TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - MAHFİL ::.

cilt: 27; sayfa: 334
[MAHFİL - Âlim Kahraman]


verdiği “âsâr-ı edebiyye tedkīkātı” derslerine ait notlarından “Vezn-i Arûz ile Arap Acem Edebiyatına Dair Bir İki Söz”, “Arap Romanları”, “Câhiliye Âsârından Birkaç Numûne”, “İran Edebiyatı” gibi bölümlerle “Edebiyyât-ı Sûfiyye” ve “Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî” gibi yazıları yayımlanmıştır.

Dinî inançları zedeleyici yazı ve gelişmelerin de konu edildiği dergide Tâhirülmevlevî, Dârülmuallimîn’de Doktor Cevdet Nasûhî tarafından verilen bir konferansa “Mâhud Hezeyân Konferansı” ve Abdullah Cevdet’in Bahâîlik lehindeki yazısına karşı “Benî Kurayza Meselesi” adlı makalelerle cevap vermiştir. Ayrıca Tedkīk-i Müellefât-ı Osmânî Heyeti ile “resm-i Osmânî” konusunda çıkan anlaşmazlığa dair yazdığı seri yazılarla tartışmalara girmiş, bunlardan ilki dolayısıyla hakkında dava açılmıştır. İskilipli Mehmed Âtıf’ın Cenab Şahabeddin’in Peyâm-ı Sabâh’ta yayımlanan “Yarınki Efkâr-ı İslâmiyye” yazısına verdiği cevaplar ve “Oruç Meselesi Hakkında Cevap” adlı makalesi de aynı bağlamdaki yazılardandır.

Dergide dikkati çeken diğer yazılar arasında Mehmed Ali Aynî’nin “Kur’ân-ı Kerîm’in Tercümesi Meselesi”, Aksekili Ahmed Hamdi’nin “Gazzâlî’nin Ruh Hakkındaki Telakkıyâtı”, Mehmed İzzet’in “Hakîkat-ı Mahza ve Aynştayn”, “Ulûm-i Riyâziyye ve Ulûm-ı Hey’et”, “İlm-i Hey’et ve İnsanlar”, “Fezâ ve Semâ”, Bergamalı Cevdet’in bir seri oluşturan “Tefsirler ve Müfessirler”, Şerefeddin’in (Yaltkaya) “Felsefe-i Kadîmeden Birkaç Yaprak”, Muhiddin Râif’in “İngiliz Sünûhât-ı Edebiyyesi Numûnelerinden”, Reşid Mazhar’ın “Anatole France’ın Vefatı Münasebetiyle”, “Monsieur Lucien Bois Cenapları ile Mülâkat”, Mahfil imzasıyla “Yeni Telemak Tercümesi ve Fenelon”, Erkân-ı Harbiyye Kaymakamı Miralay Abdurrahman’ın “Yeni Bir Mu‘cize-i Kur’ân” ile bir seri oluşturan “Arzın Son Günü”, Ödemişli Muammer’in “Edebiyatta Teceddüd”, Sâdî’nin “Âlem-i İslâm Salnâmesi”; Mazhar Osman’ın “Keyif Veren Zehirler”i bulunmaktadır. Şahıslar ve eserleri üzerine yazılmış makalelerin de önemli bir yer tuttuğu Mahfil’de Mehmed Esad Dede, Osman Nevres, Osman Şems, Avni Bey (Yenişehirli), Sâlih Zeki, Ali Emîrî Efendi, Karahisarlı Ahmed Dede, Müneccimbaşı Hüseyin Hilmi Efendi, Kamil Flamaryon bu tür yazılara konu olan isimlerden bazılarıdır.

Mahfil için dönemin yerli ve yabancı basınında bazı yazılar kaleme alındığı, dergideki haber ve iktibaslardan anlaşılmaktadır. Peyâm-ı Sabâh’ta Ali Kemal ve Cenab Şahabeddin’e ait övücü iki yazı, Vakit gazetesinde ise aleyhte bir yazı çıkmıştır. Paris’te yayımlanan Revue du monde musulman dergisi bir sayısında Mahfil sayılarını içeriğiyle tanıtmıştır. Mahfil’de zaman zaman bu dergiden çevrilen yazılara da yer verilmiştir.

Genel olarak on altı veya yirmi, bazı sayıları sekiz veya yirmi dört sayfa olarak hicrî ay başlarında yayımlanan dergi, okuyucularına Hint Masalları ve Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’ını forma forma ek olarak vermiş, 11 ve 23. sayıları da ramazan sayısı olarak çıkmıştır. Sürekli bir tiraj problemi olan dergide zaman zaman satışların 150-200’ü aşmamasıyla ilgili şikâyetlere yer verilmiştir.

Mahfil, birleştirilerek çıkarılan 32 ve 33. sayılar (Cemâziyelâhir-Receb 1341) dışında 67. sayısına kadar düzenli yayımlanmıştır. Tâhirülmevlevî’nin Ankara İstiklâl Mahkemesi’nce tutuklu olarak yargılandığı üç ay boyunca neşredilmemiş, onun suçsuz bulunup serbest kalınca çıkardığı 68. sayıdan sonra ise tamamen kapanmıştır. Dergi üzerine bazı lisans tezleri yanında Zekeriya Kantaş Mahfil Dergisi: İnceleme, Tahlilî Fihrist adlı bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (I-II, 2001, Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

BİBLİYOGRAFYA:

Mahfil dergisi koleksiyonu, İSAM Ktp., nr. D. 00597; Tâhirülmevlevî, Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri (haz. Atilla Şentürk), İstanbul 1991, s. 70-194, 380-383; Atilla Şentürk, Tahirü’l-Mevlevi: Hayatı ve Eserleri, İstanbul 1991, s. 31-38; Tanju Oral, “Mahfel”, TDEA, VI, 112.

Âlim Kahraman  


MAHFÛZ

(المحفوظ)

Sahih hadis anlamında terim.

Sözlükte “ezberlemek, korumak” anlamına gelen hıfz kökünden türemiş olup “ezberlenmiş ve korunmuş” demektir. Terim olarak “rivayetleri birbirine zıt iki sika râviden daha güvenilir olanın rivayet ettiği hadis” mânasında kullanılır. Buna göre mahfûz hadis sahih hadisin bir çeşidi olup şâz hadisin karşısında bir konumda bulunmaktadır. Bu terim, hadis ıstılahlarının henüz yerleşmediği II. (VIII.) yüzyılda “iyi ezberlenmiş ve korunmuş hadis” anlamında kullanılırken III. (IX.) yüzyılda terim anlamını kazanmış ve makbul haberleri gösteren terimler arasına girmiştir. Her ne kadar bu yüzyılda delil olarak kullanılan makbul hadisler daha çok sahih ve hasen terimleriyle ifade edilmekteyse de bazı muhaddisler bir hadisin sahih ve hasen olduğunu ceyyid, müstakīm, sâbit, nebîl, sâlih gibi terimler yanında özellikle mahfûz kelimesiyle ifade etmişlerdir.

Hadis terimlerini ilk tanımlayanlardan İmam Şâfiî, mahfûz kelimesini tarif etmemekle beraber onun karşısında yer alan şâz hadisi “güvenilir bir râvinin daha güvenilir râvilerin rivayetine aykırı olarak naklettiği hadis” diye tanıtmakla mahfûz hadisi de bir bakıma tarif etmiş olmaktadır. Hadislerin sıhhat bakımından en geniş biçimde değerlendirildiği III. (IX.) yüzyılda mahfûz genelde karşıtı olan şâz ile birlikte ele alınmıştır. Fesevî’nin bir hadisi değerlendirirken söylediği, “Ma‘mer bu hadisin isnadında Hişâm’a muhalefet etmekle yanılmıştır, mahfûz olan Hişâm’ın hadisidir” sözü (el-MaǾrife ve’t-târîħ, II, 117) kalıp halinde benimsenmiş ve daha sonraki dönemlerde mahfûz hadisten söz edilirken bu ifade veya buna benzer lafızlar kullanılmıştır. Yine III. (IX.) yüzyılda bazı muhaddisler ve özellikle Ebû Îsâ et-Tirmizî, sika veya zayıf râvilerin kendilerinden daha güvenilir râvilere muhalif olarak rivayet ettikleri hadisler hakkında “gayr-i mahfûz” tabirine yer vermiştir (Nûreddin Itr, s. 88).

Hadis usulü âlimleri mahfûz hadisi senedi mahfûz ve metni mahfûz olmak üzere iki kısımda ele almışlar, senedi mahfûz hadise örnek olarak Süfyân b. Uyeyne - Amr b. Dînâr - Avsece - İbn Abbas senediyle rivayet edilen, Hz. Peygamber devrinde âzat ettiği köleden başka vâris bırakmayan bir adamın vefatından söz eden muttasıl hadisi (İbn Mâce, “Ferâǿiż”, 11; Ebû Dâvûd, “Ferâǿiż”, 8; Tirmizî, “Ferâǿiż”, 14) göstermişlerdir. Râvilerinin tamamı sika olan bu senede İbn Cüreyc gibi sika râviler de mütâbaat etmiş, ancak herkesçe sika kabul edilen Hammâd b. Zeyd hadisi, Amr b. Dînâr vasıtasıyla Avsece’den İbn Abbas’ı zikretmeden maktû olarak nakletmekle bir grup sika râviye muhalefet etmiştir. Ebû Hâtim er-Râzî, sika olduğu halde birden fazla sika râviye muhalefet eden Hammâd’ın rivayetinin şâz, kendisine tâbi olanların çokluğu sebebiyle Süfyân b. Uyeyne’ye ait rivayetin mahfûz olduğunu belirtmektedir (İbn Hacer el-Askalânî, s. 69). Müslim tarafından