TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KÂŞÎ ::.

cilt: 25; sayfa: 16
[KÂŞÎ - Sadettin Ökten]


V. Barthold tarafından Ulugbeki ego vremya içinde neşredilen risâleyi (Petrograd 1918) Edward S. Kennedy İngilizce’ye, V. A. Shishkin Rusça’ya çevirmiştir (bk. DSB, VIII, 260). 5. Nüzhetü’l-ĥadâǿiķ fî keyfiyyeti śanǾati’l-âleti’l-müsemmâ bi-ŧabaķi’l-menâŧıķ. Kendi icadı olan iki astronomi aletini tanıttığı eserin ilk şekli Kâşân’da 1416’da, genişletilmiş ikinci şekli 1426’da Semerkant’ta kaleme alınmıştır (a.g.e., VIII, 255, 261; krş. Stern, XXIV [1961], s. 362). Tahran’da Miftâĥu’l-ĥisâb’ın sonunda taş baskısı yapılmıştır (1306 hş.). 6. er-Risâletü’l-muĥîŧiyye. Çemberin çapa oranı, yani sayısının değerini tesbit için yazılmıştır. Paul Luckey, Der Lehrbrief über den Kreisumfang von Gamsīd b. Mas’ūd al-Kāsī (nşr. A. Siggel, Berlin 1953) başlıklı çalışmada metni incelemiş ve Almanca’ya çevirmiştir; ayrıca Rusça’ya da tercüme edilmiştir (DSB, VIII, 261). 7. Miftâĥu’l-ĥisâb (Miftâĥu’l-ĥüssâb fî Ǿilmi’l-ĥisâb). Özellikle tam sayıların kökünü alma ve ondalık kesirlerle ilgili yönünden dolayı önemli bir çalışmadır. Müellifi tarafından bir telhisi de yapılan eser Osmanlı medreselerinde ileri seviyede ders kitabı olarak okutulmuş, dördüncü makalesi Mühendishâne-i Bahrî-i Hümâyun hocası İbrâhim Kâmî tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir (DİA, XVII, 201, 246, 263-264). Tahran’da taş baskısı yapılan (1306 hş.) ve Ahmed Saîd ed-Demürdâş ve Muhammed el-Hifnî eş-Şeyh ile (Kahire 1967) Nâdir en-Nablusî (Dımaşk 1397/1977) tarafından neşredilen eser Rusça’ya da tercüme edilmiştir (DSB, VIII, 261; EI², IV, 703). 8. Risâletü’l-veter ve’l-ceyb. Kiriş ve sinüs kavramları üzerine, özellikle sin 1º’nin değerini bulma konusunda Kâşî’nin orijinal buluşlarını ihtiva eder. Eserin en önemli şerhi Kadızâde-i Rûmî’ninki olup (Tahran 1299) Rusça’ya çevrilmiştir (DSB, VIII, 262). Kâşî’nin diğer eserleri de şunlardır: Vücûhü Ǿameli’đ-đarb fi’t-taĥt ve’t-türâb, Netâǿicü’l-ĥaķāǿiķ, Miftâĥu’l-esbâb fî Ǿilmi’z-Zîc, Risâle der saħt-ı usŧurlâb, Risâle fî maǾrifeti semti’l-ķıble min dâǿireti Hindiyye (eserleriyle ilgili geniş bilgi için bk. DSB, VIII, 260-262; Kurbânî, s. 372-387).

BİBLİYOGRAFYA:

Sâlih Zeki, Âsâr-ı Bâkıye, İstanbul 1329/1911, I, 183-186; Storey, Persian Literature, II, 72-73; Brockelmann, GAL, II, 273; Suppl., II, 295; Münzevî, Fihrist, I, 152, 204, 229, 301, 303, 342, 370; A. P. Youschkevitch - B. A. Rosenfeld, “al-Kāshī (or. al-Kāshānī), Ghiyāth al-dīn Jamshīd Mas’ūd”, DSB, VIII, 255-262; Aydın Sayılı, Uluğ Bey ve Semerkanddaki İlim Faaliyeti Hakkında Gıyâsüddîn-i Kâşî’nin Mektubu, Ankara 1985, tür.yer.; E. S. Kennedy, “Spherical Astronomy in Kāshī’s Khāqānī Zīj”, Zeitschrift für Geschichte der Arabisch-Islamischen Wissenschaften, Frankfurt 1985, II, 1-46; a.mlf., “A Letter of Jamshīd al-Kāshī to His Father”, Orientalia, XXIX, Roma 1960, s. 191-213; Ebü’l-Kāsım Kurbânî, Zindegînâme-i Riyâżîdânân-ı Devre-i İslâmî, Tahran 1365 hş., s. 365-388; S. M. Stern, “[Reviews:] E. S. Kennedy (tr.): The Planetary Equatorium of Jamshīd Ghiyāth al-Dīn al-Kāshī ...”, BSOAS, XXIV (1961), s. 362; D. J. de Solla Price, “[Book Reviews:] Jamshīd Guiyāth al-Dīn al-Kāshī ...”, ISIS, LIV/175 (1963), s. 153-154; Q. Mushtaq, “Muslim Legacy in Number Theory”, Journal of Central Asia, XII/2, Islamabad 1989, s. 73-82; J. Vernet, “al-Kāshī”, EI² (İng.), IV, 702-703.

Sadettin Ökten  


KÂŞİFÎ, Hüseyin Vâiz

(bk. HÜSEYİN VÂİZ-i KÂŞİFÎ).  


KÂŞİFLİK

Memlük ve Osmanlı dönemlerinde Mısır’ın yerli beyleri, bunların idarî bölgeleri.

Mısır’da Bahrî Memlükleri döneminde adına rastlanan ve zaman içerisinde terim olarak anlamı değişen kâşiflik Burcî Memlükleri’nde bir bölgenin idarî, malî ve askerî işlerine bakmakla görevli yöneticinin unvanı (kâşif) ve tasarruf ettiği bölgenin ismi olmuştur. Memlük Sultanlığı’nın taşra teşkilâtında önceleri Mısır’ın bütün vilâyetlerini, topraklarını içine alan üç kâşiflik vardı. Bunların birincisi Cîze vilâyetinden Yukarı Mısır’daki Cendel’e kadar uzanan Vechülkıblî, ikincisi Aşağı Mısır’ın vilâyetlerini kapsayan Vechülbahrî, üçüncüsü de Cîze vilâyetiydi. Her biri bir kâşifin tasarrufunda olan bu bölgeler bazan “mukaddem” denilen görevlilere, bazan da tablhâne emîrlerine tevcih edilirdi. Sultan Berkuk zamanında devlet teşkilâtında bazı değişiklikler yapılırken 798’de (1396) Vechülkıblî ve Vechülbahrî nâiblikleri teşkil edilmiş, Vechülkıblî kâşifliği yalnız Feyyûm ve Behnesâ vilâyetlerini, Vechülbahrî kâşifliği Vechülbahrî nâibliğinin merkezi olan Buhayre dışındaki bölgeleri içine almış, Cîze kâşifliği ise eskisi gibi kalmıştır. Garsüddin Halîl, kendi zamanında Vechülkıblî’de Feyyûm ve Behnesâ, Yakın Saîd (Cîze) ve Yukarı Saîd olmak üzere üç, Vechülbahrî’de ise Şarkıye ve Garbiye olarak iki kâşiflik bulunduğunu, bu kâşifliklerin idarî ve iktisadî önemine ve büyüklüğüne göre ya tablhâne veya aşerât emîrlerine tevcih edildiğini söylemektedir (Halîl b. Şâhin, s. 130). Bazı kaynaklarda Vechülbahrî ve Vechülkıblî kâşiflerine kendi bölgelerinde yedi valinin işlerine baktıklarından dolayı “vâli’l-vülât” denildiği belirtilmektedir.

Büyük kâşiflikler sultan tarafından “erbâbü’s-süyûf”tan idarî ve askerî işlerde kabiliyetli, güvenilir emîrlere verilirdi. Sultan kendi siyasetine muhalif emîrleri uzak kâşifliklere gönderirdi. Bazı kabiliyetli kâşiflere iki vilâyet birden tevcih edilebilirdi. Böyle kâşiflere “kâşifü’l-küşşâf” denirdi. Kâşifü’l-küşşâflığa getirilen ve melikü’l-ümerâ lakabıyla anılan emîr, Mısır topraklarının bütün işlerine ve vezirin gördüğü malî işlere bakan üstâdüddârlık pâyesinde olurdu. Yeni tayin edilen bir kâşif, görev yerine varınca Arap şeyhleri ve mukātaa sahipleri tarafından törenle karşılanırdı. Bu durum onların devlete sadakatleri anlamına gelirdi. Tasarruf ettiği bölgede sultanın temsilcisi olarak bulunan kâşifin idarî, malî, adlî ve güvenlikle ilgili görevleri vardı. Kâşifler bölgelerinin bütün işlerini emîr, kadı ve âyanların katıldığı özel meclislerinde hallederlerdi. Ayrıca topraklarla ilgili işlere bakmak, köprülerin muhafaza ve tamiri, köylerinin halkını teftiş etmek, “bellâsıyye” denilen görevliler vasıtasıyla mukātaa sahiplerinden vergileri toplamak kâşifin başlıca görevlerindendi.

Memlük sultanı her yıl bahar mevsiminde Mısır’ın her bölgesine mukaddem emîrlerinden kâşifler tayin ederdi. “Hafîr” denilen bu kâşiflerden bazısı Nil nehrinin taşarak götürdüğü toprağın düzeltilmesiyle meşgul olurdu. Bu kâşifler “kâşifü’t-türâb” şeklinde adlandırılırdı. “Cüsûrü’s-sultâniyye” adı verilen mîrî köprüleri teftiş eden ve bunların yapım ve bakımı için mukātaa sahiplerinden “mukarrerü’l-cüsûr” adıyla anılan vergileri toplayan görevlilere ise “kâşifü’l-cüsûr” denirdi. Toprak ve cisir kâşiflerinin işlerini kolaylaştırmak vilâyet kâşiflerinin önemli görevlerinden biriydi. Emirleri doğrudan sultandan alan kâşifler, olağan üstü durumlarda küçük bölgelerin idarecilerinden (vali) ve mukātaa sahiplerinden alınacak hububatın miktarını, vergi ve harçları, sefer ihtiyacı için at ve develerden belirli miktarını devlet adına toplama hususunda tekliflerde bulunma hakkına da sahipti. Tasarruf ettiği bölgede halkı eşkıyanın saldırılarından korumak, huzur ve istikrarı sağlamak, şeyhülarapların tasarrufundaki mukātaaları denetlemek kâşiflerin diğer görevleriydi. Kâşifler, bölgelerinde



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir