TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İLYAS BEY KÜLLİYESİ ::.

cilt: 22; sayfa: 166
[İLYAS BEY KÜLLİYESİ - Aynur Durukan]


kullanıldığı yapının duvarlarında düzensiz bir örgü söz konusudur.

Medrese revaksız avlu çevresinde yer alması, “U” şeması, dershanenin dışa taşkın oluşu, biçimi ve örtü sistemiyle vurgulanışı, mekânlarda çok sayıda nişler bulunuşu ve camiyle ortak bir avluyu paylaşması açısından Beylikler dönemi ve sonrası medrese mimarisi alanında önem taşıyan bir örnektir.

Büyük Hamam. Cami ile medresenin kuzeyinde ayrı bir kuşatma duvarı içinde kuzeydoğu köşede yer alan hamamlardan büyük olanı Büyük Hamam veya İlyas Bey Hamamı olarak tanınır. Harap durumdaki bu yapının erkekler hamamı olduğu ileri sürülmektedir. Dıştan kareye yakın dikdörtgen planlı hamam üç eyvanlı ve iki köşe hücreli (halvetli) tiptedir. Soyunma bölümü ortadan kalkmış olan yapıda, sıcaklığın kuzeybatısındaki halvet de toprakla dolduğundan içine girilememektedir.

Hamamın bütün kapıları kısmen tahrip edilmiş olmakla birlikte yuvarlak kemerli oldukları anlaşılmaktadır. Büyük bir kısmı yıkık olan örtü sisteminin kalıntıları da giriş mekânı, eyvanlar ve su deposunun beşik tonozla, tuvaletin kaburgalı tonozla, diğer mekânların ise kubbeyle örtülü olduğunu göstermektedir. Ilıklık ve sıcaklığın orta bölümünde mukarnaslı tromp, halvetlerde üçgen kuşak geçiş öğesi olarak kullanılmıştır. Devşirme kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılarak örülen duvarlardan yalnızca doğu cephede moloz taş görülmez. Kemer ve örtü sistemi tuğla ile şaşırtmalı teknikte örülmüştür. Sıcaklığın güneydoğu köşe mekânında, statik sebeplerle kubbe başlangıcında harç içine çömlekler yerleştirilmiştir.

Yapıda sıva üzerine malakârî bezeme görülür. Ilıklık mekânında kapı kemerinin iki yanında madalyon içinde altı yapraklı birer çiçek, sıcaklığın batı eyvanının kuzeydeki tonoz kemeri ortasında kaval silmeli bir çerçeve içinde servi ağaçları, sıcaklığın orta bölümünün güney ve batı duvarlarında geçiş seviyesinin hemen altında büyük ölçüde harap olmuş palmet dizisi dikkati çeker.

Küçük Hamam. Külliyenin kuzeydoğusunda yer alan diğer hamam Küçük Hamam olarak adlandırılmakta ve kadınlar hamamı olduğu ileri sürülmektedir. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı yapının soyunma kısmı yıkılmıştır. Tek mekânlı ılıklık, sıcaklık ve halvetle su deposundan oluşur. Yapının cephesindeki ve iç mekânındaki kısmen yıkık kapıların yuvarlak kemerli oldukları belirlenebilmektedir. Halvetin kuzey duvarında doğu köşedeki su deposuna açılan pencere dikdörtgen biçimindedir. Su deposunun ortasında yuvarlak bir havuz görülür. Mekânların örtüsü büyük ölçüde yıkıktır, fakat kalıntılardan beşik tonozla örtülü oldukları belli olmaktadır. Duvarları harap olmuş ve içi toprakla dolmuş olan bu yapıda da devşirme kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılmıştır.

İmaret. Medresenin kuzeybatısında kuşatma duvarına dışarıdan bitişik olarak inşa edilmiş bulunan yapı imaret olmalıdır. Kareye yakın dikdörtgen planlı ve tek mekânlı yapı oldukça harap durumdadır. Kuzey cephesinde eksenin batısında kareye yakın dikdörtgen biçiminde, lentosunun bir bölümü görülebilen bir açıklıkla doğu cephesinde üst seviyede, külliyenin avlusundan dört basamaklı merdivenle çıkılan dikdörtgen biçimli bir başka açıklığın bulunması yapının iki katlı olabileceğini düşündürmektedir. Yapıya girişin kuzey cephede, kalıntılarından lentolu olduğu anlaşılan bir kapıyla sağlandığı zannedilmektedir. Ayakta kalan bölümlerden duvar örgüsünde, medrese ve hamamlarda olduğu gibi devşirme kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Balat’taki İlyas Bey Külliyesi, farklı fonksiyonlardaki yapılarının bu özelliklerine göre yerleştirildiği ve yerleşimdeki konumu açısından şehir dokusunun gelişimine katkısı dolayısıyla döneminin önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilmelidir.

BİBLİYOGRAFYA:

Mecdî, Tercüme-i Şekāik-i Nu‘mâniye, İstanbul 1269/1852-53, s. 115-116, 475; Hoca Sadeddin, Tâcü’t-tevârih (haz. İsmet Parmaksızoğlu), Ankara 1992, V, 86; Evliya Çelebi, Seyahatnâme, IX, 174; P. Wittek, Das Fürstentum Mentesche, İstanbul 1934, s. 118, 150-151; a.mlf., Menteşe Beyliği (trc. O. Şaik Gökyay), Ankara 1944, s. 147-149; K. Wulzinger v.dğr., Das Islamische Milet, Berlin-Leipzig 1935, s. 7, 12-37, 43-48, 89-93; Musa Baran, Milet Kılavuzu, Ankara 1965, s. 68-70; G. Kleiner, Die Ruinen von Milet, Berlin 1968, s. 144-147; Türkiye’de Vakıf Abideler ve Eski Eserler, Ankara 1972, I, 697-703; Cahid Baltacı, XV-XVI. Asırlarda Osmanlı Medreseleri, İstanbul 1976, s. 81-82; W. Müller-Wiener, “Zur Baugruppe des Ilyas Bey in Balat”, Remzi Oğuz Arık Armağanı, Ankara 1987, s. 33-45; Aynur Durukan, Balat, İlyas Bey Camii, Ankara 1988; Ahmed Tevhid, “Menteşe Beyliği Âsâr-ı Kadîmesi”, TOEM, II (1913), s. 765-766; Murat Ural, “Ege’nin Arkaik Kenti Miletos’un Bir Gizli Hazinesi: İlyas Bey Camisi”, Art Dekor, sy. 57, İstanbul 1997, s. 88-93; Gül Güney, “Menteşe Beyliği Dönemindeki Yapılardan İlyas Bey Camii”, Sanatsal Mozaik, III/29, İstanbul 1998, s. 34-37; Semavi Eyice, “İlyas Bey Câmii”, TA, XX, 102.

Aynur Durukan  


İLYAS BEY MESCİDİ

Manisa’da Saruhanoğulları dönemine ait mescid.

Manisa’da Beylikler dönemine ait kitâbeli en eski yapı olan İlyas Bey Mescidi, son cemaat yerinin dış tarafındaki iki kemerin ortasında yer alan mermere işlenmiş üç satırlık kitâbesinde verilen bilgiye göre 764 yılı Cemâziyelevveli başlarında (Şubat 1363 ortaları) Hacı İlyas b. Mehmed tarafından yaptırılmıştır.

Harim kısmı kare planlı ve 7,05 × 7,05 m. boyutlarındadır. Bu bölümün üzerini



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir