TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KİLİ ::.

cilt: 26; sayfa: 1
[KİLİ - Mihai Maxim]


 


KİLİ

Bugün Ukrayna Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan tarihî kale ve şehir.

Romence’de Chilia (Kilya) adıyla anılır. Tuna nehrinin denize dökülürken oluşturduğu üç koldan biri olan en kuzeydeki Kili kolunun sol kıyısında bulunmaktadır. Şehrin tarihi XII. yüzyıla kadar iner. Bizans İmparatorluğu döneminde bir ticaret merkezi olarak gelişen şehir bir süre sonra Cenevizliler’in hâkimiyeti altına girdi. Baltık denizinden Bizans’a kadar uzanan “Boğdan yolu”nun buradan geçmesi şehrin ticarî önemini arttırdı. Aydınoğlu Umur Bey, 1339-1341 yıllarında Kili’ye kadar gelerek bir Ulah ordusunu mağlûp etti. Cenevizliler merkezi Kili olan Kuzey Dobruca’da da birtakım imtiyazlar elde ettiler. 1371 yılından beri Osmanlılar’a bağlı olan Dobruca Voyvodası Ivanko (Yuan Ku, Yanko) Cenevizliler’e burada ticarethane, kilise ve konsolosluk açma hakkı tanıdı (1387). Yıldırım Bayezid’in Ankara yenilgisinin ardından şehir Eflak Beyi Mircea’nın eline geçti. Fakat bir süre sonra Eflak’tan ayrılarak Boğdan Voyvodalığı’na katıldı. Macaristan ile Polonya arasında 1412’de imzalanan gizli Lubnan (Lublin) Antlaşması’nda Boğdan Prensliği’nin iki ülke arasında paylaşılması kararlaştırıldı; Kili dahil ülkenin batı kesimi Macaristan’a, Akkirman dahil doğu kesimi de Polonya’ya ait olacaktı. Antlaşma hükümleri uygulamaya konulmadan Osmanlı birliğini tekrar sağlayan I. Mehmed (Çelebi), Lehistan (Polonya) üzerine büyük bir sefer düzenledi. Bu sefer sırasında Dobruca kesin biçimde Osmanlı topraklarına katılırken Eflak’a da girilerek Mircea’ya Osmanlı hâkimiyeti kabul ettirildi (822/1419). Osmanlı orduları ilk defa bu sefer sırasında Boğdan topraklarına da girip Kili ve Akkirman kalelerini kuşattılarsa da alamadılar.

Kili Kalesi 1448’den sonra tekrar Eflak Voyvodalığı’na geçti. Fâtih Sultan Mehmed’in Eflak seferi sırasında (866/1462) Boğdan Voyvodası Stefan Cel Mare, Kili’yi Osmanlılar’dan önce almak istediyse de başaramadı. Fakat ikinci kuşatmanın ardından Kili Kalesi’ni ele geçirdi (26 Cemâziyelevvel 869 / 24 Ocak 1465). Fâtih Sultan Mehmed’in Kili ve Akkirman’da Osmanlı hâkimiyetini sağlama teşebbüsü başarılı olmadı. Boğdan Voyvodası Stefan yeni bir Osmanlı saldırısına karşı 1479’da Kili Kalesi’ni tamir ettirdi. Tuna’nın sağ kıyısında (güney) bulunan eski kalenin yerine nehrin sol kıyısında yeni bir kale yaptırdı.

II. Bazeyid saltanatının ilk yıllarında Boğdan meselesine ağırlık verdi ve 889’da (1484) sefere çıktı. 10 Cemâziyelâhir 889’da (5 Temmuz 1484) Kili civarına geldi. Ertesi gün kale karadan ve Tuna nehrinden kuşatıldı. On gün boyunca gece gündüz topa tutulan Kili Kalesi’nin kumandanı teslim olmak zorunda kaldı (20 Cemâziyelâhir 889 / 15 Temmuz 1484). Böylece Aşağı Tuna havzasının en önemli kalesi sayılan Kili kesin olarak Osmanlı yönetimine geçti. Hemen ardından Akkirman Kalesi de alındı. Böylece Karadeniz ve Aşağı Tuna havzası tamamen Osmanlılar’ın kontrolüne geçmiş oldu. Büyük ticarî öneme sahip olan ve Karadeniz’i Baltık’a bağlayan Boğdan yolunun kontrolü sağlandı. Fetihten sonra Osmanlı idarî sistemine göre Kili sancak beyliği haline getirildi. Kili’ye kadı, dizdar, kapudan, iskele ve gümrük emini, muhtesib ve diğer devlet görevlileri tayin edildi. Kili Kalesi ve liman kesimindeki varoşa kapıkulları ve azebler yerleştirildi.

Osmanlı döneminde birkaç defa tamir edilen Kili Kalesi, 1067’de (1657) burayı ziyaret eden Evliya Çelebi’nin anlattığına göre yarım ay şeklinde üç kaleden oluşuyordu. Yeşillikler içinde düz bir arazi üzerine inşa edilmiş olan kalenin kıble duvarı Tuna nehrine dayanmaktaydı. Kara tarafı 2000, nehir tarafı 1000 olmak üzere kalenin çevresi 3000 adımdı. Kara tarafı üç,



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir