TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İBN RÜSTE ::.

cilt: 20; sayfa: 254
[İBN RÜSTE - Sayyıd Maqbul Ahmad]


İbn Rüste, el-AǾlâķu’n-nefîse’yi (nşr. M. J. de Goeje, Bibliotheca Geographicorum Arabicorum VII, Leiden 1892 ^ [haz. Fuat Sezgin], Frankfurt 1992) genel kanaate göre 290-300 (903-913) yılları arasında tamamlamıştır. Eser, içinde bahsedilen konuların çokluğu itibariyle bir tarih-coğrafya ansiklopedisi niteliğindedir. Johannes Heindrik Kramers, kitabı tanıtırken İbn Rüste’nin toplumun ilgisini çeken bütün konuları işlemiş olduğunu söyler (EI1 Suppl., s. 65). Çalışmasında derlediği bilgilerin kaynaklarına da temas eden müellif faydalandığı müslüman, Grek ve Hintli âlimlerin görüşlerini açıklar. Yerkürenin kendi ekseni etrafında dönmesi konusunu anlatırken eski Hint astronomlarından bahseden tek İslâm coğrafyacısı olarak görünür. Kitapta otorite olarak anılan kişiler arasında Ahmed b. Muhammed b. Kesîr el-Fergānî ve İbnü’t-Tayyib es-Serahsî başta gelir. Fakat onun daha çok Ceyhânî’nin bugün mevcut olmayan Kitâbü’l-Mesâlik ve’l-memâlik’inden istifade ettiği anlaşılmaktadır; hatta çağdaşı Ceyhânî ile görüşmüş olması da ihtimal dahilindedir. Kullandığı bilinen diğer bir kaynak da İbn Hurdâzbih’in el-Mesâlik ve’l-memâlik adlı eserinin eldekinden daha tafsilâtlı olan bir nüshasıdır. Uzakdoğu hakkında verdiği bilgileri ise muhtemelen IX. yüzyılın başlarında iki yıl kadar Kımer’de (Kamboçya) kalmış olan Ebû Abdullah Muhammed b. İshak adlı bir kişinin hazırladığı rapordan almıştır.

İbn Rüste’nin çalışması Bağdat yoluyla hacca gidişi anlatan eserlerden olup İbn Hurdâzbih, Kudâme b. Ca‘fer ve Ya‘kūbî’nin yazdıklarının yanında eldeki klasik yol kitaplarının dördüncü örneğini teşkil eder. İbn Rüste’nin eseri daha çok Ya‘kūbî’ninkine benzer; ancak ondan farklı olarak şehirlerin tanıtımını çok yönlü yapmış, büyük Horasan yolunu Tûs’a kadar uzatırken Meşhed yakınlarındaki yolları en ince ayrıntılarına kadar gösterip İsfahan’a, Herat’a ve Bağdat’tan güneye doğru Kûfe ve Basra’ya giden yolları da tarif etmiştir. Ayrıca sadece menziller arasındaki mesa-feleri vermekle yetinmemiş, geçilen şehir ve bölgeleri de tanıtmıştır. Bu bilgiler, bugün kaybolmuş olan birçok yerleşim merkezi için araştırmacılara ışık tutmaktadır.

Coğrafyanın fizikî ve beşerî kısımlarını ele alan eser birçok tarihî konudan da bahseder. Allah Teâlâ’nın dünyayı semanın ortasında, küre şeklinde ve etrafındaki hava tabakasıyla birlikte yarattığını, ayrıca bunların tek vücut halinde döndüğünü ifade eden giriş kısmından sonra kitabın asıl konusu Mekke ve Kâbe’nin ta-nıtımı ile başlar. Bu bölümde Hz. İbrâhim, Kâbe ve zemzem üzerine çeşitli nakillerde bulunulduktan sonra Medine’ye geçilir. Daha sonra denizler ele alınır ve Akdeniz’e Bahr-i Rûm, Atlantik Okyanusu’na Bahr-i Okyanus ve Mağrib denizi, Hazar denizine Bahr-i Taberistan, Karadeniz’e Bahr-i Buntus (Pontus) denildiği açıklanır. Arkasından Ceyhun, Fırat ve Dicle’nin anlatıldığı nehirler bahsi gelir. Bundan sonra yedi bölgeye (iklim) geçilir ve her bölgedeki meşhur şehirlere temas edilir. Yemen, Hadramut ve Mısır’ın tanıtımının ardından deniz yoluyla Antalya’ya, oradan da kara yoluyla İstanbul’a ulaşılır ve orada özellikle imparatorun Ayasofya Kilisesi’ne gidişi anlatılır. İstanbul’dan sonra Bulgar, Macar, Hazar ve Rus ülkelerinden geçilerek İsfahan’a, en sonunda Hindistan’a varılır. Hindistan’ın Medya Pradeş eyaletindeki Ücceyn denilen yerde gündüzle gecenin eşit, ülkedeki en büyük nehirlerin Kank (Ganj) ve Mihrân (İndüs), Hint Okyanusu’nun uzunluğunun 2700 mil, genişliğinin ise 800 mil olduğu gibi bilgilerin Hintli hacılardan alındığı tahmin edilmektedir; çünkü ifade tarzından müellifin Hindistan’a gitmediği anlaşılmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Ĥudûdü’l-Ǿâlem (Minorsky), V. V. Barthold’un önsözü, s. 5-6, 41; G. Ferrand, Relations de voyages et textes geógraphiques arabes, persans et turks, relatifs à l’extrême-orient du VIIIe au XVIIIe siècles, Paris 1913 → (haz. Fuat Sezgin), Frankfurt 1986, s. 67-80; Serkîs, MuǾcem, I, 107; Brockelmann, GAL, I, 227; Suppl., I, 406; Kehhâle, MuǾcemü’l-müǿellifîn, II, 31; Ya‘kūb Serkîs, Mebâĥiŝ ǾIrâķıyye, Bağdad 1955, s. 109; J. Marquart, Osteuropaische und ostasiatische Streifzüge, Darmstadt 1961, s. 25-26; Sarton, Introduction, I, 635; I. Krachkovski, Târîħu’l-edebi’l-coġrâfiyyi’l-ǾArabî (trc. Selâhaddin Osmân Hâşim), Kahire 1963-65, I, 164, II, 612; G. Le Strange, The Lands of Eastern Caliphate, London 1966, s. 11-12; Sezgin, GAS, VI, 303, 160; Nafis Ahmad, Muslim Contributions to Geography, Lahore 1972, s. 27-28; Abdullah Yûsuf el-Guneym, el-Maħŧûŧâtü’l-coġrâfiyyeti’l-ǾAra-biyye fi’l-metĥafi’l-Britânî, Küveyt 1974, s. 8; Humeyde Abdurrahman, AǾlâmü’l-coġrâfiyyîn el-ǾArab ve muķtetefât min âŝârihim, Dımaşk 1982, s. 116; Ziriklî, el-AǾlâm (Fethullah), I, 185; Ahmed Ramazan Ahmed, er-Riĥle ve’r-reĥĥâletü’l-müslimûn, Cidde, ts. (Dârü’l-beyâni’l-Ara-bî), s. 88-94; J. H. Kramers, “Ғјuҗћrāfiyā”, EI Suppl., s. 65; C. van Arendonk, “İbn Rüste”, İA, V/2, s. 781; S. Maqbul Ahmad, “Ғјuҗћrāfiyā”, EI² (İng.), II, 579-581; a.mlf., “Ibn Rusta”, a.e., III, 920-921; C. E. Bosworth, “Ebn al-Balkī”, EIr., VIII, 4; İnâyetullah Rızâ, “İbn Rüste”, DMBİ, III, 553-556.

Sayyid Maqbul Ahmad  


İBN RÜŞD

(ابن رشد)

Ebü’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b. Ahmed el-Kurtubî el-Endelüsî (ö. 520/1126)

Mâlikî fakihi ve kadısı.

450 yılının Şevval ayında (Aralık 1058) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. Bazı kaynaklarda verilen 405 (İbn Ferhûn, II, 250) ve 455 (Mahlûf, s. 129) tarihleri yanlış olmalıdır. Aslen Sarakustalı (Saragossa) olup sonradan Kurtuba’ya yerleşen bir aileye mensuptur. Ailedeki ilim geleneği babası Ahmed’le başlamış ve birkaç nesil devam etmiştir. Büyük dedelerinden Rüşd’e nisbetle İbn Rüşd olarak tanınmakla birlikte aynı isim, künye ve nisbeye sahip olan torunundan ayırt edilmesi için İbn Rüşd el-Ced (el-Ekber, el-Fakīh) ve daha çok felsefeci kimliğiyle tanınan torunu da İbn Rüşd el-Hafîd şeklinde anılır.

İlim tahsiline Kurtuba’da başlayan İbn Rüşd hayatının son yılına kadar buradan ayrılmadı. İlk dinî eğitimini babasından aldı ve ilme yönelmesinde onun teşviklerinin önemli payı oldu. Dönemin önde gelen fakihleri ve şûra üyeleri olan Ebû Ca‘fer İbn Rızk, Ebû Abdullah İbn Ebü’l-Âfiye ve İbnü’t-Tallâ’dan fıkıh, Ebü’l-Abbas İbnü’d-Delâî ve Ebû Ali el-Gassânî’den hadis, Ebû Mervân İbn Sirâc’dan Kur’an ilimleri, Arap dili ve edebiyatı okudu. Özellikle İbn Rızk’ın İbn Rüşd üzerinde büyük tesiri oldu. İbn Rüşd dinî ilimlerde, tarih ve Arap edebiyatında yetişti, fıkıhta ve fıkıh usulünde derinleşti. Kırk yaşlarında iken ders ve fetva vermeye, döneminin önde gelen fakihleri arasında yer almaya başladı. Kurtuba Camii’nin başimamlığını da yapan İbn Rüşd’ün burada verdiği derslere çeşitli bölgelerden çok sayıda öğrenci katıldı. Kaynaklarda kırka yakın öğrencisinin adı zikredilir. Bunların arasında oğlu Ebü’l-Kāsım Ahmed, eserlerini yazıp büyük kısmını kendisine kontrol ettiren, hayatının son bir yılına ait fetvalarını derleyen ve hocasına dair ilk elden bilgiler aktaran Ebü’l-Hasan İbnü’l-Vezzân, Ebû Mervân Abdülmelik b. Meserre, yine eserlerinde hocası hakkında önemli bilgilere yer veren Kādî İyâz ve İbn Beşküvâl, Ebû Abdullah Muhammed b. Asbağ el-Ezdî, Ebü’l-Kāsım İbn Verd, Ebû Bekir Abdülazîz b. Halef el-Esedî ve Ebû İshak İbnü’l-Emîn sayılabilir.

İbn Rüşd’ün gençlik yılları mülûkü’t-tavâif, yetişkinlik ve olgunluk dönemleri



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir