TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - DUA KUBBESİ ::.

cilt: 09; sayfa: 540
[DUA KUBBESİ - Ahmet Vefa Çobanoğlu]


Çarşısı’nda ise çarşıyı oluşturan iki sokağın birleştiği yerin dua meydanı olarak kullanıldığı bilinir. Hatta Mısır Çarşısı yakın tarihlerde restore edilirken, burada ahşap çıkma halindeki bir çeşit kürsü yeniden yapılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA:

Ara Altun, Mardin’de Türk Devri Mimarisi, İstanbul 1971, s. 121-122; a.mlf., “Kütahya’nın Türk Devri Mimarisi (bir deneme)”, Kütahya, İstanbul 1981-82, s. 391-395, 667; a.mlf. – Tülay Reyhanlı, “Edirne/Havsa’da Sokollu (veya Kasım Paşa) Külliyesi”, STY, VI (1976), s. 67-88; Çelik Gülersoy, Kapalı Çarşının Romanı, İstanbul 1979, s. 50; Mustafa Cezar, Tipik Yapılariyle Osmanlı Şehirciliğinde Çarşı ve Klasik Dönem İmar Sistemi, İstanbul 1985, s. 182-185, 187-197; Aptullah Kuran, Mimar Sinan, İstanbul 1986, s. 144-145, 148, 372-373; Yılmaz Önge, “Türk Çarşılarında Dua Kubbeleri”, Önasya, VI/63, Ankara 1970, s. 6-7; Pakalın, I, 478; Osman Nuri Ergin, “Dua Meydanı”, İst.A, IX, 4742.

Ahmet Vefa Çobanoğlu  


DUAFÂ ve METRÛKÎN

(الضعفاء والمتروكون)

Zayıf olan ve rivayetleri kabul edilmeyen râvilere dair kaleme alınmış eserlerin ortak adı.

Duafâ daîf (=zayıf) kelimesinin çoğulu olup adâlet* ve zabt* sıfatları yetkili âlimler tarafından tenkit edilen zayıf râviler için kullanılmaktadır. Bunların rivayetleri çeşitli seviyelerde bulunduğundan bazılarının zayıflığını gidermek mümkün olmakta, özellikle zabt yönünden çok zayıf olmayan ve kendinden daha güvenilir olanlara fazlaca muhalefet etmeyenlerin rivayetleri dikkate alınmaktadır. Metrûkîn ise ileri derecede zayıf olan ve rivayetleri delil olma niteliğini kaybeden kimselerdir. Bunların rivayetlerine de metrûk denmektedir. Metrûkînin belli başlı özellikleri rivayetlerinde büyük ölçüde yanılmaları, yaşayışlarında dinî emir ve yasaklara uymamaları, çok dalgın ve dikkatsiz olmaları ve yalancılıkla suçlanmalarıdır. Hadisi terkedilen râvilere metrûkü’l-hadîs de denilmektedir (ayrıca bk. METRÛK; ZAYIF).

Duafâ ve metrûkîne mahsus olmak üzere “ed-DuǾafâǿ” veya “ed-DuǾafâǿ ve’l-metrûkûn” vb. adlarla kaleme alınan eserlerin genel özelliği alfabetik olmaları ve her râvi hakkında ya sadece müellifin veya tanınmış hadis münekkitlerinin değerlendirmelerini ihtiva etmeleridir. Bu eserlerin bazılarında tenkit edilen râvinin rivayetlerine de yer verilmektedir.

Bu tür eserlerden günümüze kadar gelenlerin belli başlıları şunlardır: 1. Buhârî (ö. 256/870), ed-DuǾafâǿü’s-sagır (Agra 1323). 418 râviyi ihtiva etmektedir. 2. Cûzcânî (ö. 259/873), Ahvâlü’r-ricâl. Kitâbü’d-DuǾafâǿ adıyla da anılan eserde 388 râvi hakkında kısa değerlendirmelere yer verilmiştir. Ahvâlü’r-ricâl Subhî el-Bedrî es-Sâmerrâî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1405/1985). 3. Berzaî (ö. 292/905), ed-DuǾafâǿ ve’l-kezzâbûn ve’l-metrûkûn min ashâbi’l-hadîs. Müellifin çeşitli râviler hakkında Ebû Zür‘a ve Ebû Hâtim’e sorduğu soruların cevaplarından ibarettir (Köprülü Ktp., nr. 40/3). 4. Nesâî (ö. 303/915), ed-DuǾafâǿ ve’l-metrûkûn (Agra 1323). Eserde 706 râvi birer kelime ile değerlendirilmiştir. 5. Ukaylî (ö. 322/934), ed-DuǾafâǿü’l-kebîr. Râviler hakkında tanınmış münekkitlerin görüşleri senedleriyle birlikte zikredilmekte ve çok defa tenkit edilen râvinin rivayetlerinden örnekler verilmektedir. 2101 râvinin yer aldığı dört ciltlik eser Abdülmu‘tî Emîn Kal‘acî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1404/1984). 6. İbn Hibbân (ö. 354/965), Kitâbü’l-Mecrûhîn mine’l-muhaddisîn ve’d-duǾafâǿi ve’l-metrûkîn. Üç ciltten ibaret olan eserin uzun mukaddimesinde sünneti koruyabilmek için zayıf ve metrûk râvileri bilmenin gereğiyle bu râvilerin belli başlı özellikleri hakkında bilgi verilmekte, daha sonra rivayetlerinden örnekler nakledilmektedir. Eser Mahmûd İbrâhim Zâyed tarafından neşredilmiştir (Halep 1396). 7. İbn Adî (ö. 365/976), el-Kâmil* fî duǾafâǿi’r-ricâl (Beyrut 1405/1985). Eserin otuz babdan meydana gelen uzun mukaddimesinde hadis rivayetinde titiz davranmanın gereği ve Hz. Peygamber’e yalan isnat etmenin çirkinliği gibi konular üzerinde durulmakta, rivayetlerinde yalancılığı ortaya çıkan kimselere “yalancı” demeyi câiz gören ashap, tâbiîn ve diğer tanınmış âlimlere geniş yer verilmektedir. Yedi cilt halinde yayımlanan eserde râviler hakkında münekkitlerin görüşleriyle birlikte onların rivayetlerinden örnekler de zikredilmektedir. 8. Dârekutnî (ö. 385/995), Kitâbü’d-DuǾafâǿ ve’l-metrûkîn. 632 râvi kısa notlarla tanıtılmıştır (nşr. Muhammed b. Lutfi es-Sabbâğ, Beyrut 1401/1980; nşr. Subhî el-Bedri es-Sâmerrâî, Beyrut 1406/1986). 9. İbn Şâhin (ö. 385/995), Târîhu esmâi’d-duǾafâǿ ve’l-kezzâbîn. Eserde 722 râvi hakkında çoğu tek kelimelik kısa değerlendirmeler yapılmaktadır. Kitap Abdürrahîm Muhammed Ahmed el-Kâşgarî tarafından neşredilmiştir (baskı yeri yok, 1409/1989). 10. İbnü’l-Cevzî (ö. 597/1201), ed-DuǾafâǿ ve’l-metrûkûn. Eserde râviler hakkında tanınmış münekkitlerin kanaatleri zikredilmekte, râviyi tenkit edenlerin yanında güvenilir olduğunu söyleyenlerin bulunması halinde ise tenkit edenlerin görüşleri tercih edilmektedir. Ebü’l-Fidâ Abdullah el-Kādî tarafından üç cilt halinde yayımlanan (Beyrut 1406/1986) eserde 4018 râvi tenkide tâbi tutulmuştur. 11. Zehebî’nin (ö. 748/1348) bu konuda üç eseri bulunmaktadır. a) Dîvânü’d-duǾafâǿ ve’l-metrûkîn. Zehebî bu eserinde bir yanlışlık sonucu zayıf sayılan râvilerle, rivayetleri sahih ve hasen olmakla beraber tenkide uğrayanları, rivayetlerinde çok yanılanları, hâfızalarının zayıf olması sebebiyle çok yanlışlık yapanları ve mevzû hadis rivayet ettikleri için ittifakla terkedilenleri ele almaktadır (nşr. Hammâd el-Ensârî, Mekke, ts.). Müellif daha sonra eserini Zeylü Dîvâni’d-duǾafâǿ adıyla genişletmiştir (Ömer b. Fellâte, III, 428-429). b) el-Mugnî fi’d-duǾafâǿ. Hadis öğrencilerinin zayıf râvileri kolayca tanıyabilmesi için bu alanda daha önce yazılan eserleri gözden geçirerek konuya dair bilgileri özetlediğini söyleyen Zehebî’nin iki ciltten ibaret bu eseri 7854 râviyi ihtiva etmektedir (nşr. Nûreddin Itr, Halep 1971). c) Mîzânü’l-iǾtidâl* fî nakdi’r-ricâl. Güvenilir bile olsa



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir