TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KĀDÎ ABDÜLVEHHÂB ::.

cilt: 24; sayfa: 114
[KĀDÎ ABDÜLVEHHÂB - Ferhat Koca]


İbnü’l-Kassâr’ın hilâfa dair ǾUyûnü’l-edille adlı eserinin muhtasarı olup Ambay b. Keybâkâh tarafından neşredilmiştir (I-V, Riyad 1421/2000). 5. el-İşrâf Ǿalâ nüketi mesâǿili’l-ħilâf (I-II, Tunus, ts.; I, II, nşr. el-Ceyb b. Tâhir, Beyrut 1420/1999). Bedevî Abdüssamed eserin hadislerini el-İtĥâf adlı çalışmasında tahrîc etmiştir (I-IV, Dübey 1420/1999). 6. el-Mümehhid fî şerĥi Muħtaśarı Ebî Muĥammed İbn Ebî Zeyd. İbn Ebû Zeyd’in Muħtaśarü’l-Müdevvene’sinin yarısı üzerine yapılmış bir şerhtir. Eserin V. cildine ait bir nüsha, Mekke’de Ümmülkurâ Üniversitesi’ne bağlı Ma‘hedü’l-bahsi’l-ilmî’deki yazmalar merkezinde bulunmaktadır (Fıkhü Mâlikî, nr. 48). 7. Şerĥu Risâleti İbn Ebî Zeyd. İbn Ebû Zeyd’in Mâlikî mezhebinin temel metinlerinden olan er-Risâle’sinin şerhi olup bir cildi Rabat el-Hizânetü’l-âmme’de kayıtlıdır (nr. 625 K.). 8. en-Nežâǿir fi’l-fıķh (Karaviyyîn Ktp., nr. 382/2, vr. 26a-54b). 9. Şerĥu Fuśûli’l-aĥkâm ve beyânü mâ medâ bihi’l-Ǿamel Ǿinde’l-fuķahâǿ ve’l-ĥükkâm (Karaviyyîn Ktp., nr. 382/1, vr. 1b-25b; Cidde, Mektebetü’l-Melik Abdülazîz, Fıkhü Mâlikî, nr. 110). Brockelmann’ın kaydettiği Ġurerü’l-muĥâđara ve ruǿûsü mesâǿili’l-münâžara (I, 660) ayrı bir kitap değil bu eserin muhtevasıyla ilgili olarak önsözde geçen bir ifadedir (M. Âbid el-Fâsî, I, 375). 10. en-Nuśra li-meźhebi imâmi dâri’l-hicre. Eserin yüz cüzden oluştuğu ve Kahire’de bir Şâfiî kādılkudâtı tarafından satın alınarak imha edildiği kaydedilir (Râî el-Endelüsî, s. 297-298). 11. el-İfâde. Karâfî eź-Źaħîre’nin başında, ikinci mukaddime olarak verdiği ve Tenķīĥu’l-fuśûl fî Ǿilmi’l-uśûl olarak adlandırdığı kısımda fıkıh usulüyle ilgili bilgileri özetlediği (I, 55-161) dört kitaptan ilki olarak bu eseri zikreder. Ancak Şerĥu Tenķīĥi’l-fuśûl fi’ħtiśâri’l-Maĥśûl’ün önsözünde eserini yalnızca Fahreddin er-Râzî’nin el-Maĥśûl’ünden özetlediğini belirtip diğer kitaplardan söz etmez.

Kādî Abdülvehhâb’ın kaynaklarda adı geçen diğer başlıca eserleri de şunlardır: Şerĥu’l-Müdevvene (yarım kalmış), el-Edille fî mesâǿili’l-ħilâf, Evâǿilü’l-edille fî mesâǿili’l-ħilâf beyne fuķahâǿi’l-mille, er-Red Ǿale’l-Müzenî, el-Cevhere fi’l-meźâhibi’l-Ǿaşere, el-Burûķ (el-Furûķ) fî mesâǿili’l-fıķh, et-Telħîś fî uśûli’l-fıķh (el-Mülaħħaś), el-Mefâħir (el-Ecvibetü’l-fâħire) fî uśûli’l-fıķh (eserlerinin bir listesi için bk. el-MaǾûne, neşredenin girişi, I, 40-47).

BİBLİYOGRAFYA:

Kādî Abdülvehhâb, el-MaǾûne Ǿalâ meźhebi Ǿâlimi’l-Medîne (nşr. Hamîş Abdülhak), Mekke 1415/1995, neşredenin girişi, I, 18-99; a.mlf., el-Muķaddime fi’l-uśûl (nşr. Muhammed b. Hüseyin es-Süleymânî), Beyrut 1996, s. 227-234, 259-287; Hatîb, Târîħu Baġdâd, XI, 31; Şîrâzî, Ŧabaķātü’l-fuķahâǿ, s. 168-169; İbn Bessâm eş-Şenterînî, eź-Źaħîre, VIII, 515-529; Kādî İyâz, Tertîbü’l-medârik (nşr. Saîd Ahmed A‘râb), Rabat 1402/1982, VII, 220-227, 246; İbn Asâkir, Târîħu Dımaşķ (Amrî), XXXVII, 337-341; İbn Rüşd, Fehârisü’l-Beyân ve’t-taĥśîl (haz. Abdülfettâh M. el-Hulv), Beyrut 1411/1991, I, 276-277, 350; Muvaffakuddin b. Osmân, Mürşidü’z-züvvâr ilâ ķubûri’l-ebrâr (nşr. Muhammed Fethî Ebû Bekir), Kahire 1415/1995, s. 456-463; İbn Hallikân, Vefeyât, III, 219-222; Karâfî, eź-Źaħîre (nşr. Muhammed Haccî), Beyrut 1994, I, 55-161; XIV, 290-291, 361, 379; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XVII, 429-432; Nübâhî, Târîħu ķuđâti’l-Endelüs (nşr. Meryem Kāsım Tavîl), Beyrut 1415/1995, s. 60-62; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müźheb, s. 159-160; Râî el-Endelüsî, İntiśârü’l-faķīri’s-sâlik li-tercîĥi meźhebi’l-İmâm Mâlik (nşr. M. Ebü’l-Ecfân), Beyrut 1981, s. 297-298, 307; Venşerîsî, el-MiǾyârü’l-muǾrib, Beyrut 1403/1983, XIII, 407, 456, 468; Keşfü’ž-žunûn, I, 481; Brockelmann, GAL Suppl., I, 660; M. Âbid el-Fâsî, Fihrisü maħŧûŧâti Ħizâneti’l-Ķaraviyyîn, Dârülbeyzâ 1399-1403/1979-83, I, 375-376; III, 233, 249-250.

Ferhat Koca  


KĀDÎ BEYZÂVÎ

(bk. BEYZÂVÎ).  


KĀDÎ el-CÜRCÂNÎ

(bk. CÜRCÂNÎ, Ebü’l-Hasan).  


KĀDÎ el-FÂZIL

(القاضي الفاضل)

Ebû Alî el-Kādî el-Fâzıl Muhyiddîn (Mücîrüddîn) Abdürrahîm b. Alî b. el-Hasen el-Askalânî (ö. 596/1200)

Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin veziri, Dîvân-ı İnşâ başkanı, edip ve şair.

15 Cemâziyelâhir 529’da (2 Nisan 1135) Askalân’da doğdu. Hayatının ilk yıllarını babasının kadılık yaptığı Filistin’deki Beysân şehrinde geçirdi. Babasının yanı sıra Ebû Tâhir es-Silefî, Ebü’l-Kāsım İbn Asâkir ve Osman b. Ferec el-Abderî gibi âlimlerden istifade etti. Edebiyat ve dinî ilimler sahasında kendini gösterdi. Daha sonra babası onu bilgisini ve üslûbunu geliştirmesi için Kahire’ye gönderdi. Kahire’de Muvaffakuddin İbnü’l-Hallâl, İbn Kādûs ve Reşîd b. Zübeyr gibi inşâ kâtiplerinin yanında mesleğini geliştirdi; 549’da (1154) İskenderiye’ye giderek Dîvân-ı İnşâ’da İbn Hadîd’in yanında çalışmaya başladı. Yazdığı evrakın Kahire’de çok beğenilmesi üzerine Fâtımî Halifesi Zâfir-Biemrillâh’a tavsiye edilip Kahire’ye çağrıldı. Tarihçi Umâre el-Yemenî, onun Fâtımî Veziri el-Melikü’l-Âdil Rüzzîk b. Talâi‘ tarafından Kahire’ye çağrıldığını söyler. Buna göre Kādî el-Fâzıl 557 (1162) yılında Kahire’ye gitmiş olmalıdır.

Kādî el-Fâzıl, bir müddet sonra Dîvân-ı İnşâ başkanı Muvaffakuddin İbnü’l-Hallâl’in emekli olması üzerine yeni vezir Şâver b. Mücîr tarafından Dîvân-ı İnşâ başkanlığına getirildi (558/1163). Fâtımî kumandanı Dırgām idareyi ele geçirince Vezir Şâver, Nûreddin Mahmud Zengî’den yardım istemek için Dımaşk’a gitti. Bu sırada Kādî el-Fâzıl, Şâver’in oğlu Kâmil ile birlikte hapse atıldı (Ramazan 558 / Ağustos 1163). Dırgām’ın, Nûreddin Mahmud’un Şîrkûh el-Mansûr kumandasında gönderdiği ordu karşısında yenilmesi ve yakalanıp öldürülmesi üzerine Şâver ikinci defa vezir oldu (Cemâziyelâhir 559 / Mayıs 1164). Kādî el-Fâzıl, bu ara dönem hariç ömrünün son yıllarına kadar Fâtımîler ve Eyyûbîler’in Dîvân-ı İnşâ başkanlığını yaptı. 564 (1169) yılında Şîrkûh’un ve ardından Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin Fâtımî veziri olmasından sonra da aynı göreve devam etti. Selâhaddin sultan olunca bir vezir tayin etme ihtiyacı duymadı. Kādî el-Fâzıl onun bu görevi yerine getiren en büyük yardımcısı olarak kaldı. Selâhaddin’in ölümüne kadar (589/1193) vezir ve Dîvân-ı İnşâ başkanı olarak çalışan Kādî el-Fâzıl, onun ölümünün ardından Dımaşk’ta yerine geçen büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal Nûreddin Ali’nin veziri Ziyâeddin İbnü’l-Esîr ile anlaşamadı. Bunun üzerine Kahire’ye giderek Selâhaddin’in ikinci oğlu el-Melikü’l-Azîz’in Dîvân-ı İnşâ’sında çalışmaya başladı. 7 Rebîülâhir 596 (26 Ocak 1200) tarihinde Kahire’de vefat etti ve Mukattam dağı eteklerindeki Karâfetüssuğrâ’da defnedildi. Selâhaddin’in onun hakkında, “Bu topraklara sizin kılıcınızla sahip olduğumu sanmayın, ben bu yerlere Fâzıl’ın kalemiyle sahip oldum” dediği nakledilmektedir (İbnü’l-İmâd, IV, 327).

Dirayeti, bilgisi ve kültürü sebebiyle “Kādî”, güzel ahlâkı ve meziyetleri dolayısıyla “Fâzıl” lakabını alan Kādî el-Fâzıl’ın ifade ve üslûbuna çok itina gösterdiği, yazı yazarken yüzünün ve dudaklarının çeşitli şekiller aldığı, âdeta bütün organları ile yazı yazdığı kaydedilmektedir (İbn Ebû Usaybia, II, 205). Oğlu Kādî el-Eşref Bahâeddin Ebü’l-Abbas Ahmed de hükümdarlar



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir