TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - EBÛ RÜHM ::.

cilt: 10; sayfa: 218
[EBÛ RÜHM - Mehmet Ali Sönmez]


 


EBÛ RÜHM

أبو رهم

Ebû Rühm Külsûm b. Husayn b. Hâlid (Utbe) el-Gıfârî

Sahâbî.

Hicretten sonra müslüman oldu. Bedir Gazvesi’nde bulunamadı. Uhud, Hayber ve Tebük gazvelerine katıldı. Bey‘atürrıdvân’da da bulundu. Uhud Gazvesi’nde boğazından aldığı, Hz. Peygamber’in tükürüğü ile iyileşen bir ok yarası sebebiyle “boğazından yaralanmış” anlamına gelen “Menhûr” lakabıyla anıldı. Hz. Peygamber onu umretü’l-kazâ* ve Mekke’nin fethi sırasında Medine’de kendi yerine vekil bıraktı.

Mensup olduğu Gıfâr kabilesinin Tebük Gazvesi’ne büyük çapta katılmasını sağlayan Ebû Rühm’ün vefat tarihi bilinmemektedir.

BİBLİYOGRAFYA:

Müsned, IV, 349-350; Buhârî, el-Edebü’l-müfred, Kahire 1388, II, 221-222; İbn Sa‘d, et-Tabakāt, IV, 244-245; Belâzürî, Ensâb, I, 350; İbn Hibbân, Sahîh, Beyrut 1407/1987, IX, 189-190; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), III, 138; İbn İshak, es-Sîre, IX, 349-350; İbn Abdülber, el-İstî‘âb, IV, 69; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe (Bennâ), IV, 493; VI, 117; İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 70-71; Köksal, İslâm Tarihi (Medine), III, 166; VIII, 190; IX, 198.

Mehmet Ali Sönmez  


EBÛ SA‘D el-BAĞDÂDÎ

أبو سعد البغدادي

Ebû Sa‘d Ahmed b. Muhammed b. Ahmed el-Bağdâdî (ö. 540/1145)

Hadis hâfızı.

Safer 463’te (Kasım 1070) İsfahan’da doğdu. Vaazları ile meşhur olan ve İbnü’l-Bağdâdî diye tanınan babası Muhammed Bağdat’tan gelip buraya yerleşmiş bir âlimdi. İlk tahsilini İsfahan’da yaptı. Babasından başka şehrin ileri gelen muhaddislerinden Ebü’l-Kāsım İbn Mende, kardeşi Ebû Amr İbn Mende, İbn Mâce el-Ebherî, Süleyman b. İbrâhim ve daha başka âlimlerden faydalandı. On altı yaşına gelince tahsilini ilerletmek üzere Bağdat’a gittiğinde (479/1086), talebesi olmayı çok istediği hadis âlimi ve zâhid Ebû Nasr ez-Zeynebî’nin cenazesiyle karşılaştı. Burada Âsım b. Hasan el-Âsımî, Ebû Abdullah Mâlik el-Bâniyâsî gibi âlimlerden hadis rivayet etti. Kendisinden de İbn Nâsır es-Selâmî, Abdülkerîm b. Muhammed es-Sem‘ânî, Ebü’l-Kāsım İbn Asâkir, Ebû Mûsâ el-Medînî ve Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî gibi tanınmış âlimler rivayette bulundular.

Talebesi Horasanlı meşhur âlim Abdülkerîm es-Sem‘ânî, kendisinden güvenilir hadis hâfızı diye söz ettiği hocası hakkında bilgi verirken onun Sahîh-i Müslim’i ezbere bildiğini ve talebelerine imlâ* ettiği hadisleri ezbere yazdırdığını belirtmekte, hac maksadıyla gittiği Mekke’de ve Medine’de kalabalık talebe gruplarına hadis yazdırırken kendisinin de orada bulunduğunu ve bu sırada ona müstemlî*lik ettiğini söylemektedir. Sem‘ânî, hocasının kendisinden hadis yazdığını da zikretmektedir.

Ebû Sa‘d, on birinci hac yolculuğundan dönerken 540 yılı Rebîülevvel ayında (Eylül 1145) Nihâvend’de vefat etti. Cenazesi İsfahan’a götürülerek orada defnedildi.

Ebû Sa‘d el-Bağdâdî, Selef âlimlerinin yolunda ve sünnete uygun tarzda yaşamaya gayret eden, insanlara iyilik etmeyi seven, resmiyetten hoşlanmayan, mütevazi, güzel ahlâklı ve müttaki bir âlimdi. Bağdat’ta bulunduğu sırada bir tanıdığından 10 dinar borç almıştı. Bu zat, Selçuklu Sultanı Melikşah’ın torunu Mes‘ûd b. Muhammed Tapar’ı ziyarete gittiğinde Ebû Sa‘d’ın maddî sıkıntı içinde olduğunu haber verdi. Sultan Mes‘ûd onun vasıtasıyla Ebû Sa‘d’a 500 dinar gönderdiyse de o bu parayı kabul etmedi. Ebû Sa‘d’ın bir özelliği de Abdülkerîm es-Sem‘ânî, İbn Asâkir ve Ebû Mûsâ el-Medînî gibi âlimlere hocalık yapmış olan ablası Fâtıma bint el-Bağdâdî gibi vaazlarıyla ünlü olmasıydı.

BİBLİYOGRAFYA:

İbnü’l-Cevzî, el-Muntazam, X, 116-117; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, XI, 107; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XX, 119-123; a.mlf., Tezkiretü’l-huffâz, IV, 1284-1286; a.mlf., Düvelü’l-İslâm (nşr. Fehîm M. Şeltût – Muhammed İbrâhim), Kahire 1974, II, 57; Safedî, el-Vâfî, VII, 325; İbn Kesîr, el-Bidâye, XII, 220; İbnü’l-İmâd, Şezerât, IV, 125.

Kemal Sandıkçı  


EBÛ SAÎD, Eflah b. Abdülvehhâb

أبو سعيد أفلح بن عبد الوهّاب

(ö. 258/872)

Kuzey Afrika’da hüküm süren Rüstemîler hânedanının hükümdarlarından.

(bk. RÜSTEMÎLER)  


EBÛ SAİD BAHADIR HAN

(ö. 736/1335)

İlhanlı hükümdarı (1317-1335)

8 Zilkade 704’te (2 Haziran 1305) Ûcân’da doğdu. Uygur menşeli atabegi Emîr Sevinç’in nezaretinde 1313 yılında Horasan valiliğine tayin edildi. Babası Olcaytu Han’ın ölümü üzerine (1316) Emîr Sevinç tarafından başşehir Sultâniye’ye götürülerek hükümdar ilân edildi (717/1317). Tahta çıktığında çocuk yaşta olması sebebiyle devlet bir süre Atabeg Sevinç tarafından yönetildi.

Olcaytu Han devrinden beri devlet işleri eşit yetkilere sahip iki vezir tarafından yürütülüyordu. Alâü’d-dünyâ ve’d-dîn lakabıyla anılan Ebû Saîd tahta çıktığı zaman meşhur tarihçi Reşîdüddin Fazlullah ile Tâceddin Ali Şah vezirlik görevinde idiler. Ancak bir süre sonra sultanı etkisi altına alan Tâceddin Ali, Reşîdüddin’i bertaraf ederek (1318) gücünü arttırdı ve devletin tek veziri oldu. Askerî işlerse Melikü’l-ümerâ Emîr Çoban b. Melik’in elindeydi. Moğollar’ın Suldus boyuna mensup olan Emîr Çoban’ın ataları Cengiz Han ve oğullarına sadakatle hizmet etmişlerdi.

Ebû Said Bahadır Han’ın gençliğini fırsat bilen Çağatay Prensi Yasâvur Horasan’ı istilâ ederek onun nâibi Yasavul’u öldürttü (1317), ertesi yıl da Mâzenderan’ı işgal etti. Bunun üzerine Celâyirliler’in atası Emîr Hüseyin kumandasında gönderilen İlhanlı kuvvetleri Yasâvur’u geri çekilmeye mecbur etti. Bu arada Memlük Sultanı el-Melikü’n-Nâsır Muhammed’in