TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İZMİR ::.

cilt: 23; sayfa: 526
[İZMİR - Metin Tuncel]


BİBLİYOGRAFYA:

Ulvi Olgaç, Güzel İzmir Ne İdi Ne Oldu, İzmir 1939; Adnan Bilget, Son Yüzyılda İzmir (1849-1949), İzmir 1949; Emin Canpolat, İzmir: Kuruluşundan Bugüne Kadar, İstanbul 1954; Rauf Beyru, İzmir Şehri Üzerine Bir İnceleme: Şehir Nüfusları, Gerçekler ve İstatistikleri, Ankara 1969; a.mlf., “İzmir’de Kapsamlı Bir Planlama Denemesi”, 3. Şehircilik Kongresi: 6-8 Kasım 1991, İzmir 1991, s. 79-91; a.mlf., “Geçmişten Günümüze İzmir’de Planlama ve İmar Uygulamaları”, Ege Mimarlık Dergisi, sy. 3, İzmir 1991, s. 41-47; Ruşen Keleş, İzmir Mahalleleri (Bir Tipleştirme Örneği), Ankara 1972; Mesut Ayan, “Cumhuriyet Döneminde Kentleşmenin İzmir’de Kentsel Dokuya Etkisi”, Ege Mimarlık Sempozyumu: Bildiriler, İzmir 1985, s. 132-133; Kemal Arı, “Kurtuluş Savaşı Sonrasında İzmir’e Yönelik Göçler ve Etkileri”, Üç İzmir, İzmir 1992, s. 273-282; Melih Gürsoy, Tarihi, Ekonomisi ve İnsanları ile Bizim İzmirimiz, İzmir 1993; F. Barbaros, İzmir’de Sanayileşme, İzmir 1995; Besim Darkot - Metin Tuncel, Ege Bölgesi Coğrafyası, İstanbul 1995, s. 45-50; Cezmi Sevgi, Kentleşme Sürecinde İzmir ve Gecekondular, İzmir 1988; a.mlf., “Hızlı Kentleşmenin Fizikî Mekâna Yansımasıyla Ortaya Çıkan Sorunlar: İzmir Örneği”, Göç, Kent ve Gecekondu, İstanbul 1998, s. 48-58; Çınar Atay, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İzmir Planları, Ankara 1998; Mübeccel Kıray, Örgütleşemeyen Kent: İzmir, İzmir 1998; Arife Karadağ, Kentsel Gelişim Süreci, Çevresel Etkileri ve Sorunları ile İzmir, İzmir 2000; Mustafa Mutluer, Kentleşme Sürecinde İzmir’de Toplu Konut Uygulamaları ve Sorunlar, İzmir 2000; Şevket Işık, Bornova-Mevlana Mahallesinin (İzmir) Gelişim Süreci ve Sosyo-Ekonomik Yapısı, İzmir 2000; Erol Tümertekin, “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı”, Türk Coğrafya Dergisi, sy. 22, İstanbul 1961, s. 123-131; a.mlf. - Cevat Korkut, “İzmir Şehrinde Nüfus Dağılışı”, İstanbul Üniversitesi Coğrafya Enstitüsü Dergisi, sy. 14, İstanbul 1964, s. 45-62; Cevat Korkut, “İzmir Şehrinin Coğrafî Özellikleri (Geographic Features of the City of İzmir, Western Turkey)”, Türk Coğrafya Dergisi, sy. 26 (1975), s. 87 vd.; Necdet Sözer, “İzmir: Ege’nin Metropolü”, Ege Coğrafya Dergisi, sy. 4, İzmir 1988, s. 1-18; Çınar Atay, “Metropolleşmeye Doğru İzmir”, Ege Mimarlık Dergisi, sy. 2 (1991), s. 43-45; Asaf Koçman, “İzmir’in Kentsel Gelişimi”, Coğrafya Araştırmaları, sy. 3, Ankara 1991, s. 101-122; Mümtaz Peker, “İzmir Nüfusunun Gelişimi”, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi, I/3, İzmir 1993, s. 273-281; Tülay Baran, “1923-1938 Yılları Arasında İzmir’in İmarı”, a.e., s. 283-294; Hanife Kuru, “İkinci Dünya Savaşı Yıllarında İzmir’in Sosyo-Ekonomik Durumu”, a.e., s. 295-308; Füsun Baykal, “Işıkkent-Pınarbaşı Sanayi Bölgesi (İzmir)”, Ege Coğrafya Dergisi, sy. 3 (1995), s. 101-128.

Metin Tuncel  

MİMARİ. Milâttan önce 3000’li yıllarda ilk yerleşmenin olduğu kabul edilen İzmir şehri tarih boyunca depremler ve yangınlar yüzünden sık sık harap olmuş ve yenilenmiştir. Büyük bir kısmı XIX. yüzyıl ve sonrasına ait eski doku üzerinde Türk döneminden XVII. yüzyıl ve sonrasına tarihlenen eserleri görmek mümkündür.

Savunma Amaçlı Yapılar. Şehrin savunmasının en önemli yapıları şehre giriş sırasına göre Sancak Kale (Yeni Kale), Liman Kalesi ve Kadifekale’dir. Kalelerden en erken tarihli olan ve İskender’in haleflerinden Lysimakhos tarafından yaptırıldığı söylenen Kadifekale (Yukarı Kale) şehrin güneyindeki Kadife (Pagus) dağının üzerinde kurulmuştur. Liman Kalesi (Aşağı Kale, Hisar Kalesi, Ok Kalesi) 1231-1235 yılları arasında iç limanın ağzında yaptırılmıştır. Aziz Petrus ve Aşağı Kale olarak tanınırken daha sonra Hisar Kalesi olarak da anılmaya başlandı. Bu yapı Fâtih Sultan Mehmed döneminde tamir ettirilmiş, ancak 1869-1870’te yıktırılmıştır. En son yaptırılan ve günümüzde de ayakta olan Sancak Kale ise Sancakburnu’ndadır. 1066 (1656) yılında inşa ettirilen kale 1099 (1688) depreminde yıkılmış ve yeniden yapılarak 1102’de (1691) tekrar kullanılmaya başlanmıştır. 1829’da onarılıp 1890-1891 yıllarında da esaslı bir şekilde elden geçirilmiştir.

Cami ve Mescidler. İzmir’deki en erken tarihli cami, XIV. yüzyıl başlarına ait Kadifekale’deki Yukarı Kale Camii olup günümüze kadar gelmemiştir. Kaynaklardan şehirde XVI. yüzyıl sonlarında ikiüç, 1063’lerde (1653) on beş, 1111’de (1699-1700) on yedi, 1701’de on dokuz, 1851’de yirmi dört cami, 1878’de yirmi üç cami, kırk bir mescid, 1908’de elli üç cami, elli bir mescid bulunduğu anlaşılmaktadır. İzmir’in uğradığı çok sayıda deprem ve yangın felâketi bu yapılardan bazılarını tamamen ortadan kaldırmış, bazıları da onarımlar geçirerek değişikliğe uğramıştır.

Şehirdeki tek kubbeli kare ibadet mekânı ile kuzeydeki son cemaat yerinden ve bir minareden oluşan geleneksel cami şemasını sürdüren örnekler şunlardır: XV. yüzyıla ait veya daha erken tarihli olabileceği belirtilen Pazaryeri’ndeki Han Bey (Pazaryeri) Camii; XVII. yüzyılda Tayyibe Hatun tarafından yaptırılan, 1737’de ve XIX. yüzyılda onarılarak çeşitli mekânlar eklenen Anafartalar caddesindeki Hatuniye Camii; 1652’de Hacı Hüseyin Ağa’nın yaptırdığı, 1774-1775, 1892-1893, 1893-1894 yıllarında onarım gördüğü anlaşılan, dükkân ve depoların bulunduğu bir alt yapının oluşturduğu alan üzerine oturtulmuş, Anafartalar caddesi üzerindeki Başdurak (Hacı Hüseyin) Camii; 1082 (1671) tarihli vakfiyesine göre Yûsuf Çavuşzâde Ahmed Ağa tarafından inşa ettirilen, 1812 ve 1902 yıllarında onarılan Kemeraltı’ndaki Kemeraltı (Mûsâ Bâlî Yakası-Ahmed Ağa) Camii; yine Kemeraltı’ndaki, 1893 tarihli vakfiyeye göre Sâlepçizâde Ahmed Ağa’nın yaptırdığı, mektep, medrese ve dershanenin bulunduğu bir alt yapının üzerindeki Sâlepçioğlu Camii; 1083 (1672-73) yılında Ali Ağa tarafından yaptırılan, 1896-1897 ve 1958 yıllarında onarılan Ali Ağa mahallesindeki Ali Ağa Camii; 1737 tarihli vakfiyesinden Alanyalı Hacı Veli Ağa tarafından inşa ettirildiği anlaşılan, Anafartalar caddesindeki Hacı Veli Ağa (Mumyakmaz) Camii; 1889-1890 tarihli, Topaltı semtindeki Bâlâdur Hacı Bey (Topaltı) Camii; 1892-1893 tarihli âyet kitâbeli, Güzelyalı’daki Ma‘mûretülhamidiye (Güzelyalı, Reşâdiye) Camii; 1900-1901 yılında tamamlanan Mithatpaşa caddesindeki Hamidiye (Karantina, Küçükyalı) Camii; 1897’de Eşref Paşa’nın yaptırdığı Eşrefpaşa caddesindeki Eşref Paşa Camii. XVIII. yüzyıl başında Piyâlezâde Hacı Mehmed Ağa tarafından yaptırılan ve 1882-1883’te tamir edilen Dibektaşı’ndaki Piyaleoğlu Camii ise bu yapılardan farklı olarak üzeri oval bir kubbeyle örtülmüş, enine dikdörtgen planlı bir harime sahiptir.



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir