TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KÛFE ::.

cilt: 26; sayfa: 342
[KÛFE - Casim Avcı]


aldığı görülmektedir. Osmanlılar döneminde Kûfe, Kerbelâ sancağının Necef kazasına bağlı bir nahiye merkezi durumundaydı.

Kûfe’de özellikle tefsir ve hadis, dil, tarih, fıkıh ve kıraat gibi ilimlerde birçok âlim yetişmiş, Kûfe merkezli ilmî ekoller ortaya çıkmıştır. Abdullah b. Mes‘ûd ve öğrencileri tarafından temelleri atılan Irak tefsir ekolü tefsirde re’ye önem vermekteydi. Alkame b. Kays, Mesrûk b. Ecda‘, Esved b. Yezîd, Mürre et-Tayyib, Saîd b. Cübeyr, İbrâhim en-Nehaî, Âmir b. Şerâhîl eş-Şa‘bî, Yahyâ b. Sellâm ve Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ, Kûfeli meşhur tefsir âlimlerinden bazılarıdır. Hadis alanında Abdullah b. Mes‘ûd ve Kûfe’de en son vefat eden sahâbî olarak bilinen Abdullah b. Ebû Evfâ’nın ardından şöhret kazanmış Kûfeli âlimler arasında Âmir b. Şerâhîl eş-Şa‘bî, Ebû İshak es-Sebîî, Süfyân es-Sevrî, İbn Ebû Zâide, Vekî‘ b. Cerrâh, Ebû Nuaym Fazl b. Dükeyn, Ebû Bekir İbn Ebû Şeybe, kardeşi Ebü’l-Hasan İbn Ebû Şeybe, onun oğlu Ebû Ca‘fer İbn Ebû Şeybe ve Mutayyen zikredilebilir. Fıkıh alanında Kûfe’de II. (VIII.) yüzyılda ortaya çıkan ekol “ehl-i re’y” adıyla bilinir. Emevîler döneminde Medine dışında ikinci ilim merkezi olarak ortaya çıkan Kûfe ekolünün oluşmasında Kur’an ve Sünnet bilgileri yanında re’y ve ictihadlarıyla da tanınan Hz. Ömer, Hz. Ali ve özellikle Abdullah b. Mes‘ûd’un payı büyüktür. Kûfeli fakihler arasında bir kısmı tâbiînden olan Abîde es-Selmânî, Hâris el-A‘ver, Alkame b. Kays, Mesrûk b. Ecda‘, Şüreyh b. Hâris, İbrâhim en-Nehaî, Saîd b. Cübeyr, Âmir b. Şerâhîl eş-Şa‘bî, İbn Şübrüme, Kûfe kadısı İbn Ebû Leylâ, Süfyân es-Sevrî, Hammâd b. Ebû Süleyman ve talebesi Ebû Hanîfe, onun meşhur talebeleri Ebû Yûsuf ve Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî akla gelen ilk isimlerdendir. Kûfe kıraat ilmi açısından da başlıca merkezlerden biriydi. Abdullah b. Mes‘ûd burada kıraat dersleri verdiği gibi Hz. Osman zamanında çoğaltılan Mushaf’ın bir nüshası Kûfe’ye gönderilmiş ve tâbiînden Ebû Abdurrahman es-Sülemî bu nüshayı esas alarak kırk yıl süreyle Kûfe Camii’nde Kur’an okutmuştur. Meşhur kıraat imamları veya râvilerinden olan Âsım b. Behdele, Ebû İshak es-Sebîî, A‘meş, Hamza b. Habîb, Hafs b. Süleyman, Ali b. Hamza el-Kisâî, Ebû Bekir b. Ayyâş, Hallâd b. Hâlid ve Halef b. Hişâm Kûfe’de yetişmiştir. Irak bölgesinde Basra dil mektebinden sonra başlangıçta bu ekolden faydalanmakla birlikte zamanla bağımsız hale gelen Kûfe dil mektebi ortaya çıkmıştır. Mensupları Kûfiyyûn adıyla bilinen ve Basriyyûn ile rekabet halinde olan ekolün önemli temsilcileri arasında Mufaddal ed-Dabbî, Ebû Ca‘fer er-Ruâsî, Ali b. Hamza el-Kisâî, Ebû Amr eş-Şeybânî, Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ, Ebû Abdullah İbnü’l-Arabî ve şair Mütenebbî zikredilebilir (bk. KÛFİYYÛN). Tarih alanında daha ziyade Hz. Peygamber’in sîreti ve hadisleri etrafında faaliyet gösteren Medine tarih ekolü yanında Kûfe, Basra ile birlikte temelde dil, şiir, ensâb ve ahbâr gibi çeşitli kabilelere ait rivayetlere ağırlık veren Irak tarih ekolünü oluşturmaktadır. Muhammed b. Sâib el-Kelbî, Ebû Mihnef, Avâne b. Hakem, Seyf b. Ömer, Hişâm b. Muhammed el-Kelbî ve Nasr b. Müzâhim bu ekolün en eski mensupları arasında yer alır.

Kûfe şehriyle ilgili olarak telif edilen, ancak zamanımıza ulaşmayan eserler arasında Heysem b. Adî’nin Ħıŧaŧü’l-Kûfe, Vülâtü’l-Kûfe, Ķuđâtü’l-Kûfe ve’l-Baśra, Kitâbü Faħri ehli’l-Kûfe Ǿalâ ehli’l-Baśra; İbn Şebbe’nin Kitâbü’l-Kûfe, Kitâbü Ümerâǿi’l-Kûfe; İbn Ukde’nin Kitâbü Fażli’l-Kûfe ve İbnü’n-Neccâr diye tanınan Ebü’l-Hasan Muhammed b. Ca‘fer et-Temîmî’nin Târîħu’l-Kûfe’si zikredilebilir (ayrıca bk. Sâlih Ahmed Ali, XXIV [1974], s. 140-146).

Günümüzde Kûfe, Necef muhafazasına bağlı bir ilçe merkezidir. Başlangıçta Necef ile aralarında 10 km. kadar bir uzaklık bulunurken bugün iki şehir âdeta birbiriyle bitişmiş durumdadır. Kûfe’nin 1965’te 30.000 olan nüfusu 2002’de 115.000’e ulaşmıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

İbn Sa‘d, eŧ-Ŧabaķāt, VI, 5 vd., 66 vd.; Belâzürî, Fütûĥ (Rıdvân), s. 274-287; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), III, 598; IV, 40-48, 160, 163, 241, 244, 251, 271, 279, 499; V, 64, 143, 234, 347 vd., 551, 569; VI, 38, 93, 162, 202-204, 224, 267, 346; VII, 26, 160, 180, 316, 344, 421, 429; VIII, 528, 534; IX, 266-270, 474; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, Maķātilü’ŧ-Ŧâlibiyyîn (nşr. Seyyid Ahmed Sakr), Kahire 1949, tür.yer.; İbn Cübeyr, er-Riĥle, Beyrut 1400/1980, s. 187-189; Yâkūt, MuǾcemü’l-büldân (Cündî), IV, 557-561; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, III, 20, 30, 79, 82, 105, 109, 137, 154, 349, 461; IV, 19 vd., 158, 168, 175, 211, 249, 406; V, 124, 219, 229, 324, 348, 408; VIII, 155, 170; İbn Battûta, er-Riĥle (nşr. Abdülhâdî et-Tâzî), Rabat 1417/1997, II, 54-55; M. Hüseyin ez-Zübeydî, el-Ĥayâtü’l-ictimâǾiyye ve’l-iķtiśâdiyye fi’l-Kûfe fi’l-ķarni’l-evveli’l-hicrî, Bağdad 1970; Kâmil Süleyman el-Cebûrî, Târîħu’l-Kûfe el-ĥadîŝ: 1280-1393/1860-1973, Necef 1974, I-II; M. Saîd et-Turayhî, Târîħu mesâcidi’l-Kûfe, Haydarâbâd 1402/1982, I; Jan-Olaf Blichfeldt, Early Mahdism, Leiden 1985, s. 27-36, 71; Mehdî el-Mahzûmî, Medresetü’l-Kûfe, Beyrut 1406/1986, s. 1-7, 22, 26, 32, 84; Hüseyin b. Ahmed en-Necefî el-Berrâkī, Târîħu’l-Kûfe, Beyrut 1987, s. 19, 78 vd., 90, 112 vd., 150, 268 vd., 397 vd., 436, 443, 449; Kemal Sandıkçı, İlk Üç Asırda İslâm Coğrafyasında Hadis, Ankara 1991, s. 189-226; Abdülazîz ed-Dûrî, Baĥŝ fî neşǿeti Ǿilmi’t-târîħ Ǿinde’l-ǾArab, Beyrut 1993, s. 118, 124; Hişâm Caît, el-Kûfe: Neşǿetü’l-medîneti’l-ǾArabiyyeti’l-İslâmiyye, Beyrut 1993, tür.yer.; a.mlf., “al-Kūfa”, EI² (İng.), V, 345-351; Hasan Onat, Emevîler Devri Şiî Hareketleri ve Günümüz Şiîliği, Ankara 1993, s. 45, 62, 93, 104, 115, 134; Ülker Aytekin, Hz. Osman Zamanında Kûfe (yüksek lisans tezi, 1995), MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, s. 8-15, 61-64; M. Mahfuz Söylemez, Bedevîlikten Hadarîliğe Kûfe, Ankara 2001, s. 21-32, 35, 39, 43, 51, 53, 55-59, 62, 65, 70, 74, 76, 85, 90, 95-96 vd., 177, 231 vd., 281 vd.; M. Hinds, “Kūfan Political Alignments and their Background in the Mid-Seventh Century A. D.”, IJMES, II (1971), s. 346-367; Sâlih Ahmed Ali, “Meśâdiru dirâseti târîħi’l-Kûfe fi’l-ķurûni’l-İslâmiyyeti’l-ûlâ”, MMİIr., XXIV (1974), s. 137-171; K. V. Zetterstéen, “Kûfe”, İA, VI, 964-967; M. Esad Kılıçer, “Ehl-i Re’y”, DİA, X, 521.

Casim Avcı  


KÛFÎ

(الكوفي)

Düzenli, köşeli, dik ve yatay harfleriyle geometrik çizgilere dayanan Arap yazısı.

Arap yazısının kaynağı ve nasıl yayıldığı hususunda farklı görüşler vardır. Bazı İslâm âlimleri konuyu hadislerin ışığında açıklayarak yazının ilâhî bir kaynağa dayandığını (tevkīfî) söylerler. Diğer bir görüşe göre Arap yazısı Himyerî diye de anılan müsned yazısından doğmuş, ticarî münasebetler neticesinde Hicaz bölgesinde yayılmıştır. XVIII. yüzyılda G. J. Klehr ve XIX. yüzyılda Theodor Nöldeke ilk defa Arap