TDV İslâm Ansiklopedisi
İslâm Ansiklopedisine başka bir sayfadan ulaştınız. Orijinal sayfaya ulaşmak için tıklayınız

Yeni elektronik ansiklopedi sitemizi denemek ister misiniz?


 .:: TDV İslâm Ansiklopedisi - CEZERÎ, İsmâil b. Rezzâz ::.

cilt: 07; sayfa: 506
[CEZERÎ, İsmâil b. Rezzâz - Sadettin Ökten]


kâğıttan maketlerinin yapılması, su akıtan savakların ayar edilmesi, çarpılmayı en aza indirmek için ahşabın tabakalar halinde kullanılması, gerçek anlamda emme borusunun kullanılması, suyunu belli bir zaman aralığı ile boşaltan kaplar ve daire sektörü dişliler. Bunlardan bir kısmının yüzyıllar sonra Avrupa’da âdeta yeniden keşfedildiği bilinen tarihî bir gerçektir. Meselâ kapalı kum kutuları ile döküm Avrupa’da 1500 yıllarında başlamıştır. Konik vanalardan ilk söz eden Leonardo da Vinci’dir. Su saatinde seviye kontrol cihazına benzer ve buhar kazanlarında kullanılacak bir aletin patenti İngiltere’de 1784 yılında alınmıştır.

Cezerî’nin makinelerinden sadece biri, su çarkı ile işleyen tulumba modern mühendisliğin gelişmesine doğrudan doğruya katkıda bulunmuştur. Bu makine, a) çift etki ilkesinin uygulanması, b) dönme hareketinin ileri-geri harekete çevrilmesi, c) emme borusunun bilinen ilk kullanılışı olmasından dolayı çok önemlidir. Dolayısıyla buhar makinesinin ve emme basma tulumbanın ilk örneği sayılabilir. Söz konusu makinede akan suyun çevirdiği çark düşey düzlemde bir dişliyi, bu dişli de yatay düzlemdeki diğer bir dişliyi döndürmektedir. Yatay dişlinin çevresine yakın bir yerde düşey bir pim bulunmaktadır. Bu pime ortası yarık ve diğer ucu yine bir pimle sabitleştirilmiş bir çubuk geçirilmiş ve bu çubuğa da tulumbaların piston kolları bağlanmıştır. Yatay dişli dönünce yarık çubuk açısal bir hareket yapmakta, piston kolları da ileri geri gidip gelerek tulumbaları çalıştırmaktadır.

BİBLİYOGRAFYA:

Brockelmann, GAL Suppl., I, 902-903; Sarton, Introduction, II, 632-633; D. R. Hill, “Medieval Arabic Mechanical Technology”, Proceedings of the First International Symposium for the History of Arabic Science, Halep 1976, II, 222-237; a.mlf., “Notice of an Important al-Jazarī Manuscript”, MTUA, II/2 (1978), s. 291-314; a.mlf., “al-Jazarī”, DSB, XV, 253-255; a.mlf., “al-Djazarī”, EI² Suppl. (İng.), s. 266-267; Ahmed Yûsuf el-Hasan, “el-CâmiǾ beyne’l-Ǿilmi ve’l-Ǿameli’n-nâfiǾ fî sınâǾati’l-hiyel”, Ebhâsü’l-müǿtemeri’s-seneviyyi’s-sânî li’l-cemǾiyyeti’s-Sûriyye li-târîhi’l-Ǿulûm, Haleb 1979, s. 99-103; a.mlf., “The Arabic Text of al-Jazarī’s: a Compondium on the Theory and Practice of the Mechanical Arts”, MTUA, I/1 (1977), s. 47-64; Kâzım Çeçen, “The Great Islamic Scientist al-Jazari (in 6 Century h.)”, International Conference on Science in İslâmic Polity, İslamâbâd 1983, II, 28-35; a.mlf., “12. Asırda Diyarbakır’da Büyük Bir Türk Mühendisi: el-Cezerî”, İnsan ve Kâinat, sy. 13, İstanbul 1986, s. 47-51.

Sadettin Ökten  


CEZERÎ, Muhammed b. İbrâhim

محمد بن إبراهيم الجزري

Ebû Abdillâh Şemsüddîn Muhammed b. İbrâhîm b. Bekr el-Cezerî ed-Dımaşkī (ö. 739/1338)

Havâdisü’z-zamân adlı eseriyle meşhur tarihçi.

10 Rebîülevvel 658’de (24 Şubat 1260) Dımaşk’ta doğdu. Dımaşk, Kahire ve İskenderiye’de Fahreddin Ali el-Buhârî, İbrâhim b. Ahmed b. Kâmil el-Vâsıtî, İbnü’l-Mücâvir, Şerefeddin Abdülmü’min b. Halef ed-Dimyâtî, Şerîf Tâceddin elIrâkī ve Şehâbeddin el-Eberkūhî gibi birçok hocadan ders aldı. 12 Rebîülevvel 739’da (28 Eylül 1338) Dımaşk’ta öldü ve Bâbüssagīr Kabristanı’na defnedildi. Cezerî büyük bir tarihçi, iyi bir hatip, ciddi, dürüst ve dindar bir insandı.

Cezerî’nin günümüze kadar gelen ve tam adı Havâdisü’z-zamân ve enbâǿühû ve vefeyâtü’l-ekâbir ve’l-aǾyân min ebnâǿihî olan eseri Târîhu’l-Cezerî olarak da bilinir. Umumi bir İslâm tarihi olan eserde olaylar hicretten itibaren kronolojik bir sırayla anlatılmakta ve her yılın sonunda o yıl vefat edenlerin hayatları hakkında bilgi verilmektedir. Vefeyât siyasî olaylardan daha çok yer işgal eder.

Mizzî, Zehebî, Birzâlî ve Yûnînî gibi birçok tarihçi kaynaklarının güvenilirliği ve o dönemde yazılan hiçbir eserde bulunmayan bilgileri ihtiva etmesi sebebiyle Târîhu’l-Cezerî’den istifade etmiş ve geniş iktibaslarda bulunmuşlardır. Bununla beraber bazı araştırmacılar da Cezerî’nin eserinde yakın dostu Birzâlî’den bizzat duyduğu birçok olaya yer vermesini göz önüne alarak Birzâlî’nin eseri el-Muktefâ’yı Havâdisü’z-zamân’ın kaynağı olarak gösterirler. Zehebî diğer tarihçilerin aksine bu eserde gerçeklerin hayal ürünü bazı olaylarla (el-acâib ve’l-garâib) karıştırılmış olduğu kanaatindedir. Cezerî 677 (1278-79) yılından itibaren olayları kendi müşahedelerine dayanarak yazmıştır. Eserin zamanımıza intikal eden kısımlarının yazma nüshaları Köprülü (nr. 1037; fotokopisi Dârü’l-kütübi’l-Mısriyye’de, Tarih, nr. 995), Rabat (Evkaf, nr. 194), Gotha (nr. 1559, 1560, 1561) kütüphaneleriyle Bibliothèque Nationale’de (nr. 6739; fotokopisi el-Hizânetü’t-Teymûriyye’de, Tarih, nr. 2159) bulunmaktadır. Köprülü Kütüphanesi’ndeki nüsha 726-739 (1326-1339) yılları arasındaki olayları ve Alemüddin el-Birzâlî’nin müellif hakkında yazdığı oldukça geniş bir biyografiyi ihtiva etmektedir. Eserin Zehebî tarafından yapılan seçmeleri ihtiva eden kısmı (el-Muhtâr min Târîhi’l-Cezerî) 593-698 (1196-1299) yıllarına ait olup Köprülü Kütüphanesi’ndedir (nr. 1147). Paris Bibliothèque Nationale’deki nüshanın bir kısmı Lübnan’da yayımlanmıştır (Zahle 1342). Bu



Not: Sayfa başlangıcındaki maddenin pdf'sini gösterir