TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MEÂLÎ ::.

cilt: 28; sayfa: 202
[MEÂLÎ - Mustafa İsen]


Türkçe kıta ve altmış bir müfredden meydana gelmektedir. Meâlî’nin divanı içinde dikkate değer şiirlerden biri sekiz heceli, semâi tarzında kaleme alınmış olan destandır. Destanda, Osmanlı tarihlerinde Şeytankulu olarak zikredilen Şahkulu Baba Tekeli’nin (Karabıyıkoğlu) devlete isyanı (917/1511) anlatılmakta ve bu isyana II. Bayezid’in müdahale etmesi istenmektedir. Destan elde mevcut, heceyle yazılmış ilk tam şiir olması açısından da önemlidir. Bu şiirin dikkat çeken bir diğer özelliği ise hece ve aruz birlikteliğinin divanlarda XVIII. yüzyılda başlayan bir gelenek olmayıp eskiden beri var olageldiğini göstermiş olmasıdır.

Genellikle dışarıdan alınmış bir muhtevayı ve geleneğin gerektirdiği duyuşları ifade eden divan şiirinin bu özelliklerine uymayan Meâlî şahsî yaşayışını, arzu ve sıkıntılarını şiirlerine yansıtmıştır. İzlediği bu yol çağının alışkanlıklarıyla uyuşmadığı için yazdıkları kendisine zarar vermiş ve takipçisi de pek olmamıştır. Muhtevanın ötesinde yine kendi durumunu anlatmaya uygun bir form olarak divanında murabba ve kıta nazım şekilleriyle müfredlere fazla yer vermiştir. Umumiyetle sade bir dil kullanan Meâlî’nin şiirleri yer yer ince bir alay ve yergiyi ihtiva eder. Kedi mersiyesi böyle bir örnektir.

BİBLİYOGRAFYA:

Âşık Çelebi, Meşâirü’ş-şuarâ (haz. Filiz Kılıç, doktora tezi, 1991), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 390; Latîfî, Tezkiretü’ş-şuarâ ve tabsıratü’n-nuzemâ (haz. Rıdvan Canım, doktora tezi, 1991), Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, II, 499; Beyânî, Tezkire (haz. Aysun Sungurhan, yüksek lisans tezi, 1994), Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 141; Künhü’l-ahbâr’ın Tezkire Kısmı (haz. Mustafa İsen), Ankara 1994, s. 269, 271; Kınalızâde, Tezkire, II, 844; Kafzâde Fâizî, Zübdetü’l-eş‘âr, Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1877, vr. 84b; Nev‘îzâde Atâî, Zeyl-i Şekāik, İstanbul 1852, s. 491; Riyâzî, Riyâzü’ş-şuarâ, Nuruosmaniye Ktp., nr. 3724, vr. 129b; Sicill-i Osmânî, II, 127; Ali Nihat Tarlan, Şiir Mecmualarında XVI ve XVII. Asır Divan Şiiri, İstanbul 1948, s. 33-34; E. Ambros, Candid Penstrokes: The Lyrics of Meǿālī an Ottoman Poet of the 16th Century, Berlin 1982, tür.yer.; a.mlf., “Apollinaire’e Öncülük Eden 16. Yüzyıl Şairi Meâlî: Ağaç Şeklinde Bir Osmanlı Figür-Şiiri”, JTS, XXIV/1 (2000), s. 57-64; a.mlf., “Meǿālī”, EI² (İng.), VI, 967; Turgut Kut, “XVI. Yüzyıl Divan Şairlerinden Meâlî’nin Hece Vezinli Bir Destanı”, Folklor ve Etnografya Araştırmaları, İstanbul 1984, s. 311; “Meâlî”, Büyük Türk Klâsikleri, İstanbul 1986, III, 276-277; Halûk İpekten v.dğr., Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ankara 1988, s. 277; Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî (haz. Cemal Kurnaz - Mustafa Tatcı), Ankara 2001, I, 898; J. Rypka, “La qasida de Meālī composée sur les proverbes turcs”, RO, XVII (1952), s. 29-46; Mehmet Çavuşoğlu, “Bir Divan Neşri Üzerinde Notlar”, Erdem, I/3, Ankara 1985, s. 801-824; Mustafa İsen, “Divanlarda Heceyle Yazılmış Şiirler”, TKA, XXXIX/1-2 (1991), s. 204-207; Mustafa Kutlu, “Meâlî”, TDEA, VI, 166.

Mustafa İsen  


el-MEÂLİM

(المعالم)

Taşköprizâde Ahmed Efendi’nin (ö. 968/1561) kelâma dair eseri

(bk. TAŞKÖPRİZÂDE AHMED EFENDİ).  


el-MEÂLİM

(المعالم)

Fahreddin er-Râzî’nin (ö. 606/1210) usûlü’d-dîn, usûl-i fıkıh, fıkıh, hilâf ve cedel konularına dair eseri.

Kitabın adı kaynaklarda genellikle el-MeǾâlim olarak geçmektedir. Müellifin kendisi eserine isim vermemiş, içinde yer alan başlıklarda da “meâlim” kelimesi kullanılmamıştır. Ancak kitabının baş tarafında eserin usûlü’d-dîn, usûl-i fıkıh, fıkıh, hilâf, münazara ve cedel âdâbı olmak üzere beş disiplini içerdiği ifade edilmiştir. Öyle anlaşılıyor ki “el-meâlim” (işaretler) adı daha sonra kitap için uygun bir isim olarak kabul edilmiştir. Fahreddin er-Râzî’nin yazmayı tasarladığı bu geniş eseri tamamlayıp tamamlamadığı bilinmemektedir; onun sözünü ettiği beş disiplinden sadece ilk ikisine ait metinler sonraki dönemlere intikal etmiştir. Bu sebeple kitabın el-MeǾâlim genel başlığından sonraki ismi içeriğine bağlı olarak değişmiştir. Eseri İbnü’l-Kıftî Kitâbü’l-MeǾâlim fi’l-aśleyn (İħbârü’l-Ǿulemâǿ, s. 191), Safedî el-MeǾâlim fî uśûli’d-dîn ve’l-fıķh (el-Vâfî, IV, 255) şeklinde kaydetmiş, İbn Hallikân ise Râzî’nin el-MeǾâlim başlıklı biri usûlü’d-dîn (kelâm), diğeri usûl-i fıkıhla ilgili iki eserinin bulunduğunu belirtmiştir (Vefeyât, IV, 249; krş. İbnü’l-İmâd, V, 21). Kâtib Çelebi, Fahreddin er-Râzî’ye el-MeǾâlim fî uśûli’d-dîn, el-MeǾâlim fî uśûli’l-fıķh ve el-MeǾâlim fi’l-kelâm olmak üzere üç ayrı eser nisbet etmiştir (Keşfü’ž-žunûn, II, 1726-1727).

1. el-MeǾâlim fî uśûli’d-dîn. Kelâm konularını on bölüm (bab) halinde inceleyen eserin içeriğini bir girişten sonra ilâhiyyât, nübüvvet, âhiret ve imâmet kısımlarına ayırmak mümkündür. Giriş mahiyetindeki ilk iki bölüm istidlâle ağırlık veren bilgi bahsine ayrılmış, ardından bilgiye konu teşkil eden hususlar (mevcud-ma‘dûm), vâcib-mümkin ve cevher-araz meselelerine temas edilmiştir. İlâhiyyât konularına ayrılan kısımda üçüncü bölüm olarak Allah’ın varlığı ve selbî sıfatları, dördüncü bölümde sübûtî sıfatlar, beşinci bölümde rü’yetullah ve tevhid, altıncı bölümde kader bahisleri işlenmiştir. el-MeǾâlim’in yedinci bölümü nübüvvete ayrılmış olup burada Hz. Muhammed’in nübüvvetinin ispatı, genel anlamda mûcizeye yöneltilen eleştiriler ve cevapları, peygamberlerin vasıfları ve mi‘rac gibi hususlar ele alınmıştır. Kitabın sekizinci bölümünde ölüm ötesi hayat konusuna bir giriş olmak üzere ruhun mevcudiyeti, bekāsı ve tenâsühün imkânsızlığı üzerinde durulmuş, dokuzuncu bölümde haşr-i cismânî ve kabir azabından başlamak üzere âhiret halleri kısaca anlatılmıştır. Son bölüm imâmete ayrılmıştır. Eserin birçok nüshası mevcuttur (meselâ bk. İÜ Ktp., AY, nr. 3613; Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 2257, Lâleli, nr. 2240; Köprülü Ktp., Fâzıl Ahmed Paşa, nr. 529; yurtdışındaki nüshaları için bk. Brockelmann, GAL, I, 667; Suppl., I, 921; M. Sâlih ez-Zerkân, s. 75; ayrıca bk. MeǾâlimü uśûli’d-dîn, neşredenin girişi, s. 9). el-MeǾâlim, ilk defa Fahreddin er-Râzî’ye ait el-Muĥaśśal ile bu eserin Nasîrüddîn-i Tûsî’ye ait Telħîś’inin kenarında MeǾâlimü uśûli’d-dîn başlığı altında basılmıştır (Kahire 1323). Daha sonra Uśûlü’d-dîn adıyla Tâhâ Abdürraûf Sa‘d (Kahire, ts.; Beyrut 1984) ve MeǾâlimü uśûli’d-dîn adıyla Semîh Dügaym (Beyrut 1992) tarafından yayımlanmıştır. Köprülü Kütüphanesi’nde bulunan, Muhammed b. Ebû Bekir b. Cemâa’ya ait eserlerden oluşan bir mecmua içinde (Fâzıl Ahmed Paşa, nr. 1587) yer alan el-Muġnî fi’l-kelâm adlı risâlenin (vr. 22a-29b) el-MeǾâlim fî uśûli’d-dîn’den yapılmış bazı seçmelerden oluştuğu kaydedilmektedir (Şeşen, II, 250). İbn Amîre’nin el-MeǾâlim’e tenkidî mahiyette bazı fasıllar eklediği belirtilmektedir (DMBİ, VI, 255; DİA, XIX, 313). Ayrıca İbnü’l-Lebbûdî’nin esere bir şerh yazdığı (DİA, XXI, 122; krş. Keşfü’ž-žunûn, II, 1727), bu şerhe ait iki nüshanın Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunduğu (Ayasofya, nr. 2321; Lâleli, nr. 2360) tesbit edilmiştir. Kâtib Çelebi, el-MeǾâlim’in Cemâleddin Muhammed b. Abdülkerîm el-Halebî tarafından ǾUmdetü’l-Ǿâlim fi’ħtiśâri’l-MeǾâlim adıyla ihtisar edildiğini (a.g.e., II, 1168, 1727), Bağdatlı İsmâil Paşa da eserin Ebü’l-Abbas Ahmed b. Muhammed b. Halef b. Râcih el-Makdisî



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir