TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - EBÛ HIRÂŞ el-HÜZELÎ ::.

cilt: 10; sayfa: 159
[EBÛ HIRÂŞ el-HÜZELÎ - İbrahim Sarmış]


için evde su kalmadığını görünce kendisinin yaşlı olduğunu söyleyerek misafirlerden su getirmelerini istemiş, onların kabul etmemesi üzerine gece karanlığında suya gitmiş, dönüşte bir yılan tarafından sokularak zehirlendiği halde bu durumu misafirlere hissettirmemiş ve o gece vefat etmiştir. Hz. Ömer durumu öğrenince, “Eğer misafir kabul etmek sünnet olmasaydı hiçbir Yemenli’nin misafir edilmemesini emrederdim” diyerek üzüntüsünü ifade etmiş, daha sonra Yemen’deki valisine yazdığı mektupta Ebû Hırâş’ın evinde misafir olan kişilerden onun diyetini almasını emretmiştir.

Ebû Hırâş el-Hüzelî, daha çok methiye ve mersiye yazan bir şair olarak tanınır. Kaynaklarda şiirlerine örnek olarak, Hâlid b. Velîd’in yıktığı Uzzâ adlı putun bekçisi olan Dübeyye es-Sülemî ile müslümanların Huneyn’de esir aldıkları müşrikler arasında bulunan Züheyr b. Acve için yazdığı mersiyeler zikredilir. Ayrıca Hz. Peygamber’in üstün vasıflarını dile getirdiği çok güzel bir şiirinden söz edilmektedir.

Divanı J. Hell tarafından Neue Hudailiten-Diwane adıyla iki cilt halinde neşredilmiştir (Leipzig 1933).

BİBLİYOGRAFYA:

İbn Kuteybe, eş-ŞiǾr ve’ş-şuǾarâ, II, 663-664; Ebü’l-Ferec el-İsfahânî, el-Egānî, XXI, 205-228; İbn Abdülber, el-İstî‘âb, IV, 1636-1637; İbn Hacer, el-İsâbe (Bicâvî), II, 364-366; Abdülkādir el-Bağdâdî, Hizânetü’l-edeb (Bulak), I, 213; Cevâd Ali, el-Mufassal, IX, 872-873; Abdülvehhâb es-Sâbûnî, ŞuǾarâ ve devâvîn, Beyrut 1978, s. 56-57; Ömer Ferruh, Târîhu’l-edeb, I, 269-271; Brockelmann, GAL (Ar.), I, 84; Ziriklî, el-AǾlâm (Fethullah), II, 325; Abdülhalîm Hifnî, ŞiǾrü’s-SeǾâlîk, Kahire 1987, s. 123-124; Ch. Pellat, “Abū Khirāsh”, EI² (İng.), I, 136.

İbrahim Sarmış  


EBÛ HİLÂL el-ASKERÎ

(bk. ASKERÎ, Ebû Hilâl)  


EBÛ HUZEYFE

أبو حذيفة

Ebû Huzeyfe Mihşem b. Utbe b. Rebîa (ö. 12/633)

İlk müslüman olan sahâbîlerden.

Künyesiyle tanındığı için adı kesin olarak bilinmemekle birlikte kaynakların çoğunda Mihşem, bir kısmında da Hâşim ve Hüşeym şeklinde geçmektedir. Babası Utbe b. Rebîa müşriklerin ileri gelenlerindendi. Kırk dördüncü müslüman olduğu rivayet edilen Ebû Huzeyfe, İslâm’ın ilk yıllarında okuma yazma bilen on yedi sahâbîden biriydi. Hz. Peygamber’e istihâze* konusunu sormasıyla meşhur olan Sehle bint Süheyl ile evlendi ve Habeşistan’a yapılan her iki hicrete de onunla birlikte katıldı. Hz. Osman’a baş kaldıranlardan biri olan oğlu Muhammed Habeşistan’da dünyaya geldi. Ebû Huzeyfe Habeşistan’dan Mekke’ye döndü ve Medine’ye hicrete kadar Hz. Peygamber’in yanından ayrılmadı. Medine’ye hicret edince âzatlısı Sâlim’le birlikte Abbâd b. Bişr’in evine misafir olduğu için Hz. Peygamber onunla Abbâd arasında kardeşlik bağı (muâhât*) kurdu.

Abdullah b. Cahş kumandasında yapılan Batn-ı Nahle Seriyyesi’nde bulunan Ebû Huzeyfe Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere bütün gazvelere katıldı. Babası Utbe’yi çok seviyor ve bir gün müslüman olacağını ümit ediyordu. Onu Bedir Gazvesi’nde düşman saflarında görünce çok üzüldü ve kendisini mübarezeye davet etti. Ancak Hz. Peygamber buna engel oldu. Savaş bittikten sonra Resûlullah’ın, “Rabbimin sizin için vaad ettiği şeyin gerçek olduğunu şimdi gördünüz mü?” diyerek Bedir Kuyusu’na attırdığı müşriklerin cesetleri arasında Utbe’ninki de vardı. Uhud Gazvesi’nde Hz. Hamza’ya yaptıklarıyla tanınan kız kardeşi Hind, Bedir’de babasına karşı takındığı tavır sebebiyle Ebû Huzeyfe’yi bir şiirle hicvetti.

İlk müslümanlardan olan Sâlim, Ebû Huzeyfe’nin kölesi olup ona nisbetle Sâlim Mevlâ Ebû Huzeyfe diye anılır. Ebû Huzeyfe Sâlim’i âzat ettikten sonra evlât edindi ve kendisini yeğeni Fâtıma bint Velîd ile evlendirdi. Evlâtlıkların babalarına nisbet edilmesini emreden âyet (el-Ahzâb 33/5) nâzil olduktan sonra da Ebû Huzeyfe Sâlim’i yanından ayırmadı. Ancak ergenlik çağına geldiğinde evlerine teklifsizce girip çıkmasının sakıncalı olabileceğini düşünen Sehle bint Süheyl durumu Hz. Peygamber’e sormuş, o da aralarında süt mahremliği meydana gelmesi için Sâlim’i emzirmesini tavsiye etmişti. Resûlullah’ın verdiği bu ruhsatın sadece bu olaya mahsus olduğu kabul edilmektedir.

Ebû Huzeyfe elli dört yaşlarında iken Yemâme Savaşı’nda âzatlısı Sâlim ile birlikte şehid oldu. Adı çeşitli hadislerde geçmekle birlikte kendisinden sahih isnadlarla hadis rivayet edilmemiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Buhârî, “Megāzî”, 12, 13, “Nikâh”, 15; Müslim, “RadâǾ”, 26-30; İbn Hişâm, es-Sîre, I, 277, 344, 347; İbn Sa‘d, et-Tabakāt, III, 84-85; İbn Hibbân, Meşâhîr, s. 26; Hâkim, MaǾrifetü Ǿulûmi’l-hadîs, s. 254; İbn Abdülber, el-İstî‘âb, IV, 39-40; Süheylî, er-Ravzü’l-ünüf, V, 352; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe, VI, 70-72; Nevevî, Tehzîb, I, 212; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, I, 164-167; a.mlf., el-Ǿİber, I, 12; İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 42-43; Wensinck, MuǾcem, VIII, 57; M. Mustafa el-A‘zamî, Küttâbü’n-nebî, Riyad 1401/1981, s. 37.

Selman Başaran  


EBÛ HUZEYFE el-BUHÂRÎ

أبو حذيفة البخاري

Ebû Huzeyfe İshâk b. Bişr b. Muhammed b. Abdillâh el-Hâşimî el-Buhârî (ö. 206/821)

Asılsız haber rivayet etmekle tanınan râvi ve tarihçi.

Belh’te doğdu. Daha sonra Buhara’ya göç ederek orada yerleşti ve bundan dolayı Buhârî nisbesiyle tanındı. Hâşimoğulları’nın mevlâ*sı olduğu için Hâşîmî nisbesiyle de anılmaktadır. İbn İshak, Abdülmelik b. Cüreyc, Mukātil b. Süleyman, Mâlik b. Enes, Süfyân es-Sevrî ve A‘meş gibi meşhur kişilerden hadis ve haber nakletmiş, kendisinden de Seleme b. Şebîb, İsmâil b. Îsâ el-Attâr, Muhammed b. Yezîd ve Muhammed b. Kudâme el-Buhârî rivayette bulunmuşlardır. Abbâsî Halifesi Hârûnürreşîd’in daveti üzerine Bağdat’a giden Ebû Huzeyfe, İbn Rağbân Mescidi’nde hadis, siyer ve megāzî okuttu. Halife de kendisinden ders aldı. Daha sonra tekrar Buhara’ya döndü ve 12 Receb 206’da (11 Aralık 821) orada vefat etti.

Ebû Huzeyfe hadis münekkidlerinin âdeta hücumuna uğramış ve daha çok İbn Tâvûs gibi zamanına yetişmediği ve görmediği kişilerden rivayette bulunduğu için suçlanmış, ayrıca güvenilir kişileri alet ederek asılsız haber nakletmekle itham edilmiştir. Hatîb el-Bağdâdî, İsmâil b. Îsâ el-Attâr’dan başka hiçbir Bağdatlı’nın ondan bir şey rivayet etmediğini, kendisinden daha çok Horasanlılar’ın rivayette bulunduğunu söyler. Ahmed b. Seyyâr el-Mervezî, Ebû Huzeyfe’yi gafillikle ve zayıf bir hâfızaya sahip olmakla; Ebû Bekir İbn Ebû Şeybe ve Ebü’l-Ferec İbnü’l-Cevzî kezzâblıkla; Ali b. Medînî, İbn Hibbân ve Dârekutnî kezzâb, metrûkü’l-hadîs ve ne söylediğini bilmeyen bir kişi olmakla; İbn Adî ile



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir