TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - KĀDÎ ABDÜLCEBBÂR ::.

cilt: 24; sayfa: 103
[KĀDÎ ABDÜLCEBBÂR - Metin Yurdagür]


 


KĀDÎ ABDÜLCEBBÂR

(القاضي عبد الجبّار)

Ebü’l-Hasen Kādı’l-kudât Abdülcebbâr b. Ahmed b. Abdilcebbâr el-Hemedânî (ö. 415/1025)

Basra Mu‘tezilesi’nin ünlü kelâmcısı ve Şâfiî fakihi.

Batı İran’daki Hemedan bölgesinin Esedâbâd mevkiinde dünyaya geldi. Bazı kaynaklarda doğum yerinin Esterâbâd (Gürgân) olarak gösterilmesi doğru değildir (İsnevî, I, 354). 415’te (1025) doksan yaşını aşmış olarak öldüğü göz önünde bulundurularak 320-325 (932-937) yılları arasında dünyaya geldiğini söylemek mümkündür (EI² [İng.], I, 59; EIr., I, 116). Bu sebeple onun doğum tarihini 359 (970) olarak veren kaynakların (Hediyyetü’l-Ǿârifîn, I, 498; Kehhâle, V, 78) isabet etmediği anlaşılmaktadır.

Kādî Abdülcebbâr ilk öğrenimini bölgesinde bulunan hadis âlimlerinden ders alarak tamamladı. Bu dönemde itikadda Eş‘ariyye’yi, fıkıhta Şâfiî mezhebini benimsemişti. 346’da (957) Basra’ya giderek burada Mu‘tezile ekolünün âlimlerinden Ebû Hâşim el-Cübbâî’nin talebesi Ebû İshak İbrâhim b. Ayyâş’ın derslerine katıldı ve ondan etkilenerek Mu‘tezile mezhebine geçti. Bir süre Ebû Ahmed b. Seleme’den ders aldı. Ardından dönemin Mu‘tezile âlimi ve Hanefî hukukçusu Ebû Abdullah el-Basrî’den ilim öğrenmek üzere Bağdat’a geçti, ancak Ebû Abdullah ona Şâfiî mezhebinde kalmasını tavsiye ederek kendi ders halkasına almadı. Bununla birlikte Kādî Abdülcebbâr’ın telif ve tedrîs faaliyetine bu fakihin yanında başladığı, bazı eserlerini onun gözetimi altında kaleme aldığı kaydedilmektedir. Onun ilmî faaliyetlerde bulunmak üzere gittiği diğer ilim merkezleri arasında Askerimükrem ve Râmhürmüz gibi şehirleri de saymak mümkündür.

Dönemin Büveyhî hükümdarı Müeyyedüddevle’nin danışmanı olan ve Mu‘tezile âlimlerini himaye etmekle tanınan Sâhib b. Abbâd’ın daveti üzerine İsfahan’a giden Kādî Abdülcebbâr burada onun himayesinde düzenlenen ilim ve sohbet meclislerine katıldı, bazı Ehl-i sünnet âlimleriyle ilmî tartışmalarda bulundu. Sâhib b. Abbâd vezir olunca Abdülcebbâr’ı Rey şehrine davet ederek kādılkudâtlık makamına tayinini sağladı. Kādî Abdülcebbâr’ın görev alanı önceleri Kazvin, Zencan, Kum ve Demâvend bölgelerini kapsarken daha sonra bunlara Cürcân ve Taberistan da eklendi. Devrin yöneticilerinin mülhidlere reddiyeler yazmakla görevlendirdiği, onları takip ve yargılama konusunda kendilerine yetki verdiği kelâmcılar arasında Kādî Abdülcebbâr da bulunmaktaydı (DİA, XXII, 94). Müeyyedüddevle’nin ölümünden sonra hükümdar olan Fahrüddevle döneminde de bir süre vezirlik görevini sürdüren Sâhib b. Abbâd’ın Abdülcebbâr’a olan teveccühü devam etti. Ancak onun ölümü üzerine (385/995) Kādî Abdülcebbâr, Fahrüddevle’nin emriyle malları müsadere edilerek kādılkudâtlık görevinden azledildi. Abdülcebbâr’ın hayatının geri kalan kısmını Rey’de telif ve tedrîs faaliyetinde bulunarak geçirdiği bilinmektedir. Kaynaklar onun 389 (999) yılında hacca gittiğini, dönüşte kısa bir süre Bağdat’ta kaldığını, hayatının sonlarına doğru bir yıl kadar Kazvin’de yaşadığını kaydetmektedir. Kādî Abdülcebbâr 415 yılının Zilkade ayında (Ocak 1025) Rey şehrinde vefat etti ve burada defnedildi.

Kādî Abdülcebbâr’ın nâdiren adlarını belirttiği kelâm alanındaki hocaları arasında Ebû İshak İbrâhim b. Ayyâş ile Ebû Abdullah el-Basrî gibi Mu‘tezile âlimleri yer almaktadır. Her ikisinin de İbn Hallâd el-Basrî kanalıyla Ebû Hâşim el-Cübbâî’nin öğrencisi olması Abdülcebbâr’ın düşünce yapısının oluşmasında Ebû Ali el-Cübbâî ile oğlu Ebû Hâşim’in etkili olduğunu göstermektedir. Kendilerine sık sık atıfların yer aldığı Kādî Abdülcebbâr’a ait kitaplar, eserleri günümüze ulaşmayan bu iki Mu‘tezile âliminin kelâm görüşleri hakkında bilgi edinme imkânı sağlamaktadır.

Abdülcebbâr’ın ders halkasından istifade ederek yetişen pek çok âlim vardır. İbnü’l-Murtazâ ve Hâkim el-Cüşemî, Mu‘tezile ekolünün on ikinci tabakasının tamamına yakın kısmının onun arkadaşları ve öğrencilerinden oluştuğunu belirtirler (Hâkim el-Cüşemî, s. 382-391; İbnü’l-Murtazâ, s. 116-119). Bunlar arasında Basra ekolünün son temsilcilerinden Ebû Reşîd en-Nîsâbûrî, fıkıh usulü alanında el-MuǾtemed adlı eseriyle tanınan Ebü’l-Hüseyin el-Basrî, hocasının eserini el-MecmûǾ fi’l-Muĥîŧ bi’t-teklîf adıyla şerheden İbn Metteveyh, hocasının imâmet konusundaki görüşlerine reddiye yazan Şerîf el-Murtazâ, adı, daha çok Kādî Abdülcebbâr’a nisbet edilen Şerĥu’l-Uśûli’l-ħamse isimli eser dolayısıyla bilinen Kıvâmüddin Mankdîm ve Ebû Yûsuf el-Kazvînî gibi şahsiyetleri saymak mümkündür.

Eserleri. Kādî Abdülcebbâr’ın İslâmî ilimlerin çeşitli alanlarıyla ilgili altmışa yakın eserinin bulunduğu kaydedilmektedir. Ancak bunların büyük bir kısmının mevcudiyeti henüz tesbit edilememiştir (eserlerinin ayrıntılı bir listesi için bk. Şerĥu’l-Uśûli’l-ħamse neşredenin girişi, s. 13-36). 1. Müteşâbihü’l-Ķurǿân*. İki yazma nüshasına dayanılarak Adnân Muhammed Zerzûr tarafından yayımlanmıştır (Kahire 1969). 2. Tenzîhü’l-Ķurǿân* Ǿani’l-meŧâǾin. Kur’an tertibine göre düzenlenmiş olup Kādî Abdülcebbâr’ın hatalı kabul ettiği yorum ve tefsirleri incelediği eser, Râgıb el-İsfahânî’nin Muķaddimetü’t-tefsîr’iyle birlikte yapılmış baskısı yanında (Kahire 1326, 1329) Beyrut’ta da neşredilmiştir (ts., Dârü’n-nehdati’l-hadîse). 3. Tebbîtü delâǿili’n-nübüvve*. Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı (Şehid Ali Paşa, nr. 1575) bilinen yegâne nüshasına dayanılarak Abdülkerîm Osman tarafından yayımlanmıştır (I-II, Beyrut 1966). 4. el-Muġnî* fî ebvâbi’t-tevĥîd ve’l-Ǿadl. Mu‘tezile kelâmının günümüze intikal eden en önemli eseri olup yirmi ciltten oluştuğu tahmin edilen yazma nüshalarının ele geçirilebilenleri on altı cilt halinde neşredilmiştir (Kahire 1382-1385/1962-1965). 5. el-Muħtaśar fî uśûli’d-dîn. el-Muġnî’de geniş olarak ele alınan konuların Sâhib b. Abbâd’ın isteği üzerine müellif tarafından özetlenmesiyle oluşan eseri Muhammed Amâre Resâǿilü’l-Ǿadl ve’t-tevĥîd içinde yayımlamıştır (I, 161-253; Kahire 1971). 6. Fażlü’l-iǾtizâl ve Ŧabaķātü’l-MuǾtezile. Bazı kelâm konularının yanı sıra Mu‘tezile ekolüne yöneltilen eleştirilere de cevap veren ve Mu‘tezile ricâli hakkında bilgi içeren eser, Fuâd Seyyid tarafından Ebü’l-Kāsım el-Belhî (Kâ‘bî) ve Hâkim el-Cüşemî’ye ait risâlelerle birlikte neşredilmiştir (s. 137-350; Tunus 1393/1974).

Kaynaklarda Kādî Abdülcebbâr’a izâfe edilmekle birlikte ona aidiyeti ve yayımda esas alınan nüshaların otantikliği konusunda şüpheler bulunan iki eser daha yayımlanmıştır: a) Şerĥu’l-Uśûli’l-ħamse*. Mu‘tezile’nin beş temel prensibinin ele alındığı eseri Abdülkerîm Osman Kādî Abdülcebbâr’a nisbet ederek yayımlamışsa da (Kahire 1384/1965) Abdülcebbâr üzerine çalışma yapan Batılı araştırmacılar sözü edilen kitabın, müellifin el-Uśûlü’l-ħamse adlı eserinin Zeydî öğrencisi Kıvâmüddin Mankdîm tarafından yapılan şerhi olduğunu ileri sürmektedir. b) el-MecmûǾ fi’l-Muĥîŧ bi’t-teklîf. Kādî Abdülcebbâr’ın el-Muĥîŧ bi’t-teklîf’ine



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir