TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İSMÂİL DEDE EFENDİ, Hamâmîzâde ::.

cilt: 23; sayfa: 95
[İSMÂİL DEDE EFENDİ, Hamâmîzâde - Nuri Özcan]


şeyhi Abdülbaki Baykara’nın torunu Baki Baykara’da bulunmaktadır.

Türkçe ve Farsça bazı şiirler de kaleme alan İsmâil Dede’nin Cankurtaran’da Akbıyık mahallesindeki evi Türkiye Tarihî Evleri Koruma Derneği tarafından restore edilmiş, Şehzadebaşı’nda bir caddeye Dedeefendi adı verilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Ali Nutkî Dede - Abdülbâki Nâsır Dede, Defter-i Dervîşân, Süleymaniye Ktp., Nâfiz Paşa, nr. 1194, vr. 4b, 7b, 10b; Hızır İlyas, Târîh-i Enderun, İstanbul 1276, s. 3, 279-280, 336; Sicill-i Osmânî, I, 381; Rauf Yekta, Esâtîz-i Elhân: III, Dede Efendi, İstanbul 1343; Subhi Ezgi, Nazarî-Amelî Türk Musikisi, İstanbul 1933, I, 83; Türk Musikisi Klasiklerinden Mevlevi Âyinleri (İstanbul Konservatuvarı neşriyatı), İstanbul 1937, XIII, 672-674; Sadeddin Nüzhet Ergun, Türk Musikisi Antolojisi, İstanbul 1943, II, 401, 428-441, 447-448, 528-541, 715-716; Mahmut R. Gazimihal, Türk Askeri Muzıkaları Tarihi, İstanbul 1955, s. 99-100; İbnülemin, Hoş Sadâ, s. 133-170; Ali Rıza Bey, Bir Zamanlar İstanbul (haz. Niyazi Ahmet Banoğlu), İstanbul, ts. (Tercüman 1001 Temel Eser), s. 280; Özalp, Türk Musikisi Tarihi, I, 214-221; Sadun Aksüt, Türk Musikisinin 100 Bestekârı, İstanbul 1993, s. 119-126; M. Fatih Salgar, Ölümünün Yüzellinci Yılında Dede Efendi, İstanbul 1995; a.mlf. v.dğr., Dede Efendi Besteleri, Ankara 1996; Yılmaz Öztuna, Dede Efendi, Ankara 1996; a.mlf., BTMA, I, 394-400; Ruşen Ferit Kam, “Dede Efendi”, Radyo, V/56, Ankara 1946, s. 20-21; Bülent Aksoy, “İsmail Dede Efendi (Hammamîzade)”, DBİst.A, IV, 211-212; Nuri Özcan, “İsmail Dede Efendi”, Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul 1999, I, 663-665.

Nuri Özcan  


İSMÂİL b. EBÛ ÜVEYS

(إسماعيل بن أبي أويس)

Ebû Abdillâh İsmâîl b. Abdillâh b. Abdillâh el-Asbahî el-Medenî (ö. 226/841)

Hadis hâfızı.

139’da (756-57) doğdu. Babasının künyesi Ebû Üveys olduğu için İbn Ebû Üveys diye tanındı. Güney Arabistan’da yaşayan Kahtânoğulları’nın Asbah kabilesine mensup olup Medine’de Teym b. Mürre kabilesinin halîfi idi. Babası Abdullah, kardeşi Abdülhamîd, dayısı Mâlik b. Enes, Mâcişûn, Seleme b. Verdân, Abdurrahman b. Ebü’z-Zinâd gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kurrâ-i seb‘adan Nâfi‘ b. Abdurrahman’dan kıraat öğrendi; onun en son vefat eden talebesidir. Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce, Zühlî, Ebû Hayseme Züheyr b. Harb, Kuteybe b. Saîd kendisinden hadis rivayet eden pek çok muhaddis arasında yer alır. Medine’nin önde gelen hadisçilerinden sayılan ve Ahmed b. Hanbel’in belirttiğine göre mihne olayındaki tutumu sebebiyle sıkıntı çekenler içinde yer alan İsmâil b. Ebû Üveys 226’da (841) vefat etti. Receb 227’de (Mayıs 842) öldüğü de zikredilmiştir.

Hıfz ve itkān yönünden tenkit edilmesine rağmen hadisleri Nesâî’nin es-Sünen’i dışında Kütüb-i Sitte’de yer alan İsmâil b. Ebû Üveys’ten Buhârî ve Ahmed b. Hanbel övgüyle söz ederken Ahmed b. Hanbel ayrıca onun hakkında “lâ be’se bih” demiş, Ebû Hâtim er-Râzî “sebt” ve “mahallühü’s-sıdk” olarak nitelendirip bazan yanılıp hata ettiğini göstermek üzere de “mugaffel” terimini kullanmıştır. Fakat Nesâî ve İbn Adî, İsmâil b. Ebû Üveys’i zayıf bir râvi olarak değerlendirmiş, Yahyâ b. Maîn de hem onun hem babasının zayıf olduğunu söylemiştir. Başka değerlendirmelerinde ise Yahyâ b. Maîn kendisi hakkında “sadûk” ve “lâ be’se bih” lafızlarını kullanmıştır. İsmâil b. Ebû Üveys’i zayıf kabul edenler zabt yönünden onun kusuru bulunduğunu, hadisleri güzel okuyamadığını, kitabı dışındaki hadisleri rivayet ederken başarılı olamadığını, rivayetleri karıştırdığını, ihtilâf edilen bazı konularda hadis uydurduğunu ileri sürmüşlerdir. Rivayetlerine güvenilemeyeceğini gösteren bu değerlendirmelere rağmen Buhârî ve Müslim’in kendisinden rivayette bulunması onun rivayetlerine olan güveni arttırmış, Zehebî, “Bu iki hadis otoritesi ondan hadis almasaydı rivayetleri hasen derecesine inerdi” demiştir. İbn Hacer de İsmâil b. Ebû Üveys hakkındaki tenkitler haklı da olsa Śaĥîĥ-i Buħârî ve Śaĥîĥ-i Müslim’de ondan yapılan rivayetlerin değerini düşürmeyeceğini, zira bunları güvenilir râvilerin de sahih olarak değerlendirdiğini ifade etmiştir (Tehźîbü’t-Tehźîb, I, 312). İbn Hacer ayrıca İsmâil’e yönelik eleştirilerin onun gençlik yıllarıyla ilgili bulunduğunu, sonradan onun bu kusurlarının düzelmiş olabileceğini söylemiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

İbn Sa‘d, eŧ-Ŧabaķāt, V, 438; Buhârî, et-Târîħu’l-kebîr, I, 364; Nesâî, eđ-ĐuǾafâǿ, s. 51; Ukaylî, eđ-ĐuǾafâǿ, I, 87; İbn Ebû Hâtim, el-Cerĥ ve’t-taǾdîl, II, 180-181; İbn Hibbân, eŝ-Ŝiķāt, VIII, 99; İbn Adî, el-Kâmil, I, 317-318; Mizzî, Tehźîbü’l-Kemâl, III, 124-129; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, X, 391-395; a.mlf., Teźkiretü’l-ĥuffâž, I, 409-410; a.mlf., Mîzânü’l-iǾtidâl, I, 222-223; İbnü’l-Cezerî, Ġāyetü’n-Nihâye, I, 162; İbn Hacer, Tehźîbü’t-Tehźîb, I, 310-312.

İsmail Hakkı Ünal  


İSMÂİL EFENDİ, Dellâlzâde

(1797-1869)

Bestekâr ve hânende.

İstanbul Fatih’te Sarıgüzel mahallesinde doğdu. Saray dellâllerinden Mustafa Ağa’nın oğludur. Küçük yaşta güzel sesi ve mûsikiye olan kabiliyetiyle dikkati çekti. İlk öğreniminden sonra Hamâmîzâde İsmâil Dede’nin derslerine devam etti. Hocasının yardımı ile çavuş mülâzımı sıfatıyla saray fasıl heyetine katıldı (1816). Ayrıca Enderûn-ı Hümâyun’da dönemin önemli mûsikişinaslarından ders alarak kendini yetiştirdi.

Babasının vefatı üzerine “serheng-i şehriyârî” unvanıyla saray müezzinleri arasına girdi (1823). İki yıl sonra saraydan ayrılmak zorunda kalan İsmâil Efendi, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması sırasındaki olaylar esnasında halkı ve hatta zorbaları padişahın sancağı altına toplanmaya çağırdığından “musâhib-i şehriyârî” olarak tekrar saraya alındı. 1847’de Beşiktaş’taki Muzıka-i Hümâyun’un hânende kısmı muallimliğine tayin edildi. Bu arada haftada bir gün Enderun’daki görevini de sürdürdü. 1862’de Çilingirzâde Ahmed Ağa’nın ölümü üzerine saray başmüezzinliğine getirildi. Nişantaşı’ndaki evinde vefat eden İsmâil Efendi, Yahyâ Efendi Dergâhı hazîresine defnedildi.

Türk mûsikisinde klasik tarzın son bestekârlarından olan Dellâlzâde İsmâil Efendi, hânendelik konusunda da hocası



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir