TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - EBÛ FİRÂS el-HAMDÂNÎ ::.

cilt: 10; sayfa: 126
[EBÛ FİRÂS el-HAMDÂNÎ - Mustafa Kılıçlı]


geçti. Fakat Ebü’l-Meâlî ile aralarında anlaşmazlık çıktı. Halep’i de ele geçirmek maksadıyla isyan eden Ebû Firâs sonunda yenik düştü. 2 Cemâziyelevvel 357’de (4 Nisan 968), başka bir rivayete göre de 8 Rebîülâhir 357’de (12 Mart 968) Ebü’l-Meâlî Sa‘düddevle’nin ordu kumandanlarından Kargaveyh (veya Kargûye) tarafından Humus civarındaki Serîr dağında öldürüldü.

Ebû Firâs büyük âlimlerin, meşhur şair ve kâtiplerin yaşadığı bir devirde, Seyfüddevle gibi ilim ve sanat hâmisi bir emîrin saray muhitinde yetişmiştir. Şiirleri kolay anlaşılan bir şair ve özellikle Seyfüddevle’ye yazdığı mektuplarında görüldüğü kadarıyla üslûp sahibi bir nesir ustasıdır. Onun şiirinin tabii muhiti öncelikle Halep sarayıdır. İlk şiirleri, ailesinin asaletini ve savaşlarda gösterdiği başarıları görkemli bir şekilde anlattığı, bizzat kendini ve hâmisi Seyfüddevle’yi övdüğü klasik türdeki kasidelerden ibarettir. Bunlar arasında, bilhassa Hamdânî hânedanının tarihini hikâye eden ve Margoliouth tarafından sunî tarzda bir destan (epope) olarak değerlendirilen 225 beyitlik “Râiyye”si ile Şam ekolünün bir mensubu olmasına rağmen bir dereceye kadar Bağdat ekolünün de özelliklerini yansıtan dostluk ve aşk temalı bazı şiirleri zikredilebilir. Şair olarak kasidelerinde genellikle sade, samimi ve açık bir ifade kullanmıştır. Bu özelliğiyle şiiri, Seyfüddevle’nin sarayında başlıca rakibi olan şair Mütenebbî’nin edebî sanatlarla örülü, incelikle işlenmiş şiirleri yanında pek sade kalmakla beraber üslûbu çağdaşı birçok şairinkinden farklı değildir. Kısa şiirleri, basit konuları ele alan ve fazla orijinalliği olmayan manzumelerdir. Büyük bir cesaretle Abbâsîler’i hicvedip Ehl-i beyt’i övdüğü kasideleri, siyasî olayları konu alan şiirlere güzel bir örnek teşkil eder. Hikmetli sözlerle öğütler ihtiva eden beyitleri ayrıca zikre değer. Belki de bu sebeple Sâhib b. Abbâd, İmruülkays ve Ebû Firâs’ı kastederek, “Şiir bir melikle başladı, bir başka melikle sona erdi” demiştir.

Ebû Firâs’ın asıl şöhreti, Bizans’taki esareti sırasında kaleme aldığı ve onun âdeta günü gününe tutulmuş hâtıraları mahiyetindeki şiirlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden “Rûmiyyât”ından gelir. Bu şiirlerinde bir esirin vatanına, ailesine, dostlarına ve hürriyete duyduğu özlemi müessir ifadelerle dile getirir.

Kaynaklarda şairin ölümünden önce bizzat kendisi tarafından elden geçirildiği kaydedilen divanını, vefatından kısa bir süre sonra ve çoğu ondan nakledilen şerhlerle birlikte hocası İbn Hâleveyh derlemiştir. Bu divan ilk defa Beyrut’ta basılmış (1873), Nahle Kalfât tarafından şerhedilerek yapılan hatalı ve noksan neşirlerinden sonra (Beyrut 1900, 1910) Sâmî ed-Dehhân eseri tahkik ederek üç cilt halinde mükemmel bir bibliyografya ile birlikte yayımlamıştır (Beyrut 1944).

Ebû Firâs’ın hayatı ve edebî şahsiyeti üzerinde müstakil birçok çalışma yapılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır: Ali Cârim, Fârisü Benî Hamdân (Kahire 1945); Muhsin el-Emîn, Ebû Firâs el-Hamdânî (Dımaşk 1945); Nu‘mân Mâhir el-Ken‘ânî, ŞâǾiriyyetü Ebî Firâs (Bağdad 1947); Ahmed Ahmed el-Bedevî, ŞâǾiru Benî Hamdân (Kahire 1952); Ömer Ferrûh, Ebû Firâs Fârisü Benî Hamdân (Beyrut 1373/1954); Ahmed Ebû Hakka, Ebû Firâs el-Hamdânî (Beyrut 1960); Abdülcelîl Hasan Abdülmehdî, Ebû Firâs el-Hamdânî: Hayâtühû ve şiǾruhû (Amman 1981); Muhammed Ârif Mahmûd Hüseyin, ǾAnâsırü’l-ibdâǿi’l-fennî fî Râǿiyyeti Ebî Firâs (Kahire 1988). Ayrıca muhtelif kasideleri W. Ahlwardt, Friedrich Rückert, Raudolf Dvorák, Oskar Rescher gibi şarkiyatçılar tarafından Almanca’ya tercüme edilmiştir.

BİBLİYOGRAFYA:

Ebû Firâs, Dîvân (nşr. Sâmî ed-Dehhân), Beyrut 1944, nâşirin mukaddimesi, I, 17-25; Tenûhî, Nişvârü’l-muhâdara (nşr. Abbûd eş-Şâlecî), Kahire 1391-93/1971-73, I, 225-227; Seâlibî, Yetîmetü’d-dehr (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Kahire 1375/1956, I, 48-103; İbnü’l-Cevzî, el-Muntazam, VII, 68-71; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, Beyrut 1385-86/1965-66, VIII, 545, 574, 588; İbn Hallikân, Vefeyât, II, 58-64; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XVI, 196-197; Safedî, el-Vâfî, XI, 261-265; İbn Tağrîberdî, en-Nücûmü’z-zâhire, IV, 19-20; Butrus el-Bustânî, Üdebâǿü’l-ǾArab, Beyrut 1979, II, 363-376; Serkîs, MuǾcem, I, 336-337; Sâmî el-Keyyâlî, Seyfüddevle ve Ǿasrü’l-Hamdâniyyîn, Halep 1939, s. 192-230; Brockelmann, GAL, I, 88-89; Suppl., I, 142-144; a.mlf., “Ebû Firâs”, İA, IV, 17; Sezgin, GAS, II, 480-483; C. Zeydân, Âdâb, II, 559-561; Şevkī Dayf, Târîhu’l-edeb, VI, 707-712; Abdülvehhâb es-Sâbûnî, ŞuǾarâǿ ve devâvîn, Beyrut 1978, s. 203-205; Ömer Ferruh, Târîhu’l-edeb, II, 495-500; AǾyânü’ş-ŞîǾa, IV, 307-365; Hannâ el-Fâhûrî, el-Mûcez fi’l-edebi’l-ǾArabî ve târîhih, Beyrut 1985, II, 432-451; H. A. R. Gibb, “Abū Firās al-Hamdānī”, EI² (İng.), I, 119-120.

Mustafa Kılıçlı  


EBÛ FÜKEYHE

أبو فكيهة

Ebû Fükeyhe Yesâr el-Ezdî (ö. 2/624’ten önce)

İlk müslümanlardan.

Yemen’in Ezd kabilesine mensup olduğu rivayet edilir. Adını Eflah diye zikredenler de vardır. Mekke’de ilk müslüman olanlardan biri olan Ebû Fükeyhe, Kureyş’in ileri gelenlerinden Safvân b. Ümeyye’nin veya Abdüddâroğulları’nın kölesiydi.

Kur’ân-ı Kerîm’de “müstaz‘afûn” olarak nitelendirilen (en-Nisâ 4/75) ve Kureyşli müşriklerce ağır işkencelere mâruz bırakılan Bilâl-i Habeşî, Ammâr b. Yâsir, Âmir b. Füheyre gibi kimsesiz, ezilmiş müslümanlar grubuna dahildi. İbn Sa‘d’ın kaydettiğine göre bunların Mekke’de yakınları bulunmadığı gibi koruyucuları da yoktu. Efendisi olan Abdüddâroğulları Ebû Fükeyhe’ye elbiselerini giydirir, ayaklarını zincirle bağlar, öğle sıcağında yüzü koyun kızgın kumlara yatırır, sırtına ağır taşlar koyarak dininden dönmesi için işkenceye tâbi tutarlardı. Uzun yıllar bu işkencelere katlanan Ebû Fükeyhe ölmek üzere iken Hz. Ebû Bekir tarafından satın alınarak âzat edildi. Daha sonra Habeşistan’a hicret eden ikinci kafile ile birlikte o da Habeşistan’a gitti. Oradan dönen ilk kafilelerle de Medine’ye hicret etti.

İslâm dininin yayılmasında büyük emeği geçen Ebû Fükeyhe işkenceler yüzünden iyice yıprandığı için çok yaşamadı, hicretin ilk senesinde Bedir Gazvesi’nden önce vefat etti.

BİBLİYOGRAFYA:

İbn Sa‘d, et-Tabakāt, III, 248; IV, 123; İbn Abdülber, el-İstî‘âb, III, 666; IV, 156-157; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe, V, 517; VI, 248; İbn Hacer, el-İsâbe, III, 667; IV, 156; Köksal, İslâm Tarihi (Mekke), III, 123.

Ali Yardım  


EBÛ GĀNİM

أبو غانم

Bişr b. Gānim el-Horâsânî (ö. 200/815 [?])

el-Müdevvene adlı eseriyle tanınan İbâzî fakihi.

Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Horasan’da doğup büyüdüğü ve II. (VIII.) yüzyılın sonu ile III. (IX.) yüzyılın başlarında yaşadığı bilinmektedir. Fuat Sezgin,