TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - FAHR-i MÜDEBBİR ::.

cilt: 12; sayfa: 80
[FAHR-i MÜDEBBİR - ]


 


FAHR-i MÜDEBBİR

(bk. FAHREDDİN MÜBAREK ŞAH)  


FAHREDDİN, Ma‘noğlu

(ö. 1044/1635)

Lübnan’da bağımsız bir idare kurmak üzere Osmanlılar’a isyan eden Dürzî emîri.

Lübnan’ın güçlü Dürzî ailelerinden biri olan Ma‘noğulları’nın (Âl-i Man. Benî Ma‘n) reisi Emîr Korkmaz’in oğlu olup 1572’de doğdu. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı hâkimiyetini kabul eden ailenin başında bulunan ve adını aldığı dedesi Fahreddin’den dolayı bazı Batı kaynaklarında II. Fahreddin şeklinde anılır. Söz konusu kaynaklarda bu aileden müstakil bir hanedan gibi bahsedilmesi doğru değildir. Aile mensuplarının birbirinin yerine geçmesinde Osmanlı hükümetinin onayı gerektiği gibi bunlara Osmanlı idarî teşkilâtında sancak beyi statüsü tanınmıştı. Babası Korkmaz’ın 1585’te ölümünün ardından Mârûnî Hâzin ailesinin yanına gönderilen ve burada yetişen Fahreddin kısa süre içinde bölgedeki Dürzî emirleri arasında sivrilmeye başladı. Özellikle 1594’te Şam beylerbeyi olan Kuyucu Murad Paşa ile yakınlık kurarak gücünü daha da arttırdı; rakiplerinin bir kısmını bertaraf etti, bir kısmını da kendisine bağladı. En güçlü rakibi daha sonra kayınpederi olan Ebû Seyf Yûsuf idi. Onunla 1598’de giriştiği mücadelede başarı kazanarak nüfuzunu Kuzey Lübnan’a doğru yaydıysa da Seyfoğulları ile olan anlaşmazlığı uzun yıllar sürdü. Kendisine Osmanlı hükümeti tarafından Safed sancak beyliği verilen Fahreddin’in Yûsuf’a karşı başarı sağlamasında Halep Beylerbeyi Canbolatoğlu Ali Paşa’nın da rolü olmuştu. Osmanlı idaresine karşı doğrudan ilk isyanı Canbolatoğlu ile yaptığı ittifak sonucu gerçekleşti. Bu arada Osmanlılar’ın Avusturya ve İran savaşları ile meşgul olmasından faydalanarak nüfuz bölgesini Safed’den Aclûn ve Banyas’a, Güney Lübnan’a doğru genişletmiş, tüfekli asker (sekban) toplayarak düzenli birlikler kurmuş, iktisadî gücünü arttırmıştı. Oğlu Emîr Ali’ye de Sayda ve Beyrut sancak beyliği verilmişti. Vergisini düzenli olarak göndermeye itina gösterdiği, bazı devlet adamlarını elde ettiği için onun bu hareketlerine hükümet merkezi tarafından göz yumulduğu, bu sayede gücünü ve nüfuzunu genişlettiği de belirtilir.

Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu karışıklıklardan faydalanıp istiklâlini kazanmak için harekete geçtiği anlaşılan Emîr Fahreddin Şam’ı kuşatan Canbolatoğlu’na yardım ettiği gibi askerleri de Oruç Ovası Savaşı’na katıldı. Bundan biraz önce kendisine hüküm gönderilerek Vezîriâzam Murad Paşa’nın çıkacağı Şark seferine asker yollaması istendiyse de o sırada Canbolatoğlu ile ittifak halinde bulunduğundan buna cevap vermemişti (BA, MD Zeyli, nr. 8, s. 41. hk. 164, s. 148, hk. 856, 857). Fakat Canbolatoğlu’nun 23 Ekim 1607’de Kuyucu Murad Paşa tarafından yenilgiye uğratılması üzerine geri çekildi ve eskiden beri tanıdığı vezîriâzamdan af diledi. İsteği kabul edilerek Safed sancağı yeniden kendisine verildi. Hemen ardından 3 Safer 1017’de (19 Mayıs 1608) vezîriâzamın ordusuna oğlu Emîr Ali idaresinde asker gönderdi (MD Zeyli, nr. 8, s. 137, hk. 751).Topçular kâtibi Abdülkādir Efendi’ye göre ise Fahreddin Oruç Ovası Savaşı’ndan sonra orduya gelmiş, vergilerini teslim edip özür dilemiş. Kuyucu Murad Paşa da onun özrünü kabul ederek hil’at giydirmiş, hatta o sırada orduya gelen rakibi ve düşmanı Trablus Beyi Seyfoğlu ile barıştırılmıştır (Târih, s. 413-414).

Fahreddin bundan sonra kendisine yeni müttefikler aramaya başladı, özellikle İtalya’da Toskana dukaları ile ilişki kurdu. Hatta zâhiren barıştığı Seyfoğulları ile mücadele için onlardan yardım aldı. Mârûnîler’le de temasa geçti. Fakat 1611’de Kuyucu Murad Paşa’nın ölümü ve yerine Nasuh Paşa’nın geçmesi durumunu oldukça zorlaştırdı. Halep beylerbeyiliği sırasında kendisini yakından tanıyan, vaktiyle anlaşmazlığa düştüğü Nasuh Paşa onun hareketlerini daha dikkatli bir şekilde takip etmeye başladı (Sâfî Mustafa, vr. 374b). Toskana ile irtibatını geliştirmesi, sekban toplamayı sürdürmesi, yöredeki sancaklarla ilgilenerek bunları kendisine bağlamaya çalışması ve göndermeyi taahhüt ettiği vergiyi aksatması üzerine Şam Beylerbeyi Hâfız Ahmed Paşa onun te’dibiyle görevlendirildi. Ahmed Paşa’nın 1021-1022



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir