, 80 vd., 82, 86, 153 vd., 164-165, 188 vd., 210, 216; a.mlf., “RuǾâtü’l-Ǿilm” (trc. İhsan Abbas), el-Ebĥâŝ, XIV/4, Beyrut 1961, s. 481 vd.; J. Pedersen - [G. Makdisi], “Madrasa”, EI² (İng.), V, 1123-1134; J. Pedersen, “Some Aspects of the History of the Madrasa”, IC, III (1929), s. 525-537; a.mlf., “Mescid”, İA, VIII, 50-70; Abdülcelîl Hasan Abdülmehdî, el-Medâris fî Beyti’l-Maķdis, Amman 1981, I, tür.yer.; Ramazan Şeşen, Salâhaddîn Devrinde Eyyûbîler Devleti, İstanbul 1983, s. 254-262; Hasan Şümeysânî, Medârisü Dımaşķ fi’l-Ǿaśri’l-Eyyûbî, Beyrut 1403/1983, s. 49; Hüseyin Sultânzâde, Târîħ-i Medâris-i Îrân, Tahran 1364 hş.; Saîd İsmâil Ali, MeǾâhidü’t-terbiyyeti’l-İslâmiyye, Kahire 1986, s. 303-386; İsmâil b. Ali el-Ekva‘, el-Medârisü’l-İslâmiyye fi’l-Yemen, Beyrut 1986, s. 10-15, 437-445, ayrıca bk. tür.yer.; Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtîbü’l-idâriyye (Özel), I, 138; İsmail Yiğit, Siyasî-Dinî-Kültürel İslâm Tarihi: Memlûkler, İstanbul 1991, VII, 245 vd.; Abdülazîm Ramazan, Târîħu’l-medâris fî Mıśri’l-İslâmiyye, Kahire 1992; Azîmâbâdî, ǾAvnü’l-maǾbûd, Beyrut 1415, IV, 230; Seyyed Hossain Nasr, “The Traditional Texts Used in the Persian Madrasahs”, Encyclopaedic Survey of Islamic Culture (ed. Mohamed Taher), New Delhi 1997, III, 56-73; Ahmed Hâlid Cîde, el-Medâris ve nižâmü’t-taǾlîm fî bilâdi’ş-Şâm fi’l-Ǿaśri’l-Memlûkî, Beyrut 1422/2001, s. 136-159, 340-341; Roy Mottahedeh, Peygamberin Hırkası (trc. Ruşen Süzer), İstanbul 2003, s. 73, 75, 76, 77, 80, 221, 222; a.mlf., “Traditional Shi’ite Education in Qum”, Harvard Middle Eastern and Islamic Review, II/1, Harvard 1995, s. 89-98; A. L. Tibawi, “Muslim Education in the Golden Age of the Caliphate”, IC, XXVIII/2 (1954), s. 418-438; Müderris Tabâtabâî, “Medâris-i Ķadîm-i Ķum”, Vaĥîd, IX/99, Tahran 1392/1972, s. 1767-1772; Emel Esin, “Böri Tigin Tamgaç Buğra Kara Hakan İbrahim’in (H. 444-60/1052-68) Semerkand’da Yaptırdığı Âbideler”, STY, VIII (1978), s. 37-55; Altan Çetin, “İrfan Ordusunun Temelleri Türkler’de Medreseler (Karahanlı, Selçuklu ve Beylikler Devri Medreseleri)”, Dinî Araştırmalar, II/5, Ankara 1999, s. 177-201; Mehmet İpşirli, “Anadolu”, DİA, III, 128-130; Ara Altun, “Artuklular”, a.e., III, 418-419; Mahmut Kaya, “Beytülhikme”, a.e., VI, 89; M. Baha Tanman, “Dânişmendliler”, a.e., VIII, 474, 476; Nebi Bozkurt, “Dârülhadis”, a.e., VIII, 528; A. Engin Beksaç - Ahmet Vefa Çobanoğlu, “İlhanlılar”, a.e., XXII, 106-107.

Nebi Bozkurt  

Osmanlı Dönemi. İslâm eğitim sisteminin temel kurumu olan medrese Osmanlılar döneminde fizikî şartları, mimari özellikleri, programı ve temsil ettiği zihniyetle önemli gelişmeler göstermiştir. Medrese bu dönemde sıbyan mektebinden sonra orta, lise, yüksek okul ve üniversite eğitimine tekabül eden, İslâmî kimliği sebebiyle sadece müslümanların devam ettiği bir eğitim kurumu özelliği taşır.

Osmanlı Beyliği’nde ilk medrese olarak Orhan Gazi’nin 1331’de kurduğu, İznik Orhaniyesi adını da taşıyan İznik Medresesi gösterilir (Âşıkpaşazâde, s. 119; Neşrî, I, 63). Bu medreseye önce Mısır’da yetişmiş, eserleriyle tanınmış âlim Dâvûd-i Kayserî, ardından Tâceddin-i Kürdî, Alâeddin Ali Esved müderris olarak tayin edildi. 1326’da Bursa’nın fethinden kısa bir süre sonra Orhan Gazi, manastırdan çevrildiği için Manastır Medresesi olarak da bilinen Orhan Gazi Medresesi’ni kurarak vakıflar tahsis etti. I. Murad, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmed, II. Murad ve bunların devlet ricâlinin yaptırdığı yirmi bir medrese ile Bursa cazip bir ilim merkezi oldu. Bursa’daki ilim ve medrese hayatı önemini kaybetmemekle birlikte 1361’de Edirne’nin fethiyle medrese tarihinde yeni bir safha açıldı. Burada Çelebi Mehmed devrinde iki, II. Murad döneminde dokuz yeni medrese tesis edildi. Özellikle II. Murad’ın Dârülhadis Medresesi, Sahn-ı Semân medreseleri yapılıncaya kadar (1463-1470) en yüksek Osmanlı medresesi kabul edilmiştir. Kuruluş yıllarından itibaren 1326-1451 devresinde seksen dört medresenin yapıldığı tesbit edilmektedir. Bunlardan on biri Orhan Bey, sekizi I. Murad, yirmisi I. Bayezid, yedisi I. Mehmed, otuz yedisi II. Murad zamanında kurulmuş, bir medrese de fetret döneminde inşa edilmiştir. Bunun