TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - IRAKEYN SEFERİ ::.

cilt: 19; sayfa: 117
[IRAKEYN SEFERİ - Feridun Emecen]


türbe ve cami yapılmasını emreden Kanûnî Bağdat’ta iken Basra hâkimi Râşid İbn Megāmis itaat arzettiği gibi, Safevîler’in Horasan Beylerbeyi Kadı Han da bağlılık bildirmiş ve kendisine Irâk-ı Arap sınırında yer alan Şehrübân, Kerkük, Mendeli, Harûniye bölgesi sancak olarak verilmişti. Bir süre sonra Diyarbekir Beylerbeyi Mehmed Paşa’dan gelen haberler üzerine Osmanlı ordusu yeniden Tebriz’e yürümek üzere hazırlıklara başladı. Zira bu arada, asıl hasmının Kanûnî değil Ulama Paşa olduğunu söyleyen Tahmasb’ın gönderdiği kuvvetler Tebriz’i geri almış (2 Cemâziyelâhir / 9 Aralık), ardından Ulama’yı takip ederek Van Kalesi’nde sıkıştırmış, fakat bütün kışı Van’ı muhasara ile geçirmelerine rağmen buraya girememişlerdi. Ulama’dan gelen yardım istekleri üzerine Kanûnî 27 Ramazan 941’de (1 Nisan 1535) yeniden Azerbaycan’a doğru harekete geçti.

Bunu haber alan Tahmasb ise Van kuşatmasını kaldırıp geri çekilmişti. Şehrizol bölgesinde ilerleyen Osmanlı ordusu bu bölgedeki birçok kaleyi ele geçirdi; yöredeki bazı namlı aşiret beyleri de Osmanlı hâkimiyetini kabul etti. Buradaki önemli kalelerden Gülgûn zaptedildi. Kal‘a-i Sârım yakınlarına gelindiğinde Şah Tahmasb’ın barış yapmak üzere gönderdiği elçileri geldi. Bunlara olumlu bir cevap verilmedi. Ucân yaylasında bulunan Şah Tahmasb bu haberi alınca İsfahan taraflarına çekildi. Osmanlı ordusu harekâta devam ederek Merâga ve Ucân üzerinden Tebriz yakınlarındaki Sâdâbâd’a ulaştı (28 Zilhicce / 30 Haziran). Burada iken şahın bir başka elçisi daha geldiyse de kendisine ilgi gösterilmedi. Hemen ardından Kanûnî, Diyarbekir Beylerbeyi Mehmed Paşa ile birlikte 3 Temmuz’da ikinci defa Tebriz’e girdi. On beş gün kadar burada kaldıktan sonra İsfahan’dan Sultâniye’ye geldiği haber alınan Tahmasb’ın üzerine yürümek için 20 Temmuz’da harekete geçti. Başsız Kümbet adlı mevkide Şah Tahmasb’ın kardeşi Sâm Mirza’nın itaat arzettiği ve Kızılözen nehrinden ötesinin ona verildiği duyuruldu. Osmanlı kuvvetleri Dergezîn’e kadar ilerlediyse de Tahmasb’ın izine rastlanmadı ve Tebriz’e dönüldü (20 Ağustos). Yedi gün burada kalındıktan sonra geri dönüş emri verildi. Bu sırada muhtemelen Tebriz ve yöresinin bir kısım Sünnî halkı, Safevî zulmüne uğramamaları için Osmanlı topraklarına nakledilip Erzurum ve civarına yerleştirildi. Kanûnî ise Tebriz’den Ahlat’a gelip (25 Rebîülevvel 942 / 23 Eylül 1535) bir süre burada kaldı.

Osmanlı ordusunun Tebriz’i boşaltıp Ahlat’a döndüğünü haber alan Tahmasb süratle hareket ederek Tebriz’e girmiş, ardından Van’a kadar ilerlemiş, kardeşi Elkas Mirza’yı Erciş üzerine göndermişti. Bunun üzerine Kanûnî, Diyarbekir Beylerbeyi Mehmed Paşa’yı 2500 yeniçeri, Diyarbekir sipahileri ve Ulama’nın askerleriyle birlikte şahın ordusuna karşı gönderdi. Erciş’i kuşatan Safevî kuvvetleri geri çekildi. Şah Tahmasb’ın eline geçen Van’ı kurtarmak üzere gönderilen Osmanlı kuvvetleri ise başarılı olamadı. Kanûnî de kış mevsiminin iyice ilerlemesi ve Şah Tahmasb’ın Van’a asker koyup buradan ayrıldığını haber alması üzerine yeniden Van bölgesine yürümeyerek Safevîler’i belirli bir sınır içinde tutmak amacıyla Adilcevaz’ı tahkim ettirmiş ve buraya Gazze sancak beyi Hacı Bey’i göndermiş, Diyarbekir’e kadar uzanan sınırların kontrolünü sağlamaya çalışmış, bu arada Van civarını ele geçiren Tahmasb da Tebriz’e dönmüştür. Kanûnî Ahlat’tan Bitlis’e, oradan Diyarbekir’e gelip Halep, Antakya, Gülek Boğazı, Konya güzergâhını takip ederek İstanbul’a ulaştı (8 Ocak 1536).

Osmanlı tarihinin bu en uzun ve büyük askerî harekâtının neticeleri bakımından tek faydası, Bağdat ve civarında Osmanlı hâkimiyetinin başlaması ve doğu sınırında Erzurum, Kemah, Bayburt ve yöresini içine alan yeni bir beylerbeyiliğin kurulup sınır boylarının takviye edilmesidir. Bu harekât sonucu İran topraklarındaki hâkimiyetin geçici olacağı, Safevîler’in ortadan kaldırılamayacağı anlaşılmış ve bundan sonraki Osmanlı seferlerinin asıl hedefi onları belirli bir sınır bölgesinin dışında tutmak olmuştur.

Doğrudan bu seferi konu alan bazı eserler bulunmaktadır. Bunlardan Matrakçı Nasuh’un Menzilnâme’si (Beyān-ı Menāzil-i Sefer-i Irākeyn-i Sultān Süleymān Hān [nşr. Hüseyin G. Yurdaydın], Ankara 1976), sefer sırasında geçilen konaklar ve şehirlerin son derece kıymetli minyatürlerini de ihtiva eder. Ayrıca yine bu sefere ait bir başka rûznâme Feridun Bey’in Münşeât’ında yer almaktadır (I, 589-598).

BİBLİYOGRAFYA:

Bostan Çelebi, Süleymannâme, Süleymaniye Ktp., Ayasofya, nr. 3317, vr. 128b vd., 170b-171a; Gaffârî, Cihânârâ (nşr. Hasan-ı Nerâkī), Tahran 1342 hş., s. 286-291; Matrakçı Nasuh, Sefer-i Irâkeyn, tür.yer.; Lutfî Paşa, Tevârih-i Âl-i Osman (nşr. Âlî Bey), İstanbul 1341, s. 344-355; Celâlzâde, Tabakātü’l-memâlik, vr. 244b-276a; Hasan-ı Rumlu, Aĥsenü’t-tevârîħ: A Chronicle of the Early Safawis (trc. ve nşr. C. N. Seddon), Baroda 1931, I, 239-240, 246-252, 256-260; Târîh-i Âl-i Osman (haz. Mustafa Karazeybek, yüksek lisans tezi, 1994, İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü), s. 330, 333-339; Feridun Bey, Münşeât, I, 584-598; Şeref Han, Şerefnâme (trc. Mehmet Emin Bozarslan), İstanbul 1971, s. 483-508; M. Hasan Han, MaŧlaǾu’ş-şems, Tahran 1301-1302, II, 464-474 (Rûznâme-i Şah Tahmasb-ı Evvel); Danişmend, Kronoloji, II, 158-159, 163-181; Fahrettin Kırzıoğlu, Osmanlılar’ın Kafkas-Elleri’ni Fethi: 1451-1590, Ankara 1976, s. 129-159; Faruk Sümer, Safevî Devletinin Kuruluş ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Ankara 1976, s. 61-65; Feridun Emecen, “Kanûnî Sultan Süleyman Devri”, Doğuştan Günümüze Büyük İslâm Tarihi, İstanbul 1989, X, 330-333; Jean-Louis Bacqué-Grammont, “XVI. Yüzyılın İlk Yarısında Osmanlılar ve Safevîler”, Prof. Dr. Bekir Kütükoğlu’na Armağan, İstanbul 1991, s. 214-219; a.mlf., “Recherches sur la campagne d’Iran de 1533-1535, I: Etudes turco-safavides, XVI. Quinze lettres d’Uzun Suleymân Paşa, beylerbey du Diyâr Bekir (1533-1534)”, Anatolia Moderna: Yeni Anadolu, I, Paris 1991, s. 143-145, 167 vd.; Tayyib Gökbilgin, “Arz ve Raporlarına Göre İbrahim Paşa’nın Irakeyn Seferindeki İlk Tedbirleri ve Fütuhatı”, TTK Belleten, XXI/83 (1957), s. 449-482; İsmet Parmaksızoğlu, “Kuzey Irak’ta Osmanlı Hakimiyetinin Kuruluşu ve Memun Bey’in Hatıraları”, a.e., XXXVII/146 (1973), s. 199-201; Bekir Kütükoğlu, “Tahmasp”, İA, XI, 642-643.

Feridun Emecen  


IRÂKĪ, Ebü’l-Kāsım

(bk. EBÜ’l-KĀSIM el-IRÂKĪ).  


IRÂKĪ, Fahreddin

(bk. FAHREDDÎN-i IRÂKĪ).  


IRÂKĪ, Veliyyüddin

(bk. İBNÜ’l-IRÂKĪ).



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir