TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MECLİS-i AHKÂM-ı ADLİYYE ::.

cilt: 28; sayfa: 243
[MECLİS-i AHKÂM-ı ADLİYYE - ]


 


MECLİS-i AHKÂM-ı ADLİYYE

(مجلس أحكام عدليّه)

Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye ile Meclis-i Âlî-i Tanzîmat’ın 14 Temmuz 1861’de birleştirilmesiyle oluşturulan meclis

(bk. MECLİS-i VÂLÂ-yı AHKÂM-ı ADLİYYE).  


MECLİS-i ÂLÎ-i TANZÎMAT

(مجالس عالئ تنظيمات)

26 Eylül 1854’te kurulan ve Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye’nin yasama yetkisini üstlenen yüksek yasama organı

(bk. MECLİS-i VÂLÂ-yı AHKÂM-ı ADLİYYE).  


MECLİS-i ÂLÎ-i UMÛMÎ

(مجلس عالئ عمومي)

Meclis-i Vâlâ üyelerinin ve önemli devlet adamlarının katılımıyla Bâbıâli’de toplanan meclis

(bk. MECLİS-i VÂLÂ-yı AHKÂM-ı ADLİYYE).  


MECLİS-i A‘YÂN

(مجلس أعيان)

İki meclisli Osmanlı Parlamentosu’nun padişahın tayin ettiği üyelerden oluşan kanadı.

Hey’et-i A‘yân olarak da adlandırılan Meclis-i A‘yân, II. Abdülhamid’in 23 Aralık 1876 tarihli iradesiyle yürürlüğe giren Kānûn-ı Esâsî’nin öngördüğü Meclis-i Umûmî adlı Osmanlı Parlamentosu’nu oluşturan iki meclisten biri olup padişahın tayin ettiği üyelerden meydana gelmekteydi. Parlamentonun diğer kanadını halkın seçtiği mebusların oluşturduğu Meclis-i Meb‘ûsan teşkil ediyordu. Kānûn-ı Esâsî’ye göre her iki meclisin aynı dönemde açık olması gerekiyordu. Meclislerden biri diğeri açık olmadığında toplanıp faaliyette bulunamazdı.

Padişah meclis üyelerini güvenilir, devlete yaptığı hizmetlerle tanınmış ve kırk yaşını doldurmuş olan hükümet üyeliği yapmış kişiler, elçiler, valiler, patrik, haham ve üst rütbeli askerler arasından seçer, ancak üye seçiminde sadrazamın tekliflerini de göz önünde bulundururdu. Resmî kanallarla başka bir göreve getirilen kişinin üyeliği devam eder, bunun kendi isteğiyle olması durumunda ise üyelik düşerdi. Üyeler padişaha, vatana ve Kānûn-ı Esâsî hükümlerine sadık kalacaklarına dair yemin ederek göreve başlar ve üyelik ömür boyu devam ederdi. Kānûn-ı Esasî’de meclisin üye sayısı mebus sayısının üçte biri ve üyelerin maaşları da 10.000 kuruş olarak belirlenmişti. Ancak üyelerin bir kısmının önceki görevlerinden olan maaşları bu miktarın çok üzerindeydi. Dolayısıyla onların maaşlarını aşağı çekmek yerine maaşların alt sınırı 10.000 kuruş olarak tesbit edildi.

Meclis-i Umûmî’nin açılış töreni 19 Mart 1877’de II. Abdülhamid, devlet erkânı, ruhanî liderler ve yabancı misyon şeflerinin katılımıyla Dolmabahçe Sarayı’nın Muayede Salonu’nda yapıldı. Açılış nutkunu padişah adına Mâbeyn-i Hümâyun başkâtibi Küçük Said Paşa okudu. Meclislere çalışma yeri olarak Ayasofya civarındaki eski dârülfünun binası tahsis edildi.

Meclisin başlıca görevi Meclis-i Meb‘ûsan’ın verdiği kanun ve bütçe tasarılarını dinî değerler, padişahın hukuku, hürriyetler, Kānûn-ı Esâsî hükümleri, devletin bütünlüğü, vatanın muhafazası ve savunması ve genel ahlâk açılarından incelemekti. Bu esaslara aykırı bir unsur tesbit ederse tasarıyı tamamen reddedebilir veya düzeltilmek üzere Meclis-i Meb‘ûsan’a geri gönderebilirdi. Meclis-i A‘yân’ın reddettiği bir tasarı o yıl içerisinde tekrar Meclis-i Meb‘ûsan gündemine getirilemezdi. Diğer görevleri, kabul ettiği tasarıları onayladıktan sonra kanunî prosedürün tamamlanıp yayımlanması ve uygulanması için sadârete göndermek, Kānûn-ı Esâsî’yi tefsir etmek ve takdim edilen arzuhalleri inceledikten sonra önemli bulduklarını mütalaasını da ekleyerek sadârete göndermekti. Ayrıca görev sınırları içine giren konularla ilgili yeni bir kanun çıkarılmasını veya mevcutlardan birinin düzeltilmesini de önerebilirdi.

Kānûn-ı Esâsî’yi tefsir hakkı meclise tanınmış önemli bir ayrıcalık olup daha sonra Meclis-i Meb‘ûsan’a karşı kullanılabilecek bir silâha dönüştü ve Gazi Ahmed Muhtar Paşa kabinesi 1912’de meclisin bu yöndeki bir yorumuna istinaden Meclis-i Meb‘ûsan’ı feshetti. Meclis-i Meb‘ûsan’ın



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir