TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KANUN ::.

cilt: 24; sayfa: 328
[KANUN - Fikret Karakaya]


1761’den sonra kaleme alındığı bilinen Kemânî Hızır Ağa’nın Tefhîmü’l-maķāmât adlı eserindeki resimde, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlılar’da kullanılan kanunun Ortaçağ’dakilerden tamamen uzaklaşmış olduğu görülmektedir.

Kanunun bağırsak telli bir çalgı olduğundan bahseden ilk eser İngiliz John Covel tarafından 1670-1679 yılları arasında kaleme alınmıştır. Ancak ondan daha önce ünlü lugatçı Francisko a Mesgnien Meninski, 1680-1687 yıllarında yazdığı eserinde kanunu ellialtmış bronz telli bir çalgı olarak tanımlamıştır. Bu bilgiden hareketle kanunda bağırsak tellerin XVIII. yüzyılın sonuna doğru kullanılmaya başlandığı, bronz tellerin ise zaman içinde tamamen terkedildiği söylenebilir. Bronz tellerden bağırsak tellere geçiş yeni bir icra tekniğinin de doğmasına yol açmıştır. Bu yeni kanunun nerede geliştirildiği konusunda kesin bilgi bulunmuyorsa da kanunun dönemin Mısır saz topluluklarının ayrılmaz bir parçası olduğu göz önüne alındığında onun bu bölgede geliştiği tahmin edilebilir.

Sultan II. Mahmud devrinin gözde sazları arasında yer alan kanun XIX. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul’da oldukça rağbetteydi. Profesyonel müzisyenlerin oluşturduğu çalgı takımlarında kanun daima yer almıştır. XX. yüzyılın eşiğinde son önemli değişikliğe uğrayan bu saza mızgılıktan hemen sonra her tel takımının altına kaldırılabiliryatırılabilir metal mandallar yerleştirilmiş, önceleri üç dördü geçmeyen mandalların sayısı zamanla arttırılmıştır. Günümüzde bir tam aralıkta 9-12 mandal bulunur. Mandalların sol elin icradaki payını arttırmasından sonra gerek Türkiye’de gerek Suriye, Lübnan ve Mısır’da arp tekniğinden birçok unsur kanuna uyarlanmış, çalgının tekniği, akorlar ve arpejlerle zenginleştirilmiştir. Türk mûsiki tarihinde kanun icracılığı ile şöhret kazanmış pek çok mûsikişinas bulunmaktadır. Bunlar arasında Kanûnî Ömer Efendi, Kanûnî Hacı Ârif Bey, Şemsi Bey, Âmâ Nâzım Bey, Ferit Alnar, Vecihe Daryal, Erol Deran özellikle zikredilmelidir. Zamanımızda on parmakla icrayı tercih ederek mızrabı bırakan kanunîler de yetişmiştir.

Kanunun günümüzde bütün ülkelerde ortak olan temel özellikleri şu şekilde özetlenebilir: Alet, üzerine tellerin gerildiği ve rezonans kutusu vazifesi gören dik yamuk biçiminde, ahşap kasa ile üstünden tellerin geçtiği uzun köprünün ayaklarının bastığı, yamuğun dik kenarına komşu, deri gerilmiş bir bölümden oluşur. Türk mûsikisinde kullanılan kanunun başlıca ölçüleri şöyledir: Kasanın burguluk dışında en uzun kenarı 87 cm., karşısındaki dik kenar 42 cm., burguluğun dışında uzun kenara paralel olan en kısa kenar 26 santimetredir. Kasanın derinliği içten 4,3 cm., dıştan 5 cm. kadardır. Göğüs kısmında genellikle çınar ağacı kullanılır. Kanunun yanlıkları ve sırtı çeşitli ağaçlardan yapılabilir. En az üç büyük kafes bulunan göğüste deriyle kapatılmış dört bölmenin her biri 12,5 × 8,5 cm. boyutlarındadır. Mısır kanununda ise teller daha aralıklı takıldığından dik kenarın uzunluğu 50 santimetreyi bulur. 15 × 9 cm. boyutlarında olan derili bölmeler beş adet olduğundan köprünün de beş ayağı vardır. Kasanın derinliği dik bölgede içten 5,5 cm., pest bölgede 6 cm. kadardır. Genel olarak kanunda teller üçer üçer akortlanır. En pest birkaç tel takımı ikili olabilir. Kasanın eğik kenar karşısındaki kenarını oluşturan tel tahtasından çıkarak köprüyü aşan her tel, eğik kenar boyunca uzanan mızgılıktaki özel yarığından geçerek bir akort burgusuna sarılır. Üç sıra oluşturan burgular mızgılığa paralel olan burguluğa üstten girer. Üst uçları kesik piramit biçiminde olan burgular özel akort anahtarıyla döndürülür. Eskiden kullanılan bağırsak teller bugün yerini naylona bırakmıştır. Günümüzde Türk mûsikisinde kullanılan kanunda yirmi beş veya yirmi altı tel takımı (toplam yetmiş beş veya yetmiş sekiz tel) bulunur. Teller bemollü olarak akortlanır. Mızgılıktan hemen sonra tellerin altına yerleştirilen yatarkalkar küçük metal mandallar tellerin boyunu uzatıp kısaltmaya, dolayısıyla makam müziğine özgü küçük aralıkları elde etmeye yarar. Kanunun ses alanı tiz muhayyerden kaba yegâha kadar üç buçuk sekizli kadardır. İcracı bir iskemleye oturarak dizlerine yatay durumda koyduğu kanunu, metal yüksükler yardımıyla her iki elinin işaret parmaklarına taktığı bağa veya fildişi mızraplarla çalar.

BİBLİYOGRAFYA:

Abdülkādir-i Merâgī, CâmiǾu’l-elĥân (nşr. Takī Bîniş), Tahran 1987, s. 203; Hasan Kâşânî, Kenzü’t-tuħaf (Se Risâle-i Fârisî der Mûsîķā içinde, nşr. Takī Bîniş), Tahran 1992, s. 117-118; G. Toderini, Letteratura Turchesca, Venedik 1787, I, tür.yer.; G. A. Villoteau, Description de l’Egypte (tıpkıbasım), Köln 1997, s. 731; E. W. Lane, The Manners and Customs of the Modern Egyptians, London 1836; H. G. Farmer, Studies in Oriental Musical Instruments, London 1931, I, 3-16; a.mlf., Turkish Instruments of Music in the Seventeenth Century, Glasgow 1937, s. 33-34; a.mlf., “The Canon and Eschaquiel of the Arabs”, JRAS (1926), s. 239-256; a.mlf., “Onbeşinci Yüzyılda Türk Sazları” (trc. M. İlhami Gökçen), MM, sy. 417 (1987), s. 15-17; A. Berner, Studien zur arabischen Musik auf Grund der gegenwärtigen Theorie und Praxis in Ägypten, Lipsia 1937; C. Sachs, The History of Musical Instruments, New York 1940, s. 138, 257-258; Mahmut R. Gazimihal, Musiki Sözlüğü, İstanbul 1961, s. 122; K. Vertkov, Atlas Muzıkalnih instrumentov narodov SSSR, Moskova 1963, tür.yer.; J. Wenkins - P. R. Olsen, Music and Musical Instruments in the World of Islam, London 1976, s. 50; Rauf Yekta, Türk Musikisi, s. 92-93; a.mlf., “Türk Sazları”, MTM, sy. 5 (1331), s. 237-238; Schéhérazade Qassim Hasan, Les instruments en Irak, Paris 1980, s. 65-66; Mahmoud Guettat, La musique classique du Maghreb, Paris 1980, s. 243-247; J. During, La Musique Iranienne, Paris 1984, s. 94; The New Grove Dictionary of Musical Instruments, London 1984, s. 169-171; Habib Hassan Touma, La Musique Arabe, Paris 1996, s. 96-98; W. Feldman, Music of the Ottoman Court, Berlin 1996, s. 127, 156-159; Etem R. Üngör, “Kanunun Mandal Tertibatı Hakkında Etüd”, MM, sy. 23 (1949), s. 19-20; İsmail Baha Sürelsan, “Türk Musikisi Umumî Dizisine Göre Kanun Mandallanması”, a.e., sy. 100 (1956), s. 169, 181-183; sy. 101 (1956), s. 202-203, 213; sy. 102 (1956), s. 234-235; sy. 103 (1956), s. 266-267, 279-280; Halûk Güneyli, “Kanun Sazı ve Bizde Kanun Çalanlar”, a.e., sy. 184 (1963), s. 82-83; H. Usbeck, “Türklerde Musiki Aletleri”, a.e., sy. 252 (1969), s. 25.

Fikret Karakaya  


KĀNÛN-ı ESÂSÎ

(قانون أساسى)

1876 yılında kabul edilen Osmanlı Devleti anayasası.

Kānûn-ı Esâsî’nin kabulüne ve I. Meşrutiyet döneminin başlamasına yol açan gelişmeleri 10 Mayıs 1876’da ortaya çıkan öğrenci (talebe-i ulûm) hareketiyle başlatmak mümkündür. Medrese öğrencilerinin



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir