TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - HADÎKA ::.

cilt: 15; sayfa: 20
[HADÎKA - Nesimi Yazıcı]


 


HADÎKATÜ’l-EVLİYÂ

(حديقة الأولياء)

Hocazâde Ahmed Hilmi’nin (ö. 1913) bazı tarikatlar ve kurucuları hakkında bilgi veren eseri

(bk. HOCAZÂDE AHMED HİLMİ).  


HADÎKATÜ’l-HAKĪKA

(حديقة الحقيقة)

İranlı mutasavvıf-şair Senâî’nin (ö. 525/1131 [?]) tasavvufa dair mesnevisi.

Tam adı Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa ve şerîǾatü’ŧ-ŧarîķa olup İran edebiyatında yazılan ilk önemli tasavvufî mesnevidir. Gazneli Sultan Fahrüddevle Behram Şah’a ithaf edilen eser, bu hükümdara övgüleri de (fahr) ihtiva ettiği için Faħrînâme veya Kitâbü’l-Faħrî adlarıyla da anılır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, çok beğendiği ve Meŝnevî’sinde bazı konularını iktibas ettiği esere İlâhînâme adını vermiştir.

524’te (1130) yazmaya başladığı eserini ölünceye kadar elinden bırakmayan Senâî, son taraflarında ihtiyarlığından bahsederken imkân bulduğu takdirde eseri genişleteceğini söyler. Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa tamamlanıp muhtevası duyulmaya başlandığında Horasan âlimlerinin büyük tepkisiyle karşılaşan Senâî, eserin bir nüshasını incelemeleri için Bağdat ulemâsına göndermiş ve onlardan gelen fetva sayesinde ortalık yatışmıştır. Kısa bir müddet sonra da vefat ettiğinden eseri genişletme imkânı bulamamıştır.

Aruzun hafif bahrinde yazılmış 10.000 beyitlik bir mesnevi olan Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa tevhid, na‘t, aklın sıfatı, ilmin fazileti, gaflet, felek ve burçların tasviri, hikmet, ata sözleri, aşk, kendinden önceki şair ve yazarların eserleri gibi konularla Behram Şah, vezirleri ve kadınlarının övgülerini ihtiva eden on bölümden meydana gelir. Eser tasavvufî bir mesnevi olmakla birlikte ele alınan konular bakımından yerine göre dinî, ahlâkî, felsefî, hikemî ve öğretici nitelikler de taşır. Senâî öldüğü zaman dağınık halde bulunan Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa, Behram Şah’ın görevlendirdiği Muhammed b. Ali er-Reffâ tarafından düzenlenmiştir. Reffâ esere bir mukaddime yazmış ve bunun içine eserin bazı nüshalarında bulunan Senâî’nin mukaddimesini de almıştır.

Senâî’nin diğer eserlerinde olduğu gibi bu eserin de yazma nüshaları arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bu durum, şairin ölümünden sonra eserlerinin ayrı kimseler tarafından derlenmiş olması ile açıklanabilir. Nitekim Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa’nın bilinen en eski nüshasında (Süleymaniye Ktp., Bağdatlı Vehbi Efendi, nr. 1672 [istinsah tarihi 552/1157]) önsöz bulunmadığı gibi bu nüsha bölümlere de ayrılmamıştır. Bölümlere ayrılan nüshalar arasında da farklılıklar olup bazıları on, bazıları ise sekiz bölümdür.

Eser Nizâmî-i Gencevî, Hâkānî-i Şirvânî ve Evhadüddîn-i Merâgī gibi şairler üzerinde etkili olmuş, bunlardan birincisinin Maħzenü’l-esrâr, ikincisinin Tuĥfetü’l-ǾIrâķeyn, üçüncüsünün de Câm-ı Cem adlı eserlerinin ilham kaynağı olmuştur.

Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa Bombay (1275) ve Leknev’de (1295/1818), ayrıca Müderris Rızavî tarafından Tahran’da yayımlanmıştır (1329 hş., 1368 h.). J. Stephenson eserin bir bölümünü İngilizce’ye tercüme ederek metniyle birlikte neşretmiştir (Kalküta 1911).

Meŝnevî şârihlerinden Hindistanlı âlim Abdüllatîf el-Abbâsî el-Gucerâtî, çeşitli nüshalarını karşılaştırarak tam bir metnini ortaya koyduğu eseri Leŧâǿifü’l-ĥadâǿiķ min nefâǿisi’d-deķāǿiķ adıyla şerhetmiştir (Leknev 1877, 1886).

Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa’dan seçmeler yapılarak çeşitli eserler meydana getirilmiştir. Bunlardan genellikle Attâr’ın eseri olarak bilinen Münteħab-ı Ĥadîķa (İntiħâb-ı Ĥadîķa), Dâî-i Şîrâzî diye tanınan Nizâmeddin Mahmûd-i Şîrâzî’ye aittir. Bu seçmenin bizzat Senâî tarafından yapıldığı da söylenir.

BİBLİYOGRAFYA:

Senâî, Ĥadîķatü’l-ĥaķīķa (nşr. Müderris Rızavî), Tahran 1368, nâşirin önsözü; a.mlf., The First Book of the Hadīqatu’l-Ĥaqiqat (nşr. ve trc. M. J. Stephenson), New York 1975; Eflâkî, Menâķıbü’l-Ǿârifîn, I, 222; II, 740; Abdülkādir el-Bedâûnî, Münteħabü’t-tevârîħ (nşr. G. S. A. Ranking), Delhi 1986, I, 57-60; Rieu, Catalogue of the Persian Manuscripts, II, 549-551; Browne, LHP, II, 317-322; Halîlullah Halîlî, Aĥvâl ü Âŝâr-ı Ĥakîm Senâî, Kâbil 1340; Şiblî en-Nu‘mânî, ŞiǾrü’l-ǾAcem (trc. M. Takī Fahr-i Dâî-yi Gîlânî), Tahran 1316 hş., I, 155-156; Rypka, ILG, s. 225-226; Safâ, Edebiyyât, II, 552-586; Nefîsî, Târîħ-i Nažm u Neŝr, I, 76; FME, s. 26-31; Zehrâ-yi Hânlerî (Kiyâ), Ferheng-i Edebiyyât-ı Fârsî-yi Derî, Tahran 1348 hş., s. 178; Storey, Persian Literature, V/2, s. 522-530; Ahmed Ateş, “Senâ’î”, İA, X, 481-482.

Mürsel Öztürk  


HADÎKATÜ’s-SUADÂ

(حديقة السعداء)

Fuzûlî’nin (ö. 973/1556) Kerbelâ Vak‘ası’nı işlediği mensur eseri.

Hz. Peygamber’in torunu Hüseyin’in, Emevî Halifesi Yezîd b. Muâviye’nin Basra valisi Ubeydullah b. Ziyâd kuvvetleri tarafından 10 Muharrem 61’de (10 Ekim 680) Kerbelâ’da şehid edilmesi, o tarihten beri müslümanlar arasında derin bir üzüntü uyandırmıştır. Özellikle Şiî müslümanlarca aşırı bir şekilde üzerinde durulan bu olay hakkında Arap, İran ve Türk edebiyatlarında önceleri tarihî-menkıbevî, sonraları edebî mahiyette “maktel-i Hüseyin” veya kısaca “maktel” adı verilen birçok eser kaleme alınmıştır. Hadîkatü’s-suadâ ise bu türün Türk edebiyatındaki en başarılı örneğidir.

İran edebiyatında çok meşhur bir maktel olan Hüseyin Vâiz-i Kâşifî’nin Farsça Ravżatü’ş-şühedâǿ adlı kitabını kompozisyon bakımından örnek alan Fuzûlî eserini, Arap edebiyatında bu konuda tanınmış Ebû Mihnef’in Maķtelü’l-Ĥüseyin ile Radıyyüddin İbn Tâvûs’un