TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KIBRIS ::.

cilt: 25; sayfa: 383
[KIBRIS - Halil Fikret Alasya]


Bağımsız Kıbrıs Türk Federe Devleti ilân edildi. Kıbrıs müslüman Türk toplumu 1979’da İslâm Konferansı Teşkilâtı’na gözlemci toplum olarak kabul edildi. Daha sonraki siyasî gelişmeler karşısında 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu (bk. KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ).

BİBLİYOGRAFYA:

Fahir Armaoğlu, Kıbrıs Meselesi, Ankara 1963; Ahmet Tolgay, Kıbrıs Türkünün Ateşle Sınavı, İstanbul 1964; Akritas Planı, Lefkoşe 1972; Nesim Ziya, Kıbrıs’ın İngiltere’ye Geçişi, Ankara 1975; Vehbi Zeki Serter, Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi, Lefkoşe 1975; Sevim Toluner, Kıbrıs Uyuşmazlığı, İstanbul 1977; Kutalmış - Tekakpınar, Enosis, Ankara 1978; Fikret Kürşat v.dğr., Belgelerle Kıbrıs’ta Yunan Mezalimi, İstanbul 1978; Rifat Uçarol, 1878 Kıbrıs Sorunu ve Osmanlı-İngiliz Anlaşması, İstanbul 1978; Şükrü Sina Gürel, Kıbrıs Tarihi, İstanbul 1985, II; Salahi Sonyel, Türk Yunan Uyuşmazlığı, Lefkoşe 1985; a.mlf., “İngiltere Dışişleri Başkanlığı Belgelerine Göre Osmanlı Padişahı Abdülhamid 48 Saat İçinde Kıbrıs’ı İngilizlere Nasıl Kiraladı”, TTK Belleten, XLII/168 (1978), s. 725-741; Rauf R. Denktaş, Kıbrıs Türkleri ve Seçenekler, Lefkoşe 1986; Halil Fikret Alasya, Tarihte Kıbrıs, Ankara 1988; a.mlf., Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ankara 1987; a.mlf., Kıbrıs ve Rum-Yunan Emelleri, Ankara 1992; Abdülhaluk Çay, Kıbrıs’ta Kanlı-Noel, Ankara 1989; Kıbrıs’ın Tarihi Gelişimi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lefkoşe 1989 (Kıbrıs Türk Kültür Derneği); Sabahattin İsmail, Self Determinasyon ve Kıbrıs Türk Halkı, İstanbul 1990; a.mlf., 100 Soruda Kıbrıs Sorunu, Lefkoşe 1992; Sabahaddin Egeli, Kıbrıs Cumhuriyeti Nasıl Yıkıldı, Lefkoşe 1991; Kıbrıs Gerçeğinin Bilinmeyen Yönleri, [baskı yeri yok] 1992 [INAF]; KKTC-1992, Ankara 1993 (TC Başbakanlık Kıbrıs İşleri Müşavirliği); Ahmet Gazioğlu, ENOSİS Çemberinde Türkler, İstanbul 1996; İzzet Öztoprak, “Kıbrıs’ta 1931 İsyanı ve Yankıları”, TTK Belleten, LXII/233 (1998), s. 207-232.

Halil Fikret Alaysa  

Mimari. Lefkoşe. Başşehir Lefkoşe’de günümüze ulaşan en eski eserlerin Lüzinyanlar dönemine (1192-1489) ait olmasının yanında Tamassus şehri, Vuni Sarayı gibi önceki dönemlere ait kalıntılar da mevcuttur. Lüzinyanlar devrine tarihlenen yapıların büyük bir kısmı şehrin Osmanlılar’a karşı savunulması için Venedikliler tarafından yıkılmış ve taşları Lefkoşe’nin etrafını çeviren hendekli surların yapımında kullanılmıştır. Ortalama 4,5 km. olan dairevî planlı surlarda on bir burç yer almakta ve bunlar şehrin savunmasında görevli on bir Venedik kumandanının adını taşımaktaydı. Girne, Magosa, Baf kapıları olmak üzere üç girişi bulunan surların Baf Kapısı Rum kesiminde kalmıştır. Şehir merkezinde yer alan Girne Kapısı, İngiliz idaresi zamanında iki yanındaki surlar kesilerek giriş olma özelliğini kaybetmiştir. Osmanlı devrinde Edirnekapı olarak bilinen kapının üzerine bir oda ilâve edilmiştir. Cephede II. Mahmud’un tuğrası ve hattat Feyzi Dede’nin 1821 yılında yazdığı Feth sûresinden bir âyet yer almaktadır. Lefkoşe’de Venedikliler zamanında yapılan bir saray bulunduğu ve seyahatnâmelerde de anlatılan bu sarayın İngilizler tarafından XIX. yüzyılın başlarında yıkıldığı bilinmektedir. Lefkoşe’nin fethinden bir yıl sonra (1571) imar faaliyetlerine girişilmiş ve usul olduğu üzere mevcut yapıların uygun şekilde kullanılması yoluna gidilmiştir. 1136 (1723) yılında yapılan bir sayıma göre şehirde 4000 hâne, on altı mahalle, iki büyük cami, on dört mescid, üç medrese, dört tekke ve zâviye, beş hamam, otuz bir çeşme ve altı kütüphane mevcuttu.

Lefkoşe’nin merkezinde ve en yüksek tepesinde yer alan Selimiye Camii, Kıbrıs’taki mimari anıtlar içinde önemli bir yere sahiptir. Lüzinyanlar devrinde başpiskopos Eustorge de Montaigu tarafından 1208’de Saint Sophia Katedrali olarak gotik üslûbunda yapımına başlanan yapı, başpiskopos Giovanni del Conte Polo tarafından 1326 yılında tamamlanmış ve resmî törenle ibadete açılmıştır. Kıbrıs krallarının taç giyme törenlerinin yapıldığı bu Latin katedrali 1267, 1303, 1491, 1547 yıllarında meydana gelen depremlerden ve 1373’teki Ceneviz akınlarından zarar görmüştür. Osmanlılar’ın Lefkoşe’yi fethettiği 1570’te harap durumda bulunan yapı aynı yıl çeşitli onarımlar ve eklentilerle (iki minare, minber, mihrap) Ayasofya adıyla camiye çevrilmiştir. 1874’te Sultan Abdülaziz’in Kıbrıs’ı ziyaret edeceği söylentileri üzerine doğu tarafına bir kapı açılmış (Aziziye Kapısı) ve üzerine Abdülaziz’in emriyle Nazif Paşa tarafından yapıldığı yazılı olan bir kitâbe konulmuştur. Bu kapının yanında 1829’da II. Mahmud’un inşa ettirdiği bir kütüphane bulunmaktadır. 1954’te Kıbrıs müftüsü tarafından, Kıbrıs fethinin kendi saltanatında gerçekleştiği II. Selim’in adına izâfeten caminin adı Selimiye olarak değiştirilmiştir. Gotik mimarinin bütün özelliklerine sahip olan yapı üç nefli bazilikal planlıdır. Orta nef yan neflere göre daha dardır. Yapının üst örtüsü mihrap kısmına kadar çapraz tonozlarla, mihrap kısmında ise manastır tonozuyla örtülüdür. Osmanlı devrinde üzeri kurşunla kaplanmıştır. Caminin iki yanındaki muntazam kesme taştan yapılmış minareleri kademeli olarak yükselmektedir. Şerefe altı mukarnas sıralarıyla bezenmiştir. İç duvarlar beyaz badana ile boyandığından hiçbir bezeme görülmemektedir. Derin olan mihrap nişi yağlı boya ile boyanmıştır. Minberi mermerden ve sade görünüşlüdür. Avlusunda köşeli bir şadırvanı ve güneybatı köşesinde bir çeşmesi bulunan caminin içindeki bir odada çevreden toplanan Ortaçağ’a ait mezar taşları sergilenmektedir. 1969-1974 yılları arasında UNESCO’nun sağladığı yardımla restorasyonu



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir