TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - HITTI, Philip Khuri ::.

cilt: 18; sayfa: 165
[HITTI, Philip Khuri - Salih Tuğ]


ansiklopedilerde yayımlanmış çeşitli maddeleri bulunmaktadır; ayrıca Webster’s Dictionary’nin de hazırlayıcıları arasında yer alıyordu.

Hitti’nin en önemli kitabı, on iki dile çevrilen ve bütün dünyada pek çok baskısı yapılmış olan History of the Arabs’tır. İlk defa 1937’de yayımlanan ve günümüze kadar sadece İngilizce’de otuza yakın baskısı yapılan eser Siyasî ve Kültürel İslâm Tarihi adıyla Türkçe’ye de çevrilmiştir (trc. Salih Tuğ, I-IV, İstanbul 1980-1981; 2. bs., İstanbul 1995). History of the Arabs, Türkiye dahil dünyanın birçok üniversitesinde siyasî ve kültürel İslâm tarihi alanında faydalanılan önemli eserlerden biridir. The Cambridge History of Islam (1970), Ira Lapidus’un A History of Islamic Societies (1988) ve Albert Hourani’nin A History of the Arab Peoples (1991) adlı eserlerinin yayımlanmasıyla önemi nisbeten azalan bu kitap, adı geçen eserlerin neşrine kadar yaklaşık yarım asırlık dönemde dikkate değer bir etkiye sahip olmuştur. İngilizce’de Arap tarihini bir bütün olarak ele alan ilk eserlerden olması ayrıca önemini artırmaktadır.

Hitti’nin diğer başlıca yayınları da şunlardır: The Origins of the Islamic State (New York 1916: Belâzürî’nin Fütûĥu’l-büldân’ının kısmî İngilizce tercümesidir); The Semitic Languages Spoken in Syria and Lebanon (1922); The Syrians in America (New York 1924); Syria and the Syrians (New York 1926); An Arab-Syrian Gentleman and Warrior in the Period of the Crusades: Memoris of Usama Ibn Munqidh (New York 1929); The Origins of the Druze People and Religion (New York 1928); History of the Arabs (London 1937); The Arabs: A Short History (Princeton 1943, 1944; London 1948, 1950; Chicago 1956); History of Syria, Including Lebanon and Palestine (London 1951); Lebanon in History (London 1957); Syria: A Short History (London 1959); The Near East in History (1961); Islam and the West (1962); Short History of Lebanon (1965); Short History of the Near East (New Jersey 1966); A Short History of Syria (1967); Makers of Arab History (1968); Islam: A Way of Life (1970); Capital Cities of Arab Islam (1973; eserlerinin bir listesi için bk. The World of Islam, s. 10-37).

Hitti bazı eserlerini Arapça kaleme aldığı gibi yukarıda anılan eserlerinden bir kısmı da Arapça’ya tercüme edilmiştir (a.g.e., s. 10-14). Ayrıca Abdürrezzâk b. Rızkullah er-Res‘anî’nin Muħtaśaru Kitâbi’l-Farķ beyne’l-fıraķ (Kahire 1924), Süyûtî’nin Nažmü’l-Ǿiķyân fî aǾyâni’l-aǾyân (New York 1927), Üsâme b. Munkız’ın Kitâbü’l-İǾtibâr’ını (Princeton 1930) neşretmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

The World of Islam. Studies in Honour of Philip K. Hitti (ed. J. Kritzeck - R. B. Winder), London 1959, s. 1-37; Mustafa es-Sibâî, el-İstişrâķ ve’l-müsteşriķūn, Beyrut 1399/1979, s. 33-34; Ebü’l-Kāsım Şihâb, Ferheng-i Ħâverşinâsân, Tahran, ts., s. 208; Necîb el-Akīkī, el-Müsteşriķūn, Kahire 1980, III, 148-151; M. Abdülfettâh Uleyyân, Eđvâǿ Ǿale’l-istişrâķ, Küveyt 1400/1980, s. 35-36; Şevkī Ebû Halîl, MevżûǾiyye Fîlîb Hittî fî kitâbihî Târîħi’l-ǾArabi’l-muŧavvel, Dımaşk 1985; Ferhat J. Ziadeh, “Philip Khuri Hitti”, MESA Bulletin, XIII/1 (1979), s. 1-2; Abdülcelîl et-Temîmî, “Veşîķatân min veşâǿiķi’l-müǿerriħ Fîlîb Hittî eş-Şaħśiyye”, Mecelletü’t-târîħiyyeti’l-Maġribiyye, sy. 45-46, Tunus 1987, s. 155-160; Fred M. Donner, “Philip K. Hitti”, Al-Usur al-Wusta, VIII/2, Chicago 1996, s. 48-52.

Salih Tuğ  


HİTTÎN SAVAŞI

Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin Haçlılar’ı bozguna uğrattığı ünlü meydan savaşı (583/1187).

491-492 (1098-1099) yıllarında Doğu Akdeniz kıyılarında Haçlı devletlerinin kurulmasından sonra buradaki müslümanların en büyük hedefi bölgeyi onlara karşı korumak ve işgal ettikleri toprakları kurtarmak olmuştur. Selâhaddîn-i Eyyûbî, selefi Nûreddin Zengî’nin ölümünden sonra bir taraftan Haçlılar’la mücadele ederken bir taraftan da onun tesis etmiş olduğu birliği yeniden sağlamak için çalıştı. 574’te (1179) önce Merciuyûn Savaşı’nı kazanıp arkasından Beytülahzân Kalesi’ni geri alarak Haçlılar’a karşı bir üstünlük elde etti. Bundan sonra Haçlılar müdafaaya çekilirken Selâhaddin devamlı taarruz durumuna geçti. Bu taarruzlar esnasında onun bir meydan savaşına girmek istemesine rağmen karşı taraf bunu hiçbir zaman göze alamamıştır. Selâhaddin, 579 (1183)’da Halep’i ele geçirmek ve 582 (1186) yılında Musul’u hâkimiyet altına almak suretiyle ülkede birliği temin etti ve böylece kendini tamamen Haçlılar’la mücadeleye verdi. Bu arada Kudüs Haçlı Krallığı tahtına Guy de Lusignan geçmiş ve kendisine bağlı olan Kerek-Şevbek Prinkepsi Renaud de Chatillon ile birlikte Selâhaddin’le bir antlaşma yaparak ticaret kervanlarına saldırmayacaklarına dair söz vermişti. Fakat Renaud de Chatillon, Selâhaddin’in Musul’dan Dımaşk’a döndüğü sıralarda Mısır’dan Suriye’ye giden bir kervana saldırdı ve bütün ticaret mallarını Kerek Kalesi’ne götürdü. Selâhaddin bunu öğrenince hem Renaud’dan hem Kral Guy’den kervanın iadesini istedi. Guy, Renaud’ya karşı teşebbüse geçtiyse de sonuç alamadı (İbnü’l-Esîr, XI, 527-528; Bündârî, vr. 230a). Bunun üzerine Selâhaddin, Kerek-Şevbek Prinkepsliği üzerine sefer açmaya karar verdi ve çeşitli bölgelerdeki emîrlerine mektuplar yazarak askerlerini cihada çağırdı.

1 Muharrem 583’te (13 Mart 1187) hassa askerleriyle Dımaşk’ın güneyindeki Re’sülmâ ordugâhına çıkan Selâhaddin, burada birkaç gün kaldıktan sonra büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal’i gelecek askerleri beklemesi için bırakıp kendisi hassa birliğiyle güneydeki Busrâ şehrine doğru ilerledi ve Renaud de Chatillon’un hacıların yolunu kesmesini önlemek için safer ayı başına (nisan ortaları) kadar Kasrıselâme’de konakladı. Daha sonra hassa birliğiyle Kerek üzerine yürüyerek Renaud de Chatillon’un topraklarını yağmaladı; Şevbek’e bağlı Karyeteyn denilen yerde Mısır ordusunun kuvvetlerine katılması üzerine geri dönüp Kerek topraklarını tahribe devam etti.

Bu arada Musul, Diyarbekir, el-Cezîre ve Halep kuvvetleri de Re’sülmâ’da bulunan el-Melikü’l-Efdal’in yanında toplanmıştı. Efdal babasının emri gecikince el-Cezîre, Diyarbekir, Musul askerlerinden seçtiği bir birliğin başına Harran ve Urfa hâkimi Muzafferüddin Kökböri’yi, Halep askerlerinden seçtiği bir birliğin başına Bedreddin Duldurum el-Yârûkī’yi, Dımaşk askerlerinden seçtiği bir birliğin başına da Sârimüddin Kaymaz’ı kumandan tayin ederek bu kuvveti 20 Safer 583’te (1 Mayıs 1187) Saffûriye ve Akkâ istikametinde bir keşif seferine gönderdi. Gece harekete geçen Kökböri ve arkadaşları, her ne kadar sabahleyin Saffûriye’ye hücuma kalktıklarında karşılarında Raimond tarafından haberdar edilen Dâviyye ve İsbitâriyye (Templier ve Hospitalier) şövalyelerinden meydana gelmiş seçkin bir düşman gücü buldularsa da yapılan savaşta galip geldiler. Bu savaşta İsbitâriyye’nin reisi Roger des Moulin ile pek çok şövalye öldürüldü; Dâviyye’nin reisi Gérard de Ridefort ise kaçmayı başardı.