TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - GAZİ EDHEM PAŞA ::.

cilt: 13; sayfa: 449
[GAZİ EDHEM PAŞA - Mehmet Metin Hülâgü]


 


GAZİ EDHEM PAŞA

(ö. 1844-1909)

Osmanlı orduları başkumandanı ve Harbiye nâzırı.

12 Ağustos 1844’te İstanbul’da doğdu. Babası gümrük memuru Mustafa Ferhad Efendi’dir. 1863’te Harbiye ve Erkân-ı Harbiyye Mektebi’nden mülâzım-ı sânî olarak mezun oldu. Piyade mülâzımlığıyla askerî hizmete girdikten sonra II. Abdülhamid’in maiyeti arasında yer aidi; Harbiye nâzırı yaverliğinde bulundu. Rumeli ve Sırbistan’da çeşitli askerî görevler yaptı. 1876-1877 Osmanlı-Sırp harbinin ardından 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşına miralay rütbesiyle katıldı ve Dubnik çatışmasında başından yaralandı. Plevne muharebeleri sırasında Griviça mevkii kumandanlığında bulundu ve yararlılıklarından dolayı rütbesi livâlığa yükseltildi.

1877-1878 Osmanlı-Rus harbinden sonra ferik rütbesiyle Kosova ve Üsküp valiliklerine getirilen Edhem Paşa, Arnavutluk’ta çıkan karışıklıklar sırasındaki etkili tedbirleri ve icraatları ile dikkatleri üzerine topladı. Üsküp’ten sonra Beyrut valiliğine tayin edildi, ardından Adana ve havalisi umum kumandanlığına getirildiyse de padişahı öfkelendiren bir hareketi üzerine kumandan olarak Halep’e gönderildi. Havran Vak’ası’nda Dürzîler’e, Zeytun olayında ise Ermeniler’e karşı kullanılan askerî kuvvetin kumandanlığını yaptı. Girit’te kumandanlığı sırasındaki davranışlarıyla olayların yatıştırılmasında rol oynadı ve Kostaki Antopolo Paşa’nin adada asayişi sağlamasında yardımcı oldu. Burada gösterdiği hizmetlerinden dolayı rütbesi müşirliğe yükseltildi (1895).

1897 Osmanlı-Yunan savaşı başlayınca Alasonya ordu kumandanlığından Osmanlı ordusu başkumandanlığına getirildi. Diğer kıdemli paşalar dururken Edhem Pasa’nın başkumandanlığa tayini gerek yurt içinde gerekse yabancı ülkelerde hayretle karşılandı. Emrindeki Osmanlı ordusu ile, Yunanistan’a karşı savaş ilân edilmesinin ertesi günü (18 Nisan 1897) Milona Savaşı’nı kazanan Edhem Paşa 25 Nisan’da Yenişehir’i, 12 Mayıs’ta Tırhala’yı ele geçirdi. 17 Mayıs’ta Dömeke Meydan Muharebesi’nde Yu-nanlılar’ı büyük bir bozguna uğrattı. Alman kurmaylarının “altı ayda geçilemez” diye rapor verdikleri Termopil Geçidi’ni 24 saatte aşarak Atina yolunu açtı. Muharebenin başından beri elde ettiği başarıların yanında gösterdiği sadakat ve cesaretinden dolayı “gazi” unvanına lâyık görüldü ve padişahın bir ihsanı olarak kendisine murassa’ imtiyaz nişanı verildi.

Bu başarılardan sonra askerî teftiş komisyonu başkanı iken II. Meşrutiyetin ilânı ile 1908’de Ayan Meclisi âzalığına getirilen Gazi Edhem Paşa, hastalığına rağmen II. Abdülhamid tarafından Otuzbir Mart Vak’ası’ndan (13 Nisan 1909) bir gün sonra kurulan Tevfik Paşa kabinesinde Harbiye nazırlığına tayin edildi. Askerlerin Hareket Ordusu’na karşılık vermeden silâhı bırakmalarında büyük gayretleri görüldü. Bu görevinde ancak iki hafta kalabildi. Sağlığı bozulduğundan Mısır’a gitti ve çok geçmeden 17 Aralık 1909’da orada vefat etti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Eyüp’te defnedildi.

Edhem Paşa’nın kabiliyet ve karakteri hususunda bazı yabancı askerî erkân olumsuz görüş belirtmişler; herkesin iyiliğini isteyen, hâkimiyet kurmaya çalışan ve tedbirli davranan bir yapıya sahip olmaktan ziyade çekingen ve gelecekten endişe eden biri olduğunu söylemişlerdir. Gerçekte ise Edhem Paşa cesur, tecrübeli, tedbirli ve temkinli, harp usulünü bilen, kumanda sorumluluğuna sahip bir askerdi. Kumanda yeteneğini Dömeke Meydan Muharebesi’nde göstermiş ve elde ettiği galibiyetle yerli ve yabancı otoritelerin takdirini kazanmıştır. Bunun yanında bastırmakla görevlendirildiği karışıklıklar ve isyan hareketlerindeki başarıları ile de dikkati çekmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Bigham, Teselya’da Osmanlı Ordusuyla (trc. Cemâleddin), İstanbul 1315, s. 56-61; Abdi Tevfik, Devlet-iAliyye ve Yunan Muharebesi Hakkında Müdâvele-i Efkâr, İstanbul 1315, s. 223; Süleyman Tevfik, Teselya’da Bir Cevelân, İstanbul 1315, s. 27; a.mlf. - Ubâde Zühdi, Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye ve Yunan Muharebesi, İstanbul 1315, s. 32-34, 234, 341; Vecîhî ve rüfekası, Musavver Târîh-i Harb, İstanbul 1315, s. 84, 119, 157; Müstecâbîzâde İsmet Bey, Muvaffakiyyet-i Osmâniyye yahut Yâdigâr-ı Zafer, İstanbul 1315, s. 3; E. Bartlet, Teselya Meydân-ı Harbinde (trc. M. Ekrem - F. İskender), İstanbul 1315, s. 29-30, 49-55, 64, 84, 124; E. Driault, Şark Meselesi (trc. Köprülüzâde Meh-med Nafiz), İstanbul 1325, s. 358-360; Goltz Paşa, Osmanlı Yunan Seferi (trc. Yakup Şevki), İstanbul 1326, s. 18-20, 6’l-70, 226; Ahmet Refik (Altınay), Abdülhamîd-i Sânî ve Devr-i Saltanatı, İstanbul 1327, III, 938; Tahsin Paşa, Sultan Abdülhamid, Tahsin Paşa’nın Yıldız Hatıraları, İstanbul 1990, s. 66, 212; Karal, Osmanlı Tarihi, V, 237; VIII, 112, 116-117.

Mehmet Metin Hülâgü  


GAZİ EVRENOS BEY

(ö.820/1417)

Rumeli’nin fethinde önemli rol oynayan akıncı beyi ve Evrenosoğulları ailesinin kurucusu.

(bk. EVRENOSOĞULLARI)  


GAZİ EVRENOSOĞLU CAMİİ ve TÜRBESİ

Günümüzde Yunanistan sınırları içinde kalan Yenice-i Vardar’da ilk Osmanlı dönemine ait cami ve türbe.

Osmanlı Devleti’nin erken döneminde Rumeli’nin fethinde büyük hizmeti olan akıncılardan Evrenos Bey ve oğullarının esas vakıflarının bulunduğu Yenice-i Vardar’daki (Giannitsa) külliyeleri hakkında yeterli bilgi yoktur. Gurbette kalan birçok benzeri gibi yok edilmeye mahkûm olan bu tarihî eserlere dair elde edilebilen bilgilere göre, Gazi Evrenos Bey Yenice-i Vardar’da cami, imaret ve medreseden oluşan bir külliye yaptırdığı gibi oğullarından Ali Bey’in oğlu Şemseddin Ahmed Bey de aynı kasabada bir külliye