TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - HANYA MEVLEVÎHÂNESİ ::.

cilt: 16; sayfa: 51
[HANYA MEVLEVÎHÂNESİ - Mustafa Kara]


ve “Muhammed” lafızları ile dört halifenin isimlerinin yazılı olduğu büyük levhalar İzmir Asansör Camii’ne, kitaplarla iki büyük kristal avize ve saat ise Konya Mevlânâ Müzesi’ne hediye edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Hanya Mevlevîhânesi Vakfiyesi, VGMA, Defter, nr. 988, Rumeli 2, s. 249-254; Konya Mevlânâ Müzesi Arşivi, Hanya Mevlevîhânesi zarfı; Karaabdal Süleyman Şemsî Dede, Tuhfetü’l-Mesnevî alâ hubbi’l-Hayderî ve Dîvançe-i Kara Şemsî, İstanbul 1305, s. 5-7; İbnü’l-Cemâl M. Râgıb, “Hanya Mevlevîhânesi”, Sâda-yı Hak, İzmir 28 Mayıs 1340 [1924]; “Cenaze Merasimi: Hanya’dan İzmir’e Nakl-i Kubûr”, a.e., 1 Haziran 1340 [1924]; Abdülbaki Gölpınarlı, “Konya’da Mevlânâ Dergâhının Arşivi”, İFM, XVII/1-4 (1955- 59), s. 156-178; İsmail Kara, “Gittikçe Uzaklaşan Hanya Mevlevîhanesi”, TT, sy. 135 (1995), s. 133-137; a.mlf., “Hanya Mevlevîhanesi, Şeyh Ailesi, Müştemilâtı-Vakfiyesi”, İslâm Araştırmaları Dergisi, sy. 1, İstanbul 1997, s. 115-153 (maddenin yazımında şeyh ailesine mensup Kevser Atay, Bedri Özmen ve Ahmet Özmen’den İsmail Kara arşivine gelen belgelerden de istifade edilmiştir).

Mustafa Kara  


HANZALE b. EBÛ ÂMİR

(خنظلة بن أبي عامر)

Hanzale b. Ebî Âmir Amr b. Sayfî el-Ensârî el-Evsî (ö. 3/625)

Gasîlü’l-melâike lakabıyla tanınan sahâbî.

Câhiliye devrinde Râhib diye bilinen babası Amr (Abdüamr), önceleri Hanîf dinine mensupken daha sonra azılı bir İslâm düşmanı olmuştu. Hanzale’nin Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden sonra müslüman olduğu tahmin edilmektedir. Uhud Gazvesi’nden bir gün önce Übey b. Selûl’ün müslüman olan kızı Cemîle ile evlendi. Resûl-i Ekrem’in Mekkeli müşriklerle savaşmak için Uhud’a gittiğini duyunca boy abdesti almaya fırsat bulamadan İslâm ordusuna katıldı. Savaşta müşrik ordusunun kumandanı Ebû Süfyân ile karşılaştı ve onu atından yere düşürdü. Ebû Süfyân’ın yardım istemesi üzerine İbn Şeûb diye bilinen Şeddâd b. Esved Hanzale’yi mızrağı ile şehid etti. Bazı kaynaklarda (meselâ bk. İbn Abdülber, I, 381) Hanzale’nin bizzat Ebû Süfyân tarafından öldürüldüğü kaydedilmekteyse de birinci görüş ağırlık kazanmaktadır. Uhud Savaşı’nı Bedir’in intikamını almak için gerçekleştiren Ebû Süfyân, Hanzale’nin öldürülmesini Bedir’de öldürülen oğlu Hanzale’ye karşılık olarak kabul etti. Müşrikler intikam duygusu ile şehidlerin organlarını kesmeye başlayınca müşrik ordusunu destekleyen Ebû Âmir er-Râhib oğlu Hanzale’nin cesedine eziyet edilmesine engel oldu.

Hanzale’nin naaşını meleklerin yıkadığını Hz. Peygamber’den öğrenen müslümanlar, ona boy abdesti alamadan şehid düştüğü için “gasîlü’l-melâike” (meleklerin yıkadığı kimse) lakabını verdiler. Yezîd b. Muâviye’ye karşı Medine halkının biat ettiği Abdullah, Hanzale’nin Cemîle’den olma oğludur.

Bazı kaynaklarda, Hanzale’nin İslâm düşmanı babasını öldürmek için Hz. Peygamber’den izin istediği, fakat Resûlullah’ın buna müsaade etmediği kaydedilmektedir (İbnü’l-Cevzî, I, 608).

BİBLİYOGRAFYA:

İbn İshak, es-Sîre, s. 312; Vâkıdî, el-Meġāzî, I, 273-274; İbn Hişâm, es-Sîre2, III, 75, 123; İbn Sa‘d, eŧ-Ŧabaķāt, II, 43; V, 66, 81; Zübeyrî, Nesebü Ķureyş, s. 123; İbn Ebû Hâtim, el-Cerĥ ve’t-taǾdîl, III, 239; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), II, 521-522; İbn Hibbân, eŝ-Ŝiķāt, I, 228; Hâkim, el-Müstedrek, III, 204; Ebû Nuaym, Ĥilye, I, 357; İbn Hazm, CevâmiǾu’s-sîre, Beyrut 1403/1983, s. 127, 134; a.mlf., Cemhere, s. 182, 333; Beyhakī, Delâǿilü’n-nübüvve (nşr. Abdülmu‘tî Kal‘acî), Beyrut 1405/1985, III, 214, 246, 278, 282; İbn Abdülber, el-İstîǾâb (Bicâvî), I, 380-382; Süheylî, er-Ravżü’l-ünüf, V, 436-437; İbnü’l-Cevzî, Śıfatü’ś-śafve, I, 608-610; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe (Bennâ), II, 66; Zehebî, Tecrîdü es-mâǿi’ś-śaĥâbe, Beyrut, ts. (Dârü’l-Ma‘rife), I, 142; İbn Kesîr, el-Bidâye, IV, 21; İbn Hacer, el-İśâbe, I, 360-361; a.mlf., TaǾcîlü’l-menfaǾa, Haydarâbâd 1324, s. 108; Süyûtî, el-Ħaśâǿiśü’l-kübrâ (nşr. M. Halîl Herrâs), Kahire 1387/1967, I, 538-539; Şâmî, Sübülü’l-hüdâ, IV, 314-315; Diyarbekrî, Târîħu’l-ħamîs, I, 445; Ahmed eş-Şerebâsî, Yesǿelûneke fi’d-dîn ve’l-ĥayât, Beyrut 1980, II, 462-464.

Kâmil Çakın  


HANZALE b. MÂLİK (Benî Hanzale b. Mâlik)

(بنو حنظلة بن مالك)

Adnânîler’e mensup bir Arap kabilesi.

Kabileye adını veren Hanzale b. Mâlik’in soyu Zeyd Menât b. Temîm b. Mür b. Ûd b. Tâbiha b. İlyâs b. Mudar yoluyla Adnân’a kadar ulaşır. Temîm kabilesinin bir kolu olan Hanzale bu kabile içerisinde kalabalık oluşu, gücü, mensuplarının itibarı, kahramanlığı, şiir ve edebiyat, fesahat ve belâgattaki maharetleriyle temayüz etmişti. Müfâharelerde Temîm, Hanzale kabilesi mensupları tarafından temsil edildiğinden kaynaklarda bu iki kabilenin tarihi genellikle birlikte anlatılmıştır. Müstakil olarak veya Temîm kabilesiyle birlikte çeşitli Arap kabilelerine karşı birçok olaya ve çarpışmalara katılan kabilenin eyyâmü’l-Arab*da önemli bir yeri vardır.

Kabile Hanzale b. Mâlik’in sekiz oğlu ile (Mâlik, Yerbû‘, Rebîa, Amr, Mürre, Galib, Külfe ve Kays) varlığını sürdürmüştür. Bunlardan Mâlik’in soyu diğerlerinden daha kalabalıktı. Oğlu Dârim kabilenin ayrı bir kolunu kurmuş, Rebîa’nın oğulları ise Yerbû‘a katılmışlardı. Hanzale’nin diğer beş oğlunun soyundan gelenlere, içlerinden birinin çağrısı üzerine bir elin parmakları gibi birlikte hareket ettiklerinden “Berâcim” adı verilmiştir.

Basra ile Yemâme arasındaki geniş bir arazide yaşayan kabilenin Sammân ve Rakmetân adlı iki köyü vardı. Bunlardan Sammân’da birçok kuyu, sarnıç ve arklar bulunuyordu. Irk ve Gumeym vadileriyle Kürfe dağı da Hanzale’nin hâkimiyeti altındaydı.

Hanzale kabilesinin bazı mensupları çok erken tarihlerde müslüman olmuştur. Bunlardan Vâkıd b. Abdullah, 2. (624) yılda cereyan eden Abdullah b. Cahş seriyyesinde yer almış ve bu sefer esnasında Mekkeli müşriklerin önde gelenlerinden Amr b. Hadramî’yi öldürmüştür. Ayrıca Habîb b. Hırâş Bedir Gazvesi’ne katılan müslümanlardandı. Kabilenin tamamının İslâmiyet’i kabul edişi ise 9. (630) yıla rastlar. Bu yıl Temîm kabilesinden bir heyet Hz. Peygamber’le görüşmek üzere Medine’ye gitti. Heyetin başkanı, Hanzale’nin Dârim kolundan Utârid b. Hâcib idi. Temîmliler Resûl-i Ekrem’e, müslümanlarla müfâharede bulunmak için hatip ve şairlerini de getirdiklerini söylediler. Hz. Peygamber, “Hatibinize konuşması için izin verdim” deyince Utârid b. Hâcib etkileyici bir üslûpla Temîmliler’in faziletlerini dile getirdi ve hiç kimsenin kendileriyle fazilet yarışına giremeyeceğini ileri sürdü. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem, Sâbit b. Kays’tan Utârid’e cevap vermesini istedi. Resûlullah’ın hatibi olan Sâbit b. Kays, Allah’ı, resulünü ve müslümanları tanıtan veciz bir hitabede bulundu. Temîmliler şairlerinin de dinlenmesini arzu ettiler. İzin verilmesi üzerine Zibrikān b. Bedr ayağa kalkıp şiirini okuyunca Hz. Peygamber, Zibrikān’a cevap vermek için Hassân b. Sâbit’i görevlendirdi. Hassân, aynı vezin ve kafiyede uzunca bir şiir söyleyerek ona karşılık verdi. Bunun üzerine Hanzale kabilesinin önde gelen şahsiyetlerinden olup Mekke’nin fethinden önce İslâmiyet’i kabul eden Akra‘ b. Hâbis, “Hz. Muhammed’in hatibi ve şairi bizim hatip



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir