TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KIRIM ::.

cilt: 25; sayfa: 460
[KIRIM - Hakan Kırımlı]


(Kırım Demokratik Cumhuriyeti) ilân ediliyordu. Aynı gün ilk Kırım Tatar hükümeti de Nûman Çelebi Cihan’ın başbakanlığında (başmüdürlüğünde) oluşturuldu.

Yeni Kırım Tatar hükümeti, kısa süre içinde Kırım topraklarının büyük kısmında hâkimiyeti eline aldı. Eski Çarlık ordusundaki Kırım Tatar birliklerinin önemli bir kısmı kurultayın emri altına girerek yeni millî hükümetin askerî gücünü oluşturdu. Bolşevikler dışındaki Rus gruplarının esasen askerî güçten mahrum bulunması da millî hükümetin işini kolaylaştırdı. Ancak Karadeniz filosunun ana üssü olan Akyar (Sivastopol) şehri tamamen Bolşevik tesirindeki Rus bahriyelilerin hâkimiyetindeydi. Millî hükümetin otoritesi bu büyük askerî üsse ulaşamadığı gibi her iki güç arasında bir çatışma kaçınılmaz görünüyordu. Nitekim Kırım Tatar birlikleriyle Bolşevik bahriyeliler arasında yer yer başlayan silâhlı çatışmalar, 23 Ocak 1918’de Bolşevikler’in Bahçesaray’a doğru ileri harekâta geçmesiyle tam bir savaşa dönüştü. Ezici sayı ve silâh üstünlüğüne sahip olan Bolşevik kuvvetleri 26 Ocak’ta Bahçesaray’ı, ertesi gün de Kırım’ın başşehri olan Akmescid’i ele geçirdiler. Böylece Kırım Tatar millî hükümeti yıkılarak Kırım’da ilk Bolşevik idare kuruldu.

Tavrida Sovyet Cumhuriyeti adını alan Kırım Bolşevik iktidarı, yarımadanın gerek Kırım Tatar gerekse Rus ahalisi için tam bir terör dönemini başlattı. Binlerce insanın öldürüldüğü bu kanlı dönemin kurbanları arasında Kırım Tatar millî hükümetinin başı olan Nûman Çelebi Cihan da bulunuyordu. Bu dönemde Bolşevikler’in elinden kurtulabilen milliyetçiler yer altına çekilmek zorunda kaldılar. 9 Şubat 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Barış Antlaşması ile Ukrayna’nın bağımsızlığını tanıyan Almanya’nın Ukrayna hükümetiyle vardığı anlaşma uyarınca Alman orduları Bolşevikler’den temizlemek üzere Ukrayna’yı işgal etti. 21 Mart’ta Alman askerî işgalinin Kırım’a da uzatılması kararı alındı. 19 Nisan 1918’de Alman askerî birlikleri Kırım’a girmeye başladı. Kırım’daki Bolşevik kuvvetlerinin direnmesi kolaylıkla kırılarak nisan ayı sonuna kadar yarımadanın tamamı Alman ordusu tarafından işgal edildi. Bolşevikler’e karşı yapılan bu çarpışmalara Kırım Tatar gerillaları da katıldı. Alman askerî idaresi altında Kırım Tatar Millî Kurultayı 8 Mayıs 1918’de yeniden toplanabilme imkânını buldu. Ancak kurultayın bir Kırım Tatar hükümeti kurma teşebbüsü Alman askerî makamları tarafından engellendi. Bunun yerine fiilen Alman askerî idaresinin himayesinde karma bir Kırım hükümeti kurduruldu. Haziran 1918’de teşekkül eden bu Kırım hükümetinde Tatarlar, Bolşevik aleyhtarı Ruslar ve Almanlar yer alırken, hükümet başkanlığını da Litvanya Tatarları’ndan olan General Süleyman Sülkeviç üstlendi. Ukrayna Devleti’nin Kırım’ı ilhak arzuları Sülkeviç hükümetiyle Ukrayna arasında başından itibaren bir siyasî krizin doğmasına yol açtı. Almanya bu kriz sırasında, bir taraftan müttefiki Ukrayna’yı gücendirmemek için Kırım’ı resmen bağımsız bir devlet statüsünde tanımaktan kaçınırken diğer taraftan Ukrayna’nın Kırım’ı ilhakını da kabul etmedi. Almanya’nın teslim olarak savaştan çekilmesiyle esasen Alman askerî gücüne dayanan Sülkeviç hükümeti de 14 Kasım 1918’de istifa etti..

Sülkeviç hükümetinin çöküşünün ardından Kırım’da idare fiilen, Bolşevikler’den kaçarak Kırım’da toplanmış olan liberal Rus ve yahudi politikacıların eline geçti. Böylece 16 Kasım 1918’de, bir Karaim olan Solomon Krım’ın başkanlığında liberal Kadet Partisi taraftarlarından oluşan Kırım bölge hükümeti kuruldu. Kırım Tatarları ise Kırım’ın Rusya’nın ayrılmaz bir parçası olduğu görüşünde olan bu hükümetin dışında kaldılar. Herhangi bir askerî güçten mahrum olan Kırım bölge hükümeti, kendisini Bolşevikler’e karşı savunabilmek için esasında kendisinden çok daha muhafazakâr bir çizgide olan Beyaz “gönüllü ordu”nun Kırım’a girmesini kabul etti. Böylece Kasım 1918 sonlarından itibaren General Anton Denikin’in gönüllü ordusu Kırım’a girmeye başladı. Solomon hükümeti Kırım Tatarları’na hiçbir tâviz vermeye niyetli değildi. Bu sebeple 1918 sonbaharında kurulan ve önceki Vatan Cemiyeti mensuplarının siyasî çizgisini temsil eden Kırım Tatar milliyetçi partisi Millî Fırka hükümete şiddetle muhalifti. Ocak-Şubat 1919’da mevcut Kırım Tatar millî müesseselerinin çoğu kapatılarak birçok Millî Fırka üyesi tevkif edildi. Nisan 1919’da Kırım’a tekrar girmeyi başaran Bolşevik kuvvetleri gönüllü orduyu mağlûp ederek yarımadaya bir kere daha hâkim oldu. Kurulan Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin İnkılâp Komitesi başkanlığına Lenin’in kardeşi Dmitriy Ulyanov getirildi. Kırım’daki bu ikinci Bolşevik idaresi, mevcut savaş ortamında Kırım Tatarları’nın desteğini kazanabilmek için onlara birtakım tâvizler verdiyse de Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ömrü fazla uzun olmadı. Beyaz gönüllü ordu tekrar Kırım’a taarruza geçti ve 1 Temmuz 1919’da Bolşevikler Kırım’ı bir defa daha terketmek zorunda kaldılar. General Denikin’in ve Mart 1920’de onun yerini alan General Pyotr Wrangel’in idaresinde Kırım’da tesis edilen Beyazlar’ın diktatörlüğü Kırım Tatarları’na büyük baskılar getirdi. Tamamen yer altına çekilmiş olan Millî Fırka ise Beyazlar’la mücadeleye girişmişti. 12 Kasım 1920’de Bolşevik ordusu General Wrangel kuvvetlerinin Orkapı’daki son direnişini de kırarak Kırım’a girdi ve birkaç gün içinde yarımadanın tamamına kesin olarak hâkim oldu.

Kırım’da Bolşevik hâkimiyetinin tesisiyle birlikte Bolşevik aleyhtarı kimselere karşı şiddetli bir tenkil harekâtına girişildi. Macar yahudisi tanınmış komünist lider Béla Kun’un liderliğindeki Bolşevik gizli polis teşkilâtı Çeka tarafından yürütülen bu kızıl terörün binlerce kurbanı arasında yalnızca Beyaz Ruslar değil aynı zamanda sınıf düşmanı veya burjuva milliyetçisi olarak nitelendirilen Kırım Tatarları da yer almaktaydı. Bu şartlar altında bir süre önce dağlarda Beyazlar’a karşı mücadele eden Kırım Tatar partizanları şimdi de Bolşevikler’e karşı kendilerini savunmaya başladılar. Kırım Tatar direnişi Sovyet iktidarını Kırım Tatarları’na birtakım tâvizler vermeye mecbur etti. 18 Ekim 1921’de Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu, direnişçilere af çıkarıldı, birçok Millî Fırka mensubunun yeni rejim içinde görev almalarına göz yumuldu. Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin (MSSC) kuruluşundan hemen sonra Kırım’da büyük bir açlık felâketi kendini gösterdi. Bir yıl içinde Kırım’da en az 100.000 kişi açlıktan hayatını kaybederken bunların yaklaşık % 60’ı Kırım Tatarı idi.

Sovyet Rusya’da genel bir yumuşama devrini temsil eden “yeni ekonomik politika” (NEP) ve millî azınlıklara belirli tâvizleri ifade eden “yerlileştirme” (korenizatsiya) uygulamaları sırasında 1923’te Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin en üst mevkii olan Merkezî İcra Komitesi başkanlığına Veli İbrahim getirildi. Eski bir Millî Fırka mensubu olan Veli İbrahim, Komünist Partisi’ne kaydolduktan sonra da eğilimlerini değiştirmemişti. Onun beş yıllık iktidarı sırasında Kırım Tatar okulları nitelik ve nicelik itibariyle büyük bir atılım içine girdiği gibi, Kırım Tatar kültür ve bilim faaliyetleri de o döneme kadar görülmemiş ölçüde



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir