TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KASRÎ, Abdülcelîl b. Mûsâ ::.

cilt: 24; sayfa: 576
[KASRÎ, Abdülcelîl b. Mûsâ - Talat Koçyiğit]


sebebiyle Kasrî nisbesiyle şöhret buldu. Arap edebiyatı, hadis, kelâm, tefsir gibi ilimlerle meşgul oldu. Mâlikî mezhebine mensup olan Kasrî, Ebü’l-Hasan İbn Huneyn’den İmam Mâlik’in el-Muvaŧŧaǿını rivayet etti. Feth b. Muhammed el-Mukrî ile Ali b. Halef’in derslerine katıldı. Kasrüabdülkerîm’de zâhid Ebü’l-Hasan İbn Gālib’in sohbetlerini dinledi. Sebte’de vefat etti.

İnsanlardan uzak yaşamayı tercih eden Kasrî’nin zühd ve takvâ sahibi olduğu, tasavvufî konuları hadislere bağlı kalarak açıklamaya çalıştığı, bu açıklamaların Kitap ve Sünnet’in zâhiriyle tam bir uyum içinde olduğu kaydedilmektedir. Kendisinden Ebû Abdullah el-Ezdî ve Ebü’l-Hasan el-Gāfikī gibi âlimler rivayette bulunmuştur. İbn Havtullah’a da icâzet vermiştir.

Eserleri. 1. ŞuǾabü’l-îmân. Ebû Abdullah el-Halîmî’nin el-Minhâc fî şuǾabi’l-îmân adlı eserinin muhtasarı olup Seyyid Kisrevî Hasan (Beyrut 1416/1995) ve Eymen Sâlih Şa‘bân ile Seyyid Ahmed İsmâil (I-II, Kahire 1417/1996) tarafından yayımlanmıştır. İbn Liyûn et-Tücîbî eseri ihtisar etmiştir. 2. Tenbîhü’l-efhâm (enâm) fî müşkili eĥâdîŝihî Ǿaleyhisselâm (Şerĥu Müşkili’l-ĥadîŝ). Bazı hadislerde geçen müşkil lafızların açıklanmasına dair olan eserin Süleymaniye Kütüphanesi’nde nüshaları bulunmaktadır (Lâleli, nr. 409; Mahmud Paşa, nr. 107). 3. Tefsîru Fâtiĥati’l-Kitâbi’l-Ǿazîz (Kastamonu İl Halk Ktp., nr. 2713, vr. 180b-208b). Abdülcelîl el-Kasrî’nin Tefsîrü’l-Ķurǿân, Şerĥu’l-esmâǿi’l-ĥüsnâ, el-Mesâǿil ve’l-ecvibe adlı üç eseri daha bulunduğu kaydedilmektedir.

BİBLİYOGRAFYA:

Abdülcelîl b. Mûsâ el-Kasrî, ŞuǾabü’l-îmân (nşr. Seyyid Kesrevî Hasan), Beyrut 1416/1995, neşredenin girişi, s. 12-15; İbnü’l-Ebbâr, et-Tekmile, Madrid 1887, s. 653-654; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XXI, 420-421; XXII, 11-12; Safedî, el-Vâfî, XVIII, 51; Süyûtî, Ŧabaķātü’l-müfessirîn, Leiden 1389, s. 16; Dâvûdî, Ŧabaķātü’l-müfessirîn, I, 259-260; Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, Neylü’l-ibtihâc (İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müźheb içinde), Kahire 1351, s. 184; Brockelmann, GAL Suppl., I, 607; Sezgin, GAS, I, 608; Ahmed Ateş, “Kastamonu Genel Kitaplığında Bulunan Bazı Mühim Arapça ve Farsça Eserler”, Oriens, V (1952), s. 28-46.

Talat Koçyiğit  


KASRÎ, Hâlid b. Abdullah

(bk. HÂLİD b. ABDULLAH el-KASRÎ).  


KASRU BELKÜVÂRÂ

(قصر بلكوارا)

Sâmerrâ’nın güneyinde bir Abbâsî saray kalıntısı

(bk. ABBÂSÎLER [Sanat]).  


KASRÜ’l-HAYR

(قصر الحير)

Suriye’de Tedmür yakınlarında bulunan Emevî devrine ait iki kasır.

Emevî Halifesi Hişâm b. Abdülmelik tarafından Tedmür (Palmira / Palmyra) şehri yakınlarında yaptırılan bu iki kasırdan kuzeydoğudaki Kasrü’l-hayr(hâir)i’ş-şarkī, güneybatıdaki Kasrü’l-hayri’l-garbî adıyla anılmaktadır. Emevîler döneminde bir tür av ve sayfiye sarayı olarak kullanılan kasırlar Abbâsîler zamanında kendi hallerine terkedilmiştir. 289’da (902) Karmatîler, 702’de (1303) Moğollar tarafından tahrip edilmekle birlikte Halep Eyyûbîleri ve Mısır’daki Memlükler döneminde ziyaret edildikleri anlaşılmaktadır. Günümüze bazı kalıntıları ulaşabilmiş, Alois Musil, Albert Gabriel, Keppel A. Cameron Creswell ve Oleg Grabar gibi araştırmacılar tarafından bölgede inceleme ve kazı çalışmaları yapılmıştır.

Büyük iskân merkezlerinden uzakta kaleler ve saraylar inşa ettirme eğiliminde olan Emevî hükümdarları tarafından yaptırılmış bu tip binaların en eskilerinden olan iki eser, tamamen devrin zevk ve anlayışına uygun olarak teşekkül eden geniş bir külliye şeklinde düzenlenen değişik mimari kısım ve elemanlarından meydana gelmiştir. Bunlardan, daha büyük olan Kasrü’l-hayri’ş-şarkī, diğer Emevî kasırlarından farklı biçimde iki ayrı surlu iskân mahallinden meydana gelirken Kasrü’l-hayri’l-garbî’de alışılmışa uygun olan ve daha sonraki Emevî kasırlarında, hatta Kasrü’l-hayri’ş-şarkī’nin küçük surlu iskân mahallinde de görülen an‘anevî Emevî kasır plan şeması dikkat çekmektedir. Emevî mimarisinin umumi tekâmülü içinde farklı hususiyete sahip olan, iç teşekkülü hakkında fazla bir şey söylemenin pek mümkün olmadığı Kasrü’l-hayri’ş-şarkī’nin, surlu büyük iskân mahallinin küçük kısmını takviye etmek için inşa edilmiş bir şehir olması mümkündür. Dört kapılı olarak yapılan büyük kısmın içindeki caminin avlusunda bulunan kitâbede “medîne” ibaresinin geçmesi de bu kısmın bir şehir olarak tasarlandığını



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir