TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İBNÜ’l-HEBBÂRİYYE ::.

cilt: 21; sayfa: 82
[İBNÜ’l-HEBBÂRİYYE - İnci Koçak]


Şiirlerinde ailesinin kalabalık olduğundan ve geçim sıkıntısından söz eden şairin hayata bakışının karamsar olduğu söylenebilir. 2. Netâǿicü’l-fiŧne fî nažmi Kelîle ve Dimne. İbnü’l-Hebbâriyye, İbnü’l-Mukaffa‘ın Pehlevî dilinden Arapça’ya çevirdiği Kelîle ve Dimne’yi 494 (1101) yılı civarında sade ve akıcı bir dille nazma çekmiştir. Şair kitabın sonunda eseri Kirman’da on günde nazmettiğini belirtmiştir. Kelîle ve Dimne’ye ait zamanımıza tam olarak intikal eden ilk manzume olan eser 1304 (1886) ve 1307 (1889) yıllarında Bombay’da basılmış, ayrıca Hûrî Ni‘metullah el-Esmer tarafından Lübnan’da (1900) yayımlanmıştır. 3. Felekü’l-meǾânî. Nizâmülmülk’ün kâtiplerinden Felekü’l-Meâlî Zahîrülmülk’e (Ebû Nasr Saîd el-Kâşânî) takdim edilen kitap, on iki bölümden meydana gelmiş manzum ve mensur fıkralar içeren bir çeşit antolojidir (Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 4157). 4. Kitâbü’ś-Śâdıĥ ve’l-bâġım. Kelîle ve Dimne türünde ahlâkî hikâyelerden oluşan eser Arap edebiyatında fabl türünde ilk manzum hikâyedir. Kitap bir Hintli ile bir İranlı’nın tartışması ile başlamaktadır. Her ikisi de kendi ülkesini övmekte, Hintli satrançla, İranlı tavlayla övünmektedir. Eser Doğu’da büyük rağbet görmüş, çeşitli baskıları yapılmıştır. İbnü’l-Hebbâriyye, on yılda yazdığı bu kitabı Mezyedîler’den Sadaka b. Mansûr’a ithaf etmiştir. İbn Hicce el-Hamevî eseri Taġrîdetü’ś-śabâĥ adıyla kısaltmıştır (Leknev 1264/1847; Kahire 1292; Beyrut 1304; nşr. M. Sâdık - Seyyid Haydar el-Hüseynî, Bağdad 1343; nşr. İzzet el-Attâr, Kahire 1355). 5. Kitâbü’l-Aķāǿit. Muhtemelen bir sözlük çalışması olup İbn Hacer el-Askalânî’nin Lisânü’l-Mîzân’ında adı el-Laġāǿit olarak geçmektedir. 6. Urcûze fi’ş-şaŧranc (nşr. Lovîs Şeyho, Mecelletü’l-Meşrıķ, XIII/1 [1910]). 7. Nažmü Risâleti Ĥay b. Yaķžân li’bn Sînâ. İbn Sînâ’nın risâlesinin manzum şekli olup imtihan için sorulan bir soruya cevap olarak nazmedilmiştir. Risâlenin bilinen tek nüshası Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde bulunmaktadır (III. Ahmed, nr. 3268/5).

İbnü’l-Hebbâriyye’nin kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Kitâbü’l-Mecdî (Mecdüddin el-Kummî için yazılmıştır), er-Red Ǿalâ Ebî Muĥammed el-Ġundecânî, Zecrü’n-nâbiĥ (Ebü’l-Alâ el-Maarrî’nin Sıķŧü’z-Zend’ini eleştirenlere reddiyedir), Źikrü’ź-źikr ve fażlü’ş-şiǾr, Urcûze fî źemmi’l-ħavâniķ ve’l-midrâs, Nüźhetü’l-aĥibbâǿ (edebiyata dair manzum bir eserdir, bk. Hediyyetü’l-Ǿârifîn, II, 79).

BİBLİYOGRAFYA:

İbnü’l-Hebbâriyye, ŞiǾru İbni’l-Hebbâriyye (nşr. Muhammed Fâiz Senkerî Tarâbîşî), Dımaşk 1997, tür.yer.; ayrıca bk. neşredenin girişi, s. 9-68; İbnü’t-Tıktakā, el-Faħrî, Kahire 1927, s. 218; Sem‘ânî, el-Ensâb, V, 626; Kemâleddin el-Enbârî, Nüzhetü’l-elibbâǿ (nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl), Kahire 1294, s. 437; İmâdüddin el-İsfahânî, Ħarîdetü’l-ķaśr ve cerîdetü’l-Ǿaśr (nşr. Muhammed Behcet el-Eserî - Cemîl Saîd), Bağdad 1964, II, 70-73; İbn Hallikân, Vefeyât, IV, 453-457; Safedî, el-Vâfî, I, 130-133; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XIX, 392; İbn Fazlullah el-Ömerî, el-Mesâlik, XV, 531-533; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, V, 367-368; Hediyyetü’l-Ǿârifîn, II, 79; Ali Cevâd Tâhir, eş-ŞiǾrü’l-ǾArabî fi’l-ǾIrâķ ve bilâdi’l-ǾAcem fi’l-Ǿaśri’s-Selcûķī, Beyrut 1961, I, 124-145; Şevkī Dayf, Târîħu’l-edeb, V, 421-423; Ziriklî, el-AǾlâm (Fethullah), VII, 23; Ali Sevim, Selçuklular Tarihi, s. 51-52; D. S. Margoliouth, “İbnülhaccâc”, İA, V/2, s. 855-856; C. Brockelmann, “Kelile ve Dimne”, a.e., VI, 557; Ch. Pellat, “Ibn al-Habbāriyya”, EI² (İng.), III, 774-775; Seyyid Muhammed Seyyidî, “İbn Hebbâriyye”, DMBİ, V, 99-102.

İnci Koçak  


İBNÜ’l-HEYSEM

(ابن الهيثم)

Ebû Alî Muhammed b. el-Hasen b. el-Hasen b. el-Heysem el-Basrî el-Mısrî (ö. 432/1040 [?])

Optiğin gelişmesine yaptığı önemli katkılarla tanınan Ortaçağ’ın en büyük fizikçisi; matematikçi-astronom, filozof.

Batı dünyasında Alhazen, Alhacen veya Avenetan, Avennathan adlarıyla bilinir. Büyük bir şöhrete sahip olduğu halde hayatına dair yeterli bilgi yoktur. İbn Ebû Usaybia, onun 417’de (1026) altmış üç yaşında iken kaleme aldığı müellif hattı otobiyografik bir risâlesini bularak çalışma tarzı, uyguladığı yöntem, o tarihe kadar okuduğu ve yazdığı eserler üzerine verdiği bilgileri günümüze aktarmıştır. Buna göre 354 (965) yılı civarında doğduğu anlaşılan İbnü’l-Heysem aslen Basralıdır ve Bağdat, Dımaşk, Kahire gibi dönemin ilim ve kültür merkezlerine seyahatler yaparak öğrenimi sırasında elde ettiği aklî ilimlere, özellikle felsefe, mantık, matematik, astronomi ve tıbba dair bilgi ve görgüsünü geliştirdi. Bir ara Büveyhîler yönetimindeki Basra’da vezir unvanıyla divan görevlisi olarak çalıştıysa da ilmî araştırmalarını engelleyen bu görevden bir süre sonra ayrıldı. Fâtımî Halifesi



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir