TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - İBN KAYS er-RUKAYYÂT ::.

cilt: 20; sayfa: 109
[İBN KAYS er-RUKAYYÂT - Ali Şakir Ergin]


Kureyş’in tabii hakkı olduğuna inanan şair, bu konuda bütün Araplar’ın eşit olduğunu ileri süren Hâricîler’e şiddetle karşı çıkmıştır. Kureyş asıllı olanların şan, şeref ve nüfuzlarının korunması gerektiğine dikkat çekmiş, Araplar’ın bekasının Kureyş’in bekasına bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

Medine yakınındaki Harre Savaşı’nda kendisine biat etmemeleri sebebiyle Yezîd b. Muâviye tarafından birçok yakınının öldürülmesi İbn Kays’ın Emevîler’e karşı büyük bir kin duymasına sebep olmuştur. Ayrıca Yezîd’in Hâşimîler ile Zübeyrîler’in evlerini yıktırması, Emevîler’in Hicaz’ı, Mekke ve Medine’yi terkederek Şam’ı hilâfet merkezi yapmaları gibi sebeplerle Yezîd b. Muâviye, Mervân b. Hakem ve Abdülmelik b. Mervân gibi Emevî yöneticileriyle Emevî kadınlarına ağır hicivler yöneltti. Onların hilâfet merkezini Şam’a taşımak suretiyle Kureyşliler arasında tefrika çıkardıklarını, hilâfetin Kureyş’te ve Hicaz’da tekrar birleşmesi gerektiğini söyleyerek halkı Emevîler’e karşı isyana çağırdı; gerçek Kureyş yönetimini Mus‘ab b. Zübeyr’in temsil ettiğini ileri sürerek onun halife seçilmesini istedi (Şevkī Dayf, II, 294-300).

Tanınmış beş Kureyş şairinden biri kabul edilen İbn Kays (Sezgin, III, 418) gazel, fahr, medih ve risâ gibi klasik temalarda kısa vezinlerle nazmettiği şiirlerinde yalın ve açık bir ifadeye yer vermiştir. Ancak şiirlerinde kolay kafiye ve hatalı kelimelere rastlandığından dilciler onun şiirlerini zayıf bulmuş ve delil olarak kullanmamışlardır. Şiirlerinde Kur’an’ın etkisinde kaldığı, âyetlerden ve âyet mânalarından yaptığı nakillerden anlaşılmaktadır. Ayrıca onun şiirlerinde Kays b. Hatîm, Hassân b. Sâbit ve bazı Câhiliye şairlerinin etkisi görülmektedir.

Kendisi gibi gazel şairi olan çağdaşı Ömer b. Ebû Rebîa ile karşılaştırılan İbn Kays’ın daha çok şiir yazmış olmasına rağmen ondan üstün olmadığı kabul edilmiştir. İbnü’n-Nedîm, Ebû Amr eş-Şeybânî, Asmaî, Zübeyr b. Bekkâr ve Ebû Saîd es-Sükkerî gibi edip ve âlimlerin İbn Kays er-Rukayyât’ın şiirleri üzerinde derleme, seçme ve şerh türünde çalışmalar yaptıklarını kaydeder. Ünlü mûsikişinas Delâl da onun bazı şiirlerini bestelemiştir.

İbn Kays’ın yaşadığı devri ve birçok tarihî ve siyasî olayı aydınlatması bakımından önemli olan şiirlerini Ebû Saîd es-Sükkerî derleyerek bir divan oluşturmuştur. Nikolaus Rhodokanakis tarafından Almanca tercümesiyle birlikte yayımlanan divanı (Viyana 1902) ayrıca Muhammed Yûsuf Necm Dîvânü ǾUbeydillâh b. Ķays er-Ruķayyât adıyla neşretmiştir (Beyrut 1958).

İbn Kays er-Rukayyât hakkında Ali Necdî Nâsıf (İbn Ķays er-Ruķayyât: ŞâǾirü’s-siyâse ve’l-ġazel, Kahire 1368/1949), İbrâhim Abdurrahman (ǾUbeydullāh b. Ķays er-Ruķayyât: ĥayâtühû ve şiǾruhû, Küveyt 1986) ve Abdullah Abdülkerîm el-Abbâdî (Rüǿye cedîde fî şiǾri İbn Ķays er-Ruķayyât, Tâif 1410/1990) müstakil çalışmalar yapmışlardır.

BİBLİYOGRAFYA:

Cumahî, Fuĥûlü’ş-şuǾarâǿ, II, 648-655; İbn Kuteybe, eş-ŞiǾr ve’ş-şuǾarâǿ, II, 450; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Eġānî, Beyrut 1410/1990, V, 64-91; Merzübânî, el-Müveşşaĥ (nşr. Ali Muhammed el-Bicâvî), Kahire 1965, s. 186; İbnü’n-Nedîm, el-Fihrist (Şüveymî), s. 253, 311, 321, 355, 493, 695; Abdülkādir el-Bağdâdî, Ħizânetü’l-edeb, III, 265; Brockelmann, GAL Suppl., I, 78; Sezgin, GAS, III, 418; Abdülvehhâb es-Sâbûnî, ŞuǾarâǿ ve devâvîn, Beyrut 1978, s. 95-96; Şevkī Dayf, Târîħu’l-edeb, II, 293-301; Ahmed Muhammed el-Havfî, Edebü’s-siyâse fi’l-Ǿaśri’l-Emevî, Beyrut, ts. (Dârü’l-kalem), s. 533-544; Hasan Kurûn, “İbn Ķays er-Ruķayyât”, ME, LIV/10 (1982), s. 1453-1461; N. Rhodokanakis, “İbn Kaysurrukayyât”, İA, V/2, s. 760-761; J. W. Fück, “Ibn Ķays al-Ruķayyāt”, EI² (İng.), III, 819-820; Muhammed Seyyidî, “İbn Ķays er-Ruķayyât”, DMBİ, IV, 496-498.

Ali Şakir Ergin  


İBN KAYYİM el-CEVZİYYE

(ابن قيّم الجوزيّة)

Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. Ebî Bekr b. Eyyûb ez-Züraî ed-Dımaşkī el-Hanbelî (ö. 751/1350)

İslâm bilimlerinin birçok alanında eser vermiş Hanbelî âlimi.

7 Safer 691 (29 Ocak 1292) tarihinde muhtemelen Dımaşk’ta doğdu. Babası Ebû Bekir, Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî’nin oğlu Ebû Muhammed Muhyiddin Yûsuf tarafından Dımaşk’ta yaptırılmış olan Cevziyye Medresesi’nin kayyimi olduğu için kendisi İbn Kayyim el-Cevziyye diye tanınmış, ataları aslen Dımaşk’ın güneyinde Havran’a bağlı bugün Ezra adıyla bilinen Zür‘dan geldiği için de Züraî (Zür‘î) nisbesiyle anılmıştır. İbn Kayyim’in kardeşi Abdurrahman ağabeyi kadar ünlü olmamakla birlikte o da İbn Kayyim el-Cevziyye diye tanınmaktadır. Literatürde kısaca İbnü’l-Kayyim diye de anılan İbn Kayyim el-Cevziyye’nin, Hanbelî mezhebinde İbn Kayyim ez-Ziyâiyye diye meşhur olan Ebû Muhammed Takıyyüddin Abdullah b. Muhammed es-Sâlihî el-Makdisî el-Attâr (ö. 761/1360) ve Mısır’da vakıflarla ilgilendiği ve vezirlik yaptığı belirtilen Şâfiî âlimi İbn Kayyim el-Mısrî ile (ö. 710/1310) zaman zaman karıştırılmıştır; aynı şekilde Hanbelî âlimi Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî ile karıştırıldığı da görülmektedir. Nitekim İbnü’l-Cevzî’nin Śıfatü’ś-śafve, Aĥbârü’n-nisâǿ ve DefǾu Şübheti’t-teşbîh bi-eküffi’t-tenzîh adlı eserleri İbn Kayyim el-Cevziyye’ye ait gösterilmiş, hatta son ikisi onun adıyla neşredilmiştir (İbn Kayyim ve İbn Kayyim el-Cevziyye nisbesiyle meşhur olan diğer âlimler için bk. Bekir b. Abdullah Ebû Zeyd, s. 28-31).

Öğrenim hayatına babasından aldığı derslerle başlayan İbn Kayyim, Mecdüddin Ebû Bekir b. Muhammed et-Tûnisî ve Muhammed b. Ebü’l-Feth el-Ba‘lebekkî’den Arap dili ve edebiyatı, sultanın emriyle 705 (1305) yılında akaid konusunda İbn Teymiyye’yi sorgulayan ve onunla tartışan Şâfiî usulcü Safiyyüddin el-Hindî’den kelâm ve usul, Mecdüddin İsmâil b. Muhammed el-Harrânî ile Takıyyüddin İbn Teymiyye’den fıkıh okudu. Fıkıhta asıl hocası İbn Teymiyye olup onun birçok eserini bizzat kendisinden okuma imkânı buldu (Safedî, II, 271). Ayrıca rüya tabirciliğiyle tanınan Ebü’l-Abbas Şehâbeddin Ahmed b. Abdurrahman el-Âbir en-Nablusî, Yûsuf b. Abdurrahman el-Mizzî, Zeynüddin İbnü’ş-Şîrâzî, Ebü’l-Fidâ Sadreddin İbn Mektûm es-Süveydî, Ebû Bekir İbn Abdüddâim en-Nablusî, Bedreddin İbn Cemâa, Bahâeddin İbn Asâkir ve Ümmü Muhammed Fâtıma bint İbrâhim el-Betâihî gibi âlimlerin derslerine katıldı.

Cevziyye Medresesi’nde imamlık, Necmeddin İbn Hallikân’ın yaptırdığı camide 736 (1336) yılından sonra hatiplik yapan İbn Kayyim, İbn Teymiyye daha hayatta iken ders vermeye başladıysa da düzenli olarak 743 (1342) yılında Sadriyye Medresesi’nde hocalığa başladı ve ölünceye kadar bu görevini sürdürdü. Öğrencileri arasında, kendisinden sonra Sadriyye Medresesi’nde ders okutan iki oğlu Cemâleddin Abdullah ile Burhâneddin İbrâhim’in yanı sıra Zeynüddin İbn Receb, Şemseddin Muhammed b. Abdülkādir el-Cenne en-Nablusî, Ebü’l-Fidâ İbn Kesîr anılmakta, Şemseddin İbn Abdülhâdî, Zehebî, Takıyyüddin es-Sübkî gibi akranlarının da ondan faydalandığı kaydedilmektedir.

İbn Kayyim’in hayatı, Haçlı savaşları sonrası ve 722 (1322) yılına kadar zayıflayarak da olsa süren Moğol saldırıları sebebiyle



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir