TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - LİBYA ::.

cilt: 27; sayfa: 184
[LİBYA - Orhan Koloğlu]


el-Muķāvemetü’l-Lîbiyye żıdde’l-ġazvi’l-Îŧâlî, Halep 1989; T. W. Childs, Italo-Turkish Diplomacy and the War Over Libya, Leiden 1990; A. Martel, La Libye: 1835-1990, Paris 1991; J. Claude Zeltner, Tripoli carrefour de l’Europe et des pays du Tchad: 1500-1795, Paris 1992; Ali Abdullatif Ahmida, The Making of Modern Libya, New York 1994; İsrafil Kurtcephe, Türk-İtalyan İlişkileri: 1911-1916, Ankara 1995, tür.yer.; Ettore Rossi, “Trablus”, İA, XII/1, s. 445-452; R. J. I. ter Laan, “Lībiyā”, EI² (İng.), V, 758-759.

Orhan Koloğlu  

III. KÜLTÜR ve MEDENİYET 1. Dinî Hayat, Mezhepler ve Tarikatlar. Arap asıllı müslümanlar İslâm fetihlerinin ardından bölgeye yerleşmeye başladılar. Bölgenin yerli halkı Berberîler, İfrîkıye Valisi Mûsâ b. Nusayr döneminde İslâmiyet’i kabul ettiler. Hâricîliğin en mûtedil kolu olan İbâzıyye, II. (VIII.) yüzyılın başlarına doğru bütün Kuzey Afrika’ya olduğu gibi Trablus bölgesine de yayılmaya başladı. Mâlikî mezhebi Zîrî emîrlerinden Muiz b. Bâdîs’in gayretiyle bölgede yaygınlık kazandı. Osmanlılar’ın Libya’ya hâkim olmasından sonra Anadolu’dan gelen Türkler vasıtasıyla Hanefî mezhebi bölgeye girmiş oldu. İtalyan işgaline kadar (1912) gayri müslim nüfus, sayıları fazla olmamakla birlikte ticaretle uğraşmaları dolayısıyla etkili olan yahudiler, burayı vatan edinen Maltalı Katolikler ve Osmanlı tebaası Ortodoks Rumlar’dan ibaretti. İşgalin ardından on binlerce İtalyan çiftçisi buraya getirilerek verimli topraklara yerleştirildi. Ancak ülkenin bağımsızlığını kazanmasından sonra bunların büyük çoğunluğu ülkelerine geri dönmek zorunda kaldı.

Libya’da Kādiriyye, Ticâniyye, Arûsiyye, Halvetiyye, Derkāviyye ve Senûsiyye tarikatları yaygındı. Osmanlı idaresi zamanında Kuzey Afrika’da başlayan misyonerlik faaliyetlerine karşı en büyük mücadeleyi Senûsiyye tarikatı mensupları yürüttüler. Bu tarikat, bilhassa çöl ikliminin hâkim olduğu bölgelerde ismen var olan Müslümanlığın yeniden günlük hayatın bir parçası haline gelmesini sağladı. Senûsî şeyhleri, kurdukları zâviyelerde Libya’da ve Afrika içlerindeki birçok bölgede İslâm’ı yaymakla kalmadılar, aynı zamanda dinî eğitimi ve ticarî hayatı da destekleyip yönlendirdiler. Çok sayıda mahallî idareci bu tarikata intisap ettiği için mensupları sömürgeciliğe karşı yapılan mücadeleyi geniş bir alanda yürütme imkânı buldular ve mücadelelerini Osmanlı Devleti’nin de desteğiyle XX. yüzyılın ilk yıllarında silâhlı olarak sürdürdüler. Senûsîler, Fransa’nın güneyden Çad ve Nijer’i işgaline, ardından İtalya’nın kuzeyden bütün Libya’yı ele geçirme planlarına karşı Osmanlı askerleriyle birlikte yürüttükleri savaşta büyük başarılar kazandılar. Senûsî zâviyeleri genelde kabile hayatının güçlü olduğu Sirenayka, Trablus civarı ve Fizan’da yaygındı. Muammer el-Kaddâfî’nin 1969 yılında yaptığı ihtilâlin ardından Senûsî zâviyelerine sınırlama getirildi; tarikatın pîri Muhammed es-Senûsî adına kurulan üniversite lağvedilerek buraya bağlı fakülte ve diğer bölümler Libya Üniversitesi’ne bağlandı.

1970’li yılların başında yayımladığı Yeşil Kitap’ta siyasî fikirlerinin dayanağının Kur’ân-ı Kerîm olduğunu söyleyen Kaddâfî döneminde dine ağırlık veren devlet politikası izlenmeye başlandı. Hz. Peygamber’in vefatını başlangıç kabul eden takvim benimsendi. Kur’an okulları ve medreseler millîleştirilerek yeni sistemin fikirleri buralarda da halka anlatıldı. 1973 yılı Kasım ayında hukuk düzenini İslâm hukukuna uygun hale getirmek için çalışmalar başlatıldı ve 1977 yılındaki büyük halk kongresinde bütün kanunların Kur’an’a uygun olacağı kararı alındı. Yaklaşık on yıl siyasal ve sosyal reformlarını Kur’an’a dayandırdığını söyleyen Muammer el-Kaddâfî’nin 1970’li yılların sonundan itibaren siyasî ve iktisadî amaçlar uğruna İslâm kültürüne eleştiriler yöneltmeye başladığı belirtilmektedir.

2. İlmî Hayat, Eğitim ve Öğretim. Libya’da tarih boyunca çok sayıda âlim yetişmiştir. İslâm dünyasının birçok bölgesinde okutulan el-Kâfî adlı kitabının yanında çok sayıda eseri bulunan Ebü’l-Hasan İbnü’l-Münemmir, Libya’nın ilk önemli şairlerinden, ed-Dürretü’l-ħaŧîre fi’l-muħtâr min şiǾri şuǾarâǿi’l-Cezîre adlı eserin sahibi Ebü’l-Hasan İbnü’l-Veddânî, şiirlerinin çok az bir kısmı günümüze ulaşan Ebü’l-Hasan el-Hevvârî et-Tarablusî, Risâletü’l-ķıyâs ve Risâletü’l-cihâd adlı eserlerin yazarı Muhammed b. Ebü’d-Dünyâ, Arap dili ve edebiyatı yanında en-sâb, hadis, fıkıh, kelâm alanlarında da yetişen ve özellikle Kifâyetü’l-müteĥaffıž adlı eseriyle lugat konusunda önemli bir kaynak bırakan Ebû İshak İbnü’l-Ecdâbî, kasidelerden oluşan divanıyla tanınan mutasavvıf şair Ahmed b. Hüseyin b. Ahmed el-Behlûl, Amr b. Âs zamanından Ahmed Karamanlı dönemine kadar (1150/1737) Libya’nın tarihini ele alan et-Teźkâr fî men meleke Ŧarâblus ve mâ kâne bihâ mine’l-aħbâr adlı eserin müellifi ve aynı zamanda şair Muhammed b. Halîl Galbûn, Vali Ahmed Râsim Paşa devrine kadar geçen uzunca bir dönemin tarihini ve yetmiş kadar önemli şahsiyetin biyografisini ihtiva eden el-Menhelü’l-Ǿaźb fî târîħi Ŧarâblusġarb ve Nefeĥâtü’n-nisrîn ve’r-reyĥân fî men kâne bi-Ŧarâblus mine’l-aǾyân adlı eseriyle tanınan Ahmed en-Nâib el-Ensârî, başta el-Bâĥiŝ ve’l-faķīhu’l-muśliĥ olmak üzere fıkıh ve tasavvuf alanında yirmiden fazla eser yazmış olan Ali b. Abdüssâdık, el-Fetâvâ kâmiliyye fi’l-ĥavâdiŝi’ŧ-Ŧarâblusiyye adlı kitabın müellifi Trablusgarp müftüsü Kâmil b. Mustafa, Endülüs asıllı olup son dönem Trablus şairleri arasında yer alan ve bir divanı bulunan Mustafa b. Zikrî bunlar arasında sayılabilir. Libya’da yetişen âlimler hakkında başlıca müracaat kaynakları içinde İbn Galbûn ve Ahmed en-Nâib el-Ensârî’nin yukarıda adı geçen eserleri dışında Ali Mustafa el-Misrâtî’nin AǾlâm min Ŧarâblus ve Tâhir Ahmed ez-Zâvî et-Tarablusî’nin AǾlâmü Libyâ adlı eserleri anılabilir.

Libya’da tarih boyunca Mâlikî âlimleri Trablus şehri ve çevresindeki yerlerde bulunan medreselerde, İbâzî âlimleri ise İbâzîliğin Kuzey Afrika’daki başlıca merkezlerinden Cebelinefûse’de eğitim görmüşlerdir. Endülüs’ün düşmesinden sonra Libya’ya göç eden müslümanlar arasındaki



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir