TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız
 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - CRESWELL, Keppel Archibald Cameron ::.

cilt: 08; sayfa: 77
[CRESWELL, Keppel Archibald Cameron - Semavi Eyice]


resimle ilgili yayınları topladığı 11 sayfalık bir ön bibliyografya (A Provisional Bibliography of Painting in Mohammedan Art) yayımlandı; bunu Bombay’da 1922’de neşredilen Hint İslâm mimarisi ön bibliyografyası (A Provisional Bibliography of Muhammedan Architecture of India) takip etti. İki yıl sonra da Suriye ve Filistin’deki İslâm mimarisine dair ön bibliyografyasını yayımladı (“A Provisional Bibliography of Moslem Architecture of Syria and Palestine”, British School of Archaelogy in Jerusalem [1922], s. 70-94). Daha sonra bunları aşağıdaki konularda aynı türden başka çalışmalar takip etti: Usturlaplar (“A Bibliography of Islamic Astrolabs”, Bulletin of Faculty of Arts-Fouad I University, IX-2 [1947], s. 115); cam ve kristaller (“A Bibliography of Glass and Rock Crystal in Islam”, a.e., XIV-1 [1952], s. 1-28); İslâm’da resim sanatı (A Bibliography of Painting in Islam [Publications de l’Institut Français d’Archéologie Orientale du Caire, Art Islamique I.]); Kuzey Afrika’da İslâm mimarisi (“A Bibliography of Muslim Architecture in North Africa, Excluding Egypt”, Hesperis, XLI [1954], Supplement, s. 1-65); Mısır’da İslâm mimarisi (A Bibliography of Muslim Architecture of Egypt [Publications de l’Institut Français d’Archéologie Orientale du Caire, Art Islamique, III, 1955]); silâhlar ve zırhlar (A Bibliography of Arms and Armour in Islam, London 1956); Mezopotamya’da İslâm mimarisi (“A Bibliography of Muslim Architecture Mesopotamia”, Sumer, XII [1956], s. 51-65); İslâm cilt sanatı (“Bibliographie der Islamischen Einbandkunst, 1871 bis 1956”, E. Gratzl ve R. Ettinghausen ile birlikte; Ars Orientalis, II [1957], s. 519-540).

Creswell’in bir girişimi de yayımlanmasına yardımcı olduğu büyük İslâm sanat ve zenaatları bibliyografyasıdır (A Bibliography of the Architecture, Arts and Crafts of Islam). İlk fasikülü Kahire’deki Amerikan Üniversitesi tarafından 1961’de basılmış olan eser, 1959 sonuna kadar çıkan bütün yayınların (nümismatik dalı hariç) künyelerini vermektedir. Sistemli bir şekilde sıralanan bu künyelerde hiçbir ülkenin ihmal edilmediği ve en güç erişilir ülkelerin pek az yerde rastlanan periyodiklerinin bile tarandığı dikkati çeker. Böylece Arap, İran, Türk, Doğu Hint, Orta Asya, Çin, Sahrâ bölgesi Afrika yayınları bibliyografyalarda yer almıştır. Sonraları bu çalışmalar devam ettirilerek 1960-1972 yılları arası yayınları birinci zeyil (Kahire 1973), 1972-1980 yılları arası yayınları ikinci zeyil (Kahire 1984) olarak basılmış ve önceki ciltlerde gözden kaçanlar da bu zeyillere eklenmiştir. Creswell’in öncülüğü ve yoğun çabaları ile başlayan ve bugün de devam ettirilmekte olan bu bibliyografyalar, Türkiye bakımından bazı eksikler ihtiva etmekle beraber yine de çok faydalı bir dizi olmuştur.

Creswell, İngiltere’nin I. Dünya Savaşı yıllarında Yakındoğu’daki İslâm topraklarında sürdürdüğü yayılma politikasında kullandığı arkeolog ve sanat tarihçilerinden biridir. Ancak Creswell, aynı işte çalışan Miss Gertrude Lowthian Bell gibi, çok iyi bir şekilde başladığı ilmî hayatını politikaya feda etmemiş veya Lawrence gibi büyük bir Arap imparatorluğu kurmak hayaliyle ajanlığı mesleğine tercih etmemiştir. 1920’den itibaren de kendini bütünüyle ilmî araştırmalara vermiştir. İngiliz hükümetinin Mısır ve Yakındoğu siyasetini iyi karşılamadığı, hatta bu hususta ciddi tenkitlerde bulunduğu da söylenir (Brisch, IX, 176-182).

BİBLİYOGRAFYA:

“Bibliography of the Writings of K. A. C. Creswell”, Studies in Islamic Art and Architecture in Honour of K. A. C. Creswell, London 1965, s. XI-XIX; E. Combe, “L’Oeuvre de K. A. C. Creswell”, a.e., s. 1-7; Necîb el-Akīkī, el-Müsteşrikūn, Kahire 1980, II, 168-169; R. Ettinghausen, “Bibliography of the Writings of K. A. C. Creswell. In Honor of his Seventyfifth Birthday-September 13, 1954”, Ars Orientalis, II, Ann Arbor-Mich. 1957, s. 509-512; K. Brisch, “Sir Archibald Creswell, 13.9.1879/8.4.1974”, KOr., IX (1974-75), s. 176-182; K. A. Creswell and His Legacy (ed. O. Grabar)”, Muqarnas, VIII, Leiden 1991; ABr., VI, 218.

Semavi Eyice  


CÛ‘

(bk. RİYÂZET).  


CUÂL b. SÜRÂKA

جعال بن سراقة

Cuâl b. Sürâka ed-Damrî el-Gıfârî

Sahâbî.

Kaynaklarda adı Cuayl, Ciâl, Cüffâl gibi farklı şekillerde geçmektedir. İlk muhacirlerdendi. Fakir olduğu için Suffe ashabı arasında yer aldı. Hz. Peygamber Benî Mustalik Gazvesi’ne giderken Cuâl’i Medine’de yerine vekil olarak bıraktı. Zâtürrikā‘ Gazvesi dönüşünde ise onu müslümanların sağlık ve zafer haberini Medine’ye ulaştırmakla görevlendirdi. Cuâl Benî Kurayza Gazvesi’nde bir gözünü kaybetti.

Cuâl Hz. Peygamber’e son derece bağlıydı. Onun sarsılmaz bir imana sahip olduğuna Hz. Peygamber şahadet etti. Huneyn Gazvesi’nden sonra ganimetler taksim edilirken Hz. Peygamber’in Akra‘ b. Hâbis ile Uyeyne b. Hısn’a 100’er deve verdiği halde Cuâl b. Sürâka’ya hiçbir şey vermemesini izah edemeyen bir sahâbî bunun sebebini Hz. Peygamber’e sormuştu. Hz. Peygamber de Akra‘ ile Uyeyne’yi İslâm’a ısındırmak için onlara fazla verdiğini, Cuâl b. Sürâka’nın ise imanına güvendiğini söylemiş, Cuâl’in onlar gibi dünya dolusu adama bedel olduğunu belirtmişti.

Tebük Gazvesi’nde Hz. Peygamber’in bir mûcizesiyle karnını doyuran üç sahâbîden biri olan Cuâl’in ne zaman ve nerede vefat ettiği bilinmemektedir.

BİBLİYOGRAFYA:

Vâkıdî, el-Megāzî, II, 435-436, 447, 804; III, 948; İbn Hişâm, es-Sîre, IV, 139; İbn Sa‘d, et-Tabakāt, II, 61; Taberî, Târîħ (Ebü’l-Fazl), III, 91; Ebû Nuaym, Hilye, I, 353; İbn Abdülber, el-İstîǾâb, I, 237; İbn Mâkûlâ, el-İkmâl, II, 106; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-gābe, I, 338; İbn Kesîr, el-Bidâye, VI, 118; İbn Hacer, el-İsâbe, I, 235, 239.

Selman Başaran  


CUÂLE

الجعالة

Yapılacak bir iş karşılığında ücret taahhüt etme, mükâfat vaad etme, vaad edilen ücret ve mükâfat anlamında kullanılan fıkıh terimi.

“Yapmak, etmek, kılmak” anlamındaki ca‘l (cu‘l) kökünden türemiş olan cuâle (ciâle, ceâle), bir fıkıh terimi olarak yapılacak belirli bir iş karşılığında ödenecek ücret, ayrıca böyle bir ödemeyi taahhüt etme, vaad etme anlamına gelir. Bu şekilde verilen ücret veya mükâfata da cuâle, ciâl ve cu‘l denir. Cuâlede ücret vaad eden kimseye câil, işi yapana da âmil denir. Kaçan bir hayvanı yakalayacak kimseye veya bir hastayı iyileştirecek doktora ücret (mükâfat) vaad etme, klasik kaynaklarda cuâlenin en çok rastlanan örneklerindendir. Ayrıca cihada katılmayan bir mükellefin kendi yerine gidecek kişiye ödediği bedele de bu ad verilmektedir.

Cuâle İslâm hukukunda tek taraflı irade beyanına dayanan hukukî işlemin borç doğurduğuna dair dikkate değer bir örnektir. Hanefî hukukçuları, kaçak kölenin (âbık) sahibine geri getirilmesi



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir